Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel, AKP’ye hediyesini belgelerle açıkladı!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “AK Toroslar” olarak tanımladığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturmaların yargı ayağına ilişkin isimleri belgeleriyle açıkladı. Özel, “İBB Borsası” avukatı olduğunu iddia ettiği Mehmet Yıldırım’ın, İBB soruşturmasında tutuklu Yener Toruner'e gidip Fatih Keleş'in kardeşine sarı zarfta para verdiğini söylemesini istediğini açıkladı. Özel, Toruner’in olaya ilişkin suç duyurusunu da basın mensuplarıyla paylaştı.

Yayınlanma Tarihi: 14 Ağustos 2025 - 12:29:03
Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2025 - 15:57:23
Özgür Özel: “Sandık gelecek ve Türkiye’nin bütün sorunları yeni iktidar tarafından çözülecek”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “AK Toroslar” olarak tanımladığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmaların yargı ayağına ilişkin isimleri belgeleriyle açıkladı. Özel, “İBB Borsası” avukatı olduğunu iddia ettiği Mehmet Yıldırım’ın, İBB soruşturmasında tutuklu Yener Toruner’e gidip Fatih Keleş’in kardeşine sarı zarfta para verdiğini söylemesini istediğini açıkladı. Özel, Toruner’in olaya ilişkin suç duyurusunu da basın mensuplarıyla paylaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Bayrampaşa’da düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyoruz” mitinginde, “Yarın 12.00’de AK Parti’ye kuruluş yıldönümü hediyen geliyor. AK Toroslar çetesi çöküyor, AK Parti çöküyor. Yüzünüz kaça çalacak göreceğiz” açıklamasını yapmıştı.

Özel, konuya ilişkin CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi.

“Bizim 47 yıl gösterdiğimiz dirayeti 47 gün göstermeyen, demokrasiyi 31 Mart’tan sonra inilecek bir tren olarak gören, bugün manşetlerle rakiplerine iftira atanların, vesayet ortaklarıyla sivil siyasetin önünü tıkamaya çalışanların, ikili hukuk uygulayanların dönemindeyiz” diyerek sözlerine başlayan Özel, “Bugün ‘Erdemliler Hareketi’ olarak yola çıkanların, ‘kumpasçılar, iftiracılar hareketine’ dönen, paçalarından pislik akan ve bunu en çok birbirleri bilen ama bu kara düzeni devam ettirmeye çalışanların dönemindeyiz. Saat 12.00 bir kesit. Bundan öncesi ve sonrası elbette farklı olarak. Ama bundan sonra AK Parti iktidarının savruluşunun ve tükenişinin önemli kilometre taşlarından birisi. şüphesiz AK Parti’nin iktidarı bugün bitmiyor ama başlamış olan tükeniş, savruluş ve yokoluş sürecinde önemli kilometre taşını geride bırakmaya geldik” dedi.

BİR TANE SAVCI, 80 YILLIK MAAŞIYLA ALABİLECEĞİ YATI ALICI GÖZLE GEZEBİLİYOR

Geçtiğimiz yıl Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanmasını hatırlatan Özel, “19 Mart günü darbenin bildirisini yayınladılar. Bildirinin ana manşeti ‘Ekrem İmamoğlu 560 milyar lira yolsuzluk yaptı. Bu paralar ele geçirildi’ oldu. O günden sonra bulduk dedikleri, dev kasalar dedikleri… Ne vinç var ne para var. 1 TL’sini ispatlayamadılar. Ardından her gün bir yeni haber” diyerek süreç içinde yaşanan operasyonları ve iddiaları hatırlattı.

Özel, şunları kaydetti:

“Şimdi öyle bir çorap söküğü başlayacak ki bu itiraflardan öyle bir yere gelecek ki bu iş bu iftiraları yapanlar itiraf yapmaya zorlandıklarını öyle anlatacaklar ki dünyanın en büyük organize kötülük hareketi çökecek. Dünya çapında izlenecek filmleri olacak. Yeter ki bu gösterilen cesaretler gösterilmeye devam edilsin. Biz de burada saat 17.00 sandıklar kapandı, kabus bitti diyebilelim. Devletin bütün imkanlarını elinde tutanların ne kadar kötüleşebildiklerini görmek açısından fevkalade önemli bir noktadayız.

Bir sürü savcı mütevazi lojmanlarda oturuyor ama bir savcı, 80 yıllık maaşıyla alabileceği yatı alıcı gözle gezebiliyor. Boğazda kendisine lojman tahsis edilmiş, sadece 56 milyon TL tadilatına verilebiliyor. Birazcık kafaları bozulunca bir tane beyaz toros koyup karşısına geçip fotoğraf çektirip bizi tehdit edebilen; Erdoğan ‘bu ülke beyaz toroslardan çok çekti’ dediği gün beyaz Toros paylaşabilen bir pervasızlıkla karşı karşıyayız. 90’ların JİTEM’cisi böyle cesur ve küstahtı, şimdi Erdoğan’ın Çağlayan’daki ‘AK Torosçuları’ bu noktaya gelmiş durumda.

ÇAĞLAYAN’DA ÇOK YÖNLÜ BORSA VAR, İBB’NİN AYRI BORSASI VAR. BORSA İÇİNDE BORSA VAR

Öyle bir noktaya geldik ki bu çeteyle ilgili elimizdeki bütün bilgileri derledik 15 gün önce HSK’ya başvurduk. Ben bunları Meclis Başkanımıza biraz anlattım. ‘Bunlar olur mu? Siz hukukçusunuz’ dedim. İşte Numan Kurtulmuş’un yüzü. Bunları anlattığım AK Partililer de ‘Çok vahim, biz de onaylamıyoruz’ dedi. Herkesin bildiği bir gerçek bugün bütün somutluğuyla ortaya dökülmek zorunda. Tüm Çağlayan bilmiyorsa, tüm yargı bilmiyorsa, yüksek yargıda beni izleyenler bilmiyorsa, AK Partililer bilmiyorsa ki Türkiye’de yargıda, paraya pulla olan işler var, borsalar var, karar ona göre buna göre, avukatına göre çıkıyor… Yalansa, buna inanmıyorsanız, şüphelenmiyorsanız ben namussuzum, şerefsizim. Ama hepiniz biliyorsunuz ki var bunlar, çeteleşti bunlar. Çağlayan’da çok yönlü borsa var, İBB’nin ayrı borsası var. Borsa içinde borsa var. Çağlayan’da onlarca borsa var. Uyuşturucu ticaretinin mücadelesinde bile bambaşka borsa var. Onun bile işini bitirebilen avukatı var, onun bile gidilebilen savcısı var. Tuz kokmadı, balçık oldu tuz, lağım patladı. Eğer Çağlayan’da yargı sisteminde bugün bir kokuşmuşluk, bir adamını bulmak, savcıyla eşlenik bir avukat sistemi, bir ucu maddiyata dayanan işler yok diyorsanız kapatn televizyonu buradan sonrasını izlemeyin.

ÖZEL’DEN ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: SAĞINA SOLUNA BEN DE ‘AKIN’DAN ŞİKAYETÇİYİM’ DEMEKLE OLMUYOR

Adalet Bakanı kapatamazsın o televizyonu. Biliyorsun ki etrafına diyorsun ki ‘ben de rahatsızım bunlardan’ ama yok ki cesaretiniz tarihe geçesiniz. Adalet Bakanı bunlara karşı hamle yaptı, karşılığında gerekirse istifa etti namusuyla gitti Bartın’daki evine oturdu. Yap bunu göster. Sağına soluna ben de ‘Akın’dan şikayetçiyim. Ben de Akın’a karşı şu başarıyı elde ettim’ demekle olmuyor böyle işler beyefendiler.

Geçen hafta İBB Borsasının önemli bir bölümünü deşifre ettik. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Hemen nerden biliyorsa o eve gittiler, birini arıyorlar, o evdeki aradıkları kişiyi bulamadılar annesini götürdüler. Sen nereye annesini götürüyorsun? Savcı ‘evde yoksa yakınlarından birini alın gelin’ demiş. Avukat gelince, ‘Anasını nasıl tutarsın’ deyince anasını saldılar. Evlat kendi ayağıyla gitti emniyete, 1,5 günde İstanbul’a götürdüler Vatan Emniyet’e, sonra hakim karşısına çıkardılar. İnat ettik bekledik, eldeki belgeleri HSK’ya vermedik ki onlar buna göre muamele etmesinler. O işlemler bitti, gittik HSK’ya başvurumuzu yaptık.

MEHMET YILDIRIM ‘OĞLUN İBB’DE ÇLIŞIYOR’ DEMİŞ, SAVCI DA BUNU BİLİYOR, ‘OĞLANI DA ALIRIZ, OĞLANA DA YAZIK OLACAK’ DEMİŞ

Şimdi buradan iddia ediyorum ki hatta biliyorum ki İBB soruşturması, İBB devasa bir yapı, 90 bin kişi çalışıyor. Burayla çalışan müteahhitlerin önemli bir kısmına gözaltı yapıp içeri koyuyorlar, sonra itirafçı yapıyorlar, dışarı çıkartıyorlar. Bu müteahhitlerin başına gelenler, yani doğru avukatın ona gitmesi, nasıl ifade vereceğini söylemesi ve bunu verirsen serbest kalacağın meselesi normal bir şey gibi gelmeye başladı kulağa. Soruşturma gizli yani savcı biliyor eve gittiğinde o evde ne bulduğunu, Tabi Sabah’a, Yenişafak’a veriyor ama aslında memleket bir hukuk devleti olsa o Yeni Şafak’a onun verilmesine soruşturma açıp o savcı bulunup, o savcıdan önce kurtulunup sonra adaletin peşinde koşarsınız.

Örneğin geçen hafta yaşananlardan sonra İBB soruşturmasında tutuklu kişi Yener Toruner, Mehmet Yıldırım kendisine gelmiş, kızının düğünü ile ilgili konuşmuş, ‘düğüne kadar çıkabilirsin’ demiş, ‘oğlun İBB’de çalışıyor’ demiş, savcı da bunu biliyor, ‘oğlanı da alırız, oğlana da yazık olacak’ demiş. Ayrıca ‘bu işi halledelim, gel güzelce imzanı at, şunları söyle’ demiş. Kişi ‘onu yapamam, bunu yapamam’ deyince ‘korkma Savcı Bey’in de haberi var’ demiş. ‘Ya ben bunu dersem adam beni başka bir şeyden mesul tutar’ deyince, ‘konuştuk bundan başka konulara girmeyecek’ demiş. Bunların hepsini Sayın Yener Toruner, bir suç duyurusu olarak, satır satır yazarak verdi. Biz de bunu HSK’ya verdik.

Buradan somut olay sadece savcının bilmesi gereken bir şeyi avukat bilince Yener Toruner’e gidiyor ve konuşturamadıkları Fatih Keleş’e, ‘Fatih Keleş’in kardeşine sarı bir zarfta küçük bir para verdik, 15 bin dolar falan de bari. Bu büyük bir şey değil.’

ARAMA TUTANAĞINDA ELE GEÇİRİLENLER İTİRAFÇILARA BİLGİ OLARAK VERİLİYOR

Arama tutanağında adamın evinde sarı bir zarfın içinde 15 bin dolar bulunmuş, tutanağa geçirilmiş. 15 bin dolar büyük bir para. Arama günü kaç ay önce. Onu bugünkü iftiracıya ‘sen ver’ diye söyleniyor. İlişki kurulacak ki iddianame yazsınlar. Savcıların elindeki suç olmayan arama tutanakları… Örneğin evinde bulunmuş ipad’i ‘rüşvet olarak ben ona verdim’ diyebilirsin diyor. Geriye dönük ilişkilendirme. Bütün meseleyi bunun üzerine kurmaya çalışıyor.

Sayın Yener Toruner, kendisine yönelik baskıyı, tehdidi, şantajı, zorlamayı, teklif, her şeyi deşifre eden açıklamalarda bulundu. Ayrıca kendisine savcının sesi duyurulduğunun, yakınlarıyla konuşurken savcı ile konuşturulduğunu… Yani bir tane ya bir tane şu oturduğu Adalet Bakanı, oturduğu yerden bir harekete geçse, HSK’da bir tane adam gibi bu işi çözmek için işini yapsa, al savcıyı yüzleştir onunla, tıkır tıkır çözülür iş. Ama savcıları oraya yollayan, Ekrem’de olmayan suçu oldurmaya, olmayan çeteyi oldurmaya, olmayan suç örgütünü uydumaya gittiği için özel yetkili savcı olduğu için böyle yapmış. Bakın mağdurlar, suçlananlar ve suçlular avukat tutar bütün dünyada böyledir. bir tek Türkiye’de savcılar avukat tutuyor. Kuracakları kumpası hapishanedekilere ve ailelerine dayatmak, ikna etmek ya da onların kurtuluşu karşılığı menfaat temini elde etmek için.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında “Şimdi geldik AK Parti’nin doğum günü hediyesine” diyerek, avukat Mücahit Birinci’nin, İBB soruşturması kapsamında tutuklanan iş insanı Murat Kapki’ye olmayan bir buluşmayı olmuş gibi söylediğini ve Kapki’den para istediğini iddia etti.

Özgür Özel, şöyle konuştu:

“Şimdi geldik AK Parti’nin doğum günü hediyesine. Burada Adalet ve Kalkınma Partisi’nin -bu meseleden hızla sıyrılma yolları var ama nerede o cesareti gösterecekler- bu ‘Ak Toroslar’ çetesinin irtibat içinde olduğu bir avukat arkadaş, İBB soruşturmasında tutuklu iş insanı Murat Kapki’ye gider. Murat Kapki, İBB AKP’deyken de çok iş yapan, çeşitli kamu kurumlarına da iş yapan çok büyük bir şirketin sahiplerinden biridir. Defalarca itirafçılığa zorlanmış, etkin pişmanlık ifadeleri de vermiş ama kendisinden istenen ifade verilmediği için, gerçek dışı beyan vermediği için içeride tutulan birisidir.

Bu kişiye, bugün kuruluşunu kutladığımız AK Parti’nin MKYK üyeliği dahil, çok sayıda görev yapmış Mücahit Birinci denen arkadaş gider. Bu arkadaş, Murat Kapki ile konuşur ve 31 Temmuz 2025 günü Murat Kapki’ye birazdan hepinizin tanık olacağı bir buçuk sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup ‘bunu imzalayacaksın, üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış çıkış gideceksin’… Olmayan bir buluşmayı olmuş gibi söylemesini, çeşitli kişilerin isimlerini geçirmesini, çeşitli olaylarla bunları ilişkilendirmesini isteyip, hatta ‘ben kimseye iftira atmam’ deyince ‘baktım CHP iyiye gidiyor, o gün mahkemede ben bunu kendimi kurtarmak için söyledim der, CHP yanlısı bir ifade verir, CHP’nin gazabından kendini kurtarırsın’ dedi. Diyor ki ‘her gece Fuat Uğur, Cem Küçük, Nedim Şener hakkında konuşuyorlar. Sürekli ben bir de bunları söylersem nasıl olacak?’ ‘Onlar bende, merak etme hepsini halledeceğim. Ben senin medyadaki elin ayağın, teminatın olacağım’ diyebiliyor.

EKREM BAŞKAN’A MURAT ONGUN’A DOKUNAN BİR İFADEYİ VERMESİ KARŞILIĞINDA 2 MİLYON DOLARI DA VERİRSE OLACAĞINI SÖYLÜYOR

Çağlayan’daki çetenin kontrolünde olmayan avukatları, savcıları, hakimleri baskılamak için ‘Şöyle bir ifade vereceksin’ diyerek avukat Mehmet Pehlivan’ın bütün Çağlayan’ı emrine aldığını İBB soruşturmasından tutuklu olan Ekrem Başkan’ın avukatı ‘sana söylediğini söyleyeceksin’ diyor. Ve devamında dünya kadar iddiayla -efendim öyle bir ifade ki basında da kullanılmak üzere- fevkalade riskli, gazetecilere hakaret eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir türlü beceremedikleri kurultayıyla ilgili bir hamle yapan, bir türlü yapamadıkları Fatih Keleş iftirasını oturtan, Ekrem Başkan’a Murat Ongun’a dokunan bir bir ifadeyi vermesi karşılığında 2 milyon doları da verirse olacağını söylüyor.

BİR TANESİ AYAĞIYLA GELENİ TUTUKLUYOR, ÖBÜRÜ YUNAN ADASI’NA KAÇARKEN YAKALANIYOR, TUTUKLAMIYOR

Birazdan size Murat Kapki’nin Tekirdağ 1 No’lu Cezaevi’nde Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına -İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına değil çünkü oraya başvurduğunuzda gidip evinizi basıyor, suçlanana gıdı gıdı yapıyorlar, suçlayanın canını okuyorlar- geçen sefer benden para isteyen, beni tehdit eden, beni savcıyla konuşturan dediğin avukata kaç sen bakalım – Serik’te yakalıyorlar güya Yunan adasına kaçacak-  o da gidiyor telefonu bırakıyor başkasının arabasına atlayıp kaçarken eliyle koymuş gibi yakalatıyorlar. Niye? Avukat suçlu, biz peşindeyiz. Öyle olsa sen o avukatı alıp getirdiğinde, suçu da 5 yıldan 7,5 yıla kadar, hukuk fakültesinde öğrencinin yapmayacağı hatayı kendi kendine yazarak, ‘Bu cezanın kendisi tutuklama yasağındadır’ diyor. Mehmet Pehlivan tutuklu, el sallayarak geliyor biliyorsunuz adliyeye telefonla çağırıyorlar. Gülerek el sallayarak geliyor, üst sınır 4 yıl, o savcı tutukluyor onu. Buna 7,5 yıl üst sınırını, ‘tutuklama yasağına girer’ diyor. Tutuklama yasağının üstünü iki yıl. Bir tanesi ayağıyla geleni tutukluyor, öbürü Yunan adasına kaçarken yakalanıyor, tutuklamıyor. Bunun kaçma şüphesi var ayağıyla gelende  ama Yunan adasına doğru giden de kaçma şüphesi yok.

Sen bununla şirket olmasan, ekip olmasan, bunu içeri koyduğunda bu ‘ne yapıyorsunuz’ diyip sizin ipliğinizi pazara çıkaracak olmasa sen buna ev hapsi verir misin? Sen onu kaçarken yakalasan tutuklamaz mısın? Türkiye’de ayağıyla giden herkesi tutuklayanlar, Yunanistan’dan kaçarken yakalandığını yazdıkları adamı nasıl tutuklamıyorlar? 2 yıl, 7,5 yıl nasıl diyorlar? 7,5 yılın altında Silivri boşalır.

“MAKYEVELİST DÜŞÜN, ÇIKMAK İÇİN HER ŞEY MÜBAHTIR” DEDİ

Talep şudur burada; diyor ki ‘şüpheli gazeteci Barış Terkoğlu’na İBB dosyasında Murat Kapki’nin avukatlığını yapıyorum şeklinde beyan vermiştir. Oysa soruşturma dosyasında müdafi sıfatıyla herhangi bir görev yapmamıştır’. Yetkiyi almış, bunu teklif etmiş, yapmam deyince görevden azledilmiş. Ama koşuyor Barış Terkoğlu’na bunu söylüyor. Niye? Biliyor ki bu yaptığı bir gün çıkınca, ‘ben onun avukatlığını yapıyordum’ diyor. Oysa ki, okuyacağım bu teklifi götürüyor. ‘Şüphelinin atılı suçu işlediğinin tespiti bakımından ilgili cezaevinde müzekkere yazılarak ziyaret kayıtları ve kamera görüntülerini’… Bir sayfa altı satır dedi ya. Bir sayfa altı satırlık Mücahit’in koyduğu kağıt burada. İşlerine gel gelince o kamera kayıtlarını böyle büyütüyorlar ya, döküm yapıyorlar ya, FETÖ dosyalarında o kamera kayıtlarından, ses kayıtlarından neler neler yaptılar ya, ‘hadi bakalım’ diyoruz.

Mücahit Birinci’nin getirdiği kağıt kamerada. ‘Ben Murat Kapki. Tekirdağ 1 No’lu Cezaevi’nde tutukluyum. 31 Temmuz 2025 tarihinde avukat Mücahit Birinci ziyaretime geldi. Kendisi bana daha önce haber yollayıp, ‘bana vekalet çıkarırsa onun işini ben hallederim’ demişti. Yanıma geldiğinde bana bir buçuk sayfalık bir ifade tutanağını önüme koydu. Bunu imzalayıp ifadede geçen tamamı yalan ve kurgu olan şeyleri söylemem halinde ‘buradan seni çıkartırım’ dedi. Ayrıca bu iş için benden 2 milyon Amerikan doları para istedi. Getirdiği ifadeyi okuduktan sonra ben kimseye bu şekilde iftira atmam dedim. ‘Kendini bana hafta teslim edeceksin. Hiçbir soru sormayacaksın. Makyavelist düşün. Çıkmak için her şey mübahtır’ dedi.’

Kendisiyle olan görüşmenin detayları ikinci sayfada. Bir, sözde ‘Murat Ongun ile bir otelde buluşmuşuz. Bu buluşmada Hüseyin Köksal, Emrah Bağdatlı, Fatih Keleş’in de olduğunu ve konunun alınan ihaleler ve kazanımları hakkında konuşmamız olduğunu söyleyecekmişim. Murat Ongun, bize bu ihaleler çok iyi oldu. Bayağı para toplayabildik. Bu paraları Ekrem İmamoğlu’nun siyasi propagandası ve CHP Genel Kurulu’nda kullanacaklarını bize söylemiş’.

CHP Genel Kurulu bizim kurultayımız için AK Parti’nin MKYK üyeliği yapmış, sarayda her kapıya girip çıkan, Çağlayan Adliyesi’nde 7. katın otomatik geçiş sistemlisi, geçen de bir başka avukat meselesinde Akın Gürlek’i savunmak için AK Parti’nin diğer kanatlarına en sert saldıran Mücahit Binici’nin ilk nefesi. Çok para topladık. Ekrem İmamoğlu’nun kampanyası ve CHP Kurultayı…

İki, ‘Murat Ongun sözde reklam ihaleleri ve diğer ihalelerden gelen paranın nasıl kullanıldığından Özgür Özel’in bizzat haberinin olduğunu, yine sözde Hüseyin Köksal’la Emrah Bağdatlı’yı anlatmış. Ben de bunu Hüseyin Köksal’dan duymuşum’.

Üç, ‘Sözde Murat Ongun ile Fatih Keleş kendi aralarında konuşuyormuş. Benim de kulağıma gelmiş. Konu Roma gezisi ve gazetecilermiş. Murat Ongun, Fatih Keleş’e ‘Bu Roma gezisi iyi oldu, hem hesaplarımızı şişirdik hem de gazetecilere nemalandırdık’ demiş. Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu’na  ‘Roma’da hesapları şişirdik ve gazetecilere para verdik. Artık hepsi bizden’ demiş. Sözde İmamoğlu da ‘iyi yaptınız -özür diliyorum arkadaşlar, bu savcının terbiyesizliğidir- zaten hepsi aç köpek, ara sıra hepsini doyurun’ demiş.’

BEN BÖYLE BİR İFADE VERDİĞİMİ KABUL ETMEDİĞİMİ, KİMSEYE BU ŞEKİLDE İFTİRA ATMAYACAĞIMI SÖYLEDİM

Buradan iddia edip ispat edemedikleri Roma gezisini, Murat Ongun üzerinden İmamoğlu’na yakın medya örgütlenmesini ve İmamoğlu’nun ağzından gazetecilere nefret uyandıracak bir ifadeyi verdirmeye çalışıyor. ‘Sözde Murat Ongun, savcılığın bir soruşturma açtığı öğrenildiğinde, Avukat Mehmet Pehlivan o işleri çözer zaten. ‘Çağlayan’ın yarısı savcı ve hakimler onun elinde’ demiş. Ben de bunu duymuşum. Bana getirdiği kağıtta bunlar yazıyordu. İlk sayısı tam doluydu, ikinci sayfası beş ya da altı satırdı. Ben böyle bir ifade verdiğimi kabul etmediğimi, kimseye bu şekilde iftira atmayacağımı söyledim. O da bana ‘ben sana Makyavalist düşün diyorum’ dedi.

Yarın öbür gün baktın CHP gidiyor. Sen de mahkemede ‘Ben bunları çıkmak için söyledim’ dersin. ‘Ben de zaten senin tüm medyadaki elin ayağın olacağım. Bu işi hallederiz’ dedim. Ben ona ‘Fuat Uğur, Cem Küçük ve Nedim Şener devamlı benim hakkımda yalan dolan yazılar yazıyor ve konuşuyorlar’ dedim. O da ‘Hepsi bende, sen merak etme, hepsini ben halledeceğim’ dedi. Tüm bunların üzerine kesinlikle böyle bir ifade vermeyeceğimi söyledim. Benden hem böyle bir ifade vermemi, hem de 2 milyon Amerikan doları vermeyeceğim dediğimde bana ‘Bu işler böyledir’ dedi. ‘Ben kabul etmiyorum’ dediğimde ayağa kalktı, elimi sıktı kapıya gitti. Sonra ben son olarak ‘bunları söylemezsem çıkamıyor muyum yani’ dediğimde ‘Senin tercihin bu yönde oldu’. ‘Beni dışarıya çıkarmak vaadiyle yalan ifade vermem isteyen kişi hakkında şikayetçiyim’ diyor.

BU BUZDAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ DEĞİL, GÖRÜNEN YÜZÜNÜN TEPESİNDEKİ TOPLU İĞNESİ

Güya -ben bilmem kendisinin siyasi görüşünü- AKP’li bir müteahhit dedikleri, İBB AK Parti’deyken çok yoğun çalışan, yeni dönemde de çalışan birine ‘sen bunları yapmışsındır’ diye içeri alınan birine şimdi ‘ver şu kadar parayı, bunları bunları söyle çık’ diyorlar. Bu buzdağının görünen yüzü değil, görünen yüzünün tepesindeki toplu iğnesinden bahsediyorum. Biri burada, biri burada, ikisi yolda. Devlet bir güvence verecek. Bu savcıları görevden alacak. En güvendiği ama gerçekten partili değil, Ekrem Başkan’a saldırı odaklı değil, adalet odaklı bir savcı başsavcılar görevlendirecek. Pause’a basacağız. O savcılar bu ifade verenlerin hepsine bir tür ifade verecek. Diyecek ki ‘doğruyu anlat devletin güvencesi altındasın’. İçeriden çıkanların tamamının -bakın nasıl duymuştum falan filan iftiralarla- önemli bir kısmının önemli paraları bu avukatlara filanca yerlerde verdikleri -2 milyon dolar, 4 milyon dolar- bunların hepsi Türkiye’nin en zengin bakanlıklarla da çalışan, Teknofest’i yapan adam. ‘Türkiye Yüzyılı’nın bilmem nesi. Türkiye’deki bütün ihalelere giren beş asfalt firması var o güçte. O firmalar, beton firmaları. Bunlar her yerle çalışıyorlar. Çok güçlüler. AK Parti döneminin getirdiği işi dışarı yaptırma geleneğinin güçlendirdiği büyük sermaye. Dışarı çıkanlardan at iftira kurtul, at iftira kurtul. Parası olandan parayı ver öyle kurtul.

YAKINDA SAVCI SENİ ALACAK

Bir de işin görünmeyen başka buzdağı var. O tamamen suyun altına gömülü, Allah’ın izniyle onu da çıkaracağız. Bu iş sana geliyor. Yakında savcı seni alacak. Geçmişte İBB’den ya da CHP’li 26 belediyeden birinden, Türkiye’deki CHP’li 400 belediyeden birinden iş almışsın, aynı bunlar gibi olacaksın, savcı yakının ‘bu işi sulh içinde halledelim’ diyor. Arada telefon konuşmaları… ‘Avukat arkadaş iyidir. Sizi de tanıyor. Size kefil. Biz de namusunuza inandık. Sizi meşgul etmeyeceğiz. Dediği gibi olsun’cular.

Bu kulak şunu duydu: Savcı alıyor telefonu ve diyor ki ‘Düğün ne oldu?’  ‘İptal ettik.’ ‘Ne gerek var, yapılır düğün. Almanya’dan düğün için size para gelmedi mi?’ ‘Yok ağabey, bizim parayla pulla işimiz olmaz.’ Cevabın temizliğine bak. Şeytanın gizli ifadesi var. Düğünde para lazım. Para gelirse düğün olur. Baba içeride diye düğün iptal ediliyor ya. Saf çocuk. Öbürü diyor ki ‘Yok yok düğün dediğin parayla olur.’ Böyle bir kötülükle iç içeyiz.

Şu kişi Türkiye’nin en zengin işadamlarından birisi. Belli ki bu iftiraları attığında yarın öbür gün gerçekten hukuk hayata geçtiğinde başına neler gelebileceğini ya da başını yastığa koyduğunda, ömründe haberi yok. Roma gezisinden, CHP’nin kurultayından Mücahit Birinci gibi bir adam dört tane özel görevi almış, AK Parti adına siyasi operasyon yapıyor Tekirdağ’da. Çünkü bunu yaparsa yarın yazmayacak mısın Sabah gazetesi, Yeni Şafak… A Haber ekranı bölüp de koymayacak mısın ‘CHP Kurultayı’na verilen paralar Murat Kapki’nin ifadesinde çıktı’ diye. Adam ‘iftira’ diyor. Aylardır bunlara uğraşıyorsunuz. Çok net söylüyorum; dünya kadar şirkete ‘sana da geliriz’ diye çöküyorlar. Dünya kadar şirketi aldılar, adamın 60 yıllık şirketine el koydular. 60 yıllık şirkette adamın dedesinin, babasının emeği var. ‘Ver 2 milyon dolar, çık dışarı, şirketi geri al.’ Bunun borsasını kurdular.”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulanan Özel, “Tarihi bir noktadasın. Partinin kurulduğu günde, HSK’yı olağanüstü toplantıya çağıracaksın. Orada gerçekten, doğru, hepinizin rızasını alabilecek ve soruşturmayı yapabilecek birilerini görevlendirip, şeffaf, hepimizin ‘oldu bu soruşturma’ diyebileceği bir soruşturmayla herkese güvence vereceksin. Bu çete çökecek. O bulunamayan ama aslında başka yerlerden temin edilen paralar bulunacak. Ondan sonra bu dosya yeni baştan başlayacak, tıkır tıkır görülecek. Sayın Bahçeli’nin ‘uzadı, tavsadı, hadi’ dediği ‘hadi’ diyor ama yapabilirler mi? İddianame yazılamaz durumda arkadaşlar. O kadar çok iftira attılar ki iplikleri birbirine bağlayamayacak durumdalar. Bağlayabilmek için böyle maymunluklara ihtiyaç var” dedi.

ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANANLARA, OLAYLARI YAZDIRIN, TUTANAK ALTINA ALIP KAPALI ZARFLATIN

Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

“Önce gizli tanık müessesesi, delille desteklenememekten çöktü. Var mı şimdi Çınar’ın, var mı şimdi Ladin’in söylediklerini konuşan? Var mı ya yandaş medyada, var mı? Gelenler, konuşulanlar… Var mı? Hepsi geri çekildi. Neden? Hepsi yalan çıktı, hepsi çürüdü. Ne demiş gizli tanık? ‘Ekrem İmamoğlu’nun arabaları bilmem nerede ki otoparkta…’ Sonra ne olmuş? MHP’nin çıkmış, çökmüş mü? Onlardan bir şey kalmadı.

Şimdi etkin pişmanlık müessesesi çökmüştür. Buradan uyarıyorum: Etkin pişmanlıktan yararlanan, ne sebepten olursa olsun iftira atmış olanlar, hiç değilse kendi avukatınızı çağırın, olayları yazdırın, bir noter vasıtasıyla bugünün tarihiyle tutanak altına alıp kapalı zarflatın. Günü geldiğinde makbul itiraf sayacağız. Bu pisliklere karşı korkup da para verenlere, iftira atanlara, meseleyi anlatan, el yazınızla bir yazıyı avukatınıza, notere götürüp kapalı zarflatın. Makbul itiraf ve makbul bir şekilde devletle işbirliği sayacağız. Yeter ki bu çetenin pisliklerine ortak olmayın. Eğer bunu yapmazsanız, günü geldiğinde siz de sorumlu olacaksınız. Bütün, kendisine böyle teklifler bulunup kabul etmeyen namuslu insanları, Sayın Kapki gibi, Sayın Yener Torunler gibi, avukatlarıyla suç duyurusunda bulunmaya, kendisine bundan sonra baskı gelecek olan, böyle teklif gelecek olan herkesi merhaba, bu avukatları cezaevi yönetimine şikâyet etmeye, haklarında suç duyurusunda bulunmaya çağırıyorum.

BU DÜZENİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞTIKÇA, İÇİNDE TEPİNEN HERKESİN YÜZÜNE BU PİSLİK BULAŞACAKTIR

Savcılar avukat tutamaz. Savcı kendi savcıdır, bir avukat eliyle manipülasyon yapamaz. Rahat duramaz, kimseyi kullanamaz. Savcı iletilmek üzere kimseden milyonlarca dolar para talep edilemez. Bu vıcık vıcık ilişkiler yüzünden yaptığımız HSK başvurusunda var: Gözaltında, ev hapsinde tutulan avukat diyor ki savcıya ‘Pazartesi şunu getireceğim abi.’ Alkışlamış. Salı günü bu itiraf yapıyor. Abi alkışlıyor. ‘Çok yoğunum, Perşembe-Cuma, Pazartesi-Salı getir’ demiş öbürlerini. Bakıyorsun, o tarihte bu da olmuş, o da olmuş. Şimdi adam onu yazışmışsın da photoshopla yapmamış yani… Photoshopla yapıp da sen nasıl yaptığın işi o gün gerçekten yapmışsın? Böyle dediğin adam gelmiş, ifadesini almışsın. Lağım patlamıştır. Bundan sonra bu düzeni sürdürmeye çalıştıkça, içinde tepinen herkesin yüzüne bu pislik bulaşacaktır.

Tayyip Erdoğan’a bir şey diyemiyorum. Adalet Bakanlığı, büyük ihtimalle bakanlığına mal olacak şu tarihi adımı atmaya davet ediyorum. Bir yetkili savcım ‘pause’a basacak ve bir kurul bu dosyanın buraya kadarki bütün aşamalarını soracak. Gerçek ortaya çıkacak ve sonra devam edeceğiz. Bunu neden yapamaz biliyor musunuz? Bunun cevabı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu tek adam rejiminde. O savcıyı da oraya yollayan Erdoğan, o bakanı da oraya atayan Erdoğan. Bugün bizim adaletini beklediğimiz bakanı atayan Erdoğan. O savcıyı ‘Bunlar beceremedi, git Ekrem’in defterini dür’ diye İstanbul’a yolladı.

AKIN GÜRLE ERDOĞAN İLİŞKİSİ BAMBAŞKADIR

Gece 01.30’da ilk çalıştığı bakan, AK Partililer söylüyor, hepiniz dinliyorsunuz, Akın Gürlek–Erdoğan ilişkisi bambaşkadır, Erdoğan’ın telefonu ilk çalışta açılır, gece 01.30’da olsa. İstanbul’da eski Atatürk Havalimanı’nda Erdoğan indiğinde karşılayan Akın Gürlek… Dışarıda Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, askerler bilmem ne varken, içeri girip pısır pısır pısır bunları söyleyip onayını almıyor mu Erdoğan’dan? Bilmeyen yok. Akın Gürlek geldiğinde direkt Cumhurbaşkanının yanına gider. ‘Biz Cumhurbaşkanına bir şey diyemiyoruz ki! Paldır küldür hiçbir prosedür olmadan yanına gidiyor, bilmem ne yapıyor. Hey! dedi mi, gidiyor, bunu yapıyor’ diyen siz değil misiniz? Erdemliler Hareketi diye çıkılan yolda gelinen noktaya bakın. Bunların 100 kat fazlası ortaya dökülecek ama gün bugündür ki bu bir kırılma günü. AK Parti’nin meselenin kurumsal olarak içinde olduğu, televizyonlarda AK Parti’yi en çok savunan, organize algı hareketlerinin tam içinde olan, bir ayağı Saray’da bir ayağı Çağlayan’da olan, AK Parti’nin her kademedeki yöneticisi, babası ideoloğu olan kelli felli Atatürk düşmanı, ‘Bu işleri yapıyorum’ diyor. Bu dosyadan etkin pişmanlık aramak için geçtiğimiz günlerde de Siverek’te geziyordu. Biz bu vakitten sonra mücadeleye devam edeceğiz. Şunu bilin: Bu savcılar, biz böyle deyince kızıyorlar ya… İfade tutanaklarına şöyle şeyler yazdırıyorlar. Kulağımla duydum. Filanca demiş ki, ‘Özgür Özel hakkında…’ deyip sinkaflı bir küfür. Edemediği küfrü tutanağa yazdırıyor. Gittim, ziyaret ediyorum. ‘Ya Özgür Bey, çok özür diliyorum,’ dedi. Nasıl yeminler ediyor? Dedim, ‘Neden takıldın sen böyle? Ne demişsin ki sen bana?’ ‘Ya, bir itirafçıya dediler ki Fatih Keleş, Özgür Özel hakkında bip diye küfür etti. Ben ömrümde kimseye küfür etmedim’ dedim, ‘Ya bilmiyor muyum? Savcı edemediği küfrü, yaparken oraya yaptırıyor. Ekrem İmamoğlu’na, bana, arkadaşlarımıza…’ Böyle bir basitlik, böyle bir çukurla karşı karşıyayız. Bu kadar pislik akarken, dünya kadar arkadaşımıza haksız, hukuksuz cezaevi… Kiminin çocuğu 15 yaşında Adana’da, kendisi Silivri’de; kiminin çocuğu, 86 yaşındaki annesiyle birlikte evinde, kendisi Düzce’de; kiminin çocuğu, annesi babasıyla 78 yaşında, tek başına, kendisi Silivri’de. ‘Öbürüne çocuğun var mı?’ ‘Var.’ ‘E nasıl ayrı kalacaksın şimdi?’ ‘Hadi sana iyi yolculuklar.’ Ertesi gün zınk Afyon’a. Oğlu yedi saat arabayla gider. ‘Bilgisayar hatası, tekrar gelin haftaya,’ derler. 50 kişilik koğuşlara yollandı. Tek kişilik odalarda kalan arkadaşlarımız, her türlü farklı suçlar olan kişilerle birlikte, sırf zulüm olsun diye… O gittikleri koğuşlarda bile vicdan harekete geçmiş durumda, vicdan. ‘Abla, sana yapılan hiçbirimize yapılmadı. Biz sana sahip çıkacağız,’ diyor insanlar.

O yüzden korkmadan, sinmeden, durmadan bu kötülükle mücadele ederek… Buraya kadar mı? AK Parti’nin getireceği yer buraya kadar. Buradan sonra bir arınma, bir kurtulma, bir temizlenme elbette beklenmiyor. Cesur adımlarla, tarihte doğru yerini alabilecekler, istifa edebilecekler, adım adım Erdoğan’ın hışmına uğrayacaklar olabilir belki. Cesaret gösterin. Erdoğan’dan korkmayan herkesi cesaret göstermeye, endişe eden herkesi bugün yaşadıklarını yazıp kapalı zarfla tarihe bırakmaya çağrıyoruz, doğru günde yapılmış doğru pişmanlık beyanı kabul edeceğiz. Yeter ki bu çeteyi çıtır çıtır hızla çözebilelim. Yeter ki bu yaptıkları, zamanın örtüsünün altında kaybolmasın.”

Özel, konuya ilişkin CHP Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel, Mücahit Birinci hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmaya dair soruyu, “Bu arkadaşlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın elinde kalmasın diye Tekirdağ’a başvurdular. Onlar tabii inisiyatifi Tekirdağ’a kaptırmamak için mutlaka böyle yapıyorlar. Dikkatle takip ederiz. Mücahit Birinci’nin hakkında soruşturma önemli. Mutlaka hızlı şekilde kendisine ait dijital dokümanlara el konulması lazım. Telefonuna, bilgisayarına, iCloud hesaplarına, telefonda ciddi bir arama yapılması lazım. Elini kolunu sallaya sallaya gezmiyor olması lazım çünkü bu işin odak noktasındakilerden bir tanesidir. Daha çok kişi hakkında soruşturma açacaklar ama şu kadarını söyleyeyim. Antalya’dan firar eden kişiyi tutuklayacak dirayeti, cesareti olmamalarının sebebi aynı ekipte olmalarıdır. O kişiyi cezaevlerine yollayanlar bu savcılardır” diye yanıtladı.

AYDIN’DA AK PARTİLİ BİR SİYASETÇİ BELGE YOLLADI, GELDİĞİNDE BAKACAĞIZ

“Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun iddia edildiği gibi bir yolsuzluk sürecine katılıp katılmadığına ilişkin CHP’de iç soruşturma başlatacak mısınız?” sorusunu Özel, şöyle yanıtladı:

“Bugün bana AK Partili bir siyasetçi Aydın’dan telefon açtı ve dedi ki: ‘Özlem Çerçioğlu hakkında bana partim ‘araştır bu konuyu’ demişti. Kendisi hakkında yapılmış suç duyuruları, bilmem neler, iki klasör bende var. Ben ne partimin yaptığı içime siniyor diyor, ne Özlem Hanım’ın yaptığı. Bundan sonra belgeleri size yolluyorum.’ Yolladığında, geldiğinde bakarız. Özlem Çerçioğlu, örneğin Oya Tekin’in bir yıldır ya da 11 yıl önce kendinden önceki AK Partili belediyeden kaldığı için Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın tutuklu olduğu Aziz İhsan Aktaş’la yıllardır çalışmış. Aziz İhsan Aktaş’la çalışmak suç değildir. Suç varsa ortaya çıkmalıdır. Isparta Belediyesi’ne Aziz İhsan Aktaş makam arabası almış, plakasını AK Parti’nin ‘AK’ı koymuş. Bir ay seçimde minibüs gezdi diye belediye başkanı içeride yatıyor. Trabzon Belediyesi, Isparta Belediyesi, defalarca saydığım belediyeler, bakanlıklar, Pamukkale, Uludağ üniversiteleri hepsi çalışmış. Bu suçtur ben diyemem.

AYDIN’IN KENDİSİNE VERDİĞİ O HELAL OYLARI ÇALARAK ERDOĞAN’IN AYDIN’I HIRSIZLAMASINA MÜSAADE ETTİ

Ama Aziz İhsan Aktaş’la çalışmak CHP’li belediye ise suç ve tutuklanma sebebi. Yüzde 13’üyle biz çalışmışız, yüzde 87’si AK Parti’de yok. Bizim içimizde, yıllardır görevli olduğu için en çok Aziz İhsan Aktaş’la çalışan belediye Özlem Çerçioğlu. O da bu durumdan duyduğu endişeyi hep dile getirirdi, dile getirirmiş Gökan Zeybek’in aktardığı. Ben de kendine dedim ki: ‘Kendinden eminse niye korkuyor?’ O da diyor ki: ‘E Zeydan’ı nasıl aldılar?’ diyor. Dedim, bu bakıma haklı. Ama Zeydan gibi alınacaksan namusunla gireceksin, namusunla çıkacaksın. O noktadaydık. Sonra duydum ki, 15 gün önce AK Parti kendisine bir kanalla ‘Bak, en çok sen çalışmışsın. Zeydan’da tek dosya içeride. O da büyükşehir diye örnek veriyorum. Sen de bu kadar çok, yakında sen de girersin. Ya hapse atıl, ya gel AK Parti’ye katıl’ demişler. AK Parti’ye katılırsan hapse atılmazsın. AK Parti’ye katılmazsan hapse atılacaksın. Mesele bundan ibaret. Özlem Hanım’a, düne kadar veya bir ay öncesine kadar, en iyi ilişkiler içinde olduğumuz, sevdiğimiz, saydığımız birisine ‘Ya bu hırsızlık yaptı’ nasıl diyeyim? Ama ona ‘Bak, aynı durumda olanları tepeledik. Tepene binmek üzere beklemedeyiz, kararı ver’ dediler. O da arkadaşların gösterdiği cesareti göstermek yerine, Aydın’ın kendisine 2002’de, 2007’de milletvekili, 2009’da il belediye başkanı, 2014, 2019 ve 2024 yıllarında büyükşehir belediye başkanı olarak CHP altında verdiği o helal oyları çalarak, hem de AK Parti olmasın diye kendisine verilmiş oyları alıp AK Parti’ye götürerek Tayyip Erdoğan’ın Aydın’ı hırsızlamasına müsaade etti. Tarihe böyle geçecek. Aydın’da ayakkabıların topuklarını kırıyorlar şimdi ona ‘Topuklu Efe’ diyenler.”

BU REJİMDE HSK’DAN SONUÇ ÇIKMAZ, BU YÜZDEN BU REJİMİ DEĞİŞİRMEK LAZIM

Özel, Adalet Bakanı’na yaptığı çağrı, HSK’ye ilişkin suç duyurusunda bir ilerleme olup olmayacağına ilişkin soruyu “HSK’dan bir sonuç çıkar mı? Bu rejimde çıkmaz. Bu yüzden bu rejimi, bu düzeni değiştirmek lazım. Asla bir sonuç çıkmaz. Ama mahallede lağım patlamış, ortalık pislik içinde, sinek basmış, hastalık olmuş, gelip de orayı tamir edemiyorlarsa, milletin bunu da görmesi lazım. O zaman millet der ki, ‘Demek ki bu sistem yanlış sistem, doğrusuna dönelim, doğrusuna geçelim'” diye yanıtladı. Özel, “HSK seçimlerinde hepinizin gözünün önünde hile yaptı. Benim görevim bunu ortaya dökmek. Milletin de görevi bu hukuksuzluğu ilk seçimde ortadan kaldırmak” ifadesini kullandı.

Mücahit Birinci’nin sosyal medya paylaşımının anımsatılması üzerine Özel, “Cirmin kadar yer yakasın Mücahit” diyerek değerlendirdi.

GÜNÜN GELDİĞİNDE GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELERİ YAPACAĞIZ

Özel, “CHP’nin iktidara gelmesi durumunda bir temiz eller operasyonu ya da bir temiz eller siyaseti olur mu?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Aslında iddianameye esas olacak delilleri bugün toplamaya başladık. Yargıya güven yüzde 18. Yüzde 82 bu yargıya güvenmiyor. Bu yargıya güven için ilk önce bir temizliğe ihtiyaç var. Onun yapılabilmesi için iktidar değişikliğine ihtiyaç var. Ama gün kaybetmeden, o gün yapılacak soruşturmanın delillerini toplamak için bugünden diyoruz ki: Kim ki, bir avukat teklifiyle, bir başkası hakkında ‘duydum, gördüm’ diye onun dediği gibi bir ifade vererek ya da dediği gibi bir iftira atarak ya da para verip bir yerden çıktıysa, bunları yazsınlar. Bugün tarihini noterde emanete alsınlar. Günü geldiğinde gerekli yasal düzenlemeleri yapıp, bunları kamu yararına doğru şekilde iş birliği yapmak için delil kabul edeceğiz. Bir buzdağının görünmeyen yerinde, dünya kadar iftira atan ve para verenler var. Bir de görünmeyen bir buzdağı var. Orada da başına bu gelmesin diye peşinen sağılanlar, söğüşlenenler, silkelenenler var. Bu ‘silkele’ lafı sadece siyaseten bize söylenen bir şey değil. Ne şirketler silkeliyorlar. Ne zenginleri silkeliyorlar. Ne geçmişte ilişki içinde olduklarını silkeliyorlar. Beşli çete diye söylenen o 43 tane, 38’i vergi ödemeyen şirketten CHP’li bir belediyenin kapısından geçeni ‘vay, sen Erdoğan’a ihanet ettin, demek ki yatırımı CHP’ye yapıyorsun’ diyerek onlara neler neler ediyor… Hepsini biliyoruz. Bilmeyen mi var? Televizyonun başında izleyen AK Partililerden bilmeyen mi var?”

İHALELERE GİRİP İBB GİBİ DEVASA BİR YAPIDAN İHALE ALAN BÜTÜN ŞİRKETLERE BU PARALARI VERMEYİ BİLE TAAHHÜT ETMEK LAZIM

“‘Buzdağının ucunun ucu’ diye bir ifade kullandınız, ayrıca ‘Çok daha diplerde bir şey daha var. İnşallah onu çıkaracağız’ dediniz. Biraz daha ipucu verebilir misiniz?” sorusuna Özel, şöyle cevapladı:

“İpucum şu, herkesin bildiği konuştuğu bir şeyinin somutlanma, oksijenle temas ihtiyacı var. Temel hedef Ekrem İmamoğlu ve birkaç arkadaşını siyasetin dışına itecek kadar suçlayacak delilleri bulabilmek. Bunun için bir iftira mekanizması var. Son fazda artık şirketlere gel gel yapıp, avukat yollayıp… Savcılar avukat tutmuş dediğimin bir boyutu da bu. ‘Ya geçen gün savcı beyin yanındaydım. Seninle de ilgili filanca dosya var.’ Dedim ya, ‘Biz tanırız, hallederiz.’ İşte o zaman onun bir ifade vermesine de gerek yok. İşin ikinci kısmı: ‘Şu kadarla birlikte bu işten kurtulursun.’ 30 yıllık şirket varlığı 100 milyon, bunlar istiyor 2 milyon. ‘Başımın gözümün sadakası olsun, lanet olsun’ diye veriyorlar. Bunların çıkması için bir cesaret lazım. Mesela hızlı bir şekilde iktidar değişimi sağlasak özel yasayla bu insanların ne şartlarda zorlandıklarını bildiğimiz için, bunları açık etmeleri durumunda bu verdikleri paralardan sorumlu tutulmayıp, bütün yargı çetesinin deşifre edilmesini kamu açısından önemli görürüm. Hatta bunlara bu paralarını geri vermeyi bile taahhüt etmek lazım. İhalelere girip İBB gibi devasa bir yapıdan ihale alan bütün şirketlerden bahsediyorum. Bu şirketlerden bazılarının dosyalarına bakıyorlar. Ona göre ‘Bak, sen de buradasın’ diyorlar. Bazısında hiçbir şey olmayabilir. Ama böyle bir belaya gidip de içeriye girip altı ay iddianame beklemek varken, def-i bela kavlinden her şeyi yapıyor insanlar.”

BAKAN, ‘BU MÜVEKKİLLE SAVCI ARASINDA’ DİYEREK KENDİSİNİN BU İŞTE DEKOR OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Özel’in iddialarını eleştirmesini ilişkin Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bütün Türkiye’nin gözü önünde HSK seçimlerinde hile yapıldı. O söylediği kayıtta Savcı Bey’in bundan haberi var. ‘Savcı Bey benimle birlikte gelir de savcıya giderseniz sizi bırakacak, başka sorular sormayacak’ demesi, savcının sesini dinletmesi, savcıyla telefonda görüştürmesi var.

Bunlarla ilgili ‘Ne alakası var?’ diyor. Müvekkille bilmem ne arasında… Sen bir tane oraya muhakkik tayin edip, sen bu kişinin iddia ettiği görüşmenin savcıyla yapılıp yapılmadığını, aynı yerden baz verip vermediklerini, birlikte oturup kalkmadıklarını… Savcının odasına, 7’nci kata hiçbir avukat giremezken, bir tane savunma avukatı giremezken, bu nasıl giriyor her gün savcının odasına? Hani diyorsunuz ya 7’nci kat acayip korunuyormuş. Bu savcıların kalemleriyle bile görüşülemiyormuş, bariyerlerin ötesinden evrak yollanıyormuş… E, bu odalardan çıkmıyor. Adalet Bakanı, ‘Bu müvekkille savcı arasında’ diyerek meselenin Akın Gürlek’le Tayyip Erdoğan’ın arasında olduğunu, kendisinin de bu işte dekor olduğunu göstermişti. Adalet Bakanlığı dekoru pozisyonunda kendisi. Çakmışlar onu bakan diye, dekoru yapıyor. Sistemde bakan varmış gibi. Oysa sistemde bir tane hükümlü var, bir de onun aparatları var.”

BUNDAN SONRA ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NE AYDIN’DA KOLAYLIK VERSİN

Özel, “Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde üyesi çoğunluğunu bulunduran CHP’nin tavrı ne olacak? Nasıl bir yol ve rota izlenecek?” sorusuna ise “Orada bize verilen görevin gereği olarak en doğru tavrı Aydın’a hizmet etme noktasında belediye meclis grubumuz gösterecek. Allah bundan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne Aydın’da kolaylık versin. Millet her şeyi affeder. Milli İradeyi yok saymayı, Milli İrade hırsızlığını affetmez. Tayyip Bey bunu anlayamadı. Yani biz bir belediye kaybettik. Ama bir büyük başarı daha kazandık. Neden? İstanbul seçimlerinin ilk iptalinde de öyleydi. Ekrem Bey’in diploma iptalinde de öyleydi. Bundan sonraki sürece yönelik saldırılarda da öyle. Millet kendine seçme hakkı vermeyen, darbeye kalkışan veya kendi seçtiğine böyle taklalar attıranlara asla ve asla bir daha geçit vermez. Ne Özlem Çerçioğlu’na ne Adalet ve Kalkınma Partisi. Göreceksiniz, kayda geçsin. Gelecek Aydın Belediye seçimlerini Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bir farkla kazanıyor? Onu bütün Türkiye görecek” diye yanıt verdi.

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu, Murat Çalık’ın annesini ziyaret etti

Sonraki İçerik

LGS kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları açıklandı

İlgili İçerik

CHP, 31 Ocak’ta “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenleyecek
Siyaset

CHP, 31 Ocak’ta “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenleyecek

CHP-İYİ Parti görüşmesi… Özgür Özel: “29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim”
Siyaset

CHP-İYİ Parti görüşmesi… Özgür Özel: “29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim”

Siyasi parti liderleri, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında deprem bölgesinde olacak
Siyaset

Siyasi parti liderleri, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında deprem bölgesinde olacak

CHP’li Gürer: “Çiftçiye yeterli destek verilmesi şart”
Siyaset

CHP’li Gürer: “Çiftçiye yeterli destek verilmesi şart”

Özgür Özel: “Katlanmayacağız, itiraz edeceğiz, isyan edeceğiz”
Siyaset

Özgür Özel: “Katlanmayacağız, itiraz edeceğiz, isyan edeceğiz”

CHP’li Kılıç: “Emekli sadaka değil, gasbedilen onurunu istiyor”
Siyaset

CHP’li Kılıç: Savaşların bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor

Sonraki İçerik
LGS sonuçları açıklandı

LGS kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları açıklandı

Gündem

İBB’den “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği”…

İBB’den “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği”…

Mansur Yavaş: “Yargılanacaksam da çorba dağıtmaktan yargılanayım”

Mansur Yavaş: “Yargılanacaksam da çorba dağıtmaktan yargılanayım”

CHP, 31 Ocak’ta “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenleyecek

CHP, 31 Ocak’ta “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” düzenleyecek

Emekliler İstanbul’da açıklama yaptı: “Bu ülkenin emeklileri diz çökmeyecek!”

Emekliler İstanbul’da açıklama yaptı: “Bu ülkenin emeklileri diz çökmeyecek!”

AİHM’e 2025’te en çok hak ihlali başvurusu Türkiye’den yapıldı

AİHM’e 2025’te en çok hak ihlali başvurusu Türkiye’den yapıldı

Çin Cumhurbaşkanı Xi, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

Çin Cumhurbaşkanı Xi, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

Bakırköy Belediyesi Çocuk Meclisi’nde haklar ve eşitlik konuşuldu

Bakırköy Belediyesi Çocuk Meclisi’nde haklar ve eşitlik konuşuldu

İstanbul alarm veriyor…

DİSKAR: Geniş tanımlı işsizlik yüzde 28,6, işsiz sayısı ise 11 milyon 593 bine çıktı

CHP-İYİ Parti görüşmesi… Özgür Özel: “29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim”

CHP-İYİ Parti görüşmesi… Özgür Özel: “29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim”

RTÜK’ten Atatürk’e hakaretlere izin

RTÜK’ten yayıncılara dolandırıcılık uyarısı

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist