YENİ Parti Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin yayımladığı Orta Vadeli Program Değerlendirme Raporu’nda “OVP, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılı için rehber oluşturması gerekirken inandırıcılığını ilk günden yitiren bir beyanname niteliğindedir. İktidar orta vadeli program açıklamakta ancak yakın vadeyi bile görememektedir” ifadeleri yer aldı. YENİ Parti’nin yedi maddelik OVP’sinin açıklandığı raporda, OVP’nin hedefleri her yıl erteleyen bir temenni belgesi olmaktan çıkarılacağı belirtildi.
YENİ Parti’nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi (EEK), Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Orta Vadeli Program’a (2027-2029) ilişkin değerlendirme raporu hazırladı. Raporun “Yönetici Özeti” başlıklı bölümünde şu ifadeler yer aldı:
“OVP, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılı için rehber oluşturması gerekirken inandırıcılığını ilk günden yitiren bir beyanname niteliğindedir. İktidar orta vadeli program açıklamakta ancak yakın vadeyi bile görememektedir. Enflasyon tahmini iki yılda üç katına çıkmış, OVP her yıl ileri kayan bir ufuk belgesine dönüşmüştür. 2026 için konulan enflasyon tahmini sadece bir yıl içinde 12,4 puan yukarı güncellenmiştir. Merkez Bankası 2027 sonu için yüzde 15 tahmin ederken OVP aynı yıl için yüzde 21 öngörmektedir. Bu 6 puanlık fark, kurumlar arasında iletişim olmadığını göstermektedir.
“BAHANE DIŞARIDA ARANIRKEN BEDEL İÇERİDE ÖDENMEKTEDİR”
Bahane dışarıda aranırken bedel içeride ödenmektedir. Program, sapmaları büyük ölçüde dış şoklarla açıklamaktadır. Oysa sorulması gereken, Türkiye ekonomisinin bu şoklara neden dünyadaki birçok ülkeden daha sert tepki verdiğidir. Dış şokları kalıcı enflasyona dönüştüren iktidardır. İşsizlik düşmemiş, iş gücü erimiştir. Programın kendi tablosuna göre, 2025-2026 arasında öngörülen net istihdam artışı sadece 13 bin kişidir. İşsizlik oranındaki hayali düşüş, yeni iş yaratılmasına değil, vatandaşların iş aramaktan vazgeçmesine dayanmaktadır.
FAİZ VE VERGİ DAĞILIMI TEPKİSİ
Bütçenin ilk sırasında faiz, son sırasında yatırım bulunmaktadır. Devlet, yatırıma ayırdığı her 1 liraya karşılık, faize 2 liradan fazla ödeyecektir. Kamu yatırımlarının milli gelire oranı program dönemi boyunca yüzde 3,2’de sabit kalmaktadır. Vergi yükü yanlış omuzlarda artmaya devam etmektedir. Toplam vergi yükünün milli gelire oranı 2025-2029 arasında kesintisiz artmaktadır. Vergi gelirlerinin yüzde 60’ı dolaylı vergilerden toplanırken bu dağılımı düzeltecek somut bir düzenleme, takvim veya sayısal hedef bulunmamaktadır. Gelir dağılımı ölçülmemektedir. Metinde ‘gelir dağılımı’ altı yerde geçmesine rağmen hiçbirinde sayısal bir hedef yoktur. Ölçülmeyen şey izlenmez, izlenmeyen şey için hesap sorulamaz.
“ÇÖZÜMÜN ÇALIŞANIN HAKKINI DARALTMAKTA ARANMASI KABUL EDİLEMEZ”
Üretim aynı cümlelerin tekrarlanmasına rağmen yerinde saymaktadır. Sanayi son sekiz çeyrekte iki kez küçülmüş, sabit sermaye yatırımlarındaki artış hızla yavaşlamaktadır. Net ihracatın büyümeye katkısı 2027’de sıfır, 2028’de 0,1, 2029’da 0,2 puan öngörülmekte; ‘üretim ve ihracat odaklı büyüme’ iddiası programın kendi tablolarında bile karşılık bulmamaktadır. Tarım stratejik bir sektör olarak değil, bir enflasyon kalemi olarak ele alınmaktadır. Üç yıllık program boyunca tarımsal katma değere ilişkin tek bir hedef konulmamıştır. Sosyal güvenlikte örtülü bir sıkılaştırma yapılırken sosyal yardımda belirsizlik sürmektedir. Sosyal güvenliğin temel sorunları kayıt dışı istihdam, düşük ücretler ve iş gücüne düşük katılımken çözümün çalışanın ve emeklinin hakkını daraltmakta aranması kabul edilemez.”
YEDİ MADDELİK OVP
Raporda “YENİ Parti İktidarında OVP” başlıklı bir bölüm de yer aldı. Yedi maddenin sıralandığı bölümde, şunlar kaydedildi:
“Hedefleri hesap verilebilir hale getireceğiz. OVP hedeflerinden sapma halinde TBMM’ye gerekçeli sapma raporu sunulmasını yasal zorunluluk haline getireceğiz. Vergi yükünün bileşimini değiştireceğiz. Dolaylı vergilerin payının hangi takvimle hangi orana getirileceğini şeffaf biçimde ilan edecek, gerçekleşmeleri her mali yıl sonunda kamuoyuyla paylaşacağız. Gelir dağılımını ölçülebilir hedefe bağlayacağız. Gini katsayısı, en zengin/en yoksul yüzde 20 oranı ve yoksulluk oranı için program dönemi hedefleri koyacak, bunları yıllık olarak raporlayacağız. Ücretleri enflasyona karşı koruyacağız. Asgari ücret ve kamu toplu sözleşmelerinde tutmayan hedef enflasyonu değil, gerçekleşen enflasyonu ve refah payını esas alacağız. Kamu kaynağının tahsisini şeffaf hale getireceğiz. Vergi harcamaları ile teşviklerde seçim kriterlerini, taahhüt edilen istihdam ve ihracatı, gerçekleşmeleri ve destek alan şirketleri kamuoyuna açıklayacak; süreçleri Sayıştay denetimine tabi kılacağız. Tarımı bir enflasyon kalemi değil, arz güvenliği meselesi olarak ele alacağız. Destekleme bütçesini reel olarak koruyacak, alım fiyatlarını hedef enflasyona göre değil üretim maliyeti esas alarak ve ekim öncesinde açıklayacak, hayvancılık ve çiğ süt için ayrı bir program hazırlayacağız. Sosyal güvenlik ve sosyal yardım düzenlemelerini şeffaf ve hak temelli hale getireceğiz. Emeklilik ve sağlık geri ödemesindeki değişiklikleri açıklayacak, gelir desteğini siyasi takdire değil nesnel ölçütlere dayandıracağız.”
Raporda YENİ Parti’nin OVP yaklaşımına ilişkin de “OVP’yi, hedefleri her yıl erteleyen bir temenni belgesi olmaktan çıkaracağız. YENİ Parti iktidarında, düşük tek haneli enflasyon ortamında üretimi büyüten, geliri daha adil paylaştıran ve üreteni ödüllendiren bir program uygulayacağız” ifadeleri yer aldı.
KAYNAK: ANKA

















