Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Sağlık

“Bu dalga hiçbirine benzemiyor, virüs silah değiştirdi”

Türkiye'nin corona virüs salgınıyla mücadelesi sürerken Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel'den uyarı geldi. Cinel, "Bu son dalga hiçbirisine benzemiyor. Genç hastalar, daha fazla doku tahribiyle geliyor. Virüs silah değiştirdi. Çocuk hastalarımız da artıyor. Yoğun bakımlar alarm veriyor. 15 gündür kırmızı alarm çanları çalıyor" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 18 Nisan 2021 - 14:53:13
Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2021 - 14:53:13
“Bu dalga hiçbirine benzemiyor, virüs silah değiştirdi”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Türkiye, salgının başladığı 13 aydan bu yana, vaka ve ağır hasta sayısında en yüksek sayılara ulaştı.

Vaka sayısının 62 bin 606, ağır hasta sayısının ise 3 bin 240’a ulaştığı bu hafta itibariyle artık herkesin seferberlik varmış gibi salgınla mücadelede özellikle kurallara riayet etmek anlamında bu işi ciddiye alması gerektiğini söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, artık çok daha genç yaşta hastaların kaybedilmeye başlandığını ve yoğun bakım ekiplerinin de ağır bir travmatik süreçle karşı karşıya kaldığını vurguladı.

“ŞİMDİ DURUM FARKLI”

Yeni dalga corona virüse karşı değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cinel, “Bunun majör olarak üçüncü bir yukarı gidiş olduğunu düşündüğümüz zaman, birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300’lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da 1980 hasta oldu. İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise en fazla 5 bin 970’lerde olmuştu. Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500’lere kadar inmişti. Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı açık ve net” dedi.

“KARŞIMIZDA MUTASYONA UĞRAMIŞ BİR VİRÜS VAR”

“Şimdiki gidişte karşımızda mutasyona uğramış bir virüs var, toplumda hızlı yayılabiliyor ve dokuları biraz daha fazla tahrip ediyor diyen Prof. Dr. Cinel, bunun sonuçlarının ise daha ağır olduğunu söyledi ve ekledi:

“Çok daha genç hastalarımız var. Aşılamanın da faydası ile (65 yaş üstünü aşılamayı başardık), artık yoğun bakımlarda ortalama 78 gibi yaşlardan şu an 60’lara 59’lara geri geldik. Bu çok önemli bir detay. Çünkü artık 38 yaşında da hastamız var, 45 yaşında da hastamız var. Bunlar da dokuları daha tahrip olmuş bir şekilde geliyorlar yoğun bakımlarımıza. Şu anda ağır hasta sayısında 3 bin 200’lerdeyiz. Son 6 haftadır her gün artıyor. Yoğun bakım gereksinimi de artıyor hızla. Sağlık çalışanları için çok zor bir dönem. 10 tane yoğun bakımınız var, ikisini Covid yoğun bakıma çevirdiniz, yetmedi altısı yedisi, hepsini Covid yoğun bakım yapamazsınız. Çünkü non Covid yani Covid olmayan hastaların da, örneğin trafik kazası, beyin kanaması, ciddi kalp krizi geçirdiklerinde yoğun bakıma ihtiyaçları oluyor”

 

“VATANDAŞLARIMIZDAN KATKI İSTİYORUZ, DURUM ÇOK CİDDİ”

“Herkesin artık bir adım geri çekilmesi gerektiğini” söyleyen Prof. Dr. Cinel, bunun da seferberlik duygusuyla yapılabileceğini söyleyerek “Nisan başından beridir çok ciddi uyarılarda bulunuyoruz. Hala 62-63 binlerde vaka sayısı. Aşağı düştüğünü göremedik. Onu görsek de yoğun bakımlardaki vakalar 1 hafta 10 gün daha artmaya devam edecek. Çok ciddi sayıdaki servis Covid hastalarını da göz önüne aldığımızda, biz yoğun bakımcılar olarak çok tedirginiz. Durum gerçekten ciddi. Bu yüzden herkesin bir adım geri çekilmesini istiyoruz. Bu da şu anlama geliyor. Seferberlik hali gibi durumun ciddiyetini anlayıp gönülden bu seferberliğe katkı vermek gerek. Kendi Ramazanımızı 10 gün erken getirelim demiştim daha önce. Burada şunu kastetmiştim, Ramazanın manevi yönü vardır. Kendimizi dinleriz, yalnız kalırız. Böyle bir döneme ihtiyacı var Türkiye’nin. Fren yapmaya ihtiyacı var” dedi.

“BU HAFTA YOĞUN BAKIMLAR AÇISINDAN ÇOK ENDİŞELİYİM”

Türkiye’nin yeni kısıtlamalarla biraz frene bastığını ama bunun da yeterli olup olmayacağının görüleceğini söyleyen Prof. Dr. İsmail Cinel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bakın biz freni yaptık ama, bu fren yeterli mi değil mi, Ramazan’ın etkisini nasıl olacak, bunlar önümüzdeki hafta Cumartesi-Pazar ortaya çıkacak. Ama bu bir hafta nasıl geçecek, ben yoğun bakımlar adına bunu düşünüyorum, bundan endişe duyuyorum. Çünkü örneğin 50 yoğun bakım yatağınız vardı, 80 oldu, 100 oldu, 120 oldu doldu. Bu da neyi getiriyor biliyor musunuz? Taşın altına elini koymak isteyen, yoğun bakımdan uzak olan hekim grubu dahi endişe ediyor. Çünkü örneğin bir göz hekimini yoğun bakımda çalıştırarak verim alamazsınız.”

“YOĞUN BAKIMLAR HASTANELERİN SİGORTASIDIR”

Ağır hasta sayılarının çok yüksek seyretmesinin yoğun bakımları “hastanelerin sigortası olmaktan çıkaracağını da belirten Prof. Dr. Cinel, “Sayı belli bir sayının üzerine çıktığı anda yoğun bakımlar sigorta olma özelliklerini kaybederler. Tüm hastane için sigorta fonksiyonunu göremeyen yoğun bakım demek, tıka basa dolu yoğun bakımlar demektir. Tıbbi kalitenin, istemeden düşmesi demektir. Yoğun bakımcıları da psikolojik olarak ciddi anlamda çok örseler bu, yılgınlığa, bitkinliğe düşürür. Düşünsenize bir yoğun bakımda mesela ayda ortalama 100 vefat yaşarken, bir bakıyorsunuz 300-400’lere çıkıyor. Bu hastalara 20 gün 30 gün emek vermiş yoğun bakımcının içinden bir parça kopar. Hele de hastalar daha gençse, etkisi daha yıkıcı oluyor. Çocuklara dahi yöneldi bu virüs, silah değiştiriyor. Aşı demek, bilim demek. Mutlaka aşıya ulaşmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

İSTANBUL’DA DOLULUK ORANI EN ÜST SEVİYEDE

Türkiye’nin salgında yoğun bakımlar açısından zaman kazanmaya ihtiyacı olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Cinel, “Bizim şu anda zaman kazanmaya ihtiyacımız var. Herkesin olayın farkına varıp, sağlık sistemine yardımcı olmasını istiyoruz. Bunu çok ısrarla, en acil şekilde yapmamız gerekiyor. Son 7-8 haftadır aralıksız artıyor ağır hasta sayısı.İstanbul’da şu anda doluluk oranlarımız gerçekten en üst seviyede. Bu, (yoğun bakımlarda) yatakların tamamen dolu olduğu anlamına gelmiyor, yatak yok demek değil. Biz hastamızı kapıda, sokakta bırakacak bir millet değiliz. Ama ben, Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı olarak şunu vurgulamak zorunda hissediyorum kendimi: Yoğun bakımın birinci düzeyi olur, kardiyoloji, nöroloji yoğun bakım, olur buralarda Covid hastalarına geçici süreyle hizmet verebilirsiniz. Asıl hizmet alacakları yer, üçüncü basamak yoğun bakımdır bu hastaların. Genel yoğun bakımlardır, anestezi yoğun bakımlardır, göğüs hastalıkları ilgili yoğun bakımlardır. O yüzden diyorum ki, daha fazla doluluk, yoğun bakımların sigorta olma fonksiyonunu kaybetmesi anlamına gelir. Yoğun bakım çalışanları açısından da psikolojik açıdan da bu yük daha fazla zor taşınır” dedi.

“İLK İKİ DALGADAKİ GİBİ ÖZEL HASTANELER DE DAHA FAZLA DESTEK OLMALI”

Birinci pik sırasında ve Kasım-Aralık ayındaki pikte, özel hastanelerin salgın sürecinde sisteme çok büyük desteği olduğunu, ancak bu dalgada bu desteğin düştüğünü de belirten Prof. Dr. Cinel, özel sektöre de çağrıda bulunarak sözlerini şöyle noktaladı:

“Üçüncü yukarıya gidişin farklı noktaları var. Hassasiyetler azaldı, aldırmazlık, vurdumduymazlık oluştu. Algıda farklar var. Pandemi uzadıkça insanların direnci azalmaya başladı. Ekonomik kaygılar da gelişti. Bazı özel hastanelerin daha fazla destek vermesi lazım. Burada konu para konusu değil. Biz üçüncü basamakta bazı hastalarımıza 30-40 gün ECMO desteği de verdiğimiz oluyor ve bunu da SGK geri ödemesi bakımından aslında zarar ederek yapıyoruz. Yüzde 60-70 zarar olarak yansıyor bize. Ama sağlıkla kar-zarar hesabı olamaz. Pandemi dönemindeyiz. Acil müdahalede, yoğun bakımda para, rakam, bunların düşünülmemesi lazım. Siz, 1-2 yıllık hemşirelerle cansiperane savaşa girersiniz, İtalya gibi olmazsınız, koridorlarda hasta kaybetmezsiniz. Ama genel olarak yoğun bakım mortalite oranlarınız artar. Ben bunun artmasını istemiyorum. Bunun için de öncelikle bulaşın kesinlikle sahada önlenmesi lazım. İkincisi de bir organizasyonla acil bir şekilde kısa bir süre için aciller dışında hastalarımızın hastanelere gelmemesi lazım. Polikliniklerin belli oranda bir süreliğine tamamen iptal edilmesi lazım.”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Kılıçdaroğlu’ndan Mısra Öz Sel paylaşımı: ‘Onun yerine ben yazayım… 1015 gün oldu…’

Sonraki İçerik

Yargıtay’dan Cumartesi mesai kararı

İlgili İçerik

Sigara Bırakma Günü’nde TTB’den “Türkiye’de tütün kullanımı artıyor” uyarısı
Sağlık

Sigara Bırakma Günü’nde TTB’den “Türkiye’de tütün kullanımı artıyor” uyarısı

Türkiye diyabette alarm veriyor: Şimdi hareket zamanı
Sağlık

Türkiye diyabette alarm veriyor: Şimdi hareket zamanı

Ankara’da eczanelerin çalışma saatleri değişti
Sağlık

SGK’nın geri ödeme listesine 15 ilaç daha eklendi

Covid-19 Takip Merkezleri açılıyor
Sağlık

Sağlık Bakanlığı’ndan MHRS adıyla ücret talep edenler hakkında suç duyurusu

Covid-19’da karantina süresi değişti
Sağlık

Özel sağlık tesislerine yeni lisans dönemi

Asgari ücrette teklifler dördüncü toplantıya kaldı
Sağlık

Bakan Işıkhan: “Bugün itibarıyla toplam 8 bin 715 ilaç geri ödeme kapsamında”

Sonraki İçerik
Yargıtay’dan Cumartesi mesai kararı

Yargıtay'dan Cumartesi mesai kararı

Gündem

Gazi katliamında yaşamını yitirenler 31’inci yıl dönümünde anıldı

Gazi katliamında yaşamını yitirenler 31’inci yıl dönümünde anıldı

Adıyaman Belediyesi, Mehmet Sadık Gürsoy Kütüphanesi’ni kente kazandırdı

Başkan Tutdere: “Depremin yaralarını yatırımlarla sarıyoruz”

MSB: Balistik füzelerin yaygınlaşması NATO için önemli bir güvenlik meselesi haline geldi

MSB: Balistik füzelerin yaygınlaşması NATO için önemli bir güvenlik meselesi haline geldi

Merkez Bankası Denetim Yönetmeliği değişti

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor

CHP’li Emir: “Kim bu Avukat Recep Seyhan?”

Özgür Özel: “Tayfun Kahraman ölünce mi rahat edeceksiniz?

Özgür Özel’den İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yılı mesajı

Yuvamız Bakırköy’de miniklere “sıfır atık” eğitimi verildi

Yuvamız Bakırköy’de miniklere “sıfır atık” eğitimi verildi

ÖSYM yetkilileri hakkında harekete geçildi

2026-YKS başvuruları bugün saat 23.59’da sona erecek

Metrohan’da edebiyat yolculuğu: “Edebiyatımızda Beyoğlu ve İETT”

Metrohan’da edebiyat yolculuğu: “Edebiyatımızda Beyoğlu ve İETT”

Özgür Çelik yeniden CHP İstanbul İl Başkanı seçildi!

Özgür Çelik: “Adalet Bakanı topu taca atıyor”

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist