AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen OHAL kararının görüşmelerinde CHP adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, “kaybettiğimiz vatandaşların canını kurtaramayan olağanüstü hâl şimdi neyi kurtaracak? Enkaz altında yatan evlatlarımızı, analarımızı, kardeşlerimizi, babalarımızı kurtarmayan olağanüstü hâl dört gün sonra neyi kurtaracak? Neden bu yetkiyi istiyorsunuz?” diye sordu.
Deprem bölgesindeki sorunlara müdahale etmek için , Afet Kanunu, İl İdaresi Kanunu ve Cumhurbaşkanına tanınan yetkilerin yeterli olduğunu vurgulayan Bülent Tezcan’ın konuşmasından ana başlıklar şöyle:
HEMEN AFET BÖLGESİ İLAN ETMEYE ENGEL OLAN NEYDİ?
“Pazartesi sabaha karşı saat 04.00 sıralarında felaketi yaşadık. Sayın Cumhurbaşkanı yaklaşık otuz saat sonra afet bölgesi ilan etti 10 ilimizi. Ben merak ediyorum, pazartesi sabah 08.00’de, 09.00’da, felaketi öğrenir öğrenmez hemen afet bölgesi ilan etmeye engel olan neydi.? Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde tek imzayla yapılıyor; başka birinin toplanmasına, başkalarının imzasını almaya gerek yoktu, sadece Cumhurbaşkanlığı imzasıyla o sabah afet bölgesi ilan etmek mümkündü ama olmadı ve salı günü afet bölgesi ilan edildi bölge, arkasında da olağanüstü hâl talebi ifade edildi. Şimdi, merak ediyorum, kaybettiğimiz vatandaşların canını kurtaramayan olağanüstü hâl şimdi neyi kurtaracak? Enkaz altında yatan evlatlarımızı, analarımızı, kardeşlerimizi, babalarımızı kurtarmayan olağanüstü hâl dört gün sonra neyi kurtaracak? Neden bu yetkiyi istiyorsunuz?
NİYE ELLİ SEKİZ SAAT SONRA
Millî Savunma Bakanlığı, elli sekiz saat sonra “3 bin 500 askerimizi deprem bölgemize gönderdik.” diye paylaşım yaptı. Niye elli sekiz saat sonra? Niye o sabah değil? Niye 3 bin 500 askerimiz? Niye daha fazla değil? Bu organizasyonsuzluk, bütün yetkilerin tek bir elde toplandığı bir sistemde bu başarısız, bu beceriksiz tutum nasıl izah edilir? Bunu ortadan kaldıracak adım olağanüstü hâl ilanı mı? Olağanüstü hâl yetkilerine mi ihtiyacınız var bunları yapmak için? Askeri göndermek için böyle bir yetkiye ihtiyaç yok.
TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLAYABİLMEK İÇİN…
Afet Kanunu var, İl İdaresi Kanunu var, Cumhurbaşkanına tanınan yetkiler var, bu kanunlarla her şeyi yapabilirsiniz, mesela Afet Kanunu’na dayanarak çalışma yükümlülükleri getirebilirsiniz, Afet Kanunu’na dayanarak imarla ilgili düzenlemeler yapabilirsiniz, görevlendirmeler yapabilirsiniz, çeşitli ekipler kurabilirsiniz, talimatlar verebilirsiniz, özel yönetmelik çıkarabilirsiniz.
Olağanüstü hâlin size vereceği tek ilave yetki, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayabilmek. Buna niye ihtiyaç duyuyorsunuz? İnsanların bu konudaki sıkıntıları söyleyebilme hakkı niye rahatsız ediyor? Temel hak ve özgürlüklerin kurtarma faaliyetine nasıl bir engel teşkil ettiğini bu millete açıklamak zorundasınız.
Olağanüstü hâl milletin gücünü organize etme konusunda bize daha kolaylıklar sağlayacak.” diyebilirsiniz. Oysa millet organize oldu, pazartesi günü sabahtan itibaren millet organize oldu.
Ne yazık ki felç edilen devlet kurumları organize olamadı; tek adam rejimi, daha doğrusu, tek adam devleti organize olamadı, sıkıntı burada.”

















