Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Güncel

Türkiye’deki göçmenler, virüs ve açlık kıskacında

Salgın sürecinde adeta kaderlerine terk edilen kayıt dışı Afrikalı göçmenler, onlarca kişilik derme çatma evlerde kapanmanın bitmesini bekliyor.

Yayınlanma Tarihi: 15 Mayıs 2021 - 11:10:27
Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2021 - 11:10:27
Türkiye’deki göçmenler, virüs ve açlık kıskacında
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Onların gündemi dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını değil, çok daha yakıcı bir gündem: Açlık ve hayatta kalma mücadelesi.

Özellikle geçimini günübirlik işlerle kazanan kesimler tam kapanma sürecinde devlet tarafından desteklenmeyerek adeta kaderlerine terk edildi. Bu kesimlerin başında da elbette göçmenler geliyor. Varlıkları dahi görülmeyen, kayıt dışı Türkiye’de bulunan göçmenler, onlarca kişi yaşadıkları evlerinde bu sürecin geçmesini bekliyor.

Tarlabaşı Dayanışma Grubu’ndan Muhammed Sıddık Yaşar ile Afrikalı göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı İstanbul Aksaray’daki mahalleleri dolaştık.

9 yıldır başta mülteciler olmak üzere yoksul kesimlerle dayanışma faaliyeti içerisinde olduklarını anlatan Yaşar, kapanma sürecinde İstanbul’un çeşitli semtlerinde evlere giderek ihtiyaç sahiplerine market kartları dağıtıyor.

“Kapanma sürecinde ciddi kırılmalar var” diyerek sözlerine başlayan Yaşar, “Acil ihtiyaçları gıda sorunu bu süreçte. Salgınla çok ilgilenmiyorlar çünkü koronadan daha büyük sorunları var. Hayatta kalmaya çalışan insanlar bunlar. Buraya Afrika’dan Ebola virüsü salgınını yaşayıp gelen insanlar var. Salgına değil, güncel yaşamlarına bakmak durumundalar” diyor.

Sıklıkla sahada olan Yaşar, süreci şu sözlerle özetliyor: “İnformel işlerde çalışan ister yurttaş ister sığınmacı olsun yiyecek stoku yapamıyor. Bir de kapanmanın birden açıklanması bebekli aileleri ve hasta insanları yemek bulamamaya itti. Restorandan bir şeyler dilenme imkânları oluyordu ama şimdi onlar da kapalı. Devlet de yeterli önlemi alamadı. Bu insanların toplumda bir karşılığı yok. Nerede yaşadıkları, ne yaptıkları belli değil. Zaten resmi bir kayıtları da olmadığı için herhangi bir statüye sahip değiller. Göçmenler tamamen olayın dışında bırakıldı. Pandeminin başından beri yaşamları önemsenmiyor. Ve Türkiye’deki kayıt dışı sayısı azımsanacak gibi değil.”

Göçmenlerin hepsi gitme taraftarı değil. Bazıları burada kendine küçük de olsa bir yaşantı kurabilmiş. Türkiye’yi sevdiklerini, burada ırkçılıkla çok fazla karşılaşmadıklarını söyleyenler de var.

Bir Batı Afrika ülkesi olan Sierra Leone Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye gelen Maryem, henüz gitmeyi düşünmeyenlerden. Kiralık ev bulmak konusunda ayrımcılık yaşadıklarını anlatan Maryem, “Afrikalı olduğumuz için bazı ev sahipleri bize evlerini vermek istemiyor. Kiralayanlar da çok yüksek ücretler talep ediyor” diyor. Aksaray’da erkek arkadaşı ile birlikte kendi yöresel yemeklerini sattıkları bir “ev restoranı” işleten Maryem bu süreçte Afrika’dan ürün getiremediği için işlerinin iyi gitmediğini söylüyor: “Ay sonunda kazandığımız küçük maaş, tüm faturaları ve kirayı ödemeye yetmiyor.”

Maryem kadın mülteci olmayı şöyle anlatıyor: “İş ve cinsel taciz konuları kadınlar için çok zor. Kadınlar hayatını idame ettirmek için fabrikalarda işe giriyor ve gün sonunda patronları onları taciz ediyor. Bu, olağan hale geldi.”

Maryem, aynı zamanda yardıma ihtiyacı olan çocuklu göçmen kadınlar için de çalışmalar yürütüyor: “Afrikalı bir kadın olarak kadınları güçlendirmeyi ve onlara yardım etmeyi amaçlayan bir grup oluşturdum. Farklı kuruluşlardan yardım alarak hamile, çocuk sahibi, hastalıktan mustarip olup parası olmayan kadınlara destek olmayı amaçlayan için bir kuruluş bu.”

GERİ GÖNDERİLME REKORU ONDA

Afrikalıların çoğunun hedefi İstanbul’da kısa bir süre geçirdikten sonra Avrupa’ya geçiş yapabilmek. Konuştuğumuz göçmenler neden gitmek istiyorsunuz sorumuza ise “iş yok” yanıtını verdiler.

30 yaşındaki Senegalli Ali için “geri gönderilme rekoru onda” diyor arkadaşları. 1,5 yıldır Türkiye’de olan Ali, birçok kez Hollanda’daki ağabeyinin yanına kaçmaya çalışmış ancak her seferinde Yunanistan polisleri tarafından yakalanıp, üzerindeki kıyafetler de dahil tüm eşyaları alınarak geri gönderilmiş. Burada bir ayakkabıcı dükkânında çalışan Ali, ülkesindeki yaşlı annesine para gönderdiğini söylüyor. Gitmeye çalışsa da Türkiye’yi ve insanlarını sevdiğini de sözlerine ekliyor. Salgın sürecinde ilişkin ise “Çalıştığım yerden aldığım maaş düşük, yetmiyor. Ama boş oturmaktan her zaman daha iyidir. 17 gün evde boş oturacağım. Bu süreç bizim için çok zor. Şu an sınırlardan geçişler de tamamen durmuş durumda, bu süreçte gitmek imkânsız” diyor.

MARYEM GİTMEYİ DÜŞÜNMEYENLERDEN

Tarlabaşı Dayanışma Grubu’ndan Muhammed Sıddık Yaşar ile Afrikalı göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı İstanbul Aksaray’daki mahalleleri dolaştık.

9 yıldır başta mülteciler olmak üzere yoksul kesimlerle dayanışma faaliyeti içerisinde olduklarını anlatan Yaşar, kapanma sürecinde İstanbul’un çeşitli semtlerinde evlere giderek ihtiyaç sahiplerine market kartları dağıtıyor.

“Kapanma sürecinde ciddi kırılmalar var” diyerek sözlerine başlayan Yaşar, “Acil ihtiyaçları gıda sorunu bu süreçte. Salgınla çok ilgilenmiyorlar çünkü koronadan daha büyük sorunları var. Hayatta kalmaya çalışan insanlar bunlar. Buraya Afrika’dan Ebola virüsü salgınını yaşayıp gelen insanlar var. Salgına değil, güncel yaşamlarına bakmak durumundalar” diyor.

Sıklıkla sahada olan Yaşar, süreci şu sözlerle özetliyor: “İnformel işlerde çalışan ister yurttaş ister sığınmacı olsun yiyecek stoku yapamıyor. Bir de kapanmanın birden açıklanması bebekli aileleri ve hasta insanları yemek bulamamaya itti. Restorandan bir şeyler dilenme imkânları oluyordu ama şimdi onlar da kapalı. Devlet de yeterli önlemi alamadı. Bu insanların toplumda bir karşılığı yok. Nerede yaşadıkları, ne yaptıkları belli değil. Zaten resmi bir kayıtları da olmadığı için herhangi bir statüye sahip değiller. Göçmenler tamamen olayın dışında bırakıldı. Pandeminin başından beri yaşamları önemsenmiyor. Ve Türkiye’deki kayıt dışı sayısı azımsanacak gibi değil.”

Göçmenlerin hepsi gitme taraftarı değil. Bazıları burada kendine küçük de olsa bir yaşantı kurabilmiş. Türkiye’yi sevdiklerini, burada ırkçılıkla çok fazla karşılaşmadıklarını söyleyenler de var.

Bir Batı Afrika ülkesi olan Sierra Leone Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye gelen Maryem, henüz gitmeyi düşünmeyenlerden. Kiralık ev bulmak konusunda ayrımcılık yaşadıklarını anlatan Maryem, “Afrikalı olduğumuz için bazı ev sahipleri bize evlerini vermek istemiyor. Kiralayanlar da çok yüksek ücretler talep ediyor” diyor. Aksaray’da erkek arkadaşı ile birlikte kendi yöresel yemeklerini sattıkları bir “ev restoranı” işleten Maryem bu süreçte Afrika’dan ürün getiremediği için işlerinin iyi gitmediğini söylüyor: “Ay sonunda kazandığımız küçük maaş, tüm faturaları ve kirayı ödemeye yetmiyor.”

