Kangal Termik Santrali’nde çalışan işçiler hakları için verdikleri mücadele sonrası haksız şekilde işten çıkarıldı.
Daha önce kamuya ait olan santral 2013 yılında AKP tarafından özelleştirilirken, kurum Konya Şeker Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye satıldı.
Bu satış öncesi asıl işi yaptığını belirten işçiler dava açıp bunu mahkeme kararıyla da ortaya koydu.
Ancak bu karara rağmen özelleşme sonrası gelen patron kadrolu işçilerin maaşlarını ve diğer haklarını korurken taşeron işçilerin ücretlerini yarısına hatta daha da altına düşürdüler.
İşçilere işten atma tehdidi
Devir işçileri olarak toplu iş sözleşmesinde yazılı ücretin ödenmesi gerektiğine dair muvazaalı taşerondan geçen işçiler olarak yaklaşık 250 işçi dava açarken, patron yetkilileri gelerek işçileri teker teker odaya alıp davaları geri çekmelerini, aksi halde işten çıkarılacağını söyleyerek tehdit ettiler.
İşçiler konuyla ilgili yaptıkları açıklamada, “Hatta dava açan işçinin akrabası çalışıyorsa, ‘senin kardeşin de bizde çalışıyor, senin oğlunda bizde çalışıyor, onların da ekmeğiyle oynama’ diyerek onları da çıkartacaklarını ima ettiler. Bu tehditler sonucunda 15-16 kişi dışında çalışan işçilerin tamamı işsiz kalma korkusuyla davalarından feragat ettiler” bilgisini paylaştılar.
Davalarını geri çekmeyen 17 işçi, üçüncü dördüncü kez çağırıp vazgeçmeleri sonrası baskıya maruz bırakıldılar.
Diğer işçilere davaları çekmesi karşılığında 75 bin lira ödendiği iddia edilirken, bunu kabul etmeyen işçiler Kod-49 bahanesiyle işten çıkarıldı.
İşçiler yaptıkları açıklamada süreci şöyle özetledi:
“Biz de sözleşmemiz feshedilmeden önce konuyla ilgili Sivas Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayetçi olduk, hakkımızı aradığımız İçin işten çıkartılacağımızı, işsizlik maaşı almamızın engelleneceğini belirtip yardım istedik. Ancak dilekçeyi verdiğimizde bize ‘bundan bir şey çıkmaz’ dediler. İşverenin yapacaklarını öncesinden yetkili kuruma bildirmemize, önlem alınmasını istemine rağmen kurum bize bir şey yapamayacağını söyledi. Dava açıp işverenin bizi işten haksız çıkarttığını ispatladığımızda işsizlik maaşı alabileceğiz ancak davalar yıllarca sürdüğü İçin bizim dava sonucunu bekleme gücümüz yoktur. Bu sebeple bu konuda yardım istedik.
Bu konu sadece bizim değil bütün işçilerin genel sıkıntısıdır. İşsizlik maaşına işverenin bildirdiği fesih sebebine göre hak kazanılmaktadır. İşçiye kızan ya da zor duruma düşmesini isteyen işveren haksız da olsa işçiyi çıkartırken tazminatını ödemediği gibi işsizlik maaşı almasına da engel olmaktadır. En azından işsizlik maaşı konusunda bir değişiklik yapılması gerekmektedir. Mevcut uygulama dolayısıyla binlerce işçi kendisinden kesilerek biriktirilen parayla ödenen ve hakkı olan işsizlik maaşını zamanında alamamakta ve zorluklar çekmektedir. İşsizlik maaşı İşverenin tek taraflı yaptığı bir bildirimle ödenmesi sebebiyle işçiler olarak hepimiz mağdur oluyoruz.
‘Açlıktan ölsek dahi bu haksızlığa karşı diz çökmeyeceğiz’
İşçiyi mağdur eden bu uygulama sonucunda işverene de herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Kasıtlı olarak çıkışı doğru bildirmeyen işverenin bu yaptığı yanına kar kalıyor.
İçimizde bazıları 25 yıldır bazıları 20 yıldır en son girenin bile 9 yıldır aralıksız çalıştığımız işimizden işimizi iyi yapmadığımız, görevimizi savsakladığımız iddiasıyla çıkartıldık. Ben işimi savsaklayan, iyi yapmayan bir işçi olsam işveren bana 25 sene iş verir mi?
İşveren bizi bu şekilde dize getirmeye çalışıyor. Ancak biz diz çökmeyeceğiz, açlıktan ölsek dahi bu haksızlığa karşı diz çökmeyeceğiz ve sonuna kadar hakkımızı arayacağız.
Anayasada herkesin hakkını arayabileceğini yazmakta. Ben hakkımın verilmediğini düşündüğüm İçin dava açtım. Zaten haksızsam mahkemeyi kaybederim konu kapanır. Eğer haklıysam da mahkemeyi kazanırım. Dava açtım diye İşten kovmakla tehdit etmek nedir? Haksız yere dava açtığımı düşünüyorsan bırak davamı kaybedeyim. Yok haklı olduğumuzu düşünüyorsan ki öyleyiz, o zaman hakkımız olanı ver ki dava açamayalım.
Kangal halkı olarak yıllardır bu santralin dumanını zehrini soluduk, yıllardır ekmeğini yedik, ekmek yedirdik. Ancak bu olaylar sebebiyle işimizden kovulduk, işsizlik maaşımızı dahi alamıyoruz. Hiç kimse bize sahip çıkmadı. Bütün bu yapılanlara göz yumulmaktadır.
‘Bu muamele kabul edilemez’
CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, yaşanan sürece ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“2013 yılında özelleştirilerek Konya Şeker’e verilen Kangal Termik Santrali’nde bir işçi kıyımı yaşanıyor. Yıllarını Termik santrale vermiş en az 20 senelik emeği olan işçiler haklarını arıyor diye tehditle işten çıkarılıyor.
Devir işçileri olarak toplu iş sözleşmesinde yazılı ücretin ödenmesi isteyen işçiler haklarının hukuk yoluyla ararken, Termik Santral yönetimi işçilere türlü baskı uygulamış durumda.
Termik Santral’in her gününde emeği olan işçilere yapılan bu muamele kabul edilemez.
Konya Şeker’i bir an evvel bu hatadan dönmeye, emekçinin hakkını emekçiye vermeye davet ediyorum.”

















