Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 15.30’da toplandı. Herkesin sonucunu merakla beklediği toplantıda iç ve dış gündeme dair değerlendirmelerde bulunuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
- Sözlerime Cuma günü bizzat yerinde sevinçlerini paylaşacağım, İzmirli kardeşlerimle başlamak istiyorum. 30 Ekim’de İzmir’de acı bir deprem yaşadık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Depremi ilk anından itibaren hükümet olarak tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın imdadına koştuk.
- Türkiye 19 yılda demokrasi ve kalkınmada değişim yaşanmıştır. Bu değişim, vatandaşlarımızın yaşantısında ülkemizin uluslarası alandaki yerine kadar görülmektedir. Çok partili hayata geçişimizden bu yana tek parti faşizminden beslenenler hep olmuştur.
- Yıllarca dünya ortalamalarının üzerinde borçlandırılan bir ülke olduk. Parlamenter sistemde hiç bir hükümetin şantaja engel olamadığı için ülkemiz bataklığa mahkum edildi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sayesinde bu şantaja karşı çıkabildik. Enflasyon ile sonuçlanan ekonomik sıkıntılar elbetteki vardır. Enflasyonun olduğu yerde üretimin azalacağı için dengeler bozulur. Sadece kura bağlı olarak fiyatı artan ürünler üretimi etkilemez.
‘KUR’ AÇIKLAMASI
- Kurdaki rekabet gücü yatırımda, üretimde ve istihdamda artışa yol açar.
- Kimi bu noktada faizi arttırmış, kimi enflasyon hedeflemesine gitmiştir. Tek bir enflasyonla mücadele yöntemi yok.
- Düşük faiz ve ucuz dolar çılgınlığının ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki sonucu 2008 krizinde ortaya çıktı.
- Kurdaki faiz artışını bahane ederek fahiş fiyat arttıranların tepesine bineceğiz.
- Hep söylüyorum: Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Faizin seviyesini belirleyecek olan ülkenin ihtiyaçlarıdır.
“EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞI”
- Türkiye tarihinde ilk defa kendi ihtiyaçlarına uygun bir ekonomi politikası izleme fırsatı elde etmiştir. Oyunu görüyor kendi irade planımızla devam etme iradesini ortaya koyuyoruz. Bu ekonomik kurtuluş savaşından zaferle çıkacağız. Türkiye’nin başlattığı her kalkınma hamlesinin önünün kesildiği ve yönlendirilmeye çalışıldığı gerçektir.

















