Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca özel sektör çalışanını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Yargıtay, tarih bulunmayan iş sözleşmesinin; yıllık 270 saat fazla mesai ücretinin, ücret içinde olduğuna dair hükmü geçerli kabul edilemeyeceğine karar verdi.
Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, fazla mesai ücretleriyle ilgili merak edilenleri yazdı. Bazı işyerlerinde işe girerken yapılan sözleşmelerde fazla mesainin ‘ücrete dahil’ edilebildiğini belirten Kıvanç, bu tür sözleşmelerin hukuken geçerli sayıldığını ancak, ‘ücrete dahildir’ denilen fazla mesai süresinde sınır uygulandığını anlattı.
SINIR YILLIK 270 SAAT
Kıvanç, konuya ilişkin şunları yazdı:
Kanuna göre, fazla çalışma yılda 270 saati aşamaz. Yargıtay, bu sınırlamadan hareketle yıllık 270 saati aşan fazla çalışma ücretinin işçiye ayrıca ödenmesini istiyor. Buna göre, haftalık 5 saat 30 dakikayı, aylık 22.5 saati aşan fazla çalışma ücretinin o ay işçiye ayrıca ödenmesi gerekiyor.
FAZLA MESAİ YÜZDE 50 ZAMLI UYGULANIR
Fazla çalışılan süreler için işçilere saat başına, normal saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödeme yapılır. Örneğin, brüt ücretin 5 bin lira olduğu bir işyerinde (aylık 180 saat üzerinden hesaplamayla) saatlik ücret 27.77 TL’dir. Bu işyerinde bir saat fazla çalışma için işçiye brüt 41.66 TL ücret ödenmesi gerekir.
İşçi – işveren arasındaki davalarda fazla mesai alacakları da dava konusu olur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay’a göre, işçinin imzasını taşıyan bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde kabul edilir. Bunun anlamı şudur: Bordronun sahteliği kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacakları için beş yıllık zaman aşımı süresi uygulanıyor. Bir işçi on yıl boyunca fazla mesai ücretlerini almamış olsa bile sadece son beş yılın fazla mesai ücretlerini talep edebilir. Beş yıllık süre, davanın açıldığı tarihten önceki dönemi kapsar.
















