Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 101’incisi Kuşadası’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, kalabalığın Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kastederek, "Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım" sloganı atması üzerine, "Özlem sokağa çıkabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın'da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 29 Mart 2026 - 15:02:54
Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2026 - 15:37:36
Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 101’incisi Kuşadası’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, kalabalığın Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kastederek, “Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım” sloganı atması üzerine, “Özlem sokağa çıkabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın’da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan” dedi.

CHP’nin 101’inci “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi, bugün Aydın’ın Kuşadası ilçesinde İsmail Cem Meydanı’nda düzenlendi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in 13 Mart’ta gözaltına alınıp 17 Mart’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmesinin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşadası’na gelerek vatandaşlara hitap etti. Özel, şunları kaydetti:

“Yiğit efelerin diyarına, korkunun değil cesaretin adasına, haksızlığa karşı diz vuran ama diz çökmeyenlerin yurduna, canım Aydın’a, cennet Kuşadası’na merhaba. Bugün buraya 19 Mart darbesinin bu adaya nasıl gelmeye çalıştığını, darbecilerin adaya çıkarma yapmaya çalıştığını ve bu adanın cesur, kararlı, seçme hakkına sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, milli irade hırsızlarına, siyasi kapkaççılara meydan okuyan cesaretine saygı duyarak bu adanın vicdanına sığınmaya geldik. Buradan sesleniyorum: Ey Erdoğan darbeciler sokaklardan korkar. Diktatörler  meydanlardan korkar. Ama bu meydan korkuyu evde bırakanların, bu meydan cesareti kuşananların meydanıdır. Bu meydanları dolduran ben değilim, senin zulmün. Bu milleti ayağa kaldıran ben değilim, senin yaptığın haksızlıklar. Ve bu kumpaslarla bu ülkenin iradesine sen çökmeye çalıştıkça millet ayaktadır, Kuşadası ayaktadır, Aydın ayaktadır, Türkiye ayaktadır.

“Kuşadası teslim olmaz. Efeler diz vurur ama diz çökmez”

Bugün Kuşadası’nın üzerinde kara bulutlar geziyor. Darbeciler Kuşadası’nı kuşatmaya çalışıyor. Kuşadası’nın güneşi, Çağlayan’daki Ak Toroslar çetesince, Adalet Bakanlığı’ndaki AK Parti Yargı Kolları Başkanınca hapsedilemez, kuşatılamaz. Kuşadası teslim olmaz. Efeler diz vurur ama diz çökmez. Bu meydan çok anlamlı, çok önemli bir meydan. Biz dün Çanakkale’de, geçilmez Çanakkale’de, emperyalistlerin baskınına karşı teslim olmayan, geçilmeyen Çanakkale’de 100’üncü mitingimizi yaptık. Ve soruyorlardı, ‘Mitingler ne olacak? Ara verecek misiniz? Duracak mısınız? Geri çekilecek misiniz’ diye. İşte 101’inci miting. 100’ün ertesi gününde, aynı kararlılıkla, aynı cesaretle Aydın’da millet ayaktadır. Sizi seçtiğinize sahip çıktığınız için ve bugün bu yağmurun altında aynen dün Çanakkale’de olduğu gibi, ‘Bu yağmurda mitinge gidilmez’ diyenlere; ‘Biz mitinge değil direnmeye gidiyoruz, eyleme gidiyoruz, mücadeleye gidiyoruz’ diyenlere selam olsun, helal olsun.

“Ömer Günel Kuşadası’nın gönlünde olan her şeyi, tüm kısıtlı imkanlara rağmen yapmaya çalıştı”

Bu meydana damgasını vuran seçtiğine sahip çıkma, Ömer’ine sahip çıkma, evladına sahip çıkma iradesidir. Kuşadası’nda sekiz kez belediye başkanı seçtirdik çok partili dönemde. Dördü üst üste aralıksızdır. Ömer Başkan ile iki dönemdir oyumuzu arttırarak ilkinde ittifakla, sonuncusunda ittifaksız ama tüm adayla ittifak yaparak, kimseyi dışlamadan, bütün adayı kucaklayarak ve sosyal demokratlarla muhafazakar demokratı, milliyetçi demokratı, Kürt demokratı, liberal demokratı bir araya getirerek ve elbette ve elbette bu ülkesini seven, bayrağını seven, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile derdi olmayan herkesle kol kola girerek başardık bunu. İşte ‘Yalnız değildir’ diye bağırdığınız Ömer Günel kardeşiniz, evladınız bu ilçede uzun süredir beklenen hizmetleri yılmadan, yorulmadan arı gibi çalışarak örgütümüzle uyum halinde, grubumuzla uyum halinde Kuşadası’nın gönlünde olan her şeyi, tüm kısıtlı imkanlara rağmen yapmaya çalıştı.

“Yaptığı hizmetleri saya saya bitiremediğimiz kardeşiniz Ömer Günel’i alnından öpüyoruz”

Önümde Ömer Günel’in karnesi var. 830 milyonluk yatırımla 70 stadyumluk yeşil alanı Kuşadası’na kazandıran Ömer Günel’dir. Çocuklara ücretsiz süt dağıtan, öğrencilerin beslenme çantalarını hazırlayan, ihtiyaç sahiplerine nakdi yardım yapan, bu şehre gelen üniversite öğrencilerine her akşam 300 üniversite öğrencisine ücretsiz akşam yemeği veren Ömer Günel’dir. Anne-baba-çocuk eviyle, taziye eviyle, kütüphanesiyle, kitap kafesiyle, kültür merkeziyle, istasyon dijital eğitim merkeziyle Kuşadası’nda yaptığı hizmetleri ‘Ya bu bir ilçe belediyesi mi, yoksa bir büyükşehir belediyesi mi’ dedirten Ömer Günel’dir. Adabahçe, Halk Market, konukevi, üç müze, sergi alanları, çocuk ve kadın dayanışma merkezleri, Davutlar İkinci Bahar merkezi ve gençlik merkezi, tenis kulübü, kıyafet eviyle özgün projeleri hayata geçiren, çalışkan ve genç siyasetçi sizin evladınız Ömer Günel’dir. Sokak hayvanlarına rehabilitasyon ve bakım desteğiyle, mama üretim tesisinde yaptığı 154 tonluk üretimle hayvanseverlerin örnek gösterdiği ilçe belediye başkanı, Kuşadası Başkanı Ömer Günel’dir. Adalı Kart’ın sağladığı indirimlerle, Ada Mobil’in hayatı kolaylaştıran hizmetleriyle, bizzat açılışını yaptığım Otizm Yaşam ve Destek Merkeziyle yaptığı hizmetleri saya saya bitiremediğimiz sizin kardeşiniz, evladı Ömer Başkan’a, kıymetli eşinin ve oğluna adını verecek kadar sevdiği adanın Ada evladının huzurunda Ömer Günel’i alnından öpüyoruz.

“Ege’de belediyesiz kalan AK Parti, milletin iradesine saygı duymak yerine milli irade hırsızlığına soyundu”

Ömer Başkan şimdi Silivri’desin. 12 metrelik bir hücredesin. Gözün burada, kulağım burada. Burada bir tarafta Kuşadası’nın, Aydın’ın hizmetini, Aydın’ın oyunu alıp kaçanlar; bir tarafta sağanak yağmurun altında, pazar günü bu meydanı doldurup ‘Ömer Günel yalnız değildir. Ömer Günel onurumuzdur’ diyen binlerce hemşehrin var. Sen milletin gönlündesin. Biliyorsunuz geçtiğimiz ağustos ayında Aydın büyük bir travma yaşadı. Malum Ege’deki bütün iller CHPtarafından alınmıştı. Yani Balıkesir’den Manisa’ya, Muğla’dan Denizli’ye, Afyon, Kütahya, Uşak tüm iller CHP tarafından Alınmıştı. Artık Ege’den deport edilenler, ‘Artık sizi Ege’de istemiyoruz. Talanınızı istemiyoruz. Yalanınızı istemiyoruz. Yaptığınız, buraya dayattığınız, bu rant düzenini istemiyoruz’ diyenler AK Parti’yi Ege’de belediyesiz bırakmışlardı. Buna milletin bu tercihine saygı duymak, bir sonraki seçime hazırlanmak, hatayı, kusuru kendinde aramak yerine; birileri siyasi bir yan kesiciliğe, milli irade hırsızlığına soyundular ve Aydın’ın iradesini çalmaya kalktılar.

“Ömer Günel’e yapılan operasyon ‘topuklayan efe’nin transferinin bedelidir”

Dünya kadar arkadaşımız iftiralara direnirken, dünya kadar arkadaşımız onurunu, haysiyetini koruyup zindanlara katlanırken Aydın’ın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın önüne bazı dekontlar koydular. Allah muhafaza, o dekontu zaten bilsek, o yolsuzluğu bilsek, o faturaların o üçkağıtçılara ödetildiğini bilsek onu partide zaten kendimiz tutmazdık. Ama ona şunu dediler: ‘Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın.’ O da dedi ki ‘Evet, ben Aydın’ın iradesini satarım, çalarım ama bir de şirketimiz var, onun da kurtarılmasını isterim.’ İşte Ömer Günel’e yapılan operasyon Aydın’ın iradesinin AK Parti’ye satılmasının eski adı ‘Topuklu Efe’ olan ‘topuklayan efe’nin transferinin bedellerinden biridir. Bu transferle Aziz İhsan Aktaş’ın, Özlem Çerçioğlu ile kurduğu kirli ilişkinin temizlenmesi, hakkında yürüyen operasyonların bir kenara getirilip takipsizlik verilmesi, beraat verilmesi vaatlerin biridir. Bir diğeri eşinin, batan aile şirketinin kurtarılmasıdır. Üçüncü taksit de kendisinin bu ihanete itiraz eden, direnen, sizin iradenizi savunan Ömer Günel’e iftira atılmasıdır.

“Ömer Günel’e iftira atanı dinleyecek bir Başsavcılık Aydın’da yoktur”

Eğri oturup doğru konuşalım: Ömer Günel’e yöneltilen iftiralar ortada. Bunları alıp da Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı’na götürsen dönüp de bakmaz. Niye? Daha önce beş kere müfettişlerin geldiği, didik didik inceledikleri, dikilen bitkilerin, çiçeklerin tek tek sayıldığı, hata arandığı, kusur bulunamadığı bir dosya ortadadır. Ömer Günel’e ‘Öyle duydum, böyle duydum ama kanıtım yok’ diye iftira atanı dinleyecek bir Başsavcılık Kuşadası’nda yoktur, Aydın’da yoktur. İşte bu yüzden o milli irade hırsızı, 14 Ağustos günü gidip AK Parti’ye katıldıktan sonra, 10 Eylül günü Kuşadası’ndan bir meczup, bir yalancı, elinde kanıtı olmayan bir iftiracı İstanbul’a götürülmüş, Ak Toroslar Çetesi’ne ifade verdirilmiş ve Ömer Günel’in tutuklanmasına ancak ‘evet’ diyebilecek tek savcı, tek hakim İstanbul’da bulunduğu için ‘Ömer Günel burada yolsuzluk yapıyor. Parayı da Ekrem İmamoğlu’na aktarıyor’ yalanı atılmıştır.

“Çok mu güveniyorsun Özlem’e? Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin”

Olay iddiaya göre 2025 yılında yaşanmıştır. Oysa o tarihte Ekrem İmamoğlu Silivri Cezaevi’ndedir. Bütün arkadaşlarımız Silivri Cezaevi’ndedir. Cezaevinde olan birine para aktarmak gibi bir suç gerçekten kopuk olduğu gibi; ahlaktan uzak, vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır. Buradan bir kez daha söylüyoruz, 100 mitingde söyledik, 101’incide söylüyoruz: Biz insanların arasındayız, milletin yüzüne bakıyoruz. Kuşadası’nın gözünün içine baka baka söylüyorum ki Ömer Günel masumdur. Ekrem İmamoğlu masumdur. Gençler burada şöyle bağırıyorlar, o topuklayana diyorlar ki ‘Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım.’ Özlem sokağa çıkabiliyor mu? Aranıza gelebiliyor mu? Hatır sorabiliyor mu? Yüzünüze bakabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Ben Aydın’da yaptığımız o muhteşem mitingde sana bir çağrıda bulunmuştum. Şimdi o günden bugüne sustun, kulağının üstüne yattın. Şimdi bir kez daha tekrar ediyorum: Özlem Çerçioğlu bu partinin, bu şehrin AK Parti’ye verilmeyen, CHP’ye ve demokratların ittifakına verilen oyları aldı ve senin partine katıldı. Şimdi Aydın’ı, Aydınlılar, ‘CHP yönetsin’ dedi. Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın’da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan.

“Son ankette ‘Özlemli AKP’nin oyu yüzde 18,6’dır”

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Kuşadası’ndayım, Aydın’dayım. CHP’nin Genel Başkanı olarak sana meydan okuyorum. Milli irade hırsızlığına meydan okuyorum. Aydın’daki on binlerin, yüz binlerin beklentisini söylüyorum. Patron millettir. Sandığı milletin önüne getir. Kararı millet versin. Özlem Çerçioğlu’nu ampulün altına ismini, resmini koyup karşımıza çıkmaya cesaret edebilir mi? Edemez. O da görüyor. Son ankette ‘Özlemli AKP’ yüzde 18,6’dır oyu. Bakın, 18,6. Er ya da geç; zaten genel seçime kadar kaçarsa genel seçimde ama sandık Aydın’ın önüne gelince o Özlem’i de milli irade hırsızlarının hepsini de Aydın böyle ezecek.”

Özel, şunları kaydetti:

“Bu millet eğer sandığına el uzatılırsa, darbeye kalkışılırsa asla ve asla sessiz kalmaz”

“Buradan Aydın’ın bütün demokratlarına sesleniyorum. Biz CHP olarak bu süreçte tek başına bir partiyi değil, bir partinin adaylarını değil, bir sistemi, bir rejimi savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusundan emanet Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığı savunuyor. Sandık olur, patron millettir. ‘Gel’ dediği gelir, ‘Git’ dediği gider. Ama bu millet eğer sandığına el uzatılırsa, darbeye kalkışılırsa asla o darbeyi yapanlara sessiz kalmaz. Ne 1960, ne 12 Mart, ne 1980 darbesi, ne 15 Temmuz darbesi, darbeyi yapanlara bir şey kazandırmamış, darbeyi yapanları savunan kimse kalmamış, o darbenin mağdurları eninde sonunda bu millet tarafından tekrar baş tacı edilmiştir. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Sen bu ülkede Başbakanlık yaptın, Cumhurbaşkanlığı yaptın. Tarihe başarıları olan, seçimler kazanmış bir Başbakan bir Cumhurbaşkanı olarak geçebilirdin. Yeniden aday olup yenilsen de şerefti. Aday olmayıp çekilsen de. Ancak sen bunun yerine cunta başkanı olmayı, darbe yapmayı, bir darbenin başına geçmeyi tercih ettin. Tarih boyunca bu yaptığın utançla yaşayacaksın, böyle anılacaksın.

“FETÖ kumpasçılığına, bu belaltı siyasetine de teslim olmayacağız”

Belediyelerimize yapılan siyasi operasyonlar, bunların İstanbul merkezli yönetilmesi, İstanbul’da oluşturulan ve bütün amacı CHP’yi yıpratmak olan bir organizasyon ortadadır. Adana’daki Zeydan Karalar’a da Adıyaman’daki Abdurrahman Tutdere’ye de Kuşadası’ndaki Ömer Günel’e de aynı eller uzanmıştır, amaç bellidir. Geçtiğimiz günlerde Uşak Belediyesi’ne de İstanbul tarafından mali konularında bir AVM’nin sorunları var, çözmek istiyor. Belediyeye ‘10 tane kamyon al.’ O da ‘10 almayayım üç alırım’ diyor. Gidiyor, şikayetçi olup ifade veriyor. Buna benzer mevzular ve bunun yanında yapılan bir gece yarısı baskını. O baskında polis tarafından elde edilen devlete emanet görüntüler ve saatler içinde iktidara yakın gazeteler, internet sitelerinden yapılan büyük bir rezillikle karşı karşıyayız. Ben, partim bu konuda üzerimize düşen neyse yapacağız. Ortaya çıkana sessiz kalmadık, susmadık, üstüne yatmadık. Ancak bir ülkenin iktidarı, iktidarı kaybetmemek için polisin elindeki devletin kamerasını paparazzi kamerasına çevirirse, o görüntüleri yandaş gazetelere, sitelere vermekten menfaat beklerse, bu FETÖ kumpasçılığından öğrenilmiş bir rezalettir. Bu milletin tüm verileri ve bilgileri devlete emanetken, bunu Ankara Emniyeti partimize, arkadaşlarımıza ‘Sakın bizden bilmeyin, özel İstanbul’dan gelmişler, haberimiz olmadan yapmışlar’ demişken biz hangi kirli kumpasın, hangi kirli planın neye hizmet ettiğinin farkındayız. Biz üzerimize düşeni yapacağız ancak bu FETÖ kumpasçılığına, bu rezalete, bu belaltı siyasetine de teslim olmayacağız.

“AK Parti lehine yazanlara, çizenlere: Adapazarı için 920 sayfa yazışma var hepiniz sustunuz”

Bir sözüm AK Parti lehine yazanlara, çizenlere: Bu işten AK Parti’ye siyasi menfaat çıkarmak için sözde etik kuralları hatırlatanlara şunu söylüyorum. AK Parti’nin Adapazarı Belediye Başkanı, üç haftadır aynı belediyede çalışan birisiyle olan ilişkisi üzerinden eleştirildi. Yazıldı, çizildi. Biriniz konuşmadınız. 920 sayfa yazışma var, hepiniz sustunuz. Ne zaman CHP dün Çanakkale mitinginde kendisi ile ilgili yarım günlük meseleye aldığı tutum, milletten takdir gördü. AK Parti bir kelime konuşmadan, Allah’ın kulu Tayyip Erdoğan’a sormadan, o çok kerli ferli gazeteciler bu konuda bir soru sormadan Adapazarı Belediye Başkanı kendi gördüğü lüzum üzerine partisinden istifa etti. Buradan, bu çifte standartçılara söylüyorum: ‘Ya hapse atıl, ya AK Parti’ye katıl. Eğer AK Parti’ysen her rezaletin üstünü örterim, CHP’liysen devletin polisini bu tip işlerde kullanır, bu işten siyaset çıkarmaya çalışırım.’ Millet böyle bir utanmazlığa asla ve asla sessiz kalmadı, kalmayacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin haklılığına, doğruluğuna ve tutumuna inanıyor musunuz? Bize güveniyor musun? Bu alçaklıktan hesap soracak mısınız?

“Erdoğan, Keçiören Belediye Başkanı’nı partine getirmenin peşindesin”

Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Hadi Aydın’ın iradesini ‘Ya partime katıl, ya hapse atıl’ diye çaldın. ‘Karşıma çık’ diyorum, çıkmıyorsun. İstanbul’dan yaptığın izlemelerle gece yarısı otel operasyonları videolarından siyaset bekliyorsun. Bak Tayyip Erdoğan, Keçiören’de seçilen bir tosuncuk vardı. Bunun için Osman Gökçek ve Turgut Altınok. Osman Gökçek dediğin partinin Ankara milletvekili. Turgut Altınok dediğin son Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayın. ‘Bunun için, yolsuzluklardan kurtulmak için partimize gelmek istiyorlar’ dedi. Portaş’la ilgili bu kişi hakkında dosya savcılık tarafından çoktan istendi. Bu kişi aynı şekilde topuklayan efede olduğu gibi senin partine gelmek ve yolsuzluklarından kurtulmak istedi. Sizi suçüstü yakaladık. Ankaragücü taraftarını toplayıp gruba getirip kendine tezahürat ettirsin diye hazırlarken, bizim partimizden belediye meclis üyelerine ‘AK Parti’ye geçiyoruz’ derken, dosyasının kapatılması vaadiyle ki, bizim bu konuda kendisine sorduğumuz sorular, aldığımız yanıtlar ortadayken sen bu kişiyi partine davet etmeye, partine katmaya, ona rozet takmaya tenezzül ettin. Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Erdoğan, Keçiören Belediye Başkanı’nı partine getirmenin, onu partiye katmanın peşindesin ve şunu söylüyorlar. ‘Bu hafta ortalık karışık, bu gürültü içerisinde alalım, katılalım, geçelim’ diyorlar.

“Türkiye’ye sahip çıkmak için, her türlü haksızlıklara direnmek için buraya geldiniz”

Buradan milletimize soruyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu yaptıklarına, Keçiören’e dosya göstermelerine, dosyasını İstanbul’a istemelerine, kendileri ‘Yolsuzluktan kurtulmak için kapımızda’ demelerine rağmen AK Parti’nin onu transfer çabalarına sessiz kalacak mısınız? Peki tüm bu yaşananlar varken bu Özlem Çerçioğlu’nun bugünlerde oyları CHP’lilerden alıp, seçilip parti değiştirdikten sonra, örneğin Çine’de, örneğin Koçarlı’da, daha önce yapılmış hizmet binalarını, daha önce yapılmış düğün salonlarını, belediyeden alıp kendisine oy veren Koçarlılı, Çineli vatandaşlarımızı cezalandırıp kendine oy vermeyen AK Partili belediyelere hizmet götürmesinin hesabını soracak mısınız? İşte demokrasi böyle bir şey. Mücadele böyle bir şey. Bir yanda kocasının şirketini kurtaranlar, bir yandan tehdide boyun eğenler, şantaja teslim olanlar… Bir yanda evladının, eşinin yüzüne bakamayacak hiçbir şeyi olmayan, Kuşadası’nın gönlünde olan Ömer’in adaletini bu ilçeye getiren 12 metrekarede aslan gibi direnenler… Şimdi buradan yağmur yağdı, dağılmadınız. Yağmur dindi, dağılmadınız. İradeniz için buraya geldiniz. Ömer Başkan’a sahip çıkmak için buraya geldiniz. Türkiye’ye sahip çıkmak için, her türlü haksızlıklara direnmek için. Emeklinin uğradığı haksızlığa isyan için, emekçinin açlığa, yoksulluğa itilmesine itiraz için. Gençlerin umutları için, Türkiye’nin yarınları için geldiniz.

“Ne Ömer’i veririz, ne Ekrem’i veririz. Gerekirse ölümü göze alırız”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak, bütün Türkiye’ye Kuşadası’ndan sesleniyorum. Kuşadası’nda Kanapiçe Koyu var. Yıl 1934. Bu koyda o zaman teknoloji bu kadar yüksek olmadığı için düşman ülkelerin ajan çıkarmasına engel olmak için, asker çıkarmasına engel olmak için koylarda nöbetçiler var. Kanapiçe Koyu’nda da Balıkesirli Er Musa var. Demişler ki ‘Bu koy sana emanet Musa. Gazi Mustafa Kemal memleketi kurtardı. Düşmanı denize döktü, bayrağı dikti. Bu bayrak sana emanet Musa. Bu koya yabancı gelirse parolayı sorarsın. Bilirse ne ala. Bilmezse uyarırsın, ikinciye uyarırsın, üçüncüye uyarırsın. Olmadı memleket sana emanet vazifeni yaparsın.’ İngiliz gemisi gelir Kanapiçe Koyu’na. Bir ajan askeri indireceklerdir. Musa parolayı sorar, bilmezler. İhtar eder, durmazlar. Havaya ateş eder, dinlemezler. Musa görevini yapar, bir İngiliz askeri hayatını kaybeder. İngiltere buna çıldırır. Çıldırır. ‘Nasıl olur? İngiliz askeri bir Türk eri tarafından vurulur.’ Türkiye’ye nota verirler. Talep: ‘Ya verin biz yargılayalım, ya idam edin. Bizim gözümüzün önünde o askeri idam edin ve İngiliz askerinin bedelini ödeyin’ derler. Gazi Mustafa Kemal Paşa bunu kabul etmez. ‘Görev yeri dahi değiştirilmeyecek. Musa’ya bir soru sorulmayacak. Verdiğimiz vazifeyi yapan Musa’nın arkasında durulacak.’ Bunun üzerine yedi İngiliz savaş gemisi Kanapiçe Koyu’na doğru harekete geçer. Türkiye’ye son notayı verirler. O nota karşılığı Atatürk’ün önüne gelince Atatürk bakar ve der ki ‘Balıkesirli Er Musa’yı bunlara vermektense Büyük Britanya Kralı ile savaşmayı göze alıyorum.’ İşte 101’inci eylemden bütün Türkiye’ye sesleniyoruz. Biz Mustafa Kemal’in kurduğu partide siyaset yapıyoruz. Allah nasip etti, onun emaneti koltukta bulunuyoruz. Soranlara söylüyorum. Ne Ömer’i, ne Ekrem’i… Kendi iktidarlarını sürdürmek için haksızca hedef alanlara şunu söylüyorum; ne Ömer’i veririz, ne Ekrem’i veririz. Gerekirse ölümü göze alırız. Sizin önünüzde eğilmeyiz.”

CHP Genel Başkanı Özel, gözün alamadığı, meydanın alamadığı, meydanlarda taşan bu kalabalıkların, Türkiye’nin yarınlarına umut olduğunu, ümit verdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bu meydan böyle oldukça, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde bir buçuk asgari ücret alıp şimdi 20 bin liraya mahkum edilen emekli, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde aldığı maaşıyla 8 çeyrek altın alıp şimdi bir buçuk çeyrek altına mahkum edilen emekli, 7 çeyrekten iki buçuk çeyreğe düşen asgari ücretli, 1 kilo buğday satıp 6 litre mazot olan, 1 kilo pamuk karşılığında iki buçuk litre mazot alabilen ve bugün zor durumda kalan çiftçiler, yine Türkiye’den ümidini kesip yurt dışında hayal kuran gençler bu meydanlardan umut bulmakta, bu meydanlarda dayanışmayla bu meydanlarda omuz omuza durmakta, Türkiye’nin yarınları için birbirlerine güç vermektedir.

“İşgalden kurtarılmış bu topraklarda Cumhuriyet kurulmuş, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmuştur”

Bu meydan, çağrıldığında koşup gelenlerin, mücadele edenlerin ve ayakta kalanların, ayakta duranların Türkiye’de yarın kendisi için bir iktidar kurulacağına inancın göstergesidir. Bu meydanlar yeteri kadar dolu olursa, bu mücadele sürerse, karda kaçmayan, soğukta üşümeyen, yağmurda dağılmayan, güneşin altında bayılmadan bu meydanı terk etmeyenler, Türkiye’nin 100 yıl sonra yeniden kurucu irade umududur. İşgalden kurtarılmış bu topraklarda Cumhuriyet kurulmuş, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmuştur.

Hepimizin kusurlarıyla 25 yıl süren bir iktidar, Cumhuriyet’in kolonlarına saldırmış, kolonlarını kesmeye çalışmıştır. Ama Cumhuriyet, onu sevenlerin ve onu kuran kadrolara minnet duyanların sayesinde dimdik ayaktadır.

“‘Ben zorlanıyorum, geçinemiyorum, bu iktidarı değiştiremiyorum’ geride kaldı”

Şimdi iş, seçim sandığına ulaşmaktır. Kimse umutsuz olmasın. ‘Ben zorlanıyorum, geçinemiyorum, bu iktidarı değiştiremiyorum’ geride kaldı. Anketlerde Türkiye’nin kurucu partisi şu anda Türkiye’nin birinci partisidir. Bütün süreçler, yaşanan her şey zulmün artışı, iktidarın gidiş paniğinden kaynaklanmaktadır.

Bütün meydanlar, rakamlar, sesler, anketler bir devrin kapandığını bir devrin açıldığını göstermektedir. Cumhuriyet kurulduğu günden beri önemli kırılma noktalarından birindedir, önemli bir kilometre taşındadır, önemli bir noktadadır. Öyle evde oturmak ya da şikayet etmek yerine kaderine el koyan, mücadele eden 10 milyonlardan birisiniz ve bu meydanların esas sahibi sizlersiniz. Bir devri kapatıp yeni bir devri açmaya hazır mısınız? Siz de bu inanç oldukça artık iktidar değişimi sadece sandığın gelişini bekleyen bir süreçten ibarettir. Er ya da geç o sandık gelecek, er ya da geç o seçim yapılacak, er ya da geç bir devir kapanacak, yeni bir devir açılacaktır. Size söz veriyorum, bakan evlatlarının devri bitmektedir, vatan evlatlarının devri başlayacaktır.”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Sonraki İçerik

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

İlgili İçerik

Özgür Özel: “Emekliden ve emekçiden yana bir iktidar gelecek, sıkıntıların tamamı kalkacak”
Siyaset

CHP’nin 102’nci mitingi Kütahya’da yapılacak

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor
Siyaset

CHP’de Emir: “İbrahim Kalın, Hakan Fidan’ın sözlerini onarıcı bir yaklaşım sergilemiş”

İBB ve Zeytinburnu Belediyesi ortak  çalıştı, 30 yıllık imar sorunu çözüldü
Siyaset

İşte TBMM’de bu hafta görüşülecek konular…

Özgür Özel: “Birlikte göğüsledik zoru biz, güzeli hep birlikte düşledik”
Siyaset

Özgür Özel: “Birlikte göğüsledik zoru biz, güzeli hep birlikte düşledik”

Özgür Çelik: Korku duvarları yıkılmıştır
Siyaset

Özgür Çelik: Korku duvarları yıkılmıştır

CHP’li Emre: “Bir nesil gözümüzün önünde kayıp gitmektedir”
Siyaset

CHP’li Emre: Yasada olmayan, yasanın aksini uygulayan bir hukuk düzeni var

Sonraki İçerik
Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Çin'in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Gündem

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Özgür Özel: “Emekliden ve emekçiden yana bir iktidar gelecek, sıkıntıların tamamı kalkacak”

CHP’nin 102’nci mitingi Kütahya’da yapılacak

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor

CHP’de Emir: “İbrahim Kalın, Hakan Fidan’ın sözlerini onarıcı bir yaklaşım sergilemiş”

İBB ve Zeytinburnu Belediyesi ortak  çalıştı, 30 yıllık imar sorunu çözüldü

İşte TBMM’de bu hafta görüşülecek konular…

İsrail, Suriye-Lübnan sınırında operasyon başlattı

İsrail, Suriye-Lübnan sınırında operasyon başlattı

ABD’de Trump’a karşı “No Kings” eylemleri

ABD’de Trump’a karşı “No Kings” eylemleri

İSKİ, Terkos Havzası’ndaki kaçak yapıları kaldırdı

İSKİ, Terkos Havzası’ndaki kaçak yapıları kaldırdı

Hava sıcaklıkları mevsim normallerinin 4-8 derece üzerine çıkacak

Meteoroloji’den yağış, rüzgar ve çığ tehlikesi uyarısı

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist