Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel’den ‘adaylık’ açıklaması: İsim konuşmak doğru değil

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun partisinin Cumhurbaşkanı adayı olamaması durumunda, partinin yol haritasına ilişkin, “Ben, en doğru adayı belirlemekle mükellefim. Bunu da tek başıma yapmadığımı biliyorsunuz. Adayı değiştirecek olursak da tekil bir karar vermem. En doğru adayı belirleriz. Gümbür gümbür seçimi kim alacaksa onu aday yaparız” dedi.

Yayınlanma Tarihi: 31 Temmuz 2025 - 12:45:52
Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2025 - 12:45:52
Özgür Özel: “Türkiye bir sivil darbe sürecindedir”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun partisinin Cumhurbaşkanı adayı olamaması durumunda, partinin yol haritasına ilişkin, “Ben, en doğru adayı belirlemekle mükellefim. Bunu da tek başıma yapmadığımı biliyorsunuz. Adayı değiştirecek olursak da tekil bir karar vermem. En doğru adayı belirleriz. Gümbür gümbür seçimi kim alacaksa onu aday yaparız” dedi.

Özel, SZC TV’de gazeteci Özlem Gürses’in sorularını yanıtladı.

Özgür Özel, 19 Mart’tan bu yana CHP’li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonlar hakkında önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben uyarmıştım” ifadelerinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Kemal Bey’in böyle bir şey söylediği yok. Ben böyle bir şey söylediğine bire birde şahit olmadığım gibi ekranlarda da görmedim. Sadece Kemal Bey adına bir ara türeyen, geçen seçimde Kemal Bey’e oy vermemiş olan ve hiçbir zaman partide görmediğimiz, kendince Kemal Bey adına konuşan birtakım kimi gazeteci diyor kimi artık meczuplaşmış kimi muhalifmiş gibi yapıp iktidar yanlısı kanallarda yüksek maaşlarla CHP’nin içinden güya perde arkası diye dedikodu söyleyen, fitne yayan birtakım kişiler söylemiş olabilir. Kemal Bey neyi söyleyecek? Kemal Bey bu arkadaşların suçlu olduğuna inanacak da mı bana söyleyecek? Ne yani? Hepsi yalan, hepsi iftira. O lafı üretenler, ‘Bak, Kemal Bey de biliyordu. Burada bir şey var’ demeye getiriyorlar. Bu arkadaşlarımızın biz namuslarına kefil olmasak bu kadar kendimizi paralar mıyız? Hırsızın CHP’lisi, AK Partilisi olmaz. Manavgat’taki tutumumuz net. Sonra ne oldu? Bizim o iki gün içinde attığımız kişinin AK Parti ile ilişki içinde olduğu ortaya çıktı.”

AZİZ İHSAN AKTAŞ’IN İHALE ALDIĞI YÜZDE 84’TEN İÇERİDE OLAN KİMSE YOK

Aziz İhsan Aktaş’ın ihalelerin yüzde 84’ünün AK Partili belediye ve bakanlıklardan, yüzde 16’sının CHP’li belediyelerden aldığını belirten Özel, şöyle devam etti:

“Yüzde 16’nın hepsi içeride. Geri kalan yüzde 84’ten kimse yok içeride. Aziz İhsan Aktaş her yerde aynı çalışmış. Belediyeyi bizden aldıktan önce de aynı ihaleyi almış, sürdürmüş. Bizden sonra da sürdürmüş. Bizim arkadaşlarımız her fırsatta bu işleri zaten şirketten alıp kendileri yapmak istiyorlar ki istihdam yaratsınlar. Ama AK Parti modeli her işi taşerona götüren bir model olduğu için başka da bir çare kalmadığı için oluyor zaten bunlar.”

ADAYIN İÇERİDE OLMASI OFİSİN PROJE ÜRETMESİNE ENGEL OLMAMALI

CHP Lideri Özel, geçen hafta açılışı yapılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin yapısını şöyle anlattı:

“Aday içeride ama adayın içeride olması oranın siyaset, proje üretmesine engel olmamalı. Aday zaten içeriden çalışıyor, notlarını çıkarıyor, avukatlar aracılığıyla yolluyor ve aday kampanyasına hazırlanıyor. Burayı koordine ederken riskler var, birbiriyle uyumlu çalışması gereken gruplar var. Bunları koordine etmek için şöyle bir model ortaya koyduk: Partiden bir kişi, ben Genel Sekreterimizi görevlendirdim, gruptan bir kişi, milletvekilinden Bülent Tezcan’ı görevlendirdim, Ekrem Bey de Serkan Özcan’ı görevlendirdi. Bu arkadaşlar grubun, Ekrem Bey’in ekibinin ve partideki hepimizin uyumlu çalışmasını sağlamak için koordinasyon ve kolaylaştırıcılık yapıyor. Arkadaşlarımızın oradaki görevi koordinasyon, kolaylaştırıcılık, davet, ekiplerin uyumu çalışması. Birbirini iyi tanıyan, birbirleriyle uyumlu, kendi yapılarına hakim üç tane arkadaş. Bir de tabii Grup Başkanvekillerimiz grubu yönetiyor. Geçmişten yönetim tecrübesi olan, şu an aktif görevi olmadığı için buraya zaman ayırabilecek, başarıyla bu işi yapabilecek Bülent Özcan’ı görevlendirdik.”

ADAYI DEĞİŞTİRECEK OLURSAK DA TEKİL BİR KARAR VERMEM, EN DOĞRU ADAYI BELİRLERİZ

Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu adaylaşamazsa ‘En uygun adayı bulup çıkarırız’ derken kastettiğiniz kişi siz misiniz, Mansur Yavaş mı, Dilek İmamoğlu mu?” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Böyle bir isim konuşmak doğru değil. Ben değilim, kendi adıma söyleyeyim. Mansur Bey şu an kendi görevini yapıyor. Çok net bir şey söylüyorum ben. Ben burada kendimle ilgili hesaba kitaba düşünce duyguların, hırsların aklın öne geçebilmesinden endişe ederim. O yüzden ben seçim akşamı iktidarı değiştirmiş olan partinin genel başkanı olarak teşekkür konuşması yapmaya talibim. Bunun dışında bir hesabım yok. Ekrem Bey’in adaylığıyla ilgili de şunu söyleyeyim: Gazeteci arkadaş diyor ki ‘Adayınız kim?’ ‘Ekrem İmamoğlu.’ ‘Ya olmazsa?’ ‘Olur, mücadele vereceğiz.’ ‘Yasak gelirse?’ ‘Mücadele edeceğiz.’ ‘Peki, o gün geldi, alay olamıyor?’ ‘En doğru adayı belirleriz’ diyoruz. Yeni bir tartışma başlıyor, ‘Kendi mi aday olacak’ bilmem ne. Ben, en doğru adayı belirlemekle mükellefim. Bunu da tek başıma yapmadığımı biliyorsunuz. Adayı değiştirecek olursak da tekil bir karar vermem. En doğru adayı belirleriz. Gümbür gümbür seçimi kim alacaksa onu aday yaparız. En endişesiz, toplumun bütün kesimleriyle ‘Tamam arkadaş, bu adam girerse seçimi bu adam alıyor, bu insan alıyor, bu kadın alıyor.’ Cinsiyet sınırı da yok.

KENDİMLE İLGİLİ BİR NOKTALI VİRGÜL KOYDUĞUM ANDA MESELE KİLİTLENİR VE SEÇİMİ KAYBEDERSİN

Dilek Hanım ile ilgili mesele, birinin eşi olma üzerinden siyaset tarifi her iki tarafa da haksızlık. Doğru bir şey değil. Böyle bir düzen yok. Dilek İmamoğlu son derece başarılı, iyi birisi. Ekrem İmamoğlu’nun eşi olarak değil, bir birey olarak her şeye layık. Ama benim şeyimde öyle bir şey yok: ‘Aday içeride, eşini yapıyoruz.’ Kim bu seçimi alıyorsa onu yapıyoruz. Nokta. Seçimi kimle kazanıyorsak onu yapıyoruz. Ben kendimle ilgili böyle bir noktada noktalı virgül koyduğum anda mesele zaten ‘Özgür Özel kendi aday olacak’ üzerine gelir ve kilitlenir. Bunu yapınca da seçimi kaybedersin. Ondan sonra duygusal kopuş, bunu nasıl aşacağız, bilmem ne… Ben seçimin ertesi günü iktidar değişti ve Tayyip Erdoğan yerine bir cumhurbaşkanı adayı seçtiysek partinin başındayım ve tarihin en büyük başarısının sahibiyim. CHP’yi, Atatürk’ün partisini 100 yıl sonra yine iktidara taşımışım. Bundan daha büyük bir görev, başarı, unvan olmaz. Değilsek partiyi kongreye götürüyorum zaten o gün. Siyaseti bırakırım, kesin. Bir gün durmam. Çünkü ben bu sözü 5 Kasım kurultayında verdim. Bu seçime de bu kararlılıkla gideceğiz, bu seçimi de alacağız. Zaten biz gerçekten tehdit olduğumuz için bu kadar arkadaşımız içeride, Türkiye’yi yönetecek kadroları budamak istedikleri için. Orada Türkiye’nin bir sonraki Cumhurbaşkanının resmi var. O yüzden bizimle baş edemedikleri için; bizim nasıl çalıştığımızı, nasıl kararlı olduğumuzu, başarıya nasıl odaklı olduğumuzu bildikleri için bunu yapıyorlar.”

185 BİN SANDIK GÖREVLİSİ ATADIK

Erken seçim hazırlığı olarak partisinin 185 bin sandık görevlisini atadığını belirten Özgür Özel, şöyle konuştu:

“Normalde partiler bun seçime 5-6 ay kala başlarlar. Son hafta, son güne kadar sandık görevlisiyle ilgili bir telaş vardır. 185 bin sandık görevlisini atadık. Bu sandık görevlilerinin bağlı olduğu mahalle sorumluları, 50 bin kişiyi atadık. Hepsini WhatsApp gruplarının içine aldık. Sandık görevlilerimize online uygulamada, ‘Benim Sandığım’ uygulamasını nereden yükleyeceklerini bildirdik. İçlerinden ilk 6 bin kişiyle pilot yaptık. Onlar gittiler, uygulamayı yüklediler ve çalışmaya başladılar. Şunu yapıyor sandık görevlisi: ‘Benim sandığım’ deyince kendi sandığında oy kullanacak 300 kişilik listesi önünde. İçindeki CHP üyeleri de belli. CHP üyelerini arayarak kendi ekibini oluşturuyor ve o sandıkta oy kullanacak herkesi tek tek ziyaret etmeye başlıyor. Onlara, seçimi zamanında yapmaya kalkarsa ne olacağını söylüyor. Seçim yapmamanın onlar açısından birçok maliyeti var. Bir maliyeti de ne? Benim sandık görevlisi arkadaşlarıma şu anda kendi sandıklarındaki kişilerden imza toplama görevi verdik. Bu arkadaşlarımız üç ayda bir özel bir görevle kendi sandığında oy kullanacak kişilere gidecekler. Seçimi vaktine kadar yapmadığını düşünelim. O güne kadar 11 kez sandık görevlimiz o sandıktaki kişilerle gitmiş ve bir şekilde temas etmiş olacak. Seçim günü AK Parti seçmeniyle AK Parti’nin sandık görevlisi sandık başında tanışıyor, benim görevlim adını biliyor olacak. Böyle bir sandık başı güvenliğine hazırlanıyoruz. Seçimi zamanında yaparsa üç ayda bir olduğu için 11 kez ziyaret olacak, bu da AK Parti’nin riski olacak. Ne kadar erken yaparsa o kadar az ziyaret ederim.”

HAKKANİYETLİ BİR ŞEKİLDE TAM YARISINI TEKLİF EDİYORUM KENDİSİNE

Özel, “2 Kasım tarihi nasıl belirlendi” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Tam iki buçuğuncu yılı AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ın. Beş yıl var ya, bu beş yıl tartışmalı. Bundan sonra eğer beş yılın sonunda aday olmaya kalkarsa olamıyor, öne alırsa oluyor. Öne aldığında olması için benim de oyuma ihtiyaç var çünkü kendi oyu yetmiyor, parlamentodaki gücü. Hakkaniyetli bir şekilde tam yarısını teklif ediyorum kendisine. İki buçuğuncu yılda, ‘Gel, millete bir kez daha soralım’ diyorum. Ben diyorum ki ‘Kötü yönetiyorsun. Millet senden bıktı.’ O da diyor ki ‘Ben beş yıllığına yetki aldım.’ Diyorum ki ‘Buradaki seçimden kaçma, gir. Beş yıl daha yönet, eğer beş yıl yetki veriyorsa millet’. Buraya gelirsen öyle bir beş yılın daha yok. Çünkü Anayasa’ya göre artık aday olamıyorsun.”

SİNE-İ MİLLETTE ERKEN SEÇİM OLMUYOR, ARA SEÇİM OLUYOR

Özel, sine-i millet sorusu üzerine ise şöyle konuştu:

“Sine-i millet meselesini çok yanlış biliyorlar, çok yanlış anlatıyorlar. Ondan dolayı şöyle sanıyor insanlar: Sine-i millet demek, bir partinin bütün milletvekillerini istifa edip milletin sinesine dönmesi demek. Bunun maalesef bir Facebook paylaşımıyla erken seçim yarattığını sanıyor insanlar. Sanıyorlar ki bir partinin milletvekilleri hepsi birden istifa ederse erken seçim… Oysaki Anayasa’ya göre erken seçim olmuyor, ara seçim oluyor. Ara seçim olursa şöyle oluyor: Sen 130 milletvekili birden istifa ediyorsun. 60 gün sonra sandık kuruluyor. O kurulan sandığa sadece istifa edilen yerler için bütün partiler adayı gösteriyor, CHP’den boşalan yerlere bütün partiler. Sen de sine-i millete gittiğin için, erken seçim talebiyle gittiğin için ara seçime giremiyorsun. Çıktığın parlamentoya geri mi gideceksin? ‘Gideceğim’ desen yarısını kazanabilirsin en iyi ihtimal. Gitmeyince bu 130 milletvekilini de rakiplerine alıyor ve çoğunu iktidar da alıyor bugünkü şartlarda. 330 olan milletvekili 460 oluyor. Anayasa değiştirmek için artık ne sana ne bana ne sandığa ihtiyacı var. Kendi kendilerine toplanıp Mecliste Anayasa değiştirebiliyorlar 400’ü geçtikleri için.

AKP’NİN TEK BAŞINA 400’LÜ RAKAMLARA YAKLAŞACAĞI BİR MELİS ÇOĞUNLUĞUNU ONLARA BIRAKMAMIZI NASIL BEKLİYORLAR?

Sine-i millet tartışmasını yapanlar, bu Anayasal gerçeği bilmedikleri için, ‘Niye istifa etmiyorsunuz?’ Eğer bizim istifamızla sandık gelecek olsa bir dakika durmayız ki. Ama genel seçim gelmiyor, ara seçim geliyor, boşalan yerler için yapılıyor. Şunu söylerseniz bu değerli bir tartışma: ‘Sen Meclisi boşalt. Bak bakalım ana muhalefet olmadan ne kadar dayanıyorlar.’ Vallahi ben Tayyip Erdoğan’ın ana muhalefet değil, bütün muhalefet milletvekilleri gitse tek başlarına kendileri kalsalar demokrasicilik oyunu oynayıp ‘İstikrarlı bir dönem yakaladık. Görün, bakın her şey iyi olacak. Niye istifa ediyorsunuz? Ben beş yıllığına yetki aldım’ deyip orada oturacak bir siyasi yaklaşımda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir demokratik perspektifinin olmadığını, demokrasiyi bir araç olarak gördüğünü, hatta o trenden 31 Mart seçimlerinde indiğini biliyorum. Eğer birisi diyorsa ki ‘130 milletvekili siz gidin. Tayyip Bey yokluğunuza dayanamaz. Genel seçim sandığını getirir.’ Gidelim ama getirmez de yerimize AK Partilileri doldurursa, o Anayasa’yı istediği gibi yaparsa? AKP’nin tek başına 400’lü rakamlara yaklaşacağı bir Meclis çoğunluğunu onlara bırakmamız nasıl bekliyorlar?

BİZE ATATÜRKÇÜLÜK ÖĞRETİYORLAR

Özgür Özel, “Aday ofisi açılışında yaşanan fotoğraf krizi sonrasında, neden insanlar ya da en azından bir kesim sizin Atatürk çizgisinden uzaklaştığınızı, CHP’nin fabrika ayarlarından ayrıldığını düşünüyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Böyle bir kesim yok, böyle sosyal medya hesapları var. Bir de CHP’liymiş gibi yapan, şimdi televizyonlarında ‘Hükümeti rahatsız edecek KJ yazmayın’ diye WhatsApp gruplarına yazıların yazıldığı birtakım televizyonlarda… Bir televizyonda gazetecilere, patronun eşi yazıyor ‘Olumsuz KJ görmeyeceğim hükümet hakkında’ denen televizyona, CHP’li diye çıkan birtakım arkadaşlar bize Atatürkçülük öğretiyorlar. CHP’nin içini karıştırıp, CHP’de kargaşa çıkartıp iktidarın ekmeğini yağlamak isteyen bir kanaldan yağlı ballı maaşlar alan adam, dönmüş bize Atatürk resmini kaldırmakla ilgili bir şey söylemeye çalışıyor.

ATATÜRK’ÜN PARTİSİ YÜZDE 65 BELEDİYE KAZANMIŞ, PARTİ ATATÜRKÇÜLÜKTEN UZAKLAŞIYOR ÖYLE Mİ?

Ben size çok net bir şey söyleyeyim: O ‘Atatürk resmi kalktı’ dendiği salon başka fonksiyon kazanmış. Eskiden o salon bizim parti okulunun eğitimlerinin yapıldığı salondu. Eğitimin yapıldığı salonda Atatürk resminin olması kadar normal bir şey yok. O salon, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde basın toplantılarının yapılacağı salon. Ekrem İmamoğlu olmadığı için kürsünün arkasına Ekrem İmamoğlu resmi koymuş arkadaşlar ki basın toplantısı yapılıyor, Ekrem İmamoğlu adına yapılıyor diye. Ama Atatürk’ün birçok güzel resmi her yerde var. O bina zaten Atatürk ile İnönü ile Bülent Ecevit ile dolu bir bina. Bizim aldığımız ve getirdiğimiz CHP’nin Atatürkçülüğünde bir milim geri yok da gerçek Atatürkçülüğü söyleyeyim size: CHP’nin Atatürk dahil, hayatta olmayan ya da yaşayan bütün genel başkanlarına vefa göstermenin yolu onların partisini iktidar yapmak. Atatürk’ün partisi yüzde 65 belediye kazanmış, parti Atatürkçülükten uzaklaşıyor, öyle mi? O tablonun başka bir özelliği var. Bu tabloyu Ekrem İmamoğlu kendi elleriyle bütün CHP’li belediyelere hediye etti. Tablonun bir özelliği; bir tarafında Atatürk var, dinlediği kişi bir köylü. O köylünün torunu da şu anda Tokat’ta ilçe belediye başkanımız bizim. Bu tablo halkın iradesinin tablosu. Bu tablo hem Atatürk’ün hem milleti dinlemenin hem bizim yönetim anlayışımızın tablosu. Bu tabloyu anlayanlar, millete tepeden bakmayıp milletin gözünün içine bakanlar şu anda bu noktadalar, partiyi de bu noktaya getirmişler. ‘Atatürk’ün tablosunu indirdin mi?’ diye yandaş kanaldan maaş alıp oradan provokasyon yapan arkadaşlara sorarım: Bu partinin hangi başarısına ne katkı sağladın sen diye, partiyi karıştırmak dışında?”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Maden işçilerinin grevi 60 gün ertelendi

Sonraki İçerik

Sağkan’dan maden işçisinin grev kararının ertelenmesine tepki

İlgili İçerik

Özgür Özel: “Tayfun Kahraman ölünce mi rahat edeceksiniz?
Siyaset

Özgür Özel: “Tarihin kırılma noktalarından birindeyiz”

CHP’li Bulut: Türkiye’de büyüyen iki şey var, yoksulluk ve zenginlerin serveti
Siyaset

Bulut’tan Tanju Özcan’ın tutuklanmasına tepki

Tanju Özcan ihracın sebebini açıkladı
Siyaset

Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı

Mahmut Arıkan: Bu faizci düzeni değiştirmek zorundayız!
Siyaset

Mahmut Arıkan: “Bölgemiz çok büyük risk altında”

Özgür Özel: ”Erdoğan’dan bir tek erken seçim sandığını istiyoruz”
Siyaset

CHP’nin ikinci bölge mitinginin adresi belli oldu!

Burhanettin Bulut’tan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı
Siyaset

CHP’li Bulut: “Emeklinin bayram ikramiyesine 1000 TL zammı bile çok gördüler”

Sonraki İçerik
TBB Başkanı: TBMM’nin reddettiği komisyonu biz kuracağız

Sağkan'dan maden işçisinin grev kararının ertelenmesine tepki

Gündem

İsrail’den Tahran’a yeni saldırılar

İsrail’den Tahran’a yeni saldırılar

Özgür Özel: “Tayfun Kahraman ölünce mi rahat edeceksiniz?

Özgür Özel: “Tarihin kırılma noktalarından birindeyiz”

İstanbul’da istismara karşı adalet mücadelesi veren anne ve kızı hayatını kaybetti

İstanbul’da istismara karşı adalet mücadelesi veren anne ve kızı hayatını kaybetti

Gazeteci Zafer Arapkirli beraat etti

Gazeteci Zafer Arapkirli beraat etti

İran’da can kaybı 800’e yaklaştı

İran’da can kaybı 800’e yaklaştı

İBB davası 9 Mart’ta başlıyor…

İBB davası 9 Mart’ta başlıyor…

CHP’den belediye başkanlarının hastaneye sevk görüntülerine tepki

TÜİK, şubat ayı enflasyonunu açıkladı

Erdoğan’ın duyurduğu sosyal konut projesinde detaylar belli oluyor

Mart ayı kira artış oranı belli oldu!

CHP’li Bulut: Türkiye’de büyüyen iki şey var, yoksulluk ve zenginlerin serveti

Bulut’tan Tanju Özcan’ın tutuklanmasına tepki

İran’da ABD ve İsrail karşıtı protestolar devam ediyor

İran’da ABD ve İsrail karşıtı protestolar devam ediyor

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist