Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Kültür-Sanat

Kızancıklı Naciye’nin göbeğinde sallanan Osmanlı ve ‘Değirmen’in suyu

Yayınlanma Tarihi: 25 Şubat 2025 - 13:00:50
Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2025 - 13:00:50
Kızancıklı Naciye’nin göbeğinde sallanan Osmanlı ve ‘Değirmen’in suyu
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Film, bir babanın küçük kızına; ’kaçıncı yüzyıldayız şimdi’ sorusuyla başlıyor. Küçük kız babasına 20. yüzyılda olduklarını söylüyor. Sonra baba-kız, ellerindeki tarih kitabına bakıyorlar. Kitap, I. Dünya Savaşı’na giden dönemi, o dönemde yaşayan kral, kraliçe, padişah ve generalleri tanıtıyor. Sayfayı çevirdiklerinde ise karşılarına tanımadıkları biri çıkıyor. O kişi, Sarıpınar Kaymakamı Halil Hilmi Bey. İşte o noktadan sonra kamera bizi 1914 yılı Osmanlısına götürüyor.

Değirmen, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan 1986 yapımı film.

Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı, senaryosunu Barış Pirhasan’ın yazdığı filmin başrollerini Şener Şen, Serap Aksoy ve Levent Yılmaz paylaşıyor.

Değirmen, 1914 yılında Osmanlı Devleti’nin küçük bir kasabasında geçiyor. Halil Hilmi Bey (Şener Şen), Sarıpınar kaymakamıdır. Kasaba halkı, asıl adı Nadya olan Bulgar kızı Kızancıklı Naciye’den şikayetçidir. Naciye, kasabanın ileri gelenlerinin akşamları içki sofrasında buluştuğu evde, etkileyici dans gösterileriyle erkekleri etkisi altına alır.

Kasaba halkının şikayetlerine dayanamayan Halil Hilmi Bey, Naciye’yi huzuruna çağırır ve yaşanan sorunu kendisi çözmek ister. Fakat Naciye, tüm cilvesiyle Halil Hilmi Bey’i de etkiler.

Kaymakamlık binası Osmanlı Devleti’nin temsili gibidir. Çatısının kimi yerleri çökmüş, koltuklar yıpranmış, kapıları zedelenmiş… Fakat tüm bu yıpranmaya rağmen, binanın sakinleri eğlencesinden bir şey kaybetmemiştir.

Tevfik Fikret: Yiyin efendiler yiyin bu hân-ı iştihâ sizin

                             Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Halil Hilmi Bey bir gün Ömer Bey’in konağına davet edilir. Ömer Bey, bölgenin güçlü isimlerindendir. Akşamları kurduğu rakı masasında kasabanın ileri gelenleri vardır. Yemekler yenir, içlikler içilir ve Kızancıklı Naciye gelir sahneye. Tüm hünerlerini gösterir oradaki erkeklere. Herkes sarhoş olmuş, kendini eğlenceye kaptırmışken bir anda oturdukları ev sallanmaya başlar. Deprem oluyor diye herkes dışarı kaçar. Kaçışmalar sırasında Kaymakam Halil Hilmi Bey yaralanır.

Kasabada öğretmenlik yapan Ahmet, İstanbul gazetelerine yetiştirir haberi:

“Sarıpınar kaza merkezinde şedit hareket-i arz vuku bulup ehemmiyetli hasar ve zayiat bulunduğu maruzdur. Kaymakam ağır mecruhlar arasındadır”

Böylece deprem haberi ülkenin her yerine yayılır.

Kendini biraz toparladıktan sonra yaveri Hurşid ile çevre köyleri gezen Halil Hilmi Bey, depremin evlere verdiği zarardan bahseder. Fakat Hurşid, evlerin bu halde olmasının nedeninin deprem değil, fakirlik olduğunu söyler.

Deprem, filmde metafor olarak kullanılmıştır. Evet deprem olmuştur. Fakat çökmek üzere olan devletin köylerinde, kasabalarında yaşayan halk için deprem her gün olmaktadır. Yıkık dökük evler, karınlarını zar zor doyuran insanlar, hastalıklar… Halk için hepsi depremdir.

‘Kulaktan kulağa oyunu’ gibi yayılan deprem haberi, İstanbul’a kadar ulaşır.  Kasabaya sırasıyla Hilal-i Ahmer yetkilileri, mutasarrıf ve vali gelir. Hepsi de herhangi bir yıkım olmadığının farkındadır fakat işler o kadar çığırından çıkmıştır ki yalana ortak olmak işlerine gelir. Kasabayı ve çevre köyleri gezdikten sonra hepsinin soluklandığı yer Ömer Bey’in evi olur. Gelen yardımları kendi kasasına saklayan Ömer Bey, misafirlerini Kızancıklı Naciye ile sarhoş eder. Böylece hem kendi kasasını doldurur hem de kasabadaki varlığını sürdürmek için yeterli malzemeyi toplamış olur.

Üzerindeki baskıya dayanamayan Halil Hilmi Bey istifa eder. Fakat ‘olmayan’ deprem sırasında görevde o olduğu için tamamen bu işten sıyrılamaz. Yapılan toplantıda karar alırlar ve el birliği ile zaten yıkık dökük olan evleri depremden hasar almış gibi göstererek kurtulurlar.

Bu olay sonunda Halil Hilmi Bey’e hizmet nişanı takılır. Herkes tekrar kendi görevine döner.

Olay sonunda kimileri ödüllendirilirken, olan yine halka olur. Çünkü hiçbir şey elde edemezler.

Film, kullandığı metaforlarla başarılı bir Osmanlı portresi çıkarıyor. Anlatmak istediklerini dönemin başkenti İstanbul ve ülkenin yöneticisi padişah ile anlatmak yerine küçük bir kasaba üzerinden aktarıyor. Sarıpınar Kasabası’nı Osmanlı Devleti, kaymakamlık binasını da saray olarak düşünürsek, Halil Hilmi Bey de padişahı temsil ediyor.

Halil Hilmi Bey, yıkık dökük de olsa kaymakamlık binasındaki sorunları görmezden geliyor. Tıpkı Saray’daki padişahın Osmanlı’yı ‘Hasta Adam’ olarak tanımlayan ve her yerinden bir parça toprak koparmak derdinde olan Avrupalı devletleri görmezden geldiği gibi.

Kendisine gelen şikayetleri, bölgede yaşanan sorunları kendi usulünce çözdüğünü zannediyor. Katıldığı eğlencede yaşanan deprem ise, olayları tüm çıplaklığı ile görmesini sağlıyor. Depremi, çöken Osmanlı Devleti için uyarı sayabiliriz. Bu uyarıyı alan Halil Hilmi Bey, daha önce gitmediği, merak bile etmediği insanların yaşamlarına tanıklık ediyor. Halk, zaten uzun süredir deprem yaşamaktadır. Bölgenin zenginlerinin verdiği kadarıyla yetinen, kendilerini yönetenler için canını dişine takıp çalışan yoksul insanlar…

Yazının sonuna doğru gelirken önemli bir noktaya daha değinmek istiyorum. Atıf Yılmaz deyince akla ‘Kadın Filmleri’ gelir. 1980 darbesinin ülkemizde yarattığı tahribattan sinema da etkileniyor. Toplumsal sorunları ele alan filmler çeken yönetmenler, askeri yönetimin ve sansür yasasının baskısı nedeniyle filmlerde işlediği konuları da değiştirmeye başlıyor. Önceden toplumsal sorunlara değinen filmler anlatan yönetmenler, bireyi merkeze alan filmler çekmeye başlıyor. Yerli sinema da kadın rolleri de değişmeye başlıyor. Kadının dönüşümünü ustaca ele alan ve beyazperdeye yansıtan yönetmenlerin başında da Atıf Yılmaz geliyor.

Değirmen filminde de Yılmaz, yönetime olan eleştirileri dile getirirken bir yandan da Kızancıklı Naciye üzerinden erkeklerin kadına olan bakış açısını ele alıyor.

