CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Beykozluları selamlayarak konuşmasına başladı. 19 Mart sabahı İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ‘darbe’ diyen Özel, “Gelin seçtiğinize sahip çıkın, dedik. 10 gün boyunca yan yana gelmeyi, 3 kişi olmayı yasakladılar. Dedim ki ‘Ne olacaksa bu gece olacak’. Çağrımızın arkasında durduk. Saraçhaneye ulaşımı imkansızlaştırdılar. O gün bütün engelleri aşarak 110 bin kahraman geldi ve darbeye karşı seçtiğinin arkasında durdu. O ilk gece gelen 110 bin kişiye, meydanlara sığmayanlara selam olsun, helal olsun.” ifadelerini kullandı.
CHP lideri Özgür Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
“İmamoğlu Erdoğan’ı yendi, hazmedemediler. Bunu kabullenmeyenler, CHP’yle baş edemeyenler bunda 294 gün önce Ekrem Başkanın evine polisimizi yollayarak sanki bir suçluymuş gibi alarak bir darbeye giriştiler.
Yapılan bir sonraki cumhurbaşkanına darbeydi. Direnmekten başka çare yoktu. Bir çağrı yaptık. Her darbenin bir nedeni vardır, bunun nedeni İmamoğlu’nun başkanlığını engellemekti. Gelen seçtiğinize sahip çıkın dedik. 10 gün boyunca toplanmayı gösteri yapmayı yasakladılar.
110 bin kahraman geldi, seçtiğinin arkasında durdu. Oraya akan tüm İstanbullulara selam olsun, helal olsun sizlere. Haklı olan kazanacak, güçlü olan değil haklı olan kazanacak. Bu meydanda ahlaki üstünlük vardır.
Büyük mücadele olacak, haklı olan kazanacak. Biz kazanacağız!
Doğru adayı bulacağız ve bu seçimi kazanacağız, dedik. Alaattin Köseler’i size emanet etmiştim. Kime görevi verirseniz, millet değerli olduğu için o yönetir. Ama İBB’de hazımsızlık yapanlar Beykoz’u da hazmedemediler. Biz attığınız oya sahip çıktık. Durmadılar, ellerinden gelen her türlü numarayı çevirerek bu belediyeye çökmeyi hedeflediler. Alaattin Köseler’e sordukları; ’67 bin lira özel kaleme yollamışsın, ne parası?’ Köseler’in kendi başkanlığı boyunca uçak parasını, yemek parasını ödeyeceğim deyip toplamda kasaya geri gönderdiği para olduğu ortaya çıktı.
Ant olsun ki, bu ellerimle o resmi Beykoz Belediyesi’ne ben asacağım! O belediyeyi bu alçaklardan, bu hırsızlardan geri alacağım!
Bugün Erdoğan kürsülerdeydi. Partimize ağza alınmayacak laflar söyledi. Bolca da rakam verdi. 40 farklı rakamda bahsetti. Ama 2 rakamdan hiç bahsetmedi. İki kelimeyi hiç söylemedi. Ne asgari ücret dedi ne emekli maaşını söyledi.
Bu maaş, maaş değildir. Emekliye verdiğiniz maaşa maaş denmez, harçlık denir.
CHP Grubu yarın akşam meclis kapanana kadar mücadeleyi terk etmeyecek. Emekliler için nöbete geçeceğiz. O kaçaklar gelene kadar, emekliye zammı verene kadar mücadele edeceğiz. Siz bu mücadeleyi verirseniz, vekilleriniz de orada olacak, hakkımızı söke söke alacağız. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak!
AKP’nin 2018’de bin 63 lira olan emekli maaşında bile bugüne göre çok daha güçlü bir maaştı. Emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı maaşı 26 bin 500 lira olacaktı. Bu yüzden bu 19 bin liralık maaşların insanca bir duruma getirilmesi için mücadelemiz sürecek. CHP’nin AK Partililer düşmanı değildir. CHP’nin düşmanı AK Parti’nin kara düzenidir. Aç bırakana, işsiz bırakana karşı CHP’liler bu meydanlarda bütün demokratlarladır. Türkiye İttifakı bu meydandadır.
Düşman siyasetinden beslenen Erdoğan, bize kötü söylerse kötü söz duyar. Ama AK Partililer, MHP’liler çözüm duyacaklar.
Yemişler böyle dünya liderini! Bu millet yakasından silkeleyip attı diyecekler. Biz cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz ama Erdoğan-Trump ilişkisi Türkiye için bir tehlikedir. Erdoğan, Trump’tan Türkiye için değil, kendisi için bir gelecek talep etmektedir. Kendi şahsı için korkmakta, şahsi beklentilerini konuşmaktadır. Malvarlığı ile tehdit edilmekte, Trump’ın oğlu ile pazarlık etmekte, ülkenin varlıklarını Amerika’ya peşkeş çekmekte. Amerika’dan icazet, cesaret ve güya meşruiyet almaktadır.

















