Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın aileleriyle ve binlerce vatandaşla iftarda bir araya geldi. İmamoğlu’nun annesi Hava İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, oğlu Semih İmamoğlu, kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu ve Çalık’ın eşi Zehra Evin Çalık, her Kadir Gecesi’nde verilmek üzere planlanan 10. Geleneksel Beylikdüzü İftarı’na katılan vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Mustafa Demir Hoca, özgürlükleri elinden alınmış her iki başkanı da “Bizler, başkanlarımıza güveniyoruz. Başkanlarımızın masum olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla hem Ekrem Başkanımızın hem Çalık Başkanımızın hem de diğer başkanlarımızın tez zamanda aramıza katılmasını, Beylikdüzü’müze, İstanbul’umuza, hatta ülkemize ve insanlara nice güzel hizmetler üretmelerini müesser eyle Yarabbim” dausıyla andı.
ÇALIK, YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE KONUŞTU: “BİZİM BAŞIMIZ DİK, ALNIMIZ AKTIR. SİZDEN DE TEK RİCAM, BAŞINIZI DİMDİK TUTMANIZDIR”
İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı iftar organizasyonunda, Çalık’ın yapay zeka desteğiyle hazırlanmış görüntüsü ve konuşması, iftarın ardından vatandaşlarla paylaşıldı. Çalık, yapay zeka desteğiyle yaptığı konuşmasında, özetle, “Tam 10 yıl önce bu sofra, Beylikdüzü’nde, Ekrem İmamoğlu Başkanımızın öncülüğünde kuruldu. Bu sofra, her geçen yıl bereketiyle büyüdü, on binlere ulaştı. Bugün maruz kaldığımız haksızlıktan ötürü, bu anlamlı sofrada, fiziken sizlerle olamıyoruz. Lakin bu akşam; kardeşliğin, vicdanın ve adaletin sofrasında kalbim de dualarım da sizlerledir. Desteğinizi ve sevginizi kalbimde hissediyorum. Beylikdüzü’nde yaşayan 415 bin insan, bu mübarek gecede Allah şahidim olsun ki; ne ailemin, ne yol arkadaşlarımın, ne de Beylikdüzü’ndeki tek bir vatandaşımızın başını öne eğecek tek bir sürecin içinde olmadım. Bizim başımız dik, alnımız aktır. Sizden de tek ricam, karamsarlığa kapılmadan, başınızı dimdik tutmanızdır” ifadelerini kullandı.
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL NİSA SURESİ 58’İNCİ AYETİ HATIRLATTI
İmamoğlu tarafından başlatılan, Çalık döneminde de devam ettirilen büyük iftar buluşmasında olmaktan dolayı hem mutluluk hem de burukluk duyduğunu belirten Özel, “Bu mübarek günlerde demokrasiye darbe vurup, halkın seçilmiş başkanlarını, değerli bürokratlarını kendilerince içeri tıkanlar, yollarından çekenler, kendilerine rakip olmaya engel olacağını düşünenler; bizlerden, sizlerden seçtiklerimizi ve sevdiklerimizi kopardılar. Onları bugün fiziken buradan alıp, Silivri’ye koyabilirler. Ancak her ikisinin de sevgisini ne ailesinden ne Beylikdüzü’nden ne de İstanbul’dan koparamazlar. Nisa Suresi 58’inci ayet; ‘Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor.’ Herhalde bu mübarek gecede, bu yaşadığımız son bir haftanın sonunda bu ayeti okuyup da bugün içinde bulunduğumuz durumun, bizler açısından ne kadar temiz, duyguların ne kadar halis, karşımızdaki yapının da ne kadar habis olduğunu bundan daha iyi idrak etmek mümkün olmazdı” dedi.
“İMAMOĞLU VE ÇALIK’I ÖZLEMLE, SEVGİYLE KUCAKLIYORUZ”
İstanbul ve Beylikdüzü’nün emanetlerinin ehil ellerde olduğuna vurgu yapan Özel, “Ancak onlara adaletle muamele edilmedi. Haksızlıkla, hukuksuzlukla, ailelerinden ayrı, milletlerinden ayrı, görevlerinden ayrı, sevdiklerinden ayrı düşürüldüler. Buradan Beylikdüzü’nün evladı ve Beylikdüzü’ne hizmeti bir aşk, bir ibadet gibi yapan Mehmet Murat Çalık Başkanımızı biraz önce kendi sesinden dinledik. Bir kez daha özlemle ve kendisini minnetle selamlıyoruz. Diğer yandan dünya siyaset tarihine geçecek biçimde, Türkiye siyaset tarihinin gelmiş geçmiş en büyük eylemliliğiyle, pazar günü 15 milyon 500 bin yurttaşımızın, zorunlu olmadan, resmi olmadan çağrıldıkları sandıklara giderek dayanışma gösterdikleri, imza attıkları, oy pusulalarıyla ilan ettikleri cumhurbaşkanı adayımız, sevgili evladınız, kardeşiniz, komşunuz Ekrem İmamoğlu’nu özlemle, sevgiyle kucaklıyoruz” diye konuştu.
İMAMOĞLU’NUN KADİR GECESİ MESAJINI OKUDU: “TUTUKLU GENÇLERİMİZİN DERHAL SERBEST BIRAKILMASI İÇİN DUA EDİYORUM”
Özel, dün Silivri’de yaptığı görüşmede İmamoğlu’na iftara katılacağını söylediğini kaydederek, Silivri’den şu mesajı iletti:
“Bu akşam Murat Çalık Başkanımın ailesiyle, Zehra Hanım’la, annesiyle, babasıyla, Dilek Hanım’la, Hasan Amca’yla, Ekrem Başkanımızın biricik anacığıyla Beylikdüzü’nde iftar yapmayı düşündüğümü söylediğimde, o bildiğiniz Ekrem Başkan, iki eliyle elimi tuttu masanın öbür tarafından. Gözlerimin içine baktı. Gözünün içindeki ışığı, sevgiyi, benim gözümden size ilettiğini hissettim. Burada olacağımı duyup, elimi tutup, gözümden size bakınca, gözünüzün içine baka baka şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan ayının dua ve ibadetlerinizle hayırlara vesile olmasını dileyeceğim. Kadir Gecesi’ndeyiz. Bu mübarek gecede milletimizin evlatları için dua ediyorum. Bereketimiz, huzurumuz, başarılarımız, kardeşliğimiz, geleceğimiz, çocuklarımız, gençlerimiz için dua ediyorum. Barış ve çok güzel bir yaşam için dua ediyorum. Tutuklu gençlerimizin derhal serbest bırakılması için dua ediyorum. Yüce Allah’ım milletimizi ve devletimizi adaletsiz, vicdansız ve kötü yöneticilerden korusun. Hepinizin Kadir Gecesi mübarek olsun.’ Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı adayı.’”
“SUÇÜSTÜ YAKALANINCA SIKIŞTILAR”
2019 yerel seçimlerinin İstanbul ayağının sloganı haline gelen “Her şey çok güzel olacak” sözlerinin sahibi Berkay gezgin’in de Saraçhane’deki demokrasi buluşmaları sırasında gözaltına alınıp, tutuklandığını hatırlatan Özel, “Bugün Silivri zindanlarında Ekrem İmamoğlu’yla ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen, gelecek umudumuzun adı Berkay’ı aynı zindana koyanlar, Türkiye’nin önünü tıkayanlardır. Ama bunu başaramayacaklar” dedi. “Hem Ekrem Başkan hem içeride haksız tutulan çok sayıda kişi için kritik bir evredeyiz” diyen Özel, şunları söyledi:
“Öyle bir hukuksuzluk var ki; İmamoğlu‘na karşı darbe ve kumpas soruşturması savcısı çaresiz bir yere sıkıştı. Algıyı çok yükseltmişti. MASAK raporundan bahsetti. Bomboş. Altına imza atacak kimseyi bulamayıp uzman yardımcısına imzalattırdıkları, onun da sorumluluk almayan cümleler kurduğu, hiçbir şeyi ispatlamayan, bütün hareketleri Ekrem Başkan’ın, Murat Başkan’ın, Resul Emrah Şahan’ın ve diğer arkadaşlarımızın avukatları tarafından izah edildiği… Örneğin; ‘Bu para nedir?’ ‘Budur’ denilince, ‘Pardon’ deyip, ikna oldukları… MASAK raporunun boşaldığı, kanıtların olmadığı, eldeki tek şeyin birbiriyle çelişkili ifadelerle dolu gizli tanık ifadeleri olduğu, onların da yaptıkları iftiraların, örneğin Ekrem Başkan’la hiç ilgisi olmayıp, Recep Tayyip Erdoğan’a en yakın firma için bile eline verilen listede olduğu için, iftiralara suçüstü yakalanınca sıkıştılar. Şimdi ne yapıyorlar? Bütün Türkiye’ye, bütün televizyon kanallarına, namuslu bütün gazetecilere, AK Parti’de, MHP’de siyaset yapıyor olsun, vicdanında şu kadar bir merhamet kalmış olan herkese, Türkiye’deki herkesin vicdanına şikayet ederiz ki; suç yok, elde delil yok, çaresizlik büyük.”
“YENİ YALANCI TANIKLAR ARAYIP, 3-4 YAŞINDA EVLADI OLAN KADIN TUTUKLULARI KORKUTARAK ZORLUYORLAR”
Savcılığını söz konusu rezaleti örtbas etmek ve dosyanın içini doldurabilmek için, hedef aldıkları insanları korkutarak yalancı tanıklar üretme peşinde olduğu bilgisinin kendilerine geldiğinin altını çizen Özel, “’İtiraf etmezsen, yalancı tanıklıktan seni içeriye atarım’ diye sahte, korkutan ve yalan ifadeye zorlayan çabalar var. Diğer taraftan cezaevinde tutuklu kadınları, SEGBİS bağlantısı ile arayıp, ‘Bana anlatacağın bir şey varsa, bu son şansın. Yoksa bir daha seni dinlemem. Çocuklarının yüzünü yıllarca, belki 10 sene göremezsin’ deyip, 3-4 yaşında evladı olan kadın tutukluları zorluyor. Ardından da yanına birini yolluyor, ‘Savcı kızdı ama sen onun dediği gibi bir şeyler söylersen, hazır olursan yine söyleriz. Seni dinler. Buradan çıkar yarın gidersin’ dedirtilmektedir. Şimdi Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Turpun büyüğü’ dedin, çıka çıka koca bir yalan çıktı. ‘Ailelerinin yüzüne bakamayacaksın’ dedin, aileler burada. Birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Bütün Beylikdüzü’nün yüzüne bakıyorlar. Ancak senin savcının insan içine çıkacak hali kalmadı” şeklinde konuştu.
“TURPUN BÜYÜĞÜNÜ BÖYLE Mİ ARIYORSUNUZ?”
“Şimdi yeni turplardan bahsediyorsunuz” diyen Özel, “Turpun büyüğünü böyle mi arıyorsunuz? Turp bulmak için tehdit etmek, iftira atmak, şantaj yapıp, ‘Yalan söylerse’ diye iş birliği teklif ederek, adalet kazanılmaz. Mübarek Ramazan’da, mübarek Kadir Gecesi’nde bir kez daha inanan, vicdanında inanç olan, insaf olan herkese sesleniyoruz: Ayıp ettiler, yazık ettiler. Siyasi bir hırsla dünya kadar genç insanın, Ekrem Başkanımızın ve çevresindeki ekibinin geleceğini perişan etmeye çalışıyorlar. Ama onlar ne bir kelime eksik konuşuyor ne bu iftiraları birbirine atıyor ne birbirinin hakkında bilmediği bir şeyi söylüyor. Hakikatten sapmıyorlar. Gerçeğe sarılıyorlar. Allah’a, kendilerine inanıyorlar. Biz de onların namuslarına, namusumuz kadar kefiliz. Bugün bu şartlar altında bir grup toplantısına çıkıp dünya kadar yalanı tekrar etti Erdoğan. Döndü, döndü, aynı yalanları söyledi. Bu yalanları ispat edecek tek bir kanıtları yok. Ama bir yandan da arkasında biz durduğumuz için, siz durduğunuz için, komşuları, hemşerileri durduğu için, İstanbul’da bir hafta boyunca, yedi gece boyunca Saraçhane’de milyonlar, Türkiye’de on milyonlar, 23 Mart günü meydanda, demokrasi meydanında 15 milyon kişi olduğu için artık bu birlikteliğe dayanamıyorlar” ifadelerini kullandı.
“SAVAŞTA BİLE ÖLÜM ÜZERİNDEN SÖYLEM OLMAZ”
Gezi olayları sırasında söylenen “Dolmabahçe Camii’nde bira içtiler” yalanının bir benzerinin 7 gün süren Saraçhane demokrasi buluşmalarında da yaşandığını belirten Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün tuttu, oraya gidenlerin Mimar Sinan’ın ilk dönem eseri, Şehzadebaşı Camii’nde mezarlıkları, mezar taşlarını tahrip ettiği yalanını attılar. Eskiden olduğu gibi cami yalanlarına kadar çaresiz kaldı, kendini savunmak için. Hemen gittik, gördük ki iki taş yıkılmış, Vali Bey ertesi sabah gelmeden kaldırılmış. Ekrem Başkan, oradaki hazireyi, ‘Bırakın en iyi hale getireyim’ diye dört senedir de yalvarıyormuş. Hem imzayı vermemişler hem de ‘Oradaki taşları eylemciler kırıyor’ yalanıyla algı yapmaya çalışıyorlar. Bana da dedi ki, ‘Özgür Efendi senin de yakında mezarın kazılır, kim kazar, kim kapar orası belli olmaz.’ Bunu yapmayıp, mafya gibi mermi de yollayabilirdi ya da başka tehditlerde de olabilirdi. Bu lafın yüzde 1’i Erdoğan’a söylense, yeri yerinden oynatacaklar. Demiyorlar ki; siyasette mezarın yeri ne, siyasette ölümün yeri ne? Savaşta bile, savaş durdurulur, taraflar gider, cenazelerini alır, inancına göre defnolunur. Dönülür savaşa tekrar koyulur. Savaşta bile ceset üzerinden, naaş üzerinden, mübarek cenazeler üzerinden, kabir, mezar üzerinden siyaset, söylem olmaz. Savaşta dahi her şey olur, mezarlara dokunulmaz.”
“DUY ERDOĞAN; MİLLET BU, HALK BU, MİLLET AYAKTA, BAŞKANLARININ YANINDA”
“Böyle bir anlayışa rağmen, böyle bir gözü dönmüşlük karşısında bize, hepimize birbirine sarılmak, omuz omuza durmak, bu kötülükten asla ve asla korkmamak gelir. Biz sarayların, hanların, anıtların değil, gırtlağından haram lokma geçmemiş dürüst insanların ve bundan sonra da ömrünün sonuna kadar böyle yaşayacak, mütevazi mezarlarda yatacak ama evlatlarına onuru ve şerefi miras bırakacak insanlarız. Ekrem İmamoğlu’nun vekaleti, Murat Çalık’ın vekaleti, belediye meclislerimizden seçtiğimiz iki değerli kardeşimizdedir. Emanet onlar adına, hem onlara hem hepimizedir. Aileleri, evlatları elbette hepimize emanettir. Ama her ikisinden aldığımız emanet; direnç, mücadele, onları unutmama, en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşturma mücadelesidir. Buradan mübarek Kadir Gecenizi kutlarken, iki yiğit evladınıza, hemşerinize, o iki güzel insana, Murat Çalık‘a ve Ekrem İmamoğlu’na en kuvvetli destekleri iletmenizi, yürekten alkışlarınızı ta Silivri’ye kadar duyurmanızı bekliyorum. İkisi de onurumuzdur. Onurumuza sahip çıkıyoruz, irademize sahip çıkıyoruz. Duy Erdoğan; millet bu, halk bu. Millet ayakta, başkanlarının yanında.”
Kaynak: ANKA

















