Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Ekonomi

TÜSİAD’ın yeni Başkanı’nından enflasyon mesajı

Ülkenin daha net bir rotaya ihtiyacı olduğunu belirten Turan, Türkiye Ekonomi Modeli olarak adlandırılan planı “TL’ye değer kaybettirip cari açığı azaltalım ardından enflasyon düşer denklemi çalışmadı” şeklinde değerlendirdi.

Yayınlanma Tarihi: 18 Nisan 2022 - 10:08:59
Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2022 - 10:10:58
TÜSİAD’ın yeni Başkanı’nından enflasyon mesajı
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) yeni başkanı Orhan Turan, “Cari açık yeniden yükselişte… Yeni ekonomi programının iddiası kaldı mı” sorusuna, “TL’yi değersiz kılıp ihracatı artırmak gibi bir beklenti oluşmuş olabilir ama bugün global ihracat pazarlarının dinamikleri farklı. Para birimine aşırı değer kaybettirip ihracatta alan kazanma 1990’larda kaldı. Dünya değişti” dedi.

Dünya Gazetesi’nden Handan Sema Ceylan’ın sorularını yanıtlayan Turan, “Artık katma değeri yüksek, teknolojiye dayalı ve marka değeri olan ürünler ihracat pazarlarında öne çıkıyor. Öte yandan enerji ithalatı yoğun bir ekonomiyiz. Rusya-Ukrayna savaşı öncesi dönemde de önemli fiyat yükselişleri vardı. Savaş bu süreci hızlandırdı” diyerek, daha net bir rota çizilmesinin önemine vurgu yaptı.

Türkiye Ekonomi Modeli olarak adlandırılan planla, arzu edilen sonuca ulaşılamadığını kaydeden Turan, “Yüzde 20’ye yavaşlayan bir ihracatımız ve yüzde 40’a gelen bir ithalat artışımızla cari açığımız bu yıl 30- 40 milyar dolara doğru yükseliyor. TL’ye önce değer kaybettirip cari açığı azaltalım, ardından enflasyon düşer denklemi çok da çalışmadı. Üretimde ithal girdinin payı çok yüksek olduğu için; ülke para birimi değer kaybettikçe biz de şiddetli enflasyon oluyor. Yani önce enflasyon yükselsin sonra düşürürüz gibi bir sonuç çıkıyordu bu çerçeveden; onun da bugün halihazırdaki refah kaybı ile sonuçlandığını görmekteyiz” açıklamalarında bulundu.

Başkan Turan’dan satır başları şöyle:

DÖVİZ KAYNAĞINA DAHA UCUZ MALİYETLE ERİŞİRDİK…

Ekonomimizin çok yüklü döviz ihtiyacı var. Sadece cari açık değil dış borç ödemelerimiz de yüksek. Döviz kaynağımız az. Son dönemde uyguladığımız programla beraber ülke risk primimiz de arttı ve bu kanalla da dış borç bulma maliyetimiz yükseldi. Ekonomide çarkların dönmesi için gereken dövizi bulamadığımızda da o açıkta kalan dövizi karşılamak için TCMB rezervleri devreye giriyor. Oysa en başta TL bu denli değer kaybetmese, şu an ihtiyacımız olan döviz kaynağına çok daha ucuz maliyetle erişirdik. Rezerv harcamamız da gerekmezdi.

ŞOK GELDİKTEN SONRA MÜCADELE DAHA MALİYETLİDİR

Enflasyonla yeterince mücadele edebildiğimizi düşünmüyorum. Örneğin doğru para politikası uygulayamıyoruz ya da tarım gıda gibi konularda gerekli yapısal adımları atamıyoruz. Olası global şoklara ekonomiyi hazırlayamıyoruz. Bünye gibi düşünün, her an dışarıdan bir risk gelebilir. Siz böyle bir durumda ne yaparsınız? Vücudunuzu dirayetli tutmak için gereken sağlık adımlarını atarsınız. Bizim ekonomimizde durum farklı, global taraftan bu enflasyon dalgasının gelmesi çok muhtemel idi. Buna daha hazırlıklı olup üzerimize düşeni yapmalıydık. Biz bu dalgaya, enflasyon oldukça yüksekken ve tüm dünya faiz artırırken, faiz indirerek girdik. Kaçınılmaz olan kur şoku yaşandı. Bir şok geldikten sonra onunla mücadele çok daha maliyetlidir. Mühim olan o şoka hazırlıklı olmak.