Maryem kadın mülteci olmayı şöyle anlatıyor: “İş ve cinsel taciz konuları kadınlar için çok zor. Kadınlar hayatını idame ettirmek için fabrikalarda işe giriyor ve gün sonunda patronları onları taciz ediyor. Bu, olağan hale geldi.”

Maryem, aynı zamanda yardıma ihtiyacı olan çocuklu göçmen kadınlar için de çalışmalar yürütüyor: “Afrikalı bir kadın olarak kadınları güçlendirmeyi ve onlara yardım etmeyi amaçlayan bir grup oluşturdum. Farklı kuruluşlardan yardım alarak hamile, çocuk sahibi, hastalıktan mustarip olup parası olmayan kadınlara destek olmayı amaçlayan için bir kuruluş bu.”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Prof. Dr. Katırcıoğlu: Erken seçime gitmek zorunda kalacaklar

Sonraki İçerik

TRT: Thodex operasyonunda sona yaklaşıldı, iadesi 48 saat içinde yapılacak

İlgili İçerik

Balıkesir’de üç büyük yangında 6 bin 733 hektar alan zarar gördü
Güncel

Balıkesir’de üç büyük yangında 6 bin 733 hektar alan zarar gördü

Mabel Matiz’e “Ha Leylim” soruşturması
Güncel

Mabel Matiz’e “Ha Leylim” soruşturması

TBMM’de cinsel istismar davası… Üç sanık yeniden tutuklandı
Güncel

Süleymancılara operasyon: Alihan Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı

YÖK’ten vakıf üniversitelerine yönelik incelemeyle ilgili açıklama
Güncel

YÖK, “öğrenci affı”nın usul ve esaslarını belirledi

Güneş tutulmasında gökyüzü etkileyici görüntülere sahne oldu
Güncel

Güneş tutulmasında gökyüzü etkileyici görüntülere sahne oldu

“PKK kongre tarihini bir an önce açıklasın”
Güncel

MSB: Bir adet F-16 uçağı Yalova’da kaza kırıma uğradı

Sonraki İçerik
TRT: Thodex operasyonunda sona yaklaşıldı, iadesi 48 saat içinde yapılacak

TRT: Thodex operasyonunda sona yaklaşıldı, iadesi 48 saat içinde yapılacak

Gündem

Fethiye’de gezi teknesinde yangın: 115 kişi denize atlayarak kurtuldu

Fethiye’de gezi teknesinde yangın: 115 kişi denize atlayarak kurtuldu

RTÜK’ten Halk TV ve Flash TV kararı çıktı

RTÜK’ten “Medyametre 2025 Araştırması”: Televizyon en yaygın kullanılan medya mecrası olmayı sürdürüyor

Eurovision’da dikkat çeken yeni kural

Eurovision’da dikkat çeken yeni kural

Balıkesir’de üç büyük yangında 6 bin 733 hektar alan zarar gördü

Balıkesir’de üç büyük yangında 6 bin 733 hektar alan zarar gördü

RTÜK’ten HaberTürk’e ceza

RTÜK’ten dört dijital platforma üst sınırdan ceza

Madencilerin eylemi dördüncü gününde…

Madencilerin eylemi dördüncü gününde…

Çin’de yeni enerjili araçların aylık satışlardaki payı ilk kez yüzde 60’ı aştı

Çin’de yeni enerjili araçların aylık satışlardaki payı ilk kez yüzde 60’ı aştı

CHP’li Aşkın Genç: İktidar çiftçiyi yarı yolda bıraktı

Aşkın Genç: “Vatandaşın cüzdanını soğuttular, market etiketini soğutamadılar”

Mabel Matiz’e “Ha Leylim” soruşturması

Mabel Matiz’e “Ha Leylim” soruşturması

CHP’li Akay: “Çiftçimizin aldığı kredi yetersiz ve kısıtlı durumdadır”

CHP’li Akay: “Enflasyon Raporu, Türkiye ekonomisindeki güven sorununu bir kez daha ortaya koymuştur”

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist