Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

AKP-Erdoğan iktidarını bekleyen son

Gazeteci, yazar Merdan Yanardağ, BirGün gazetesinde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Yayınlanma Tarihi: 1 Ağustos 2021 - 13:40:39
Güncelleme Tarihi: 1 Ağustos 2021 - 13:40:39
Eski AKP’li vekilden Erdoğan’ı çok kızdıracak sözler!
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Gazeteci, yazar Merdan Yanardağ, BirGün gazetesinde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Yanardağ, “İktidar her an çözülebilir!” başlıklı yazısında, “Erdoğan-AKP iktidarı şaşırtıcı bir hızla çözülerek hiç beklenmedik bir anda çökebilir.” İfadelerini kullandı.

Son dönemde yaşanan krizlerde AKP iktidarının bocaladığına işaret eden Yanardağ, “AKP, İslamcı hareketin geleneksel tabanına doğru daralarak, yeniden marjinal bir siyasi hareket haline gelebilir.” Diye belirtti.

Yanardağ’ın yazısı şöyle:

Ülke hızla daha öncekilerden farklı bir kaotik ortama sürükleniyor. Belirsizlik, endişe ve gelecek kaygısı giderek toplumun her kesimini kuşatıyor. Toplumsal anksiyete dönemin karakteristik özelliği haline geliyor. Tedirginlik, her şeye kuşkuyla bakma hali, her an, her şeyin olabileceğine ilişkin inancın yayılmasına yol açıyor.

Akdeniz ve Ege kıyılarını boydan boya saran orman yangınlarının “sabotaj” olduğu konusunda neredeyse genel bir kabul oluşmuş durumda. Dahası, bu yangınları Kürtlerin çıkardığına ilişkin inanç, toplumun kılcal damarlarında, ülkenin karanlık alanlarında tahminimizin ötesinde bir hızla yayılıyor.

Türkiye’de siyasal mimari öylesine kırılgan hale geldi, toplumsal doku öylesine bozuldu ki gerçekten her an her şeyin olabileceği bir iklim oluştu. Öyle ki uzaylılar gelse ve “işleri biz toparlayacağız” dese, kimse şaşırmayacak. Türkiye’nin bütün Akdeniz ve Ege şeridini içine alan orman yangınlarının iktidarı böyle derinden sarsmasının nedeni budur.

Bu tablo, siyasal İslamcılar bakımından derin bir başarısızlığa işaret ediyor.

Ülke bıçak sırtında bir yolculuk yapıyor. AKP iktidarı aniden çökebilir. İslamcı hareketin örgütsel dokusu hızla çözülebilir. AKP, İslamcı hareketin geleneksel tabanına doğru daralarak, yeniden marjinal bir siyasi hareket haline gelebilir.

Yukarıda çizilen tabloya karşın iktidarı elinde tutmayı sürdüren AKP, gerçekte yolun sonuna gelmiş olduğunu görüyor. Ancak, iktidarı bırakmaya hiç niyeti olmadığını her eylemi ile ortaya koyuyor. Siyasal ömrünü uzatmaya, şerri bir rejimin kuruluşunu tamamlayarak “bin yıl” iktidarda kalmaya çalışıyor.

Toplumsal anksiyetenin giderek siyasal bir panik atak halini almaya başlamasının maddi nedenleri bulunuyor. Çünkü siyasal İslamcı hareketin bir iç savaşı bile göze aldığı, dahası bu yönde hazırlıklar yaptığı görülüyor. Afganistan ve Suriye’den sığınmacıların içinde eriyen cihatçıların böyle bir hazırlığın parçası olduğu bilgisinin neredeyse kesinleştiği anlaşılıyor.

SİYASAL İSLAM’IN İFLASI

Siyasal İslam, bütün hizipleri ve eğilimleriyle hem dünyada hem de bölgede yüz kızartıcı bir iflas yaşıyor. Bütün tezleri çöken, temel iddiaları yaşam tarafından yanlışlanan İslamcıların, Türkiye’de başarılı olmaları için bir neden bulunmuyor. Türkiye’de halen iktidarda olmalarının nedenini ise muhalefette, hatta solda aramak gerekiyor. Çünkü iktidarı almaya hazır ve istekli bir hareket olmadığı sürece kendiliğinden bir siyasal değişikliğin mümkün olmadığını bilmek gerekiyor.

Erdoğan-AKP iktidarının yarattığı en büyük hayal kırıklığı, hem İslamcı hem de demokrat olunabileceği varsayımını dramatik bir şekilde yanlışlamış olmasında yatıyor. İslamcılar, belki de sonsuza kadar bir daha iktidar olamayacakları bir tarihsel döneme giriyor.

Dolayısıyla, AKP ve siyasal İslamcı hareket, iktidar oldukları gibi muhalefet de olabilecekleri “demokratik” bir sistem üzerinde uzlaşmak ve böylece kendi geleceklerini de garanti altına almak yerine, “kutlu dava” için, yani sonsuza kadar iktidarda kalma hesabıyla totaliter bir rejim kurdu. Bütün dünyaya yalan söyledikleri ortaya çıktı. Bu nedenle Saray’da bir panik olduğunu, Erdoğan’ın çevresinin hızla boşaldığını, nitelikli kadroların kendilerinden uzaklaştığı bir süreç başladı.

TARİHSEL TEZLERİ ÇÖKTÜ

Türkiye gericiliği, Cumhuriyetin (esas olarak laik niteliğinin) tasfiye edilmesi ve ılımlı da olsa İslami bir rejimin kurulması isteminin ideolojik ve tarihsel gerekçesini, Müslüman toplumlardaki Batı tipi modernleşme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığı varsayımına dayandırıyor.

Muhafazakâr-dinci tarih anlayışının temelini oluşturan bu hipotez, bir dönem ABD ve Batı’da da büyük ölçüde benimsenmiş görünüyordu. Dolayısıyla bu yaklaşımın oryantalist bir tarih tezi olduğunu ve sömürgeciler tarafından geliştirildiğini saptamak gerekiyor. Dolayısıyla bu hipotezi tartışmak, aslında emperyalizmle mücadele etmek ve Batılı beyaz adamın ideolojisiyle tartışmak anlamına geliyor.

Çünkü sözüm ona İslam dünyasının tarihine, kültürüne ve toplumsal dokusuna özgü, ama gerçekte Batı ile uyumlu yeni bir kalkınma ve uygarlık modelinin oluşturulması tezi, gerçekte emperyalist bir tezdir. Batılı beyaz adamın tarih anlayışına dayanır. Avrupa ve ABD de akademik ve siyasi çevrelerde 17-18. yüzyıldan beri ileri sürülen bir yaklaşımdır. İlginç bir şekilde bu emperyalist tez ile İslamcıların cumhuriyet eleştirisi aynı gerekçeye dayanır.

Batılı stratejist ve siyaset yapıcıları, Doğu’da geçen yüzyılın başlarında gerçekleşen ulusal (burjuva) devrimleri ve sosyalizm deneyimleriyle gelişen aydınlanma ve modernleşme süreçlerinin yarattığı bağımsızlıkçı anlayışı, tasfiye etmek istiyor.

Sosyalist devrimlerin de sonuçları itibarıyla Marksist yoldan birer aydınlanma ve devrimi olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü uçsuz bucaksız Asya steplerinde yaşayan halkları, derin Çin coğrafyasının toplumlarını ortaçağdan, hatta yer yer takılıp kaldıkları komünal dönemden alıp 20. yüzyıla taşıyan tarihsel atılımı sosyalist devrimler gerçekleşmiştir.

Bu bağımsızlıkçı-ulusalcı duyarlılığı yüksek toplumlar ve devletlerin, şu ya da bu ölçüde emperyalizmin hareket alanını sınırladığı, en azından onu işbirliğine zorladığı, küresel sermayenin serbest dolaşımının önünde engeller çıkardığı gerçektir. Özetle; emperyalizmin hareket alanını daraltan bir işlev görmektedir.

ILIMLI-RADİKAL İSLAM AÇMAZI

Ilımlı İslamcılık kavramı ve bu kavrama uygun bir model ülke oluşturma stratejisi, yukarıda ifade edilen fikri arka planın ürünüydü. Model ülkenin Türkiye olabileceği düşünülmüştü. İşte AKP’yi kuran kadro bu arayışı gördü ve bu projenin, deyim uygunsa “ben hazırım” dedi ve üzerine atladı. Erbakan’ın “Milli Görüş” hareketini terk etmelerinin nedeni buydu.

İkiyüzlülüğe, yalana ve hileye dayalı (takiye) siyaset tarzının sağladığı manevra yeteneğiyle, önce emperyalistlerin hizmetini görüp, güçlenince de kendi programlarını uygulamayı düşünüyorlardı. Emperyalist odakların ise tek şartı vardı; ABD ve Batı ile ilişkileri bozmayacak nitelikte hükümetlerin işbaşına gelmesini sağlamak… Sorun da burada çıktı.

Batı, ılımlı ve radikal siyasal İslamcılık arasındaki diyalektiği anlayamamış, bu iki akımın bir biriyle etkileşimini görememiş ve her iki akımın aynı teolojik temelden beslendiği gerçeğini ıskalamıştır. Örneğin, IŞİD’in Irak ve Suriye’deki medreselerinde uygulanan müfredat (verilen eğitim, kaynaklar ve kullanılan kitaplar) ile Türkiye’de imam hatip okullarında verilen eğitimin ve referans alanlarının aynı olduğu görülememişti.

YENİ ORYANTALİZM

Yeni oryantalist ideologlara ve politikacılara göre, Müslüman toplumlar laik ülke olma hedefini bir yana bırakmalıdır. Bu hedef gerçekleşemeyecek bir rüyadır. Batıya özgüdür. Doğu’da ancak yumuşatılmış, radikalizm ve Batı düşmanlığından arındırılmış, en fazla sandığa dayalı bir İslami rejimi kurulabilir, daha fazlası değil.

Bu yaklaşıma göre, demokrasi ve laiklik Batı kültürünün ürünüydü. Bu tutum tam anlamıyla, dünyayı yağmalayan ve onu bir enkaz haline getiren, bütün zenginlikleri Kuzey Atlantik (Batı da diyebiliriz) havzasında toplayan beyaz adamın vahşi ideolojisiydi. BOP tam olarak bu anlama geliyordu. Kadere bakın ki kendilerini milli ve yerli sanan İslamcılar, bu projenin üstüne atladı. İşte şimdi Güney’in yoksulları, yıkılan ve enkaza çevrilen ülkelerinden kafileler halinde dünyanın Kuzeyine akıyor.

Yazının başına dönersek; Erdoğan-AKP iktidarı şaşırtıcı bir hızla çözülerek, hiç beklenmedik bir anda aniden çökebilir. Çünkü böyle bir iktidarı sürdürebilmenin artık hiçbir tarihsel, maddi ve kültürel dayanağı bulunmuyor. Bu nedenle her geçen gün daha fazla zor aygıtları devreye sokuluyor.

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Oğluyla birlikte evli olduğu erkeği öldürdü

Sonraki İçerik

“Manavgat’ta yardım önceliği AKP’lilere verildi”

İlgili İçerik

Özgür Özel: “Tayfun Kahraman ölünce mi rahat edeceksiniz?
Siyaset

Özgür Özel: “Tutukluluk incelemesinin bayramdan önce yapılması lazım”

CHP’li Yavuzyılmaz’dan elektrik zammına tepki
Siyaset

CHP’li Yavuzyılmaz’dan iktidara “akaryakıt” çağrısı

Çelik: “Sizinle birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan gurur duyuyoruz”
Siyaset

Çelik: “Sizinle birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan gurur duyuyoruz”

Özel: “İmamoğlu çıkacak bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak”
Siyaset

Özel: “İmamoğlu çıkacak bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak”

CHP’li Çiftci: “Biz, kocaman bir çöp iddianame gördük”
Siyaset

CHP’li Çiftci: “Biz, kocaman bir çöp iddianame gördük”

Arıkan: Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirmek istiyorlar
Siyaset

Arıkan: Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirmek istiyorlar

Sonraki İçerik
“Manavgat’ta yardım önceliği AKP’lilere verildi”

"Manavgat'ta yardım önceliği AKP'lilere verildi"

Gündem

Özgür Özel: “Tayfun Kahraman ölünce mi rahat edeceksiniz?

Özgür Özel: “Tutukluluk incelemesinin bayramdan önce yapılması lazım”

Sanchez’den Trump’a: Uluslararası hukukun ihlalini kabul etmeyeceğiz

Sanchez “Diğerleri savaşlara para harcarken biz hakları güçlendiriyoruz”

Çin’in dış ticaret hacmi ocak-şubat döneminde yüzde 18,3 arttı

Çin’in dış ticaret hacmi ocak-şubat döneminde yüzde 18,3 arttı

CHP’li Yavuzyılmaz’dan elektrik zammına tepki

CHP’li Yavuzyılmaz’dan iktidara “akaryakıt” çağrısı

İran Dışişleri Bakanı: “Egemenliğimizi savunmak için tüm seçenekler masada”

Arakçi: “ABD ve İsrail’in rejim değişikliği hedefleri başarısız oldu”

İran, dokuz hastanenin hizmet dışı olduğunu açıkladı

İran, dokuz hastanenin hizmet dışı olduğunu açıkladı

Çelik: “Sizinle birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan gurur duyuyoruz”

Çelik: “Sizinle birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan gurur duyuyoruz”

İSİG Meclisi: “Şubat ayında 126 işçi hayatını kaybetti”

İSİG Meclisi: “Şubat ayında 126 işçi hayatını kaybetti”

Özel: “İmamoğlu çıkacak bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak”

Özel: “İmamoğlu çıkacak bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak”

CHP’li Çiftci: “Biz, kocaman bir çöp iddianame gördük”

CHP’li Çiftci: “Biz, kocaman bir çöp iddianame gördük”

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist