Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Ekonomi

Merkez Bankası’nın KKM payına sınırlama kararı ne anlama geliyor?

Ekonomist Murat Kubilay, TCMB'nin dün gece yayınladığı TL mevduata teşvik ve Kur Korumalı Mevduat'ı (KKM) payına sınırlama içeren kararını yorumladı.

Yayınlanma Tarihi: 20 Ağustos 2023 - 18:23:02
Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2023 - 18:23:02
Merkez Bankası döviz komisyon oranını yükseltti
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Merkez Bankası’nın (TCMB) dün gece açıkladığı TL mevduata teşvik ve Kur Korumalı Mevduat’ı (KKM) payına sınırlama içeren kararı gündem oldu.

Bankaların menkul kıymet tesisi uygulamasında değişiklik yapan TCMB kararında, vadesi gelen kur korumalı mevduat hesaplarını standart TL mevduata dönüştürme hedefi getirildi. Bu konudaki kriterleri tutturamayan bankaların ek menkul kıymet tesisine mecbur olacağı açıklandı.

Ekonomist Murat Kubilay, dün gece alınan bu kararı yorumladı. Kubilay sosyal medya platformu Twitter’dan paylaştığı açıklamasında kararın ne anlama geldiğini ve ekonominin KKM’den nasıl kurtulabileceğini yazdı.

Kubilay, kararla birlikte toplamda 20 milyar dolarlık KKM’nin standart TL mevduata çevrilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ancak Kubilay, KKM faizini düşürüp TL mevduat faizini artırırken güven eksikliğinden yeterince geçiş sağlanamadığı takdirde KKM’lerin başka yatırımlara kayma riskini doğurduğunu söyledi.

Bankaların hedefleri tutturamadığı takdirde devlet tahvili alması gerektiğini belirten Kubilay, bu durumda pek çok bankanın zarar yazma riskinin de olduğunu belirtti.

Kubilay, “KKM’nin kaldırılması için döviz kuru istikrarı ve enflasyonun kontrol altında alınması şart” yorumunda bulundu.

KARAR NE ANLAMA GELİYOR?

Kubilay’ın konu ile ilgili değerlendirmelerinde öne çıkan bölümler şöyle oldu:

“Alınan asıl önemli karar KKM’yi ‘sözde’ sona erdirme amaçlı. Diğer kararsa brüt döviz rezervlerine etki edecek, önemi az olan bir zorunlu karşılıklar üzerine.

TCMB ve BDDK tarafından yapılan çok sayıda kısıtlama ve hatta fiili cezaya rağmen TL cinsi mevduat artırılamadı. Tersine dövize endeksli KKM ile dolarizasyon güçlendi ve o esnada TCMB rezervleri tükendi. Yani karar aldım demekle olmuyor; teknik altyapı ve güven kritik. En iyi örneklerinden biri kiralara konulan yüzde 25 sınırının birçok yerde uygulanamaması.

Dünkü karara dönelim. Tahmini 30 milyar dolar tutarındaki TL’den KKM’ye girişin yarısı ve 100 milyar dolar civarındaki döviz dönüşümlü KKM’nin yüzde 5’inde TL’ye geçiş hedefi verilmiş.

KKM’nin BDDK tarafından yayınlanan verileri tahakkuk usulü değil nakit usulü olduğu için; vade ve para birimlerine dair ek bilgi paylaşılmadığı için doğruluk oranı yüksek ama hala tahmin düzeyindeki verilerle ilerlemek zorundayız. Kısacası toplamda 20 milyar dolarlık KKM’nin standart TL mevduata çevrilmesi hedefleniyor. Hem de bu sadece ilk aşama.

Peki, bu mümkün mü? Öncelikle sürecin nasıl işleyeceğini aktaralım. Bankada TL’den dönüşüm KKM hesabınız var. Seçim öncesi dönemde spot kur ve resmi kur arasında fark açılınca, anaparanızı dövize karşı korumak için girip ardından büyük bir kayıp yaşama riskiyle ter dökmüş bir yatırımcısınız.

Keşke dövize geçseydim diye içinizden çok kez söylenmişsiniz. Zaten bu KKM’ye de KKM’nin faiz tavanı kaldırılınca, yüksek faiz alabildiğinizde ancak ikna olabilmişsiniz. Özetle, gönülsüzce girmiş, 3-6 aylık kısa vadede dolar cinsi anapara kaybı riski yaşamış (o dönem vadesi gelenlerden fiilen kaybedenler oldu) bir müşterisiniz. Öyleyse neden standart TL mevduata geçmek isteyesiniz?

Tabii ki aynı koşullar altında geçmezsiniz. Fakat siz geçmezseniz bu durumda bankalar getirisi yüzde 18-20 aralığına sıkışmış 5-10 yıl vadeli devlet tahvili almak zorunda kalacak ve uzun vadede zarar yazacaklar. Nasıl bir ara yol bulunabilir?

İlk yöntem bankacınızın tecrübesi ve uzun yıllara dayanan iş paydaşlığınızdan ötürü nezaketle ikna olmanız ve birkaç küçük hediye ile avunmanız. Bunun etki gücü az olacaktır. Tüm bunlarla 15 milyar dolarlık ilk hedef tutmaz.

Peki, o zaman bankalar ne yapacak? Ya cezaya düşüp devlet tahvili almayı kabullenecekler ya da mevduat faizlerini artıracaklar. Elbette her iki durumda banka karlılıklarını olumsuz etkileyecek; fakat bu olumsuzluklar arasındaki tercih uzun vadeli faiz oranları ve enflasyon beklentilerine göre şekillenecek.

‘BANKALAR YÜKSEK FAİZ ÖNERECEK’

Yani bankaları bunları ölçüp biçecek ve bir de önemli müşterileriyle olan yıllara dayanan güven ilişkilerini gözden geçirecekler. Neticesinde müşterilerin önüne bir teklif gelecek. TCMB’nin yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 58 ve bu kurumun yaptığı piyasa katılımcıları anketindeki beklenti yüzde 60. İşte bu ortamda size yüzde 30-40 arası bir mevduat faizi önerilecek, yanında da birtakım ufak tefek şekerler. Özetle, niyet etmek kolay, karar almak da kolay ama hedefe ulaştıracak icraatı yapmak zor.

Peki, KKM’den nasıl çıkılabilir? Girişi artıran KKM için sunulan faizlerin serbestleştirilmesiydi. Bir ara yüzde 30’a kadar çıkan KKM faizleri konuşuldu. TL mevduatla KKM arasındaki faiz farkı bu kadar azken, kimse standart TL mevduat istemez. Bu nedenle KKM mevduatını düşürmeden TL cinsi KKM’yi kapatamazsınız.

‘KKM’LER MEVDUATA DÖNMEYEBİLİR’

Yalnız burada da bir sorun var. TCMB’nin koyduğu hedef KKM’nin bozulması değil TL mevduata dönüştürülmesi. Yani KKM faizini düşürüp TL mevduat faizini artırırken; güven eksikliğinden yeterince geçiş sağlayamazsanız; bu sefer KKM’ler doğrudan dövize dönüşebilir. Bir kısmı konut ve hisse senedi gibi riskli yatırımlara kayabilir. En kötüsü ise yastık altına ve yurt dışına sermaye çıkışına dönüşebilir. Bu esnada TL mevduatta vergi avantajı olduğunu, döviz mevduatta büyük çoğunluğun kazanç sağlayamadığını; yani halihazırdaki koşullarda dahi güçlü dolarizasyon olduğunu unutmayalım.

Yeni bir enflasyon dalgasıyla karşılaşmamız, yükselen dolar kuruna rağmen dış açıkların yeterince daralmaması; bu ikisinin neticesinde döviz açığının sürmesi ve en nihayetinde döviz kurunda yeni atak beklentilerinin olacağını da unutmayalım.

BANKALAR TAHVİL ALMAK ZORUNDA KALABİLİR

Dönüşüm hedefleri tutturulamazsa bankalar devlet tahvili almak zorunda kalacaklar. Yani yapay biçimde düşük faizle uzun vadeli tahvil alıp merkezi yönetimi finanse edecekler. Hikâyenin asıl sonucu da muhtemelen bu olacak. Temmuz ayındaki düzenlemeler neticesinde bankaların tahvil tutma zorunlulukları gevşetilmişti, şimdi tekrar arttırılmış oldu. Ne de olsa önümüzde yerel seçimler var; taahhütlerin gerçekleşmesi için ucuz finansman isteniyor.

‘KKM KURDA İSTİKRAR VE DÜŞÜK ENFLASYONLA SONLANIR’

Sonuca gelelim. KKM’nin kaldırılması için döviz kuru istikrarı ve enflasyonun kontrol altında alınması şart. Bunlar olmadan rezervler de düzelmez, KKM de kalkmaz. Yerel seçimlerden önce bunları çözmek için bir adım atmayacaklar, sonrasından dahi emin değiliz. Bu kararla en fazla yan yöntemler kullanılarak TL’den KKM’ye girişlerin bir kısmı dönüşür, bunun haricinde bankalar devlet tahvili tutma cezası altında kalıp kamu finansmanı sağlanır.

Yüksek faiz vermeden bunu çözmenin yöntemi yok, hele de bu güvensizlik ortamında hiç yok. Sözde iyi niyetli ama esasında cahilce bir söylemi olan; “e o zaman ekonomi durur” iddiasına da yanıt verelim. Verimsiz bir reel sektörü ayakta tutmanın vatansever ve toplumcu yolu; düşük faiz ve ardından patlatılan enflasyonla tüm yükü bizim sırtımıza taşımak değildir. Yani yüksek faiz ekonomiyi öldürür diyen birini duyarsanız; ona hemen ülkeyi o yüksek faize muhtaç hale getiren beceriksiz ve art niyetli siyasetçileri hatırlatınız. Lüks otomobil ve konutları satın alan reel sektör patronlarıyla; her markete gittiğinizde artan fiyatları asla unutmayınız.”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Yeşil Sol Adana binasına saldırı girişimi

Sonraki İçerik

Şener Şen torunuyla birlikte ilk defa poz verdi

İlgili İçerik

SPK’dan 22 isme borsa yasağı
Ekonomi

BIST 100 endeksi, güne yüzde 1,13 kayıpla başladı

Benzine zam geldi
Ekonomi

Motorinde bu gece yarısı indirim bekleniyor

BDDK’dan bankalara TL uyarısı
Ekonomi

BDDK’dan bankaların geri aldığı hisselere ilişkin yeni düzenleme

SPK’dan 22 isme borsa yasağı
Ekonomi

BIST 100, SPK tedbirlerinin ardından yüzde 1,08 yükseldi

Benzine bir zam daha geliyor
Ekonomi

Motorin fiyatı 100 lirayı aştı…

SPK yeni tedbirleri açıkladı…
Ekonomi

SPK yeni tedbirleri açıkladı…

Sonraki İçerik
Şener Şen torunuyla birlikte ilk defa poz verdi

Şener Şen torunuyla birlikte ilk defa poz verdi

Gündem

Gürlek: “Sosyal medyada kimlik doğrulama esas olacak”

Bakan Gürlek: “Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için seçim düzenlenecek”

TBMM’de CHP bayramlaşma programı

CHP Yüksek Disiplin Kurulu, YENİ Parti’ye katılan 9 milletvekilinin dosyasını işlemden kaldırdı

Özgür Özel: “Milleti kandıramazlar, biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız”

Özgür Özel: “Milleti kandıramazlar, biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız”

AKOM’dan İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

İçişleri Bakanlığı’ndan yarın için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gazilerle bir araya geldi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gazilerle bir araya geldi

CHP’li Kaya: “CHP’den ayrılıyorsanız, seçildiğiniz görevlerden de ayrılın”

CHP’li Kaya: “CHP’den ayrılıyorsanız, seçildiğiniz görevlerden de ayrılın”

Özdağ’dan MESEM tepkisi: “Vicdansız bir düzenin sonuçlarıyla karşı karşıyayız”

Ümit Özdağ: “PKK affı Anayasa Mahkemesi’ne götürülebilir”

CHP’li Sarıbal: “Bu asgari ücret emekçilerin sorununu çözmez”

CHP’li Sarıbal’dan yaş meyve-sebze operasyonuna tepki!

Alican Uludağ: Sinan Ateş cinayetini yazıyorum diye bir bedel ödenecekse, o bedeli öderim

Alican Uludağ’ın davası 22 Aralık’a ertelendi

İş yerlerinde psikolojik tacize karşı yeni adım

Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist