AKP tarafından düzenlenen istişare ve değerlendirme kampında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iç siyaset gündemine ve toplumsal mutabakat konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, başörtüsünün kamusal ve toplumsal alandaki yeri ile ana muhalefet partisinde yaşanan güncel tartışmalar hakkında partisine ve kamuoyuna yönelik mesajlar verdi.
“BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNDE TÜRKİYE MAKUL ZEMİNE ULAŞMIŞTIR”
Konuşmasının ilk bölümünde başörtüsü serbestisi ve toplumsal normalleşme süreçlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konunun radikal bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Marjinal, cahil bazı fosiller çıkıyor, başörtülüye kin kusuyor. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir, eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Türkiye bu meselede on yıllar boyunca engellenen makul zemine ulaşmıştır. Artık şunu anlamalılar: Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir ideolojinin sembolü hiç değildir.”
Erdoğan, kazanılan hakların kalıcı olduğunu ve Türkiye’nin bu konuda evrensel hukuk standartlarına ulaştığını vurguladı.
“CHP İÇİNDEKİ İÇ SAVAŞIN TARAFI DEĞİLİZ”
Konuşmasının devamında ana muhalefet partisi CHP’deki yönetimsel ve klikler arası tartışmaları hedef alan Erdoğan, iktidar partisinin bu tartışmaların dışında yer aldığını dile getirdi. Yargısal ve idari süreçlerin kendi eylemlerinin bir sonucu olduğunu savunan Erdoğan, şunları kaydetti
“Şu an CHP içinde bir çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar.”
Kampta konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
“Ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık Biz milletimizle aracılarla konuşan bir kadro olmadık. Yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın uygulamanın gayretinde olduk.

















