CHP kurmayları, partinin 38. Olağan Kurultayın istinaf tarafından iptal edilmesiyle başlayan süreçte her olasılığa karşı teyakkuzda olduklarına dikkati çekerken, belirlenen yol haritası kapsamında son seçenek olarak Cumhurbaşkanlığı’na yürümenin kararlaştırıldığı vurguladı. CHP’liler, “Ne örgütümüz ne seçmenimiz bizi yalnız bırakır. Baskın seçim de olsa Erdoğan’ın kazanma şansı yok” derken hukuki süreçte Yargıtay ve YSK’dan çıkacak kararların beklendiğini vurguladı. Öte yandan Genel Merkez tarafından vatandaşlara bu akşam saat 20.30’da Genel Merkez önüne gelmeleri yönünde çağrı yapıldı.
CHP Genel Merkezi’nde, “mutlak butlan nöbeti” sürüyor. Dün gece, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sı haricinde 20 milletvekilinin dördüncü kattaki PM toplantı salonunda başlattığı nöbet, bu sabah da vekillerin değişmesiyle devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, saha çalışmaları dolayısıyla Ankara dışında olan milletvekilleri de bu sabah itibarıyla Ankara’ya hareket etti. Dün Genel Merkez’de olan milletvekilleri, Genel Başkan Özel ile bir araya geldi. CHP Lideri Özel’in olayı sakinlikle karşıladığını ve süreci kendinden son derece emin şekilde yürüttüğünü belirten vekiller, “Parti olarak seçmenin görüşünün ne olduğundan eminiz. Bu bize güç veriyor. Butlan meselesi seçmen nezdinde bize 2-3 puanlık bir artış demektir” değerlendirmesinde bulundu.
“BASKIN SEÇİM HAMLESİ”
Sarayın bir baskın seçim hamlesi yapmak amacıyla bu kararı yargı eliyle aldığını belirten vekiller, kasım veya aralıkta seçim yapılmasını öngördüklerini vurguladı. Milletvekilleri, “Baskın seçimde CHP’yi, hazineden alınacak yardımı Kemal Bey’in yönetmesini temin etmek üzere bir hazırlık gibi görünüyor. Bizi partisiz, teşkilatsız, il-ilçe binaları olmayan bir parti durumunda bırakmak gibi bir niyet var. Ama ne örgütümüz ne belediye başkanlarımız ne seçmenlerin bizi yalnız bırakmayacağını biliyoruz. Baskın seçim de olsa, zamanında seçim de olsa o sandıkları kurduklarında hiçbir biçimde Erdoğan’ın gelme şansı yok. Bunu biliyoruz. Bu da onun telaşı ve korkusu içinde olduklarının göstergesi” diye konuştu.
“HER ŞEYE HAZIRLIKLIYIZ GEREKİRSE SARAYA YÜRÜRÜZ”
Bu sabah CHP Genel Merkezi çevresinde konuşlandırılan çevik kuvvetle normal seyirde bir güvenlik tedbiri alındığı da görüldü. Partinin iki otobüsü genel merkezin demir kapısı önü ve arkasına bariyer olarak çekildi. Partiyi terk etmeyeceklerinin altını çizen vekiller, şöyle devam etti:
“Sonuna kadar buradayız. Seçmenlerimiz, örgütlerimiz olası bir güvenlik güçlerinin müdahalesi halinde onların sayısından belki de 30-40 kat daha fazla olarak teyakkuzda bizi bekler. Genel Başkanımızın herhangi bir çağrısıyla Türkiye’nin her yerinden insanlar buraya akar. Saraya yürümek son sözümüzdür ama gerekiyorsa Türkiye ona da hazır. O yüzden hazırlıklıyız, korkmuyoruz, çekinmiyoruz. Hiçbir arkadaşımızın bu hamle yapıldı diye morali de bozuk değil.
KILIÇDAROĞLU’NA DESTEK VEREN VEKİLLERLE DE İLETİŞİM KURULACAK
Milletvekillerimizin hemen hemen çoğu dün akşam itibarıyla ulaştı. Yurt dışında olup ulaşamayanlar var. Onlar da geliyorlar. Belki hiç gelmek istemeyen 15-20 arkadaşımız da çıkabilir. Onların da kendi tercihidir, önemli değil. Ama görüşeceğiz onlarla da. Bizim için CHP’nin bütünlüğü en önemli şeydir tabii. Ama bu bütünlük mutlaka delegenin iradesiyle seçilen Özgür Özel’in genel başkanlığıyla olur. Bunun tartışması yoktur.”
20.30’A ÇAĞRI
CHP Ankara İl Başkanlığı, bu akşam saat 20.30 için Genel Merkez önüne çağrı yaptı. Çağrıda, “Bugün partimize, örgütümüzün iradesine ve baba ocağımıza sahip çıkma günüdür. CHP’ye yönelik hukuk dışı müdahalelere karşı; tüm örgütümüzü, üyelerimizi ve demokrasiye inanan herkesi CHP Genel Merkezi’nde buluşmaya davet ediyoruz. Birlikteyiz. Omuz omuzayız. Boyun eğmiyoruz” ifadeleri yer aldı.
HUKUKİ AÇIDAN SON DURUM NE
Hukuki boyut açısından son durumda ise dün yapılan Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusunun ardından, bu sabah YSK’ya itiraz edildi. Parti hukukçuları, Genel Merkez’in hukuki anlamda yapabileceklerini şöyle anlattı:
“Yargıtay’dan olumsuz bir karar çıkması durumunda, AYM yolu açılıyor ama oralara kalmayacaktır diye düşünüyorum. İlk derece mahkemesinden çıktığı gibi, Yargıtay’dan da düzelecektir bu iş. Ama olmazsa usülen yol AYM ve AİHM. Hak ihlali yapıldığı başvurusu yapılır öyle bir durumda. Anlık da değişen bir durum, hukuki nitelendirmesi de zor. Bu heyet nedir? Buna nasıl bir isim vereceğiz? Kanunlarda karşılığı olan bir heyet değil bu. Geçici görevlendirmeye kanunda karşılığı olan bir isim vermek zor. Enteresan bir bakış açıları var. Henüz devir teslim gibi bir taleple buraya gelinmedi. Bilmiyoruz, ilerleyen saatlerde nasıl hareket ederler onları göreceğiz.
YARGITAY VE YSK’DAN SONUÇ BEKLENİYOR
YSK’ya yapılan başvuru şu minvalde: Anayasa’nın 79’uncu maddesi gereği YSK’nın yaptığı kongreler var, son olağan kurultayla ilgili baştan açılmış bir dava yok. YSK’ya ‘Sen kendi yaptığın kongreye, Anayasa’ya sahip çık’ diyoruz. YSK’nın da öyle diyeceğini düşünüyoruz açıkçası. Doğrusu bu olur. İstanbul kongrelerinde olduğu gibi, ‘ilerleyen süreçlerin durdurulmaması’ demişti ya orada. Kendi yaptığı kongrenin sonuçlarına, kendi ilan ettiği sonuçlara sahip çıkmasını bekliyoruz.
Yargıtay bozabiliyor. Yargıtay istinaf gibi değil. Kararı kaldırıp kendi ele alamıyor, düzelterek onama hariç. Geri gönderiyor, bozuyor kararı. Yargıtay’dan bozma bekliyoruz O durumda dün yaşanan saçmalık ortadan kalkar. Kurultayda seçilen genel başkan ve yönetimi gelir, tekrar oturur, mahkeme eliyle atananlar gider.
“HUKUK TARİHİNDE YOK”
Bugün yaşadığımız şey zaten hukuk tarihimizde yok. Zaten bir saçmalık. Bir de üstüne bozmazsa kısmını düşünmek bile istemiyoruz. İyice kaotik bir ortam. Bu meseleleri siyaset çözer. Sandık, halkın sandığı. İnsanın önüne koyulan sandıktan çıkan sonuç kıymetli. Beş bin kere iptal edin kongreyi. Beş bin birincide gene kim haklıysa o kazanıyor. Öyle olacaktır yine.”
KAYNAK: ANKA

















