İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, 2025 yaz sezonunda Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde bir programla tiyatro severlerle buluşuyor. Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Anka Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayarak, “Harbiye Açık Hava bizim evimiz. Tiyatro ile diğer etkinliklerin dengeli yürütülmesi önceliğimiz” dedi.
Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında Fosforlu Cevriye, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım ve Tartuffe gibi ilgi gören oyunlar her akşam saat 21.00’de izleyiciyle buluşacak. Fosforlu Cevriye 15, 16 ve 17 Ağustos 2025’te, Tartuffe ise 23 ve 24 Ağustos’ta sahnelenecek. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım gibi klasik eserler de yaz boyunca tiyatro severlerle buluşacak. Bu yıl yaz sezonunda izleyicileri yoğun ve keyifli bir programın beklediğini vurgulayan Ayşegül İşsever, ANKA Haber Ajansı’nın sorularına şu yanıtları verdi:
– Bu yıl Şehir Tiyatroları’nın yaz sahnesi Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda olacak. İstanbul’daki tiyatro ve sanatseverleri bu yaz neler bekliyor?
– Biz genellikle Haziran ayında ve Yıldızlı Geceler kapsamında, ağustos sonu ile eylül başında etkinliklerimizi düzenliyorduk. Ancak bu sene maalesef planlarımızda değişiklik oldu. Ocak ayında tarihlerimizi vermiştik, programlarımızı ve turnelerimizi ona göre ayarlıyoruz. Fakat mart ayında dışarıdan bir grubun son dakika gelişinden dolayı programda değişiklik yapmak zorunda kaldık. Bayram tatilleri de düşünülünce, seyirci ve emeğimiz açısından ağustos ayını es geçtik.
Ancak ağustos ayında Yiğit Yelda Baskı’nın rejisiyle, Oğuzhan Balcı’nın senfonik müziğiyle hazırladığımız “Fosforlu Cevriye” oyunumuzu, açılış günü olarak belirledik. Bu oyun çok talep görüyor, biletler hızla tükeniyor, dolayısıyla üç gün boyunca açıkhavada sahnelenecek ve seyirciyi doyuracak şekilde planladık. Ayrıca, geçen yıl çok özel bir gece yaşadığımız Moliere’in “Tartüf” oyununu da bu yıl iki gün sahneleyeceğiz. Yıldızlı Geceler’de keyifli, dopdolu bir program seyircimizi bekliyor.
– Program kaç gün sürecek?
– Program toplamda 10 gün sürüyor ama sadece belirli günlerde oyunlar oynanıyor. Açıkhavada sahne kurulumu, ışık ve dekor hazırlığı oldukça zahmetli bir süreç. Özellikle ilk oyun oynanacak ekip için zorluklar oluyor; sahne tamamen boş ve teknik ekip tüm donanımı tek tek kuruyor. Geceleri ışık provası yapılıyor, oyuncular da sahneye uygun şekilde provalarını sürdürüyorlar.
TİYATRONUN EVİ: HARBİYE AÇIKHAVA
– Harbiye Açıkhava Tiyatrosu sizin için neden bu kadar önemli?
– Orası bizim evimiz gibi. Bizim 11 sahnemiz var, bir tanesi Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu ve gerçekten bizim evi gibi hissediyoruz orayı. Ancak bazen mekanın önemi gözardı ediliyor, hatta kimi zaman misafir ev sahibini kovar gibi durumlar yaşanıyor. Bu hoş değil tabii. 1948 yılında Muhsin Erruğrul, dönemin belediye başkanına giderek, sahne ihtiyacımızın büyüdüğünü belirtmiş ve bu tiyatro böyle inşa edilmiş. İlk açılış oyununu Şehir Tiyatroları olarak “Oidipus” ile yapmışız. O zamandan beri mayıstan eylül sonuna kadar her hafta sonu orada oyunlarımızı oynuyoruz. Tabii farklı sanat disiplinleri ve konserler de orada yapılıyor, bunlar da çok değerli. Ama tiyatronun varlığını dengede tutmak çok önemli. Seyircinin talebini gözardı etmek kimseye fayda sağlamaz.
AHMED ARİF VE TURGUT UYAR İSTANBUL’LA BULUŞUYOR
– Eylül ayında yeni sezona başlayacaksınız. Yeni sezonda seyircileri neler bekliyor?
– Geçen sezon, seyircimizin yoğun ilgisi sayesinde çok keyifli geçti. 56 oyunla sezonu açtık, 11 yeni oyunun prömiyerini yaptık. Çocuk oyunları da dâhil olmak üzere hem şehir içi hem şehir dışı, hatta yurt dışı turneler gerçekleştirdik. Şimdi elimizde iki yıllık bir program var. Bazıları “Bu sene az oyun çıktı” diyor ama biz imkânlarımızı kullanarak tüm oyunların prömiyerlerini aynı dönemde yaptık. Yeni sezona iki büyük oyunla başlayacağız. Çocuk oyunları da dâhil olmak üzere toplamda yaklaşık altı oyun planladık. Bunlardan ikisi, genç yazarlarımızın eserleri olacak. Oldukça keyifli bir sezon geçireceğimize inanıyorum.
Bu sezon ayrıca paydaşlarımızla daha çok yan yana durmayı, dayanışmayı önemsiyoruz. Kendimizi dinleyip eksiklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Sanat alanında aynı dili konuştuğumuz insanlarla, küçük ama anlamlı projeler yapmayı hedefliyoruz.
İBB Miras’ın çok güzel mekânları var. O mekânlarda İstanbul şehirle buluşuyor. Biz de bunu devam ettirmek istiyoruz. Seyircinin teveccühü çok yüksekti. Şimdi bunu biraz daha yayalım diyorum; neden bir Ahmet Arif yapmayalım, neden bir Turgut Uyar yapmayalım? İstanbul’a yakışır.
KAYNAK: ANKA

















