CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin hükümet programına ve seçim vaatlerine çalıştığını, bu çalışmaların bir kısmını ise 2 Mart’ta duyuracaklarını belirterek, “2 Mart’ta 350 kişilik kadroyu, bir fotoğrafı Türkiye’nin önüne koyacağız. Öne çıkan 20 vaadimizi, bu ülkenin sorunlarına kalıcı çözümleri nasıl üreteceğimizi anlatan bir sunumla Türkiye’nin karşısına çıkacağız. 2 Mart’ta 20 vaat için bir start, bir başlangıç olacak” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes Gazetesi’ni ziyaret ederek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekrem İmamoğlu ile yapılan görüşmelere izin verilmemesi konusunda konuşan Özel, şunları kaydetti:
“Ekrem Başkan’la, hemen her hafta görüşüyoruz. Bu hafta görüşemedik, benim başvurum yoktu. Ancak başvuru yapanlara da izin çıkmamış. Bir bakacağız, görev değişikliği, şu bu… Bu işin 2-3 gün mazereti olur. Ama Ekrem Başkan’la görüşmeye izin vermiyorlarsa, tepelerine bineriz tabii, yapacak bir şey yok. O izni verecek, vermeme gibi bir durumu yok. Hatırlarsınız Ahmet Özer’e de 20 gün izin çıkmadı, sonra biz sertleşince izni vermeye başladılar. Çok erken tepki göstermek istemiyoruz, kötü niyet varsa gereğini yapacağız.”
TAKLİT EDİLMESİNİ İSTEMEDİKLERİMİZİ SEÇİM DÖNEMİNDE ANLATACAĞIZ
Partisinin seçim vaatlerine dair çalışmalar hakkında bilgi veren Özel, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) açtık. Parti okulunu parti bünyesine aldık. Bir yerde büyük direniş veriyoruz, bir yandan da petekteki arılar gibi parti programına, hükümet programına ve seçim vaatlerine çalışan 130 kişi Çevre Sokak’ta çalışıyor. Ben 15 günde bir CAO’ya başkanlık ediyorum. Bunu ilk kez burada açıklıyorum. 2 Mart’ta 350 kişilik kadroyu, bir fotoğrafı Türkiye’nin önüne koyacağız. Öne çıkan 20 vaadimizi, bu ülkenin sorunlarına kalıcı çözümleri nasıl üreteceğimizi anlatan bir sunumla Türkiye’nin karşısına çıkacağız. 2 Mart’ta 20 vaat için bir start, bir başlangıç olacak. Temel vatandaşlık geliri de olacak sürpriz şeyler de olacak. Taklit edilmesini istemediklerimizi seçim döneminde anlatacağız. Okulda mutlaka 3 kap sıcak yemek vaadini, bütün herkesin duyması gerekir. 9 Mart’ta da Ekrem İmamoğlu iddianamenin karşısına dikilecek. Dünya siyaset tarihinin en büyük seçim kampanyasındayız. 338’inci gündeyiz. ‘Gerekirse 1000 günlük kampanya yaparız’ demiştik. Daha üçte biri bitti, üçte ikisi duruyor. Geçen sürenin iki katı geçtiğinde, AK Parti’den kurtulmuş olacağız. 14 Aralık 2027 tarihinde ya iktidarda ya da iktidara yürüyüşümüzün bininci gününde olacağım.”
Özel, yeni Anayasa tartışmalarına ilişkin, “Bu iktidarla bir anayasa yapmaya niyetimiz yok. Ama anayasa değişikliği diye neyi getirecekler, gerçek niyetleri ne bunları görmek lazım. Bizi dışarıda bırakacağı bir sürece liderlik etmesini kabul etmem” dedi.
O FATURAYI ERDOĞAN’A ÖDETMEDEN, YENİ ADAY ÇIKARMAK DOĞRU DEĞİL
Partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının devam ettiğini belirten Özel, şunları kaydetti:
“Ekrem İmamoğlu’nun hapiste olması ve aday olamaması bir maliyettir. Rakibinden korkan korkağa, maliyettir. Bu maliyeti ortadan kaldırmamak lazım. Benim ‘A, B, C, Z planım İmamoğlu’ dememin sebebi bu. İçeride de olsa adayımız Ekrem Başkandır, yeter ki diploması dönsün. Önce bunu yaptırmadığını görelim. Anadolu seçmeninin, rakibinden korkana keseceği faturayı görelim.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi iptal edilince, Fatih’te rutin esnaf ziyareti yaptım. Bir dükkâna girdim. İçerdeki çember sakallı amca gülümsedi. Tam konuya gireceğim ‘bu yenisi, bu da eskisi’ diyerek eşit kollu terazileri gösterdi bu hacı amca. ‘Burada 40 sene bulgur tarttım, fasulye tarttım. Dengeye geldi mi bir avuç daha atarım, müşteriye hak geçmesin diye. Ben 30 senedir Tayyip Bey’e oy veriyorum. Kimi derse ona vermeye devam edeceğim. Ama bu seferlik Ekrem’e vereceğim. Çünkü hak geçti oğlum. Ben kul hakkı yemem’ dedi. Tekrar eden seçimde 13 bin farkı 806 bine çıkaran şey Anadolu irfanı denilen şey. Bir görsün hacı amca İmamoğlu’nun aday olmamasını, bakalım faturayı nasıl kesecek. Ekrem başkanın aday olamamasının faturasını Erdoğan’a ödetmeden yeni bir aday çıkartmak doğru değil.”
KAYNAK: ANKA

















