Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin görüşüleceği Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; CHP Grubu, temsili cezaevi hücresi getirerek, tutuklu belediye başkanları ile bürokratların fotoğraflarının bulunduğu dövizleri masalarına koydu. CHP Grup Sözcüsü Veli Ağbaba, “Sandıkla yenemeyeceği rakibini yargı kumpasıyla demir parmaklığa attı. Fiili olarak bitmiş bir hukuk devletinin resmidir bu. Bu kafeste sadece belediye başkanlarımız yok, sadece Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek yok. Bu kafesin içinde 30 milyon seçmenin 17 milyon oyu var” ifadesini kullandı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında, Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe teklifi ve kesin hesaplarını görüşmek üzere toplandı.
CHP Grubu, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafının yer aldığı “Ekrem İmamoğlu’na özgürlük” yazılı ve tutuklu siyasetçilerin fotoğraflarının bulunduğu dövizlerle katıldı. Temsili hücre içerisine, tutuklu siyasetçilerin ve bürokratların resmi ile cübbe koyan CHP Grubu, Adalet Bakanlığı’nın bütçesini protesto etti.
CHP Grup Sözcüsü Veli Ağbaba, Türkiye’nin çok darbe gördüğünü ancak 19 Mart’ın tarihte bir ilk olduğunu vurgulayarak, “Sandıkla yenemeyeceği rakibini yargı kumpasıyla demir parmaklığa attı. Fiili olarak bitmiş bir hukuk devletinin resmidir bu. Bu kafeste sadece belediye başkanlarımız yok, sadece Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek yok. Bu kafesin içinde 30 milyon seçmenin 17 milyon oyu var” dedi.
Millet iradesinin hapis olduğunu dile getiren Ağbaba, “Sadece belediye başkanlarımız değil, sırf akraba olduğu için, baldız olduğu için, bacanak olduğu için, şoför olduğu için, özel kalem olduğu için insanlar bu sandığın içinde, bu Türkiye’nin resmidir. Bu sandığın sebebi 31 Mart 2024 seçimleridir” ifadesini kullandı.
CHP Grup Sözcüsü Veli Ağbaba, Yeni Şafak gazetesine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in röportaj vermesini eleştirerek, “Bir savcı iddianame kabul edilmeden insanlara hüküm veriyorsa bu yargının çürümüşlüğünü gösterir. Bir Savcı röportaj veremez. Bu en fazla da Adalet Bakanlığı’nın sorunudur. Hukukçu olan herkesin vicdanına havale ediyorum bunu” diye konuştu.
Öte yandan Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman ve kızı Vera’nın fotoğrafını gösteren Ağbaba, “Kahraman 4 yıldan beri cezaevinde. Anayasa Mahkemesi kararı var ve mahkeme tanımıyor bu kararı. Bu hukuk sistemimize darbedir. Bunu da hukukçu olanlara havale ediyorum” dedi ve Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da fotoğraflarını gösterdi. Ağbaba, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ‘yargılama siyasi amaçla yapılmış’ kararına rağmen hala içerdeler. Sayın Bakan bu da sizin sorumluluğunuzda. AİHM kararı uygulanmıyorsa burada bir sorun vardır” diye konuştu.
BU KAFESİN İÇERİSİNDE MAALESEF BİR BÜYÜK HUKUK CİNAYETİ İŞLENİYOR
31 Mart 2024 seçimlerini hatırlatan Ağbaba, temsili hücreyi göstererek, “Bu sandık, bu kafes, bu demir parmaklık AK Parti’nin Türkiye’ye utancıdır” diye konuştu. Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:
“Maalesef sandıkta sonuç alamayanlar darbe ile bir sonucu almaya çalışıyorlar. Koca koca belediye başkanlarımızı cezaevine attılar. ‘Kaçma şüphesi’. Ya adam cumhurbaşkanı adayı olmuş. Nereye kaçacak? Muhittin Böcek’in de Zeydan Karalar’ın da gideceği bir yer yok. Ama bu insanlar tutuksuz yargılama yerine cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. Mehmet Murat Çalık, lösemi hastası, cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Bu kafesin içerisinde maalesef bir büyük hukuk cinayeti işleniyor. Ahmak davasından sonuç alamayacağını gördüler. Diploma davasına milletimiz inanmadı. Yolsuzluk davasına kimse inanmadı. Son çare casus yaptılar. Buna da kimse inanmıyor.
BİR AVUKATIN MÜVEKKİLİNİ İYİ SAVUNDUĞU İÇİN CEZAEVİNDE OLMASI TÜRK YARGI TARİHİNDE KARA LEKEDİR
Mehmet Pehlivan’ın meslektaşı Sayın Bülent Tezcan böyle bir kafesle demir parmakla geldi. Burada sadece Mehmet Pehlivan yok. Burada savunma tutuklu. Adamın suçu ne? Müvekkilini iyi savunmaktan dolayı Mehmet Pehlivan burada. Bu herkesin utancıdır. Bir avukatın bir avukatın müvekkilini iyi savunduğu için cezaevinde olması Türkiye yargı ve siyaset tarihinde kara lekedir. Bugün buradaki sadece Mehmet Pehlivan değildir. Yüz binlerce avukattır, savunma hakkıdır. Bu utancı da Türkiye’ye yaşattılar. Mesele Mehmet Pehlivan’ın cezaevinde olması değil, mesele Türk yargısının ne hale geldiğinin fotoğrafıdır değerli arkadaşlar. Bugün hem İmamoğlu’nu cezaevine atıyorlar hem de savunma hakkını elinden almaya çalışıyorlar.”
KAYNAK: ANKA

















