Fen Bilimleri Eğitim Kurumları kurucusu Nazmi Arıkan ve şoförü Şerif Eker geçen yıl Çanakkale Gelibolu’da bir çiftlikte ölü bulunmuştu.
Olayın ardından tutuklanan Tokatspor Kulüp Başkanı Ufuk Akçekaya‘nın yargılanmasına devam ediliyor.
‘SÖNDÜRMEK İÇİN ÜZERİNE DÖKTÜM AMA RAKI OLDUĞUNU ANLAYINCA BIRAKTIM’
DHA‘nın haberine göre, Tutuklu sanık Ufuk Akçekaya duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları reddetti, şu ifadeleri kullandı:
“Hem eğitimciyim hem Tokatspor Kulüp Başkanıyım. 7 şirketim var, ortalama gelirim 5 bin lira. Sabıka kaydım yok. Ben yapmadım. Kimya öğretmeniyim. 2016’da Nazmi Arıkan Fen Bilimleri ile isim hakkı için lisans sözleşmesi imzaladık, iş ilişkimiz böyle başladı. Nazmi Arıkan ve oğulları bana bu süreçte haksızlıklar yaptılar. Sözlerini tutmadılar. Beykent Koleji ile sözleşme iptal edildi. 8 şubem vardı, bir gecede isim hakkını aldılar. 10 yıllık sözleşmeyi iptal ettiler. Beni mahvettiler. Binlerce öğrencinin kayıt iptali başladı. Gerekçe olarak ‘para ödemedin’ dediler. Yalan tabii. Beni tek ve güçsüz zannettiler.
Onlara 10 yıllık anlaşmamız vardı, 7 milyon dolar tazminat vereceksiniz dedim. Hayır, dediler. Tüm nakit akışım durdu. Eşimle ayrıldım. Fahrettin Ceylan bana dedi ki; ‘git paranı al’. Ben de bayramın 3’üncü günü Gelibolu’daki çiftliğe gittim. Korktum geri döndüm. Ertesi gün tekrar paramı alırım umuduyla gittim. Tarlada birkaç saat bekledim. Eve girdiğimde kanlar içinde yerde yatıyorlardı. Evde gaz kokusu vardı. Kavga ederiz, diye eldivenlerimi almıştım. Sonra Nazmi Arıkan’ın yarasına tampon yaptım. O sırada kağıtların yandığını gördüm. Dolaptan en büyük şişeyi aldım, söndürmek için üzerine döktüm. Ama rakı olduğunu anlayınca bıraktım.
O sırada birinin benim fotoğrafımı çektiğini fark ettim. Yüzünde maske olan ve uzun boylu olan kişi balkondan atladı. Ben yapmadım, 6 aydır haksız yere cezaevinde yatıyorum. Cinayet üzerime kalacağı düşüncesiyle korkup kaçtım. Nazmi Arıkan’ın aracına binip gitmek istedim. Zaten ben yapmış olsam, eldiveni orada bırakmaz, rakıyla tüm evi yakardım, yurt dışına kaçardım. Ben yapmadım. Sabıkam, kaçma şüphem, delilleri karartma şüphem yok. Ben yapmadım, tahliyemi istiyorum.”
‘SANIK, NAZMİ ARIKAN’I DEFALARCA KEZ BIÇAKLIYOR’
Nazmı Arıkan’ın oğlu Kazım Onur Arıkan , “Eşim 8 aylık hamileydi. Sanık Nişantaşı’nda eşimle yanımıza gelip işkence tarzı bir sürü iğrenç kelimeyi sıraladı. Bu tehditler 3 yıl kadar sürdü. Kabus gibi çöktü üzerimize. Bir toplantımızı bastı. Artık babam yok, bu cani katil babamı ve çok sevdiği Şerif Eker’i savunmasız şekilde 100’ün üzerinde bıçak darbesiyle katletti. Babamın binlerce çalışanının ve binlerce seveninin yüreği sızlıyor. Gereken cezayı vereceğine inanıyorum, adalete güveniyorum” dedi.
Müşteki avukatı Kaan Karcılıoğlu söz alarak, “Bunu acılı ailenin yanında tekrar söylemek çok zor ancak mesleğimizin gereği bunu anlatmam gerekiyor. Sanık, Nazmi Arıkan’ı defalarca kez bıçaklıyor. Nazmi Arıkan, Şerif Eker’i arıyor ve 9 saniye görüşüyorlar. Şerif Eker geldiğinde yastıkla tampon yapıyor. O sırada pusuya yatmış olan sanık, Şerif Eker’e sırt tarafından saldırıyor.
Eker savunma imkanı bulamıyor. Anladığımız kadarıyla Şerif Eker’i yere yatırıp göğsünden bıçaklamaya devam ediyor. Her iki maktulün de göğüs kafesi parçalanmış haldeydi. Yaşadıkları dehşet her iki maktulün de yüzüne yansımıştı. Ve sanık hiçbir şey olmamış gibi geri dönüyor. Saygısızca ve saçma sapan sosyal medyada canlı yayın yapıyor. Eldiveninde her iki maktulün ve sanığın DNA’sı çıktı. Sanık insanlıktan çıkarak canavarca hareket etmiştir. Bu sanık hakkında en ağır cezanın verilmesini talep ediyoruz” dedi.

















