Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne hitap eden İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırıları “yasa dışı bir agresyon” olarak nitelendirerek uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı. Arakçi, özellikle Minab şehrindeki bir ilkokula düzenlenen saldırının bir “insanlık suçu” olduğunu vurguladı. Arakçi, İran’ın Minab şehrinde ABD ve İsrail tarafından hedef alınan kız ilkokulunu hatırlatarak bunun bir savaş suçu olduğunu söyledi.
Konuşmasına, 28 Şubat’ta başlayan saldırıların zamanlamasına dikkati çekerek başlayan Arakçi, nükleer programla ilgili diplomatik görüşmeler sürerken saldırıların başlatılmasını “diplomasiye kurulmuş bir pusu” olarak tanımladı. İran Dışişleri Bakanı “Dokuz ay içinde ikinci kez müzakere masasını havaya uçurarak diplomasiye ihanet ettiler” dedi.
Arakçi, İran’ın güneyindeki Minab şehrinde bulunan Şeceret-i Tayyibe İlkokulu’na yönelik saldırıda 175’ten fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, modern teknolojiye sahip güçlerin bu saldırıyı “yanlışlıkla” yapmış olamayacağını söyledi. Arakçi “Şeceret-i Tayyibe okulunun hedef alınması bir savaş suçudur ve insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve net şekilde kınanması ve faillerin hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu vahşet ne meşrulaştırılabilir, ne gizlenebilir, ne de sessizlikle karşılanabilir… En yüksek hassasiyetli askeri sistemlere sahip olanların, bir okulu vurmasının ‘kasıtlı’ olmadığını kimse iddia edemez. Bu bir savaş suçudur ve failleri hesap vermelidir” diye konuştu.
600 OKUL HEDEF ALINDI
Saldırıların sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını söyleyen İranlı yetkili, son 27 gün içinde İran genelinde 600’den fazla okulun yerle bir edildiğini veya ağır hasar aldığını, 1000’den fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını, Hastaneler, ambulanslar, rafineriler ve su kaynakları gibi hayati altyapıların sistematik olarak vurulduğunu ifade etti.
Batılı güçlerin “merhamet yok” retoriğiyle hareket ettiğini savunan Arakçi, kullanılan dil ve hedef seçme modellerinin bir “soykırım niyetini” açıkça ortaya koyduğunu öne sürdü. Uluslararası toplumun Filistin ve Lübnan’daki hukuksuzluklara sessiz kalmasının bu savaşa zemin hazırladığını belirten İran Dışişleri Bakanı, “Vicdanımız bizi her türlü mahkemeden daha derin yargılayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. İran tarafı, barışçıl bir ulus olduklarını ancak, saldırganlara karşı “mutlak bir savunma kararlılığı” içinde bulunduklarını bildirdi.
KAYNAK: ANKA
















