Diş Hekimleri Dayanışma Platformu tarafından yayımlanan güncel rapor, Türkiye’deki ağız ve diş sağlığı sistemindeki derin uçurumu gözler önüne serdi. Genel hekim başvuruları rekor kırarken, diş sağlığı hizmetlerine erişim OECD ortalamasının çok altında kaldı.
BAŞVURU VAR, HİZMET YOK
Rapora göre Türkiye’de hekime müracaat sayısı son 10 yılda %48 artarak kişi başı 12,2’ye ulaşırken, diş hekimine gidiş oranı yalnızca 0,7’de kaldı. OECD ortalamasının yarısına bile ulaşamayan bu oran, ağız sağlığının kronikleşen bir “halk sağlığı riski” haline geldiğini kanıtlıyor.
DİŞ ÇÜRÜĞÜ YÜZDE 90’LARA ULAŞTI
Toplumdaki tablo ise oldukça ağır. Çocukluk ve gençlik döneminde diş çürüğü prevelansı %90’lara ulaşırken, 60 yaş üstü vatandaşlarda bu oran %99’u buluyor. Buna rağmen, 2024’ün ilk 11 ayında 22 milyonu aşkın randevu talebiyle en çok tercih edilen ikinci branş olan diş hekimliği, kadro ve yatırım yetersizliğiyle boğuşuyor.
YATIRIM VE ATAMA BEKLENTİSİ
Raporda öne çıkan diğer çarpıcı veriler ise şöyle:
Bütçe Eşitsizliği: 2026 sonrası için genel hastane yatırımlarına 614 milyar TL ayrılırken, ağız ve diş sağlığı merkezlerine planlanan pay sadece 16 milyar TL’de kaldı.
Kadro Yetersizliği: Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatındaki 8.100 personelin yalnızca 38’i diş hekimi. 2025 yılındaki 11.658 atama başvurusuna karşılık sadece 465 kadro açıldı.
Beyin Göçü: Çalışma koşulları nedeniyle yurt dışına gitmek için “İyi Hal Belgesi” alan diş hekimi sayısı 2014’te 23 iken, 2023’te 365’e fırladı.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Platform, çözüm için 25 şehir hastanesinin sadece 7’sinde bulunan diş kliniklerinin yaygınlaştırılmasını, atıl alanların polikliniğe dönüştürülmesini ve vaat edilen 10 bin kadrolu atama takviminin ivedilikle başlatılmasını talep ediyor.
















