Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Sedat Peker’in iddialarının ardından Demirtaş’tan dikkat çeken paylaşım

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gazete Duvar'da 2 ay önce kaleme aldığı yazısını tekrar paylaştı.

Yayınlanma Tarihi: 24 Mayıs 2021 - 12:33:13
Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2021 - 12:33:13
Mahkeme, Demirtaş’ın itirazını reddetti
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarının ardından, Twitter hesabından Gazete Duvar’da 2 ay önce yayımlanan yazısını tekrar gündeme getirdi. Demirtaş, “Kim bu devlet içindeki çeteler?” başlıklı yazısını paylaştı.

Demirtaş, paylaşımına, “Merhabalar. 2 ay 13 gün önce yazmıştım. Güncel gelişmeler ışığında lütfen bir daha okuyun. Kim bu devlet içindeki çeteler?” notunu düştü.

 

Demirtaş’ın 11 Mart tarihli yazısında yer alan ifadeler şöyle:

Bu çetenin siyasete karşı darbe faaliyeti yürüttüğünü, gayrı meşru yollarla siyasete, seçimlere müdahale ettiğini tespit etmek zor olmasa gerek. Ve bu çete teşhir edilip üstüne gidilmezse, frenlenmezse önümüzdeki seçimlere de gayri meşru yol ve yöntemlerle müdahale edeceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Bu vesileyle tüm liderlere açık çağrı yapıyorum…

Türkiye 2014 yılından itibaren fiilen, 2018 yılından bu yana da resmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetiliyor. Bu sistemin demokrasiye, hukuk devleti ilkesine, çoğulculuğa ve güçler ayrılığı ilkesine açıkça aykırı olduğu herkesçe biliniyor. Bu durum muhalefet tarafından da sık sık dile getiriliyor. Zaten halkın büyük çoğunluğu, bu sistemin yol açtığı krizlerden doğrudan etkilenmeye başladığı için de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne olan destek gün geçtikçe azalıyor.

Bu sistemden er geç çıkılacağından eminim. Sadece, zamanını kestiremiyorum. Belli ki muhalefet bu sisteme alternatif çalışmalarını somut hale getirerek bir gelecek vizyonu da çizmeye çalışıyor. Umarım daha fazla geç kalmazlar ve yeni anayasa tartışmalarında ön almayı, gündem belirlemeyi başarırlar.

Ancak ben bu yazıda, muhalefetin eksiği olarak gördüğüm bir başka konuya değinmek istiyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi muhalefet, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin resmi ve aleni politikalarını, uygulamalarını eleştiriyor, yeri geldiğinde teşhir ediyor, ciddi hatalar tespit edince de üstüne gidiyor. Fakat ilginç bir şekilde, bu hükümet sisteminin şemsiyesi altında, devlet içinde yarı gizli ve gizli şekilde örgütlenmiş yapılanmaların, çetelerin üstüne gitmiyor, onları teşhir etmiyor, en azından belgeleyip raporlamıyor.

‘ÇETE, USULSÜZLÜKLERLE FİNANSE EDİLİYOR’

Neyi kast ettiğimi biraz açayım. Örneğin beş yandaş müteahhite, akıl almaz usulsüzlüklerle çok ciddi miktarlarda kamu kaynakları aktarılıyor. Gazeteci Çiğdem Toker, bu usulsüzlükleri harika bir gazetecilik örneği sergileyerek bir bir belgeliyor, yazıyor. (Ki bana göre, kendisi yılın gazetecilerinden seçilmeliydi ve tüm muhalefet liderleri kendisini ziyaret edip ondan brifing almalıydı.) Muhalefet bu meselenin peşine düşse olayın sadece ihale yolsuzluğu olmadığını, işin özünde çetelerin el altından finansmanını sağlayan çok daha büyük ve gizli bir yapının olduğunu ortaya çıkarabilecektir. Elbette bunun dışında da çeşitli kaynaklar yaratılıyor. Doğrudan kamu kaynaklarıyla veya vakıflar aracılığıyla, belediyeler yoluyla da çıkarlar sağlanıyor, makam ve mevki dağıtılarak ödül sistemi devreye sokuluyor. Tetikçi yandaş medyanın, orada yazan, konuşan gazeteci, akademisyen, araştırmacı görünümlü birçok şahsın bu kaynaklardan finanse edildiğini tahmin etmek mümkün. Muhtemelen 50-60 kişilik bu medya tetikçisi güruh, ceplerine doldurulan bol paralar karşılığında her gece televizyonlarda kanal kanal dolaştırılarak kendilerine verilen, günün veya haftanın düşmanını linç etme görevini yerine getiriyor. Son beş yıldır kimlerin bu kanallarda düzenli olarak bu faaliyetlere katıldıklarını tespit etmek zor olmasa gerek.

Denilebilir ki, medya ve ifade özgürlüğü var. İsteyen herkes demokratik hakkını kullanıp televizyona çıkabilir ve konuşur. Bu güruh dışında kimsenin böyle bir hakkının olmaması bir yana, bu faaliyete katılanların belli bir merkezden yönlendirildiği, görevlendirilip finanse edilerek belli bir amaca (muhalefete operasyon) yönelik, sistematik bir çalışmaya dahil oldukları için öyle basitçe eleştirilip geçiştirilemez. Ortada çok ciddi ve ağır bir suç var. Yani sadece basın ahlak ilkeleri ihlal edilmiyor ya da sadece iftira, hakaret suçu işlenmiyor. Devlet içinde çöreklenmiş bu çete aracılığıyla siyasete, seçimlere, yargıya doğrudan müdahaleler yapılıp iktidarın gücü tahkim edilmeye çalışılıyor. Bu çetenin sosyal medya ayağının, yargı ayağının, sivil toplum, sermaye ve en tepede siyaset ayağının olduğunu anlamak da tespit etmek de zor değil.

‘ÇETELERİ YARGI ÖNÜNE ÇIKARMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR’

Yaşanan bir olay karşısında siyasi iktidarın tutumu, eşzamanlı olarak yandaş kanalların ve oradaki tetikçilerin tutumu, sosyal medya ve sivil ayağın tutumu, aynı anda yargının tutumu yan yana konulunca bunların ancak ve ancak tek merkezden yönetilmekle bu kadar senkronize çalışmalarının mümkün olabileceğini rahatlıkla ortaya koyabiliriz. Mesela Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a ve gazeteciler Orhan Uğuroğlu ile Afşin Hatipoğlu’na ölümcül saldırılar gerçekleşti. Bu saldırıların örgütlü ve planlı olduğunu bilmeyen var mı? Peki ne oldu bu saldırılar sonrasında? Siyasi iktidarın ve ortaklarının açıklamalarını, yandaş medyanın tutumunu ve yargının tutumunu yan yana koyun bakalım. Ortada ayıplanacak, kınanacak bir durum mu var yoksa devlet içindeki organize bir suç şebekesinin kolektif olarak işlediği çok ağır bir suç mu var? Peki muhalefet bu durumu neden ayıplamayla, kınamayla, esefle karşılamayla geçiştiriyor? Çok tuhaf, değil mi? HDP’lilerin yargılama süreçlerindeki çete faaliyetlerini burada anlatmayacağım ama bilinsin ki hepsi partimizin hukukçuları tarafından belgeleniyor, raporlanıyor. Günü geldiğinde de bağımsız yargının ve TBMM’nin önüne koyacağız. Bakalım bizi medyada her gün, her gece hakaret, yalan ve iftiralarla linç eden, suçlu ilan eden, yargılama süreçlerimize doğrudan etki eden bu güruh o gün ne ifade verecek?

TÜM LİDERLERE AÇIK ÇAĞRI YAPIYORUM

Bunun gibi yüzlerce örnek yaşanıyor. Hatta bizzat muhalefet liderleri bu çetenin medya, bürokrasi, yargı, siyaset ayaklarının saldırısına uğruyorlar. Ama ilginç bir şekilde sadece kınayarak, ayıplayarak geçiştiriyorlar. Acaba onlar da, “Günü gelince yargı önünde hesabını sorarız” diye sabır mı çekiyorlar? Eğer öyleyse büyük yanlış yapıyorlar. Çünkü muhalefetin bu garip tutumu nedeniyle çok ağır tahribatlar yaşanıyor, çeteler her geçen gün daha da pervasız, cüretkar ve saldırgan hale geliyor. Milyonlarca insan bu çetenin elinde adeta rehin alınmış gibi korkudan gıkını çıkaramıyor. Twit atanı, yazı yazanı, slogan atanı, dik duranı, sesini çıkaranı bu çete önce trol ağıyla medyada linç ediyor, ardından siyaset ayağı hedef gösteriyor, sonra yargı ayağı devreye girip tutukluyor veya çetenin sokak ayağı devreye girip dövüyor, fiili linç yapıyor.

Peki bu yarı gizli, gizli çetenin açık ve örtülü faaliyetleri sizce nereden, hangi merkezden yönetiliyor? Kim finanse ediyor, kim koruyor bunları? Muhalefet bu konuyu neden ciddiyetle ele almıyor? Tüm muhalif liderleri aynı masanın arkasına geçip ortak bir basın toplantısıyla neden bu çeteye karşı siyasi, hukuki, toplumsal bir mücadelenin startını vermiyor? TBMM’de araştırma komisyonu kurulması için neden her gün mücadele yürütmüyor? Bu çetenin faaliyetlerini isim isim neden raporlayıp Meclis’e sunmuyor? Bence bunların hepsini yapmaları lazım. Bu çetenin siyasete karşı darbe faaliyeti yürüttüğünü, gayrı meşru yollarla siyasete, seçimlere müdahale ettiğini tespit etmek zor olmasa gerek. Ve bu çete teşhir edilip üstüne gidilmezse frenlenmezse önümüzdeki seçimlere de gayri meşru yol ve yöntemlerle müdahale edeceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

Bu vesileyle tüm liderlere açık çağrı yapıyorum. Devlet içine çöreklenmiş bu yapının üstüne gitmek için ortak tutum almalısınız, birlikte hareket etmeli ve Meclis’i daha fazla işletmelisiniz. Eğer iktidar ve ortakları bu yapılarla iç içe değilse onların da normal olarak bu mücadeleye destek vermesi beklenir.

Umarım meseleye ciddiyetle ve kararlılıkla yaklaşılır. Yoksa bu çete daha gözü kara davranmaya cüret eder hale geldiğinde artık geç kalınmış olunabilir. Devletin çetelerden temizlenmesi yarına bırakılamaz. Mücadele bugünden başlamalıdır. Suç işleyen herkes er geç yargı önünde hesap vereceğini bugünden bilerek ona göre hareket etmelidir. Devletin kimseye ailesinden miras kalmadığı, halkın ortak değeri olduğu herkese çok net bir şekilde hissettirilmelidir. Bunu da ancak siyasetçiler el ele vererek yapabilir.

Sonuç itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yol açtığı tahribatlar irdelenirken devlet içi yarı gizli, gizli hukuk dışı yapılanmalar göz ardı edilmemeli, bunların üstüne kararlılıkla gidilmelidir. Bu çetelerin ne amaçları ne de faaliyetleri en küçük bir meşruiyet, yasallık taşımazken aksine çok ağır suçlar işlenirken muhalefet kınayıp eleştirmekle yetinmemelidir. Topluma karşı sorumluluk duygusu ve görev bilinciyle hareket edilmeli, bu süreç demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak ciddiyetle ele alınmalıdır.

* HDP Eski Eş Genel Başkanı, Edirne Cezaevi

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

MHP’nin hedefinde Arınç var: Kahpe Bizans

Sonraki İçerik

AKP’li Halime Kökçe, videoları muhalefete bağladı

İlgili İçerik

Aylin Nazlıaka, Keçiören’de esnafı ziyaret etti
Siyaset

Aylin Nazlıaka, Keçiören’de esnafı ziyaret etti

CHP’li Emre: “Bize Anayasa hatırlatması yapanlar, milli iradeye yargı yoluyla kumpas kuranlardır”
Siyaset

CHP’li Emre: “Bize Anayasa hatırlatması yapanlar, milli iradeye yargı yoluyla kumpas kuranlardır”

Özgür Özel, şehit ve gazi dernekleri temsilcileri ile bir araya geldi
Siyaset

Özgür Özel, şehit ve gazi dernekleri temsilcileri ile bir araya geldi

BBP’den “ittifak” açıklaması: “Bizim durduğumuz yer nettir”
Siyaset

BBP’den “ittifak” açıklaması: “Bizim durduğumuz yer nettir”

CHP’den yeni üye kampanyası…
Siyaset

CHP’den yeni üye kampanyası…

Bülent Tezcan’dan, Yazar Ergün Poyraz’a yapılan saldırı hakkında açıklama
Siyaset

Tezcan: “Akın Gürlek’in devir teslim töreninde kürsü hakiminin ne işi var”

Sonraki İçerik
AKP’li Halime Kökçe, videoları muhalefete bağladı

AKP'li Halime Kökçe, videoları muhalefete bağladı

Gündem

Aylin Nazlıaka, Keçiören’de esnafı ziyaret etti

Aylin Nazlıaka, Keçiören’de esnafı ziyaret etti

İBB’den Sevgililer Günü için “Seni düşünmek güzel şey” kampanyası

İBB’den Sevgililer Günü için “Seni düşünmek güzel şey” kampanyası

Milli Eğitim Akademisi’ne kayıtlar 25 Mart’ta başlayacak

Milli Eğitim Akademisi’ne kayıtlar 25 Mart’ta başlayacak

CHP’li Emre: “Bize Anayasa hatırlatması yapanlar, milli iradeye yargı yoluyla kumpas kuranlardır”

CHP’li Emre: “Bize Anayasa hatırlatması yapanlar, milli iradeye yargı yoluyla kumpas kuranlardır”

Özgür Özel, şehit ve gazi dernekleri temsilcileri ile bir araya geldi

Özgür Özel, şehit ve gazi dernekleri temsilcileri ile bir araya geldi

Çin, Uzun Yürüyüş-10 roketinde yeniden kullanılabilirlik testini başarıyla tamamladı

Çin, Uzun Yürüyüş-10 roketinde yeniden kullanılabilirlik testini başarıyla tamamladı

İETT’den Kayabaşı ve Kurtköy’de iki yeni garaj

İETT’den Kayabaşı ve Kurtköy’de iki yeni garaj

BBP’den “ittifak” açıklaması: “Bizim durduğumuz yer nettir”

BBP’den “ittifak” açıklaması: “Bizim durduğumuz yer nettir”

Çerkezoğlu: “Bizi kurtaracak olan kendi güçlü kollarımızdır”

Çerkezoğlu: “Bizi kurtaracak olan kendi güçlü kollarımızdır”

Adıyaman Belediyesi, polis adayları için POMEM hazırlık kursu başlattı

Adıyaman Belediyesi, polis adayları için POMEM hazırlık kursu başlattı

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist