Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak’ta İstanbul Adliyesi’ne ifade vermeye geldiği sırada, adliye önünde polise mukavemet ettiği iddia edilen ve aralarında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu toplam 26 kişi bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı.
Çelik; 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmaya katılmazken, aynı saatlerde, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının üçüncü duruşmasında hazır bulundu.
Çelik ve 25 CHP’liye; “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama”, “kamu malına zarar verme” suçlamalarından 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası istenen davada erteleme kararı çıktı.
“OLAYIN FAİLİ DEĞİL MAĞDURUYUM”
İlk olarak dosyadaki sanıklardan Belediye Personeli Anıl Karabulut’un savunması dinlendi. Karabulut, İmamoğlu’nun ifade vereceğini sosyal medyadan öğrendiğini ve bunun üzerine adliyeye geldiğini söyledi.
“Kalabalık içerisine meydana gelen ani kargaşa sırasında ben de zarar görmüş durumdayım” diyen Karabulut, “Olayın faili değil mağduruyum. Dağılmamıza yönelik hiçbir uyarı yapılmadı. Güvenlik güçlerine karşı hiçbir mukavemetim olmadı. Şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.
“POLİSE KARŞI BİR ŞEY YAPILMAMASI İÇİN UĞRAŞTIĞIMA DAİR VİDEOLAR VAR”
Sanıklardan CHP Üyesi Eren Çelik ise şöyle konuştu:
“Adliye önünde basın açıklaması yapılacağını öğrendik ve oraya doğru geçmek istedik. Önümüze polis dikildi barikatlarla. Çıkan kargaşada polise karşı bir şey yapılamaması için uğraştığıma dair videolar var. CHP üyesi olduğumdan geldim, katıldım. Hiçbir şekilde devletin polisine karşı bir şey yapmam mümkün değildir.”
“ASIL BEN MAĞDURUM”
CHP Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Ozan Temürlenk, “hem üzgün hem de gururlu” olduğunu söyleyerek savunmasına başladı.
Temürlenk şu sözlerle devam etti:
“Şehrin her sokağında uyuşturucu satıcıları varken, kadınlar ve çocuklar öldürülürken biz gibi vatanını seven insanlar yargılanıyor. Gururluyum çünkü, anayasal hakkımı kullandığım ve haksızlık karşısında durduğum için buradayım. CHP gençlik kollarında il başkan yardımcısıyım. İnandığım değerler doğrultusunda Çağlayan’daydım. Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu’na karşı yöneltilen iddialara karşı oradaydım. Demokratik hakkımızı kullandık. Hiçbir şekilde şiddet içeren bir eylem olmadı. Boyum uzun olduğu için kalabalık içinde yüzün görünüyor. Üzerimize biber gazı sıkıldı ve polis şiddet kullandı. Herhangi bir polis memuruna dokunmadım. Genel başkanımızın çağrısıyla orda bulunmam en büyük anayasal hakkımdı. Anayasal hakkım engellendiği için ve üstüne gaz yediğim için asıl ben mağdurum.”
MÜŞTEKİ POLİS “HERHANGİ BİRİSİ BENİ İTMEDİ, ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM” DEDİ
Ardından söz verilen müşteki polis, “Sanıklardan şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum” dedi. Çağlayan Adliyesi’nde görevli olduğunu söyleyen polis, “Büyük bir kargaşa çıktı. Düştüm orada. Kendi silahım elime düştü. Hastaneden 3 gün rapor aldım. Ama herhangi birisi beni itmedi” ifadelerini kullandı.
Söz alan bir sanık avukatı, polis memuruna, “İkaz veya uyarı yapılma nedeni neydi? Kamu düzenini bozan ne tür bir eylem vardı orada? Oraya yüz bin kişi de gelebilir, barışçılsa sizin müdahale etme hakkınız yok” diye sordu. Polis ise, “Bu 3-5 kişinin düzenlediği bir şey değil, orada binlerce kişi vardı. Müdürlerimizin talimatıyla bunu yaptık. Çağlayan Adliyesi önünde bu kadar insan toplandığını düşünün ama hiçbir saldırı olmadı” yanıtını verdi.
Avukat ise “Ben cevabımı aldım, demek ki bunu müdürlerinize sormak gerekiyor” dedi. Son olarak bazı sanık avukatlarının da beyanı alındı.
DAVA ERTELENDİ
Ardından ara kararını kuran hakim, savunması alınmayan sanıkların bir sonraki duruşmada hazır edilmesine karar vererek duruşmayı 14 Eylül saat 10:00’a erteledi.
KAYNAK: CUMHURİYET
















