Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, düzenlenecek kurultayın amacını, kapsamını ve Alevilerin bugüne kadar neler yaşadıklarını anlattı. “Aleviler yüzyıllardır bu topraklarda zulüm ve katliam gördüler. Sürgünler yaşadılar. İdam edildiler. Asimile edildiler. Kendi doğdukları topraklardan uzaklaştırıldılar” ifadelerini kullanan Erçe, “Aleviler Osmanlı’ya karşı cumhuriyetten yana olmalarına rağmen yaşadıkları zulüm bitmedi. Cumhuriyet bir kere kurumsallaşmadı. Bu nedenle Aleviler, Osmanlı ve Selçuklu’da yaşanan tüm zulümlerin bir benzerini, Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Sivas Madımak’ta, Gazi’de, Malatya ve Çorum’da yaşadılar, katledildiler. Dergahlarına el konuldu, ibadethaneleri yasaklandı. Alevi köylerinde camii yapıldı. Çok büyük hayal kırıklığı yaşadık. Osmanlı’dan Alevilere karşı kin ve nefret geleneğini devraldılar. Nefret etmeselerdi bu kadar katletmezlerdi. Hâlâ Alevi çocukları yüksek puanlar alsalar da sözlü sınavlarda eleniyorlar. Bu ülkede hiçbir zaman laiklik kurumsallaşmadı” dedi.
TALEPLERİ NELERDİR?
Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yapan Erçe, şunları söyledi: “Cumhuriyetin birinci yüzyılında neler yaşadık, ikinci yüzyılında ne bekliyoruz, taleplerimiz nelerdir, bütün Alevi kurumlarını ve dostlarımızı davet ederek ikinci yüzyıla dair bir manifesto yayınlamak istiyoruz. ‘Laik ve Demokratik Türkiye’ başlığını özellikle çıkardık. Anladık ki cumhuriyet, laik ve demokratik olmadığı sürece, Aleviler birtakım haklarını kazansalar bile bu ülke asla ve asla düze çıkamaz. Taleplerimiz; zorunlu din dersleri kaldırılsın, Madımak Oteli utanç müzesi olsun, nefret suçları cezalandırılsın, katliamlarımızla yüzleşelim. Elimizden zorla alınan dergahlarımız, türbelerimiz iade edilsin. Diyanet İşleri Başkanlığı Anayasal sınırlar içine çekilsin ve bir plan ve program dahilinde lağvedilsin. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın olduğu bir yerde laiklikten söz edilmez. Cemevleri ibadethane sayılsın ve güvence altına alınsın. En önemli talebimiz de eşit yurttaşlık. Bunların hiçbiri karşılanamaz değil. Bunu bu ülkede seküler yaşamı esas alan tüm yurttaşlar için istiyoruz. Gelin bu ikinci yüzyılı birlikte inşa edelim. ‘Ben bu düzenden ve sistemde mağdurum’ diyen kim varsa kurultayımıza kulak versinler. Mesajlarımızın iyi anlaşılmasını istiyoruz. Kaderimiz aynı. Kurtuluşumuz aynı. Türkiye tarihiyle yüzleşemezse çürür. Demokratikleşemezse çürür. Demokrasinin olmadığı yerde refah olmaz, ekmek olmaz. Demokrasi olmazsa siz özgürlükleri elde edemezsiniz. Çocuklara tecavüz edilir. Demokrasi, ekmek ile barış arasında bir bağdır.”

