ÜFE’DEKİ YÜKSELİŞİN SÜRMESİ ENFLASYON ARTIŞINI GÖSTERİYOR

Enflasyon tarafında sadece bu yıl değil son 5-6 yıldır doğru mücadele edemiyoruz. Yıllar içinde fiyatlama davranışı bozuldu, atalet devreye girdi. Sanıldığının aksine, konu sadece arz yanlı değil iç talep de enflasyonist. Kur baskısına zaten hiç değinmiyorum. Bütün bu gerçekleri bir kenara bırakıp enflasyonun tamamen globalden kaynaklandığına kani olursanız, teşhis yanlış olur. Kısa vadede enflasyon görünümü oldukça zorlayıcı. Reel kesimde yeni ürünler yeni fiyatlarla stoklara giriyor. Bunlar da bir tur daha fiyat baskısı yaratacaktır. Öne çekilmiş talebin halen enflasyon yarattığını görüyoruz. Globalde de emtia artışı yoğun. O yüzden kısa vadede enflasyonun daha da yükselmesi olası. ÜFE’deki hızlı yükselişin henüz durmamış olması da enflasyonun artmaya devam edeceğini gösteriyor.

İŞ GÜCÜ BARIŞI DİNAMİĞİ GİBİ ÜRETİCİ-ALICI İLİŞKİSİ…

En önemli konulardan birisi iş gücü barışının sağlanmasıydı. İşçi ve işveren arasındaki bu diyaloğu, dinamiği şimdi üretici ve alıcı arasında görüyoruz. Ya da ihraç edenle ithal eden arasında. Üretmek, üretirken zarar etmemek, zamanında teslim etmek, teslim ederken zarar etmemek, arzu edilen vade ile alabilmek, ürünü bulup alabilmek önemli hale geldi.

KREDİ ARZI KISA VADELİ, BU DA İŞLETME SERMAYESİ OLUYOR

Faizi düşürdük doğru ama “ucuz krediler var, bu da yatırıma gidiyor” tespiti tam doğru değil. Bugün ticari kredilerde, yatırım kredileri zaten fiyatlanamadığı için uzun vadeli yatırım kredisi arzı yok. Reel kesim de zaten bu düşük faizden yeterince faydalanamıyor. Olan kredi arzı kısa vadeli ve bu da işletme sermayesine gidiyor. Tüketici kredilerinde ise yavaşlama var ve bu krediler zaten pahalı. Özetle düşürdüğümüz faiz bugün itibari ile yatırım ve istihdam yaratmıyor. Ekonomiye sirayet etmiyor.

KONU SADECE FAİZ SEVİYESİ DEĞİL…

İş dünyası yatırım yaparken uzun vadeli fonlama kaynaklarını inceliyor fakat ondan evvel ekonominin geleceğine ve öngörülebilirliğine bakıyor. İstikrarlı bir ekonomi varsa, ileride bu tüketim baskılanır mı gibi bir endişe, risk görmüyorsa, enflasyon düşükse iş dünyası yatırım kararı alıyor. Bu koşulların ardından faizin seviyesine bakıyor. İstikrar endişesi olan bir ekonomide faiz düştü diyelim bu muhakkak ki yatırıma da dönüşmüyor. Bunu biz 2020’de KGF’de bir miktar yaşadık. O dönem düşük faizli fonlama konuta, arabaya, dövize gitmişti örneğin. Dolayısıyla konu sadece faiz seviyesi değil iş dünyası için öncelikli olan öngörülebilir ve istikrarlı büyüme.

DÖVİZE ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞIYOR

Fed bir miktar geç de kaldığı için enflasyonu kontrol etmede agresif bir para politikası yürütüyor, yürütecek de. Bu her şeyden evvel doların kıymetlenmesi ve faizinin de yükselmesi demek. Özetle, Türkiye gibi döviz ihtiyacı olan bir ülkenin dövize erişimi daha da zorlaşmakta.

İŞ DÜNYASI ENERJİSİNİ YENİ ADIMLARA UYUM SAĞLAMAK İÇİN KULLANIYOR

İhracat bedellerinin Merkez Bankası’na satışı zorunlu olan kısmının yüzde 25’ten yüzde 40’a çıkartılması ile ilgili soruya Orhan Turan, şu cevabı verdi: “Bu uygulama aslında ülkenin elde ettiği döviz gelirinin bir kısmını MB rezervine koymak oluyor. Aynı havuz içinde yer değiştiriyor sadece döviz. Kaldı ki reel kesimin o verdiği dövizi, verdiği kurdan hemen geri alması da söz konusu. Dolayısıyla toplamda kura dair kısa vadede değişen bir görüntü yok. Sadece TCMB’nin rezerv elde ederek dövize müdahalede manevra alanını artırıyor. TCMB’ye bu dövizler giderken zaten piyasadan da benzer oranda talep oluştuğu için toplam döviz arz talep dengesi değişmiyor. Ama ne fark ediyor derseniz; tüm bu adımlar atılırken reel kesim bu sefer de “spread” hesabı ile günlerini geçiriyor. Her an yeni bir adım gelebilir ve tüm enerjimizi bu yeni adımlara uyum sağlamak için kullanıyoruz. Ekonomide istikrar olsa, ihracatçımız da global fırsatlara dair daha fazla kafa yorar ve o fırsatları kaçırmaz.”

TÜRKİYE SANAYİSİ ÖNE ÇIKTI, İHRACATTA BİRİM FİYAT ARTIŞI TEST EDİLİYOR

İş dünyasının 40 yıldır bu kadar belirsiz bir dönem yaşamamış olduğunun altını çizen Orhan Turan, şunları söyledi: “Sanayiye gelen enerji zammı yüzde 500’ün üzerinde. Durum sadece Türkiye’den de kaynaklı değil. Dünya da belirsizlikler içinde. Bu öngörülemez bir ortam yaratıyor. Tüm bunlara rağmen pandemi öyle bir şey yaptı ki Türkiye sanayisi öne çıktı. Tedarik zincirlerini çeşitlendirmek isteyenler kapımızı çaldılar. Çin’den boşalan alanları daha çok doldurmamız lazım. Maalesef hemen yanı başımızda bir savaş var. Ancak orada yapılamayan üretimden dolayı talep ülkemize kaydı. Romanya’da, Bulgaristan’da üretim yapanlar Rusya’dan, Ukrayna’dan tedarik edemediği ara malları bizden istiyorlar. Olumlu demek olmaz ama böyle bir trend var. Türk iş dünyası da bu dönemde ihracat birim fiyatlarını artırmayı test ediyor.”

“İNSAN-BİLİM VE KURUMLAR” İKİZ DÖNÜŞÜM İÇİN DE ŞART

Dünyanın geçtiği kritik değişim sürecinin omurgasını, Avrupa Birliği’nin de kendi büyüme stratejisi olarak ortaya koyduğu yeşil ve dijital dönüşüm oluşturuyor. Bu ikiz dönüşümün her iki bileşeni için de önemli yatırıma ihtiyaç var. Yatırım planlamalarının hayata geçirilmesine destek olacak finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekli. Yeni teknolojilerin ve Ar-Ge faaliyetlerinin bu dönüşüme hizmet edecek şekilde kurgulanması da kritik. Elbette tüm bu süreçlerin KOBİ’ler dahil değer zincirinin tamamında kurgulanması gerekiyor. Tabii ki her iki dönüşümde öncelikle insan kaynağının yetkinliklerinin artırılması şart. Yani yeşil ve dijital dönüşüm “Geleceği İnşa” raporumuzda da vurguladığımız “İnsan, bilim ve kurumlar” merkezinde bir bütüncül ve stratejik yaklaşımı gerektiriyor.

BEYİN GÖÇÜNÜ ENGELLEYECEK ADIMLAR…

Türkiye’den göçün nedenleri üzerine yapılan araştırmalar var. Ekonomik koşullar, siyasi iklim, iş olanaklarının yetersizliği ve eğitim sisteminden duyulan memnuniyetsizlik göçe karar vermede önemli etkenler olarak çıkıyor. Ülkemizin geleceğini belirleyecek gençlerimizi kaybetmemek ve beyin göçünü tersine çevirmek için ekonomik alanda yapılacak reformların yanında özgürlükler, hukukun üstünlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitliliğe saygı, çevre ve iklim krizine duyarlılık gibi pek çok önemli konuda taviz vermeksizin ilerleme kaydetmeliyiz. Gençlere hayallerini bu ülkede gerçekleştirmelerini sağlayacak bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin sorumluluğu.

STK’LARDA 30 YILDIR GÖREV YAPIYOR

Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım firmalarından birinin kurulu başkanı olan Orhan Turan, 1981’de Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı’nı da tamamlayan Turan, Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde lisansüstü seviyesinde ders verdi. Sivil toplum kuruluşlarında 30 yıldır aktif görev alan Turan, Isı, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) kurulmasında aktif rol aldı. 1997-1999 yılları arasında İZODER’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan Turan, 2007-2011 yılları arasında iki dönem de İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin de (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendi. Turan, 2018-2022 yılları arasında Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalıştı. 18 yıldır TÜSİAD üyesi olan Turan, TÜSİAD’ın Yönetim kurullarında ve Denetleme Kurulu’nda görev aldı. Turan, 29 Mart 2022 tarihinde düzenlenen TÜSİAD Genel Kurulu’nda TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı görevine seçildi. Evli ve bir çocuk babası olan Turan, iyi derecede İngilizce biliyor.

3.000 KİŞİLİK “FİKİR FABRİKASI” TÜSİAD, TÜRKİYE İÇİN ÜRETECEK

Orhan Turan içinde bulunduğumuz durumu “Ekonomik, sosyal ve küresel ilişkiler açısından zor” olarak nitelendirerek, başına geçtiği TÜSİAD’in yeni dönemde nasıl çalışacağını şöyle anlattı: “Öncelikle, toplumun tüm kesimlerini etkileyen ekonomik zorlukların üstesinden gelmek için gereken politika önerilerine odaklanacağız. Türkiye’nin her yerinde üyelerimiz ve çok güçlü ağlarımız var. Anadolu ziyaretleri ile Türk iş dünyasının bu zorlu dönemdeki sorunlarını daha fazla dinleyeceğiz. Birlikte çözüm geliştireceğiz.” TÜSİAD’ın 50 yıldır Türkiye’nin düşünce ufkunu genişleten çok değerli bir STK olduğunu kaydeden Turan, “Üyelerimiz, üye kuruluşlarının profesyonelleri ve genel sekreterliğimizle fikir üreten bu fabrika için yaklaşık 3 bin kişi çalışıyor. Bu gücü Türkiye için en etkin şekilde kullanmaya devam edeceğiz” dedi. Turan’ın bu dönemde en çok güvendiği şey ise, yönetimdeki kadın ve genç ağırlığı. Yönetimin yüzde 30’u kadın, 1990 doğumlu da var 1983 de…

YÖNETİM KURULU KİMLERDEN OLUŞUYOR?

Orhan Turan başkanlığındaki TÜSİAD’ın üç başkan yardımcısı Murat Özyeğin, Mehmet Tara ve Serpil Veral. Yönetim Kurulu Üyeleri; Cevdet Alemdar, İzel Levi Coşkun, Ozan Diren, Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Perihan İnci, Çağatay Özdoğru, Elvan Ünlütürk ve Bedii Can Yücaoğlu. Yedek üyeler ise şu isimlerden oluşuyor: Meltem Akol, Gülesin Atalay, Kaan Bilecik, Ayşe Boyner, Emre Eczacıbaşı, Azmi Gümüşlüoğlu, Aslı Güreşcier, Mehmet Salih Özen, İzzet Özilhan, Durmuş Topcu, Cem Tüfekçi, Feyyaz Ünal.

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

İstanbul’da yeraltı kablolarında patlama

Sonraki İçerik

Saymaz: Davutoğlu’nun cep telefonu çaldı, arayan Kılıçdaroğlu’ydu…

İlgili İçerik

İstanbul alarm veriyor…
Ekonomi

DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 834 bine ulaştı

Özgür Aybaş açıkladı… Sigaraya yeni zam
Ekonomi

Bir sigara grubuna daha zam!

Bu detaylar sizi de emekli edebilir: İşte EYT’de merak edilen 6 sorunun cevabı
Ekonomi

BES-AR: “4 kişilik bir memur ailesinin 2026 Ocak ayı açlık sınırı 43 bin 415”

Türkiye’nin konut fiyatının en değerli olduğu 10 ilçe açıklandı
Ekonomi

Konut satışlarında yeni dönem

TAB Gıda’nın halka arzına rekor katılım
Ekonomi

Merkez, enflasyon hedefi yerine tahmini yükseltti

İstanbullular dikkat! Yeni dönem 1 Ocak’ta başlıyor, son güne bırakmayın
Ekonomi

İstanbul’da toplu ulaşıma yüzde 20 zam kapıda!

Sonraki İçerik
Saymaz: Davutoğlu’nun cep telefonu çaldı, arayan Kılıçdaroğlu’ydu…

Saymaz: Davutoğlu'nun cep telefonu çaldı, arayan Kılıçdaroğlu'ydu...

Gündem

Özgür Özel: “Elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz”

Özgür Özel: “Elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz”

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemli davada ikinci duruşma yarın

CHP’nin kurultay davasında İBB talebine ret!

Erbakan’dan Suriye uyarısı: “Etnik ve mezhepsel çatışmalar İsrail’e hizmet ediyor”

Erbakan’dan, mazot zammına tepki

Busforus’tan Ramazan ayına özel rehberli akşam turları

Busforus’tan Ramazan ayına özel rehberli akşam turları

Bakan Gürlek, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti

Bakan Gürlek, Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti

Xi Jinping, ÇKP 20. Ulusal Kongresi’ne rapor sundu

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Almanya Başbakanı Merz ile Beijing’de görüşecek

Özgür Özel: “Beyazıt’a, İstanbul’un gençleriyle kucaklaşmaya gidiyoruz”

Özgür Özel: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü durduramazsın Erdoğan”

İBB Başkanvekili Aslan, İSTAÇ personeli ile sahurda buluştu

İBB Başkanvekili Aslan, İSTAÇ personeli ile sahurda buluştu

İstanbul alarm veriyor…

Gençlerin kariyer kaygısı yüksek çıktı: Hiçbir meslek “garantili” değil

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Tele1’e konuk oluyor

Okuyan: “Laiklik karşıtı anlayışın çıkışı elitisttir”

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist