11 Eylül 2001’de ABD’de düzenlenen saldırıları bahane eden ABD ve NATO, iki ay süren hava saldırılarının ardından Aralık 2001’de Afganistan’ı işgal etti.
İşgal süresince on binlerce askeri Afganistan’a gönderen ABD ve NATO, Afganistan’da da on binlerce kişiyi ABD’nin emrinde çalışmak üzere eğitti. Hava saldırıları ile sık sık sivilleri hedef alan ABD, 20 yıl süren savaş boyunca ülkedeki uyuşturucu trafiğini de yönlendiren güç oldu.
Tüm açık ve gizli savaş tekniklerine rağmen Afganistan’da tutunamayan ABD, 31 Ağustos’a kadar Afganistan’dan tamamen çekileceğini ilan etmişti.
Ancak, ABD’nin ilan ettiği tarihten de önce Taliban ülkenin hemen hemen tümünde hakim olurken başkent Kabil’i de ele geçirdi. Geride harabeye dönmüş bir ülke bırakan ABD apar topar Afganistan’ı terk ederken Taliban ülkenin yönetimini devralmak üzere müzakerelere başladı.
İşte Afganistan’daki son durum:
BBC’ye konuşan Taliban Sözcüsü Suheyl Şahin, “Yönetimin ve Kabil şehrinin barışçıl bir şekilde Afganistan İslam Emirliği’ne devredilmesini bekliyoruz” dedi.
Ülkeden kaçmak isteyenler Kabil Havaalanı’na akın ederken, Afganistan Cumhurbaşkanı Gani de”kan dökülmesini önlemek için” ülkeden ayrıldığını açıkladı ancak nereye gittiğini söylemedi.
İlk haberler, Gani’nin Tacikistan’a gittiği yönündeydi.
Ancak El Cezire, Gani’nin, eşi, özel kalem müdürü ve ulusal güvenlik danışmanı ile birlikte Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e gittiğini duyurdu.
El Cezire haberinde, Gani’nin kişisel korumasına atıf yapıldı; ancak haber hükümet yetkilileri tarafından henüz doğrulanmadı.
Öte yandan ülkeden kaçmak isteyenlerin akın ettiği Kabil Hamid Karzai Havaalanı’nda gece yarısı ‘kaos’ yaşandığı bildiriliyor.
Pazartesi sabahı Kabil sokaklarının sessiz olduğu, havaalanında ise ülkeden kaçmak isteyenlerin büyük bir kalabalık oluşturduğu belirtiliyor.
Batılı güçler de Kabil Havaalanı’ndan ülkedeki personelini, vatandaşlarını ve kendileri için çalışan Afganları tahliye etmeye çalışıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, tüm büyükelçilik personelini Hamid Karzai Havaalanı’ndaki bir yerleşkeye tahliye ettiğini duyurdu.
Tahliye sürecine yardımcı olmak için yaklaşık 6.000 asker görevlendirildi.
Gelen haberlere göre, şehrin diğer bölgelerinden gelen aralıklı silah sesleri ve çatışma haberleri arasında ABD askerleri havaalanının çevresini koruyor.
Türkiye ise şimdilik Kabil Büyükelçiliği’ni açık tutma kararı aldı.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Diplomatik misyonlarımızla ilgili gerekli tedbirleri aldık. Kabil Büyükelçiliğimiz faaliyetlerini sürdürüyor” dedi.
Diğer yandan üst düzey Amerikalı yöneticiler, son 20 yıldır eğittikleri ve destekledikleri Afgan ordusunun gücünü yanlış hesapladıklarını kabul ettiler.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken CNN’e verdiği demeçte Afgan güvenlik güçlerini kastederek, “Bu gücün ülkeyi savunamadığını ve bunun beklediğimizden daha hızlı gerçekleştiğini gördük” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden, geçen haftaya kadar 300 bin kişilik Afgan kuvvetlerinin ülkeyi savunabilecekleri inancında olduğunu dile getiriyordu. Buna karşılık, Taliban’ın 50-100 bin tam zamanlı savaşçıya sahip olduğu tahmin ediliyor.
















