İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında İBB Kadın ve Spor İstanbul iş birliğiyle Haldun Alagaş Spor Kompleksi’nde 100 kadının katıldığı bir öz savunma atölyesi düzenledi. Kadınlar hem temel savunma hareketlerini öğrendi hem de şiddetin farklı türlerine ilişkin farkındalık kazandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yeni bir çalışmayı hayata geçirdi. İBB Kadın ve Spor İstanbul’un birlikte düzenlediği öz savunma atölyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde Haldun Alagaş Spor Kompleksi’nde gerçekleştirildi. “Fark et, terk et, bildir” sloganıyla hayata geçirilen atölyeye 100 kadın katıldı. Katılımcılar hem temel fiziksel öz savunma tekniklerini uygulamalı olarak öğrenirken hem de şiddetin psikolojik, dijital, ekonomik gibi farklı boyutlarına dair bilgilendirildi.

ŞİDDETE KARŞI ÇOK BOYUTLU YAKLAŞIM
Spor İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Neslihan Uçar Çadırcı, yürüttükleri çalışmanın uzun süredir üzerinde emek verdikleri bir proje olduğunu vurguladı. Çadırcı, şiddeti yalnızca fiziksel boyuta indirgemenin gerçeği perdelediğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bir proje bu. Çünkü şiddeti genel olarak tek bir yönüyle, fiziksel şiddet olarak algılıyoruz. Oysa fiziksel şiddetin çok ötesinde kadınlar birçok farklı şiddet türüne maruz kalıyor. Çoğu kez farkındalıkları olmadığı için, şiddete maruz kaldıklarını bile anlayamıyorlar; ne bunu bildirme gereği duyuyorlar ne de o durumdan kaçma gereği.”
Çadırcı, öz savunma atölyesinin yalnızca fiziksel savunma eğitimi olmadığının altını çizerek, “Biz öz savunma atölyesiyle beraber yalnızca fiziksel olarak kendini korumasını ve mevcut durumdan kurtulmasını değil; şiddetin dijital şiddet, ekonomik şiddet, takip gibi birçok farklı türünde de farkındalığı artırmayı ve kadınların yasal haklarını araması yönünde bir çalışma oluşturduk. Atölyeyi ‘fark etmek, terk etmek ve bildirmek’ üzerine konumlandırdık” dedi.
Atölyenin üç ayrı bölümden oluştuğunu belirten Çadırcı, “Önce şiddeti tanımlıyoruz. Kadının o durumdan nasıl kurtulacağını hem fiziksel hem sözlü hem de diğer şiddet türleri açısından anlatıyoruz. Son olarak da yaşadığı şiddeti hangi mecralara, hangi mercilere bildirmesi gerektiğini sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
ŞİDDET SADECE KADININ MESELESİ DEĞİL, ERKEKLER DE EĞİTİLMELİ
Neslihan Uçar Çadırcı, şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların omzuna bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Ben şiddetin sadece kadına özel bir durum olduğunu düşünmüyorum. En çok biz zarar görsek dahi, erkekleri de bu konuda eğitmeden bizim tek başımıza bu şiddet sarmalından çıkmamız çok mümkün değil. Hem erkeklerin hem kadınların bu atölyeye katılımını çok kıymetli görüyoruz” ifadelerini kullandı.

ENİF YAVUZ DİPŞAR: HER 4 KADINDAN 1’İ ŞİDDETE MARUZ BIRAKILIYOR
İBB Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Enif Yavuz Dipşar da öz savunma atölyelerinin, kadının hem iyilik halini hem de dayanışma duygusunu güçlendiren bir çalışma olduğunu belirtti. Dipşar, şöyle konuştu:
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında öz savunma atölyelerini İBB Kadın ve Spor İstanbul olarak organize ediyoruz. Bu, kadının iyilik halini güçlendiren, kadın dayanışmasını önceleyen bir proje. İstanbul’da ve Türkiye’de biliyoruz ki her 4 kadından 1’i şiddete maruz bırakılıyor. Fakat bu şiddete maruz bırakılan kadınların bir kısmı, şiddeti anlayamıyor.”
Dipşar, şiddetin yalnızca fiziksel olmadığını, psikolojik, dijital ve ekonomik boyutları bulunduğunu hatırlatarak, “Artık şiddeti psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, dijital şiddet, ekonomik şiddet olarak alt sınıflarıyla görüyoruz. Bu noktada şiddete maruz bırakıldığını kadınların fark etmesi ve bununla mücadele edebilmeleri çok önemli” dedi.
ÖNCE KADIN KENDİ DURUMUNU FARK ETMELİ
Enif Yavuz Dipşar, kadınların hukuki koruma mekanizmalarına erişmesinde farkındalık çalışmalarının belirleyici olduğunun altını çizdi:
“Tabii ki 6284 gibi kadının yanında olan, kadını koruyan çok önemli kanunlarımız var. Fakat öncelik, kadının kendi durumunu fark etmesi. Bu, en öncelikli konulardan biri. İBB Kadın olarak, bu projede de yer alan 444 86 86 numaralı, 7/24 ulaşılabilen, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce hizmet veren bir kadın destek hattımız var. Bu telefonun ucunda psikolog, sosyolog ve sosyal hizmet uzmanı arkadaşlarımız yer alıyor. Yani yalnızca çağrı merkezi operatörleri değil, uzmanların yer aldığı bir hat bu” diyerek, kadınlara ihtiyaç duyduklarında bu hattı arama çağrısında bulundu.
“Kadın dayanışmasını İstanbul’da ve Türkiye’de büyütmeye, şiddetsiz bir Türkiye için omuz omuza çalışmaya devam ediyoruz, daha da geliştireceğiz” diyen Dipşar, öz savunma atölyelerinin kadınların hem sporla buluştuğu hem de “kendi özleriyle tanıştıkları” önemli bir çalışma olduğunu vurguladı.

KADINLAR ANLATIYOR: DUR DEMEYİ, HAYIR DEMEYİ BURADA ÖĞRENİYORUZ
Atölyeye katılan kadınlar da hem kendini savunma becerileri kazandıklarını hem de özgüvenlerinin güçlendiğini dile getirdi.
Ayten Güneş, yıllarca “hayır” diyememiş olmanın yükünü taşıdığını anlatarak şunları söyledi:
“Şu anda bu programda bize ‘dur’ demeyi, ‘hayır’ demeyi öğretiyorlar. Dur demeyi, hayır demeyi maalesef bize öğretmediler. Bize hep ‘Yapacaksın, edeceksin; yapmazsan kötüsün’ dediler. ‘Niye hayır diyorsun, hayır dememen lazım, evet demen lazım’ diye yetiştirildik. O yüzden eziliyoruz biz kadınlar. Kadınlarımız gerçekten çok eziliyoruz, maddi manevi. Eğitimim yok, maalesef ben okumadım, çok okumak isterdim ama babam beni okutmadı, ‘Evde kalacaksın, iş yapacaksın’ dedi. Ben okumadım ama çocuklarım okuyacak dedim. Bir memur maaşıyla ve gece saat 2’lere 3’lere kadar el işi yapıp çocuklarımı okuttum. 2 oğlumu da okuttum. Şimdi 2 gelinim var; onlara da ‘Okuyun, kendinizi yükseltin, eşlerinize mecbur kalmayın, eşinizin eline bakmayın’ diyorum.”
Güneş, İBB yaşam merkezleriyle tanışmasının hayatını değiştirdiğini söyleyerek, “Bir buçuk senedir İBB yaşam merkezine gidiyorum. Spor salonları var, eğitimler var, psikolog var, geziler var. Gerçekten çok güzel. İyi ki İBB’miz var, iyi ki Büyükşehir Belediyesi bunu yapmış, iyi ki İmamoğlu’muz var. Her şey çok güzel olacak” dedi.
KENDİMİ SAVUNMAYI AZ DA OLSA ÖĞRENDİM
Katılımcılardan Rabia Elif Coşkun, atölyenin hem öğretici hem de güçlendirici olduğunu belirterek, “Etkinlik çok güzeldi ve hocamız çok güzeldi. Bize her şeyi gösterdiler, nasıl yapmamız gerektiğini tek tek anlattılar” dedi.
Şengül Çakır ise “Çok faydalı, çok güzel buldum. İyi ki katılmışım, iyi ki var, iyi ki İBB var. Çok mutluyuz, bütün etkinliklere katılıyoruz, çok eğleniyoruz. Kendimi savunmayı az da olsa burada öğrendim, gerçekten çok güzel, çok mükemmel” ifadelerini kullandı.
Hilal Ayşe de atölyenin eğlenceli olduğu kadar pratik yönünün de güçlü olduğuna dikkat çekerek, “Ben çok eğlenceli buldum. Şu an gerçek savunma egzersizlerine geçeceğiz. Biz bunu aramızda da tekrarlarız, bence çok güzel olacak” dedi.
İBB’NİN HEDEFİ: ŞİDDETSİZ BİR KENT İÇİN DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEK
İBB Kadın ve Spor İstanbul işbirliğiyle yürütülen öz savunma atölyeleri, yalnızca 25 Kasım günü değil, yıl geneline yayılması hedeflenen bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Hem spor yoluyla kadınların fiziksel ve ruhsal iyilik halini desteklemeyi hem de şiddetin her türüne karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan proje, katılımcıların anlattıklarıyla da bu hedefi şimdiden görünür kılıyor.
İBB, kadınların sporla buluştuğu, psikososyal destek alabildiği, hakları konusunda bilgi edindiği bu tür programlarla, İstanbul’da kadın dayanışmasını ve şiddetsiz yaşam mücadelesini büyütmeyi sürdürüyor.
KAYNAK: ANKA

