Kızancıklı Naciye, güzelliğinin farkında olan bir kadın. Onun kendine güvenen tavrı, hem erkekleri hem de kadınları etkisi altına alıyor. Ömer Bey’in içki alemlerinde sahneye gelip dans etmesi, erkekleri alkolden daha fazla sarhoş ediyor. Onu dans için hazırlayan yanındaki kadınlar bile Naciye’nin ne kadar cilveli olduğundan, kendilerini bile etkilediklerinden bahsediyor. İçten içe kıskanılıyor da. Filmde, Osmanlı dönemi anlatıldığı için kadınlar tesettürlü, kocasının hizmetçisi, çocuklarının annesi rolünde. Fakat Naciye, onlardan farklı… Zaten hakkındaki şikayetler de bu nedenle oluyor. Deprem de Naciye’nin göbek attığı sırada meydana geliyor. Evdeki bütün erkek ve kadınlar dışarı doğru kaçışırken Naciye kahkaha atıyor. Bu sahne bile Naciye’nin güçlü yönünü ve erkekler üzerindeki etkisini izleyiciye vermeyi başarıyor. Atıf Yılmaz, Değirmen filminde de Kızancıklı Naciye üzerinden güçlü kadın imajını vermeyi başarıyor.

Değirmen, güçlü oyunculukları, olay örgüsündeki hakimiyeti ve çekilen sahnelerin kusursuzluğu ile harika bir taşlama. Hem Atıf Yılmaz hem de Şener Şen filmografisinde diğer yapımlar kadar öne çıkmayan Değirmen, ara ara açılıp izlenmesi gereken filmlerden.

Yazımızı filmde yer alan Tevfik Fikret’in dizeleriyle bitirelim;

 Yiyin efendiler yiyin bu hân-ı iştihâ sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin…

HİLAL ÖZDEMİR

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

İşte belgeler… İmamoğlu’nun avukatları iddiaları çürüttü

Sonraki İçerik

İşte gıda enflasyonunda gerçek oran

İlgili İçerik

Edip Akbayram ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı
Kültür-Sanat

Edip Akbayram ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı

Edip Akbayram yoğun bakıma alındı
Kültür-Sanat

Edip Akbayram ölüm yıl dönümünde mezarı başında anılacak

Zakir oyunu tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor
Kültür-Sanat

Zakir oyunu tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor

Türk tiyatrosunun usta ismi Ali Tutal hayatını kaybetti
Kültür-Sanat

Türk tiyatrosunun usta ismi Ali Tutal hayatını kaybetti

76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı İlker Çatak, Gümüş Ayı’yı Emin Alper kazandı
Kültür-Sanat

76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı İlker Çatak, Gümüş Ayı’yı Emin Alper kazandı

Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin yaşamını yitirdi…
Kültür-Sanat

Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin yaşamını yitirdi…

Sonraki İçerik
İşte gıda enflasyonunda gerçek oran

İşte gıda enflasyonunda gerçek oran

Gündem

Gazeteci Zafer Arapkirli beraat etti

Gazeteci Zafer Arapkirli beraat etti

İran’da can kaybı 800’e yaklaştı

İran’da can kaybı 800’e yaklaştı

İBB davası 9 Mart’ta başlıyor…

İBB davası 9 Mart’ta başlıyor…

CHP’den belediye başkanlarının hastaneye sevk görüntülerine tepki

TÜİK, şubat ayı enflasyonunu açıkladı

Erdoğan’ın duyurduğu sosyal konut projesinde detaylar belli oluyor

Mart ayı kira artış oranı belli oldu!

CHP’li Bulut: Türkiye’de büyüyen iki şey var, yoksulluk ve zenginlerin serveti

Bulut’tan Tanju Özcan’ın tutuklanmasına tepki

İran’da ABD ve İsrail karşıtı protestolar devam ediyor

İran’da ABD ve İsrail karşıtı protestolar devam ediyor

TKP: Polyak Madeni derhal devletleştirilmeli

TKP: Polyak Madeni derhal devletleştirilmeli

Tanju Özcan ihracın sebebini açıkladı

Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı

İran: Hürmüz Boğazı kapatıldı, geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız

İran: Hürmüz Boğazı kapatıldı, geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist