Adalet Bakanı Akın Gürlek, pazartesi günü başlayacak İBB davasına ilişkin olarak, “O şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. O şahsın, şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller” ifadesini kullandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi’nde basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Gürlek, “DEM Parti’nin kıymetli heyetiyle bir araya geldik. Biliyorsunuz Meclis’te çok güzel bir müzakere metni çıktı ortaya. Müzakere metninden sonra Adalet Komisyonu’na geldi. Bu aşamadan sonra Adalet Komisyonu’nun takdirinde. Adalet Bakanlığı olarak Adalet Komisyonu’na teknik olarak özellikle kanunların yapılmasında arkadaşlarımız, hakim savcı arkadaşlarımız teknik olarak yardıma hazır olduğumuzu bildirdik” ifadesini kullandı.
Şahsa özgü genel af anlayışı düzenlemelerinin yapılamayacağını vurgulayan Gürlek, şöyle devam etti:
“Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Meclis’in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette Meclis’imiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis’teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız.
TERÖRSÜZ TÜKİYE SÜRECİNİN NİHAYETE ERMESİNİ İSTİYORUZ
Terörden hepimiz çektik. Çok güzel bir aşamaya geldi. Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplamak aşamasındayız. Terörsüz Türkiye sürecinin olmazsa olması öncelikli olarak örgütün tamamen silah bırakması, daha sonra da örgütün feshedilmesi. Bu komisyon raporlarında da var. Örgütün silah bıraktığının ve aynı şekilde eylemlerini sonlandırdığının tasdiklenmesi gerekiyor. Ondan sonra yasal düzenlemelere geçilmesi gerekiyor. Terörsüz Türkiye sürecinin nihayete ermesini istiyoruz. Toplumumuz da hazır. Vatandaşlarımız da bu kardeşlik ortamının, birlik ortamının artık yasal düzenlemeye erişmesini temenni ediyor.”
ÇOCUKLARLA İLGİLİ CEZALARI YETERSİZ BULUYORUM
Son zamanlarda çocukların işlediği suçların arttığına dikkati çeken Gürlek, “Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onları almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis’te bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecekte vaat eder. Biz de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmak istiyoruz” ifadesini kullandı.
Gürlek, “Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor ‘ailelere de bir düzenleme yapalım’ diye. Ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması, denetlemesi lazım” diye konuştu.
Uyuşturucu kapsamında cezaevine giren çocukların, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) sürecini tahliyesinden 6 ay önce başlatmayı planladıklarını belirten Gürlek, “Dışarı çıktıktan sonra AMATEM süreci başlıyor ama tabii gitmiyor. Serbest kalıyor ve tekrar uyuşturucu arayışına başlıyor. Biz bu şahsın tahliyesine 6 ay kala cezaevindeyken, cezaevi içerisinde AMATEM sürecine başlamasına ilişkin bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz” dye konuştu.
ÖCALAN’IN STATÜSÜ MECLİS’İN TAKDİRİ
Gürlek, terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın “statüsü” ile ilgili soruya, “O süreci biz takip etmiyoruz. Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o Meclis’in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı’ya gitmesine izin veriyoruz” yanıtını verdi.
Akademisyen ve gazetecilerin İmralı’ya gitme talebiyle ilgili ise Gürlek, “Onlarla ilgili şu an düşünmüyoruz. Sadece heyetler belli, onlara izin veriyoruz. O süreç yüce Meclisimizin çizeceği bir rotaya göre belli olacak” dedi.
Gürlek, “umut hakkı” ile ilgili soru üzerine, “Bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl, 36 yıl olabiliyor. O konuda Meclisimizin takdiri. Eğer Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur” ifadesini kullandı.
6284’ÜN UYGULANMASINDA SORUNLAR VAR
Kadına yönelik şiddet konusunda hassas olduklarını vurgulayan Gürlek, “6284 sayılı Kanun’un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirleri işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Kanunları tekrar güncelleyeceğiz, yapılması gereken bir şey varsa yapacağız ama 6284 sayılı Kanun’da özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız” dedi.
VİCDANEN RAHATIM
İBB’ye yönelik soruşturmaya değinen Gürlek, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet savcısı, ortada bir suç var mı yok mu ona bakar. Burada şahısların makamları, mevkileri, yaptıkları görevler ilgilendirmez. O şahsın belediye başkanı, sanatçı ya da zengin, fakir olması Cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşturmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. O şahsın, şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım.
Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları, soruşturma bu şekilde ilerledi. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 9 Mart’ta başlayacak İBB davasındaki “yargılamada makul süre” tartışmalarıyla ilgili soruya, “Yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben ne zaman bitirir bilmiyorum ama o tip davalarda makul süre yok. 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Bu davaya sadece tek bir heyet bakacak, yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem” yanıtını verdi.
KAYNAK: ANKA

















