Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Güncel

İsmail Saymaz: Geçmişte işkencenin yaygın bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı ülkemizde…

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, İçişleri Bakanlığı'nın 'polisleri kayıt altına alan kişilerin engellenmesi'ne yönelik genelgesini eleştirdi.

Yayınlanma Tarihi: 4 Mayıs 2021 - 08:17:24
Güncelleme Tarihi: 4 Mayıs 2021 - 08:17:24
İsmail Saymaz: Geçmişte işkencenin yaygın bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı ülkemizde…
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, İçişleri Bakanlığı’nın ‘polisleri kayıt altına alan kişilerin engellenmesi’ne yönelik genelgesini eleştirdi.

Gezi Parkı olaylarında gözünü kaybeden Okan Özçelik’i köşesine taşıyan Saymaz, “Hukuk devletinde polis copunun sınırları yasayla, polis devletinde hukukun sınırları copla belirlenir. Yalnızca copu tutan elden değil, Okan Özçelik’in gözünden de bakabilendir hukuk devleti.” ifadelerini kullandı.

Saymaz’ın bugün kaleme aldığı “Okan’ın gözünden polis genelgesi” başlıklı yazısı şöyle:

İçişleri Bakanlığı, genelge yayınlayarak, emniyet güçleri görevini yaparken kayıt alan kişilerin engellenmesi talimatını verdi. Talimat üç gün sonra 1 Mayıs’ta uygulandı.

Taksim Meydanı’na yürüyenlere müdahale eden polis, gazetecileri “Genelge var” diye uzaklaştırdı. Genelgenin basın mensuplarını kapsamadığı vurgulansa da pratikte bu böyle işlemiyor.

Kimi polislerin gözünde, gazetecilerin fotoğraf makineleri ve vatandaşın cep telefonu anında suç aletine dönüşebilir.

Gerekirse cihaza el konulabilir, görüntüler silinebilir, gözaltı işlemi bile yapılabilir.

Oysa bir vatandaş uğradığı ya da tanık olduğu hak ihlalini ve orantısız gücü kaydedebilmelidir.

Düşünün…

Genelge bugün değil de sekiz yıl önce çıkarılmış olsaydı; Okan Özçelik, polisin biber gazı fişeğiyle gözünü yitirdiğini kanıtlayamayacaktı.

Kendisine ateş edeni cep telefonuyla çekti

İhracat uzmanı Özçelik, 1 Haziran 2013’te gösterilerin başladığı Gezi Parkı’na geldi. Parkın polislerce boşalttığı anı cep telefonuyla kaydetmeye başladı.

Görüntülere göre şunlar yaşandı:

30 kadar polis geri çekilirken, bir grup gösterici protesto ediyor, birkaçı taş atıyordu. Özçelik, hem olan biteni çekiyor, hem de göstericilere “Atma, atma!” diye sesleniyordu. O an kasklı bir polis telefonun kadrajına girdi.

Yasaya göre 45 derece eğimle havaya ateş etmesi gereken polis, biber gazı tüfeğiyle 15 metre uzaklıktaki Özçelik’i hedef aldı. Sol gözüne kapsül isabet eden Özçelik, yere düştü. O gün gözünü kaybetti.

Devlet 524.503 TL tazminat ödedi

Özçelik, suç duyurusunda bulundu ve kanıt olarak da kendi çektiği görüntüleri ekledi. İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı aleyhine İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açtı.

İstanbul Valiliği’nin savunmasında 1 Haziran 2013’te 106 kişinin gözaltına alındığı ve listede Özçelik’in bulunmadığı kaydedildi. Valiliğe göre Özçelik, gözaltında olmadığına göre gözü biber gazı fişeğiyle çıkmamıştı. İçişleri Bakanlığı ise “Zarar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı yoktur” dedi.

Özçelik, görüntüleri çekmese hakkını arayamayacaktı.

Neyse ki Özçelik dosyası şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’a düştü. Kiraz, görüntüleri Ulusal Kriminal Büro’ya gönderdi. Bilirkişi raporunda, polisin fişeği havaya doğru atmadığı, tam karşısını hedef aldığı vurgulandı.

Mahkeme raporu esas alarak, İçişleri Bakanlığı’nı 524.503 TL ödemeye mahkum etti.

Kararda, “Fişeğin 45 derecelik açıyla kullanılmaması sonucu davacının zarar görmesine sebep olunduğu” belirtildi.

Bu arada Savcı Kiraz, olayın aydınlatılması için çok emek verdi.

Ateş eden yelekli görevli Emniyet’e soruldu.

Gelen yanıtta, “Turuncu yeleğin Çevik Kuvvet üniforması olmadığı ve herhangi bir tespit yapılamadığı” ifade edildi.

Kask ve yelek numarası saptanan polisler şüpheli olarak dosyaya eklendi.

Ancak kaskların başka polislerce kullanıldığı belirlendi.

Savcı Kiraz’ın şehit edilmesinden sonra ilerleme kat edilemedi.

Dosya iki yıl önce faili meçhul bürosuna düştü.

Şimdi Özçelik, AİHM’e gidiyor.

Hukukun sınırını cop çizdiğinde

İçişleri Bakanlığı genelgesi sekiz yıl önce yayınlansaydı, Özçelik’in telefonuyla olan biteni kaydetmesi suç bile sayılabilirdi.

Çünkü genelgede kısıtlamaya dayanak olarak iki gerekçe gösteriliyor:

Özel hayatın gizliliği ve görevli memuru engelleme.

Kuşkusuz, görevini yerine getiren bir görevlinin cep telefonuyla taciz edilmesi ya da hedef gösterilmesi kabul edilemez.

Bu elbette ki suçtur.

Ancak kolluk güçlerinin mesai saatlerindeki eylem ve işlemleri özel hayat sayılamaz. Bir orantısız güç kullanımı iddiasını belgelemek amacıyla gerçekleştirilen çekimi engellemek, suç işleyenin korunması şeklinde yorumlanır.

Geçmişte işkencenin yaygın bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı ülkemizde yasalara dayanmayan bu yetki, polis devletine kapı aralar.

Türkiye, 1980 ve 1990’lı yıllarda polis devleti manzarasından sıyrılabilmek için çok mücadele verdi. TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt’ün İstanbul’da karakol basarak, ‘Filistin askısı’na el koyması, nezarethanelere kamera sistemi yerleştirilmesi, kask ve yaka numarası uygulamasına geçilmesi, AK Parti’nin “İşkenceye sıfır tolerans” demesi bu sebeptendi.

Dolayısıyla gazeteciler ve yurttaşların çekim yapmasını sivil denetim mekanizması olarak görmek gerekir.

Nitekim, ABD’de George Floyd adlı siyahinin bir polis tarafından boğazına basılarak öldürülmesi, yurttaşların kaydetmesi sayesinde belgelenmişti.

Hukuk devletinde polis copunun sınırları yasayla, polis devletinde hukukun sınırları copla belirlenir. Yalnızca copu tutan elden değil, Okan Özçelik’in gözünden de bakabilendir hukuk devleti.

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Hindistan mutantı ne kadar tehlikeli

Sonraki İçerik

Bazı illerde alınan alkol satışı yasağı hakkında Kılıçdaroğlu: ‘Bu yaşam hakkına müdahaledir’

İlgili İçerik

AKOM’dan İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Güncel

Meteorolojiden İstanbul için uyarı!

İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal seçildi
Güncel

İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal seçildi

AKOM’dan İstanbul için sağanak uyarısı
Güncel

Meteorolojiden kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Kılıçdaroğlu uyarıda bulunmuştu! SPK’da görevden alma
Güncel

SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de değişiklik yaptı

TMMOB’dan Akit yazarına yanıt: Utanmaz
Güncel

TMMOB: “İş cinayetleri kader değildir”

Zonguldak’ta maden ocağında grizu patlaması…
Güncel

Zonguldak’ta maden ocağında grizu patlaması…

Sonraki İçerik
Bazı illerde alınan alkol satışı yasağı hakkında Kılıçdaroğlu: ‘Bu yaşam hakkına müdahaledir’

Bazı illerde alınan alkol satışı yasağı hakkında Kılıçdaroğlu: ‘Bu yaşam hakkına müdahaledir’

Gündem

CHP Sözcüsü’nden Erdoğan’a: ‘Siyasette kuraldır, kirleten bedelini öder’

CHP’li Öztrak: “Milletin dertlerinin çözümü için doğru iliklenecek ilk düğme, derhal seçim”

Çin, Brezilya’da yeniden devlet başkanı seçilen Lula’yı kutladı

Çin, Brezilya’da yeniden devlet başkanı seçilen Lula’yı kutladı

AKOM’dan İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Meteorolojiden İstanbul için uyarı!

Çerkezoğlu: “Vergide adalet her gün biraz daha bozulmaktadır”

Çerkezoğlu: “Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de”

Kılıçdaroğlu yönetimi: ‘Diyalog heyeti oluşturulacak’

CHP Sözcüsü Sarı’dan, Mahmut Tanal’a tepki

Bakırköy Belediyesi, Cumhuriyet Bayramı’nı zengin bir programla kutlayacak

Bakırköy Belediyesi, Cumhuriyet Bayramı’nı zengin bir programla kutlayacak

Bülent Arınç’ın Yılmaz Güney rahatsızlığı

Bülent Arınç’tan basın özgürlüğü çıkışı

Oktay Saral, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifa etti

Oktay Saral, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifa etti

Çinli üst düzey yetkili: Disiplin denetiminde kaliteyi artırmak için somut tedbirler alınmalı

Çinli üst düzey yetkili: Disiplin denetiminde kaliteyi artırmak için somut tedbirler alınmalı

İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal seçildi

İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal seçildi

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist