Avukat Hüseyin Ersöz, gazeteciler Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek’in gözaltı sürecine ilişkin İstanbul Adliyesi’nde yaptığı açıklamada, gözaltıları “ifade hürriyeti başta olmak üzere basın özgürlüğünün bir ihlali” olarak değerlendirerek, “Bizler hem savcılık ifadesinde hem de sonraki aşamalarda müvekkillerimizin serbest bırakılması ve bunun bir gazetecilik faaliyeti olduğu noktasındaki ısrarımızı ve bu konudaki. düşüncelerimizi adli makamlarla da paylaşmaya devam edeceğiz. Umarım ki bu özgürlük kısıtlayıcı bir tedbire evrilmez” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında dün akşam saatlerinde Halk TV girişinde gözaltına alınan gazeteci Barış Pehlivan ve TV program sunucusu Seda Selek geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde geçirdi. Pehlivan ve Selek’in savcılık ifade işlemlerinin süreceği Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde bir açıklama yapan avukat Hüseyin Ersöz, gözaltı ve ifade işlemlerine ilişkin bilgi verdi. Ersöz şunları söyledi:
MĞVEKKİLLERİMİZİ BURADA HAZIR EDEBİLECEĞİMİZİ DÜN SÖYLEDİK
“Bugün yine gazeteci gözaltısıyla burada bulunuyoruz. Dün bildiğiniz üzere Halk TV sunucusu Seda Selek ve yine aynı şekilde Halk TV’de program yapan gazeteci Barış Pehlivan Halk TV’de yayınlanmış olan bir haber sebebiyle gözaltına alındılar. Dün akşam saatlerinde İstanbul Adliyesi’ne bizler her iki müvekkilimiz gazeteci olarak savcılıkla görüşmek üzere geldik. Ve savcılıkla yapmış olduğumuz görüşmede müvekkillerimizi burada hazır edebileceğimizi, kendilerinin tanınan ve bilinen gazeteciler olduğunu ve her halükarda adliyeye gelerek ifade verebileceklerini ifade ettik. Bu taleplerimiz ne yazık ki sonuçsuz kaldı ve sadece bu görüşmeden yarım saat, kırk dakika sonra müvekkillerimiz Barış Pehlivan ve Seda Selek hakkında bir gözaltı kararı verildiğini, polisin Halk TV’ye bir gözaltı işlemi gerçekleştirmesiyle öğrendik.
BU DURUM BAŞTA İFADE HÜRRİYETİ OLMAK ÜZERE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BİR İHLALİ
Sadece bir gazetecilik faaliyeti sebebiyle bu gözaltı işlemlerinin yapılmasının ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü yönüyle sorunlu ve sıkıntılı bir yanını ifade etmek lazım. Söz konusu haber aslında kamuoyunun dikkatini çeken ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından yapılmış olan bir basın açıklamasının hemen ardından söz konusu basın açıklamasının muhatabı kişinin kişiye uzatılmış olan bir mikrofondan ibarettir. Kendisine söz hakkı verilmek üzere yayına davet edilmek üzere yapılmış olan bir telefon görüşmesinin haberleştirilmesi neticesinde müvekkillerimiz gözaltına alınmıştır. Bu durumun başta ifade hürriyeti olmak üzere basın özgürlüğünün bir ihlali olduğunu tabii ki ifade etmek gerekir.
BİR GAZETECİLİK FAALİYETİ…
Müvekkillerimiz çağrılsaydı adliyeye gelebilecekken bu uygulamanın yapılmaması ve hemen yayın öncesinde Halk TV yayını öncesinde gözaltına alınmasını özgürlük hakkını da ihlal eden, orantılı olmayan bir müdahale… Dün gecenin geç saatlerinde emniyet ifadeleri tamamlandı. Ve biraz önce aldığımız bilgi doğrultusunda yarım saat, kırk dakika içerisinde müvekkillerimizin savcılık ifadeleri için Çağlayan Adliyesi’ne getirileceğini öğrendik. Çağlayan’daki savcılık ifadelerinin ardından savcılığın artık müvekkillerimizle ilgili olarak bir serbest bırakma kararı vermesi talebimizi yineleyeceğiz. Serbest kalıp kalmayacakları ya da bundan sonraki süreçte adli sürecin ne şekilde evrileceği konusu savcılık ifadeleri sonrasında belli olacak. Halk TV tarafından basın açıklaması oldu. Bu basın açıklamasında söz konusu yayının yani haberin tamamıyla Halk TV’nin inisiyatifi çerçevesinde bir gazetecilik faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirildiği, bunun basın özgürlüğü olduğu, halkın yakından takip ettiği bir konuya ışık tutmak amacıyla gerçekleştirildiği bilgisi de yine bu basın açıklamasında verildi.
Bu noktada hiçbir gazetecinin söz konusu haber ve haber konusuyla ilgili olarak sorumluluğuna. Bu meselenin temel itibarıyla bir basın özgürlüğü meselesi olduğu ve halkın yakından takip ettiği bir konuyla ilgili olarak yapılmış olan habere dayanılarak bir gözaltı işlemi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ifade etmek gerekiyor. Bu çerçevede bizler hem savcılık ifadesinde hem sonraki aşamalarda müvekkillerimizin serbest bırakılması ve bunun gazetecilik faaliyeti olduğu noktasındaki ısrarımızı ve düşüncelerimizi adli makamlarla paylaşmaya devam edeceğiz. Umarım ki bu özgürlük kısıtlayıcı bir tedbire evrilmez. Ve basın özgürlüğü ve ifade hürriyetiyle ilgili olarak bir ihlal durumuyla da karşı karşıya kalmayız.”
KAYNAK: ANKA
















