Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Sağlık

Entübe hastalar ne kadar sürede iyileşiyor, yoğun bakımdakiler nasıl tedavi ediliyor?

Covid-19 hastalığı nedeniyle dünya çapında normalden çok daha fazla hasta, yoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyuyor. Türkiye'de de Nisan ayıyla birlikte yoğun bakımlarda doluluk oranının arttığı uyarıları yapılıyor.

Yayınlanma Tarihi: 22 Nisan 2021 - 16:03:54
Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2021 - 16:03:54
Entübe hastalar ne kadar sürede iyileşiyor, yoğun bakımdakiler nasıl tedavi ediliyor?
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 19 Nisan’da açıkladığı verilere göre, İstanbul’da yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71,4, Çanakkale’de yüzde 67,1, Tekirdağ’da yüzde 73,5, Kırklareli’nde yüzde 69, Yalova’da da yüzde 55,4.

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel de bu hafta içinde yaptığı açıklamada, yoğun bakım ünitelerini hastanelerin “sigortalarına” benzetti ve tamamen dolması halinde sistemin kilitleneceği uyarısı yaptı.

BBC Dünya Servisi’nden Pablo Uchoa, yoğun bakımdaki Covid-19 hastalarının nasıl tedavi edildiklerini yazdı.

Hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde, hastaların nefes alması ve diğer temel fonksiyonlarını yürütmesine yardımcı olan ve vücuda ilaç pompalayan gelişmiş makineler aracılığıyla yaşam savaşı veriliyor.

Koronavirüse karşı henüz kanıtlanmış bir tedavi yöntemi bulunmadığı için tedavinin temelini, hastaların bağışıklık sistemleri virüsle savaşırken, ciğerlerine yeterli oksijen verilmesi oluşturuyor. Ancak uzmanlar bunun, tedavi sürecinin sadece başlangıcı olduğunu kaydediyor.

Durumu ağır olan hastalar entübe edilerek oksijen sağlayan ventilatörlere bağlanıyor. Entübe edilen ve yoğun bakımda tedavi gören bir hastanın iyileşmesi de tedavi sürecinin uzunluğuna göre değişebiliyor.

Yoğun bakım tedavisine olumlu yanıt veren ve taburcu olan bir hastanın iyileşme süreci karmaşık ve uzun. Psikolojik etkileri ise derin olabiliyor.

NEFES ALMAYI ÖĞRENMEK

Yoğun bakım ünitesindeki uzun bir tedavi sürecinden sonra hastaların yürümeyi hatta nefes almayı yeniden öğrenmesi için fizyoterapiye ihtiyaç duyması sık görülen bir durum.

Psikoz geçirmiş ve travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor olabilirler.

Ne kadar uzun süre tedavi görürlerse, yeniden kendileri olduklarını hissetmeleri o kadar uzun zaman alabilir.

İngiltere’deki Royal Gwent Hastanesi’nden yoğun bakım danışmanı Doktor David Hepburn, “Yoğun bakım hayatınızı değiştiren bir tecrübedir. İyileşme gösterseniz bile çok fazla şeye mal olacaktır” diyor.

“Hastalarımız uyandığında, o kadar zayıf oluyorlar ki yardım almadan oturamıyorlar. Pek çoğu kolunu bile kaldıramayacak kadar zayıf oluyor.”

Eğer tedavi süreci entübe olmalarını ve hortumla beslenmelerini gerektirirse, konuşma ve yutkunma sorunları yaşayabilirler.

Doktor Hepburn, “Bazıları travma sonrası stres bozukluğu, vücut şekliyle ilgili ya da bilişsel sorunlar yaşayabiliyor” diyor.

“Zamanla durumları daha iyiye gidiyor. Ancak bu bir yılı alabiliyor ve bunu sağlamak için bir fizyoterapist, konuşma terapisti, psikolog ve bakıcı gibi kişileri kapsayan geniş bir desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar” diyor.

Doktor Hepburn, yoğun bakım ünitesinde geçirilen zamanın, uzun vadede bakılması gereken sağlık durumlarının sadece görünen yüzü olabildiğini kaydediyorlar.

“Solunum cihazındaki birkaç hafta tüm süreçte sadece bir dipnot.”

YOĞUN BAKIM PSİKOZU

Yoğun bakım psikozu ve deliryum da oldukça yaygın ve yoğun bakım hastalarının yüzde 25 ila 33’ünü etkilediği tahmin ediliyor.

İngiliz gazeteci David Aaronovitch, 2011 yılında zatürre nedeniyle gördüğü tedavi sırasında kendisine sakinleştirici verilmesinin ardından yoğun bakım ünitesinde gözlerini açtığı deneyimini BBC’ye anlattı.

David Aaronovitch

“Açıkça konuşmak gerekirse, giderek daha fazla delirdim. İşitsel sanrılar yaşıyordum. Sohbetlere kulak misafiri olabildiğimi zannediyordum ama tabii ki böyle bir şey aslında yoktu.”

“Başıma aslında gelmemiş şeylerin geldiğini sanıyordum. Zaman içerisinde, hastane çalışanlarının beni zombiye dönüştürdüğüne inanmaya başladım. En sonunda da beni yemeye karar verdiklerini düşünüyordum.”

Aaronovitch, “Orada geçirdiğim 3-4 gün, hayatımın en dehşet verici zamanıydı” diyor.

Daha sonra çok sayıda insanın benzer tecrübelerden geçtiğini öğrendim. Bu olgu 1960’lı yıllarda yoğun bakım hastalarında tanımlandı.

Araştırmacıların bu durum için bir dizi açıklaması var, hastalığın kendisinden tutun da beyindeki oksijen eksikliği, uyutmak ve rahatlatmak için verilen ilaçlar ve hatta ilaçların kesilmesi nedeniyle baş gösteren uykusuzluk.

Ancak Aaronovitch, yoğun bakım psikozu hakkında çok az konuşulduğunu çünkü hastaların aklını kaçırmış damgası yemekten korktuklarını söylüyor.

EVE DÖNMEK

Sağlık çalışanları ne kadar sakin ve iyi yetişmiş olursa olsunlar, yoğun bakım üniteleri stresli yerler.

Yoğun Bakım Tıbbı Profesörü Hugh Montgomery, “İşkencede kullanılabilecek şeyleri düşünün, bunların çoğunu yoğun bakımda tecrübe edersiniz” diyor.

Montgomery, İngiliz Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, hastaların çıplak ve savunmasız olduklarını anlattı. Gelişigüzel zamanlarda alarm sesleri duyduklarını, geceleri uykularının tıbbi prosedürler ve ilaç takviyesi için bölündüğünü ve rahatsızlık ile oryantasyon bozukluğu yaşadıklarını söyledi.

Zaman zaman kafaları karışık, korku dolu ya da tehdit altında hissedebiliyorlar.

Bu nedenle yoğun bakım ünitesinden çıktıktan sonra eve döndüklerinde hastalar ve hatta ailelerinin travma sonrası stres bozukluğu yaşamaları şaşırtıcı değil.

Uyumakta zorluk çekebiliyorlar ya da yoğun bakım ünitesinde geçirdikleri zamanı hatırlamayabiliyorlar.

İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri hastaların iyileşirken tecrübelerini anlamlandırabilmesi için ailelere bir yoğun bakım günlüğü tutmalarını öneriyor.

Vücudun temel fonksiyonlarının makineler tarafından yerine getirilmesi, vücudun yeniden çalışabilmesi için uzun bir zaman geçeceği ve hastaların kaslarının zayıflamış olabileceği anlamına geliyor.

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, hastaların yoğun bakımdaki her gün için takip eden iki yılda kas gücünün yüzde 3 ila 11’ini kaybettiğini ortaya koydu.

UZUN İYİLEŞME SÜRECİ

Pek çok Covid-19 hastası için, akciğerlerinin yerini otomatik olarak alan bir solunum cihazına bağlanmaları normale dönmelerinin daha da uzun süreceği anlamına geliyor.

Solunum cihazı kendi kendilerine yapamadıklarında hastaların akciğerlerine oksijen doldurmalarına ve ciğerlerinden karbondioksit çıkarmalarına yardımcı oluyor.

İşe yaraması için ağır sakinleştirici altındayken ağız ya da burunlarından içeriye bir tüp bağlanması gerekiyor.

Bazıları soluk borularına bir tüp yerleştirilmesi için ameliyat ediliyor ve bu tedavi sürecini daha da karmaşık hale getirebiliyor.

İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’da yapılan bir araştırmanın sonucunda hazırlanan 4 Nisan tarihli rapora göre, hastalar yoğun bakım ünitesinde genellikle 4 ya da 5 gün geçiriyor.

Verileri paylaşılan 2 bin 249 hastalardan sadece yüzde 15’i yoğun bakımdan çıkarılabildi.

Benzer bir oranda hasta, hayatını kaybetti. Çoğunluğunun, yani yaklaşık 1.600 kişinin ise durumu kritik olmaya devam ediyor.

Ancak istatistiklere bakarken dikkatli olmak gerekiyor. Yoğun bakımdan çıkma ve hayatta kalma oranları ülkelere göre değişiyor.

İngiltere’de hazırlanan bir rapor, “gelişmiş solunum desteği” alan Covid-19 hastalarının yüzde 67’sinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Çin’de solunum cihazına bağlanan hastaların sadece yüzde 14’ünün hayatta kaldığı belirtiliyor.

‘ADIM ADIM’ PRENSİBİ

61 yaşındaki Hylton Murray-Phillipson, Covid-19 belirtileri göstermesinin ardından kötüleştiğinde bir solunum cihazına bağlandı.

Aynı zamanda bir tüp aracılığıyla besleniyordu ve vücut ağırlığının yüzde 15’ini kaybetti. Hastaneden ayrıldıktan sonra yürümeyi yeniden öğrenmesi gerekti.

Murray-Phillipson BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bir sandalyede 3 saat dik oturabilmek harika hissettirdi” dedi. Yaşamak için “ikinci bir şans” verilmesi nedeniyle minnettar olduğunu söylüyor ve daha önce olmasını normal karşıladığı şeylerin değerini bilmeyi öğrendiğini anlatıyor.”Kuşların cıvıldaması, nergisler, mavi gökyüzü. Hastanedeyken, kızarmış ekmek ve marmelat hayalleri kuruyordum, varlığını normal gördüğünüz şeyleri” diyor ve ekliyor:

“Zaman içerisinde sıvı gıda verilmeye başlandı, ve sonra, çok şükür pırasa ve patates çorbası!”

“Bütün hayatımı bunları yiyerek geçirebileceğimi hissettim!”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Ünlü oyuncu Şevket Çoruh’tan Thodex paylaşımı

Sonraki İçerik

Koronayı en çok onlar bulaştırıyor. Uzman isim açıkladı

İlgili İçerik

Sigara Bırakma Günü’nde TTB’den “Türkiye’de tütün kullanımı artıyor” uyarısı
Sağlık

Sigara Bırakma Günü’nde TTB’den “Türkiye’de tütün kullanımı artıyor” uyarısı

Türkiye diyabette alarm veriyor: Şimdi hareket zamanı
Sağlık

Türkiye diyabette alarm veriyor: Şimdi hareket zamanı

Ankara’da eczanelerin çalışma saatleri değişti
Sağlık

SGK’nın geri ödeme listesine 15 ilaç daha eklendi

Covid-19 Takip Merkezleri açılıyor
Sağlık

Sağlık Bakanlığı’ndan MHRS adıyla ücret talep edenler hakkında suç duyurusu

Covid-19’da karantina süresi değişti
Sağlık

Özel sağlık tesislerine yeni lisans dönemi

Asgari ücrette teklifler dördüncü toplantıya kaldı
Sağlık

Bakan Işıkhan: “Bugün itibarıyla toplam 8 bin 715 ilaç geri ödeme kapsamında”

Sonraki İçerik
Koronayı en çok onlar bulaştırıyor. Uzman isim açıkladı

Koronayı en çok onlar bulaştırıyor. Uzman isim açıkladı

Gündem

Trump yarın Putin’le görüşmeyi planlıyor

Trump: İran ile anlaşma ancak “koşulsuz teslimiyetle” mümkün

Veli Ağbaba: “Türkiye’de eğitimden memnun olan bir tane aile yok”

Veli Ağbaba: “Türkiye’de eğitimden memnun olan bir tane aile yok”

Bolu Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan oldu

Bolu Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan oldu

Çinli yetkili: Çin’in 2026 büyüme hedefi proaktif ve pragmatik

Çinli yetkili: Çin’in 2026 büyüme hedefi proaktif ve pragmatik

Gelecek Partisi, ‘seçim güvenliği’ için alınacak önlemleri açıkladı

Gelecek Partisi, yeni Parti Başkanlık Kurulu kadrosunu açıkladı

Nuri Aslan: “Kadınların can güvenliği ve huzuru, her türlü siyasetin üstündedir”

Nuri Aslan: “Kadınların can güvenliği ve huzuru, her türlü siyasetin üstündedir”

Azerbaycan, İran’daki diplomatik personelini çekiyor

Azerbaycan, İran’daki diplomatik personelini çekiyor

Gürlek: “Sosyal medyada kimlik doğrulama esas olacak”

Akın Gürlek’ten dikkat çeken İBB Davası açıklaması

CHP’li Özçağdaş: “Okullara 65 bin güvenlik görevlisi için kanun teklifi verdik”

CHP’li Özçağdaş: “Okullara 65 bin güvenlik görevlisi için kanun teklifi verdik”

CHP’li Durmaz: Deprem kapımıza dayandı hâlâ önlem yok

CHP’li Durmaz’dan 8 Mart öncesi doğum borçlanması teklifi

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist