Xinhua’da yer alan habere göre Türk uçurtma ustaları, uçurtmanın doğduğu kabul edilen Çin’de düzenlenen uluslararası şampiyonadan altın madalya ile döndü. Elde edilen başarı, iki ülke arasındaki kültürel etkileşimin gökyüzünde kurulan yeni bir köprüsüne işaret etti.
Türk Uçurtma Takımı, 15-19 Nisan tarihleri arasında Shandong eyaletinin Weifang kentinde düzenlenen 22. Dünya Uçurtma Şampiyonası’na katılarak iki altın madalya kazandı. İstanbul’a dönen üç kişilik ekip, deneyimlerinin yalnızca sportif bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye ile Çin arasında kültürel bir paylaşım olduğunu vurguladı.
Takım, İstanbul Uçurtmacılar Derneği üyeleri uçurtma ustaları Mehmet Naci Aköz, Melik Karadeniz ve Canan Tandoğan’dan oluşuyor.
Dernek başkanı ve Uçurtma Müzesi’nin kurucusu Mehmet Naci Aköz, Çin’de elde edilen başarının kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, “Elde edilen her başarı kıymetlidir, ancak bu başarı bizim için çok daha kıymetliydi” ifadelerini kullandı.
Aköz, Weifang’ın dünyanın en büyük uçurtma etkinliklerinden birine ev sahipliği yaptığını ve bu alanın her uçurtma meraklısının hayalini süslediğini söyledi.

Türkiye ile Çin’in uçurtma kültürleri arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ifade eden Aköz, “Bizde uçurtma daha çok bir oyuncak olarak görülürken, Çin’de köklü bir kültürün parçası. Yaklaşık 2.500 yıllık bir geçmişten söz ediyoruz” dedi.
Çin’in dünyada en fazla uçurtma modelinin üretildiği ülkelerden biri olduğunu ve tasarımlarının son derece zengin olduğunu vurgulayan Aköz, “Çin gerçekten apayrı bir yerde. Ama aynı zamanda Türkiye ile Çin arasında uçurtma üzerinden güçlü bir kültürel etkileşim ve geçirgenlik var. Ben bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Takımın bir diğer üyesi olan Canan Tandoğan da Çin ziyaretinin önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirterek, yarışma sırasında yalnızca uçurtmaları izlemekle kalmadıklarını, onları üreten ustalarla da doğrudan temas kurduklarını ifade etti. Bu deneyimin Türkiye’de uçurtma tasarımına yeni bir bakış kazandırabileceğini söyledi.
Türkiye’de uçurtma tasarımlarının gelişmesi için yeni teknikler ve yaklaşımlar üzerinde çalışmak istediklerini söyleyen Tandoğan, “İnşallah biz de burada iki boyuttan üç boyuta geçen daha farklı uçurtmalar yaparak kendi halkımızın vizyonunu açabilir ve yön gösterici olabiliriz” dedi.

Takımın bir diğer üyesi Melik Karadeniz ise uçurtmayı yalnızca bir hobi ya da spor olarak değil, aynı zamanda felsefi bir sembol olarak gördüğünü dile getirerek, “Uçurtma gökyüzünde bir denge figürüdür. Hayatın içinde de böyledir. Dengenizi kaybetmeye başladığınızda bir şeyler doğru gitmez” ifadelerini kullandı.
Karadeniz’e göre Çin’in köklü uygarlık geleneği, uçurtma kültürünün gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Çin’in kadim düşünce sistemlerinden biri olan Konfüçyüsçülük’ün doğduğu bölgelerden biri olan Shandong’da, bu kültürel yaklaşımın uçurtma tasarımlarına ve estetiğine de yansıdığını söyledi.
Karadeniz, Çin’de köklü bir medeniyetin kurulduğunu ve bunun izlerinin bugün de sürdüğünü belirterek, “Bence insanlığın ortak kavramlarından biri denge. Bu noktada Türkiye ile Çin’in kesiştiğini düşünüyorum” dedi.

Takım üyelerine göre uçurtma, gökyüzünde süzülen basit bir oyuncaktan çok daha fazlasını temsil ediyor.
Rüzgarın yardımıyla yükselen bir uçurtma, aynı zamanda kültürlerin buluşmasını, insanların ortak değerler etrafında bir araya gelmesini ve ülkeler arasında dostluk bağlarının güçlenmesini simgeliyor.
Türk uçurtma ustaları için Çin’de kazanılan madalyalar, bu nedenle yalnızca bir spor başarısı değil, aynı zamanda iki ülke arasında gökyüzünde kurulan kültürel bir köprünün de sembolü oldu.

















