İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için 5. günde de yüzbinlerce yurttaş Saraçhane Meydanı’nda bir araya geldi.
SARAÇHANE’DE BEŞİNCİ AKŞAM
Gözaltı gününden bu yana, yasaklara rağmen başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin farklı noktasında eylem duyuruları yapıldı. CHP’nin İstanbul’daki buluşma noktası ise Saraçhane oldu.
Bugün de, önseçimde İmamoğlu için oy kullanan yurttaşlar, Saraçhane’ye koştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yüzbinlerce kişi bugün yine Saraçhane’de bir araya geldi.
Mitingde konuşan Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, şunları söyledi:
“Biz büyük bir aileyiz, bizim bugünümüz çok zor geçti. Ama ne diyoruz? Direne direne kazanacağız. Ekrem’i tutukladılar. Bu haksız, hukuksuz kararı milyonlarca insan vicdanında neye karşılık geldiğinin farkında değiller ama öğrenecekler. Göz göre göre haksızlığa, adaletsizliğe uğramanın çok derin bir acısı vardır. Bizler bu ülkenin vatandaşları, o acıyı çok iyi biliyoruz. Gerçeğin ortaya çıkmasını, adaletin sağlanmasını beklediğimiz kurumlar öğretti bize o acıyı. Ülkeyi yönetenler, yaşadığımız bunca acıya rağmen sessiz, sitemsiz sabretmemizi bekliyorlar. Yarattığı çaresizliğe teslim olmamızı istiyorlar ama öyle olmayacak.
SADECE EKREN İÇİN DEĞİL, ZULME UĞRAYAN HERKES İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM
Ekrem’e yapılanlar, herkesin içindeki o ince ve hassas yere dokundu. Herkese kendi yaşamakta olduğu haksızlıkları hatırlattı. Halkımızın direnci bu yüzden. Yıllardır Ekrem’i suçlu gösterme gayretiyle neler yapmadılar ki? Hatırlayalım, 6 yıl önce İstanbul seçimlerinde kaybedeceklerini anladıklarında devletin kurumları seçim sonuçlarını yayınlamayı aniden durdurmuştu. Ekrem, o gece çıkıp: ‘Hak yemem, hakkımı da yedirmem’ demişti ve dediğini de yaptı. O günden bugüne ülkeyi yönetenler, Ekrem’den ve ona duyulan büyük sevgiden korkuyorlar. Bu korkuyla hukuku ve demokrasiyi, hiçe saydılar. Milletin iradesini gasp edip, Ekrem’i siyaset dışına atmaya uğraştılar ve buna devam ediyorlar. ‘Bunu başarırsak, milleti umutsuzluğa iter, bundan sonra seçimleri iş sandığa kalmadan kazanırız’ diye hesaplıyorlar. O kadar yanılıyorlar ki… Bu tehlikeli gidişi görüp kabullenmediği için kadınlar, genler, çocuklar, tüm Türkiye direniyor. Ekrem milletini ailesi gibi, ülkesini evi gibi sever, yalnız İstanbul’un tüm sokaklarında, kendi köyünde, mahallesinde gibi dolaşır. Herkesle dost ve ahbap olup, herkesle konuşup kaynaşmak ister. Halkımıza pozitif enerji vermek, insanlara yardımcı olmak ister. Umutsuzluğu, çaresizliği asla kabul etmez. Onun eşi ve yol arkadaşı olarak ben de asla kabul etmeyeceğim. Sadece Ekrem için değil, hakkı yenen, zulme uğrayan herkes için mücadele etmeye devam edeceğim.
HİSSETTİKLERİMİ ANLAYAN VE HİSSEDEN HER GÖRÜŞTEN MİLYONLARCA KADIN VAR
Bir eş, anne olarak bugün yaşadıklarımı, hissettiklerimi anlayan ve hisseden her görüşten, inançtan milyonlarca kadın var bu ülkede. En çok biz kadınlar, Atatürk’ün ve cumhuriyetin sağladığı haklardan bir adım bile geri gitmeyi kabullenemeyiz, kabullenmeyeceğiz. Milletin kayıtsız şartsız egemenliği, bütün bu hakların temelidir. Onlardan taviz verirsek her şeye yeniden ve en baştan başlamamız gerekir. Buna izin vermeyeceğiz. Tutuklayarak Ekrem İmamoğlu’ndan kurtulabileceklerini sanıyorlar. Şunu iyi bilsinler ki, Ekrem İmamoğlu sizi daha önce 4 defa yendi, 5’inci defa da yenecek. Aday olsa da olmasa da yenecek. Dışarıda olsa da olmasa da yenecek. Çünkü o artık milletin haysiyet mücadelesinin temelidir. Bu ülkede insan gibi yaşamak ve muamele görmek, adalet ve demokrasi talep eden herkesin ortak sesi ve ortak nefesidir. Yenileceksiniz. Ekrem İmamoğlu’ndan hepinize sevgiler ve selamlar getirdim. Sizleri çok seviyor.”
“İMAMOĞLU SİZİ DÖRT DEFA YENDİ, BEŞİNCİ DEFA DA YENECEK”
Ekrem, İstanbul’un her mahallesinde kendi memleketinde gezer gibi gezer; umutsuzluğu ve çaresizliği asla kabul etmez. Onun eşi ve yol arkadaşı olarak ben de asla kabul etmeyeceğim. Sadece Ekrem için değil hakkı yenen, zulme uğrayan herkes için mücadele etmeye devam edeceğim. Bir eş, bir anne olarak hissettiklerimi anlayan milyonlarca kadın var. Özellikle biz kadınlar Atatürk’ün belirlediği ilkelerden bir adım geri gidilmesini kabul edemeyiz. Milletin kayıtsız, şartsız milletindir ilkesinden geri adım atılmasına izin verirsek her şeye en baştan başlamak zorunda kalırız ama buna asla izin vermeyeceğiz.
Ekrem İmamoğlu sizi dört defa yendi. Beşinci defa da yenecek. Aday olsa da yenecek olmasa da yenecek. Dışarıda olsa da yenecek olmasa da yenecek. Çünkü artık o tüm ülkenin haysiyet mücadelesinin simgesidir. Yenileceksiniz!
ÜMİT ÖZDAĞ’IN MEKTUBU SARAÇHANE’DE OKUNDU
Dilek İmamoğlu’nun konuşmasının ardından, mikrofonu Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Şehirlioğlu, kalabalığa, tutuklu Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın mektubunu okudu.
ÖZDAĞ: MÜCADELENİZİ İZLİYORUM
Ümit Özdağ mektubunda “Sizleri Silivri Ceza İnfaz Kurumundaki hücremden karşılıyorum. Her akşam hücremde televizyonlardan sizlerin Saraçhane ve bütün Türkiye’deki asil demokrasi mücadelenizi izliyorum. Vakur duruşunuzla bütün dünyayı etkiliyorsunuz. Verdiğiniz mücadele ülkemizin güvencesidir” dedi.
Şehirlioğlu, okuduğu mektupta polislere hitaben “Eski bir polis akademisi hocası olarak sizlere sesleniyorum, bu insanlar sizin insanlarınız. Onlara ve Türk halkının temsilcilerine sadece Türk polisi olarak davranın” ifadelerini duyurarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını attı.
ÖZGÜR ÖZEL KALABALIĞA SESLENDİ
Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar:
Siyasi hayatımda hiç uyumadan aynı yerde konuşma yapmayı deneyimliyorum. Dünden beri yatmadık. Ekrem Başkanımızın arkasındayız. Sizler burada bir tarih yazıyorsunuz. Yolların, köprülerin kapanmasına rağmen tek adam rejimine karşı isyanla buraya geliyorsunuz. Bugün aslında hüznün günü, bir ayrılığın ilk günü olarak görülebilir. Ekrem başkanımızı, abimizi, kardeşimizi, amcamızı bizden aldılar. İsyandayız. Ancak bu meydanda hüzün yok inanç var, keder yok umut var. Çünkü bu umudu yükselten bu milyonlar var. Biz Ekrem Başkan ile Türkiye’nin yarınları için sadece ve sadece sizlere güveniyoruz.
ÖZEL’DEN MERKEZ MEDYAYA BOYKOT ÇAĞRISI
19 Mart başarısız darbe girişimi bizim adayımızı hapsetti. Biz de 23 Mart demokrasi devrimi ile ne yaptığının sonuçlarını ilan edeceğim. Şu anda televizyonu başında olan tüm izleyicilere, gönlü burada kalbi Ekrem Başkanla olanlara sesleniyorum. Böyle bir günde, birazdan açıklanacak rakamlar konuşulurken bu yayını vermeyen kim varsa onları kayda alıyoruz. Yandaş medyanın nereden beslendiği belli.
Ancak merkez medya, reklamlarının yüzde ellisi bizden alan, ürünü bize satacaksın ama saraya hizmet edeceksin. Yok öyle yağma! Bu geceden itibaren üretimi buradan yapan, ama Saray’a hizmet edenlere bunlar ne iş yapıyorsa, araba mı satıyor, o arabayı alan namerttir. Bu meydanı görmeyeceksin ama bu meydana yemek satacaksın. Yok öyle yağma. Bu meydanı görmeyene boykot. O tatlı günler bitti gülüm. Ya bizi göreceksin, ya dibi göreceksin. Siz Saraçhane’yi İstanbul Üniversitesini, Boğaziçilileri, Atatürk’ün kurduğu CHP’yi ne sandınız?!
ÖNCEÇİM ORANLARINI AÇIKLADI
Bugün dünya siyaset tarihine hem altın harflerle yazılacak hem de kara bir leke olarak kalacak bir gündür. İstanbulumuz dünya siyaset tarihine altın harflerle kazınmıştır. Ancak dört kez yenildiği birini atadığı yargı aparatları ile onun bileğini kırmaya çalışan bir hazımsız geleceğin cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulunmuştur. Türkiye onu seçerken onu Silivri zindanına göndererek milyonlara meydan okumuş, darbe yapmaya kalkmıştır. Ama o iş o kadar kolay değil. Millet güçlüdür. Millet haklıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bugün 1 milyon 750 bin üyemizi çağırdığımız, “Katılım yüzde 50’nin altında olursa İmamoğlu’na güvensizlik olur diyen” yandaş medyaya müjdelerim ki 1 milyon 653 bin kişi katılmıştır. 1 milyonun üzerindeki katılımı başarı olarak katılırken bu oran irademize yapılan darbe girişimine en kuvvetli cevaptır. Ancak bu parti içi rakamdır.
Bugün manzarayı gördünüz. Oy vermeye pusula yetmedi. Zarf yetmedi. Oy kullanmaya saat yetmedi. Saati uzattık, pusula bastık. Yetmedi, yetmedi. Daha iki bin 621 sandık sayılmamışken dayanışma sandıklarında 13 milyon 210 bin oy kullanmıştı. Daha tüm sandıklar işlenmemişken Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oy 14 milyon 850 binin üzerindedir.
Sayın Erdoğan, çocukluğundan beri senden başka iktidar görmemiş, yoksulluk çekmiş, sıkıntı çekmiş, giyimine kuşamına karıştığın, tercihlerine karıştığın bu gençler sana sesleniyorlar. ‘Korkmuyoruz’ diyorlar. Sana da ‘Çık karşımıza’ diyorlar. Burada gençler ‘Korkak Erdoğan’ diye bağırıyorlar. Bizim adayımız senin zindanlarında esir. Ama sana bu meydandan meydan okuyoruz. Eğer korkundan adayım İmamoğlu’nu bırakmayacaksan onun seninle yarıştığı seçime biz varız. Hepimiz ayrı ayrı Ekrem İmamoğlu’yuz. Bu meydanda 1 milyonu aşan Ekrem İmamoğlu var.
“TAKSİM’İ DE GERİ ALACAĞIZ!”
Gençler biz Gezi’de Taksim’deydik. Çünkü orada Gezi Parkı’ndaki ağaçlarını kesmek, AKM’yi yıkmak yerine AVM yaptırmak gibi niyeti vardı. Biz o gün olmamız gereken yerde Taksim’deydik. Bugün siz olmasaydınız, gazdan barikattan yılsaydınız, bugün bu binada Tayyip Erdoğan’ın atadığı kayyumu oturuyordu. Bugün savunulacak yer Saraçhane’deki bu bina. Kayyumun gelmesinin önünde durulacak yerdi. Günü gelince hep birlikte nasıl toplanma, gösteri yasağını hukuksuz yasaklamalara karşı Saraçhane’yi aldıysak, and olsun Taksim’i de geri alacağız.
“ERDOĞAN ‘TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE’ DEDİĞİNDE GİZLİ TANIK İFADE VERMİŞ”
Biz iletişim başkanlığının tek firması 4.5G sahibini biz açıklama yapınca Emniyet’e geri götürdüler. Bu sabah onu da bizden saklamak için tutukladılar. Gözüm üzerinizde, bakalım ilk itirazda onu bırakacak mısın, bırakmayacak mısın?
Gizli tanığı getirmişler yalanları dizdirmişler. Bununla başkanımızı Silivri’ye tıkanların burunlarından fitil fitil getireceğiz. FETÖ’cüler dışarıda firarda fikirleri yöntemleri sarayda. Kimi Ankara’daki sarayda kimi Çağlayan’daki Adalet Sarayı’nda!
MEHMET ŞİMŞEK’E SESLENDİ
Dünyanın en bilindik metropollerinden birisi olan İstanbul’un üst üste üç kez seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu yenemedikleri için içeriye atıldığını gören, 31 yıllık diplomanın iptal edildiğini gören, kimsenin evrak güvencesi olmadığını düşündüren iktidar, dünyayı böyle bir pazartesi sabahına uyandıracak. Mehmet Şimşek güya istifa etmemek için zor duruyormuş. ‘İğne ile kazıyorum, kürekle kapatıyorlar’ diyormuş. Mehmet Efendi istifa etmezsen hatırım kalır. İstifa etsen ne yazar, etmesen ne yazar. Mehmet Efendinin iki yılda biriktirdiği 42.8 milyar doların 26 milyarını üç günde yakmışlar. Güya rasyonel politikaların takipçisinin topladığı 42 milyarının yüzde 60’ını İmamoğlu korkusundan üç gecede yedi bitirdi. İster istifa et, ister Tayyip Bey’e biat et.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.