CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde yaşanan 48 şiddet olayında 42 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, çocuk pedagojisi eğitimi almış silahsız sivil güvenlik görevlileri, okul sosyal hizmet programı ve kapsayıcı psikososyal destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, okullarda yaşanan şiddet olayları ve okul güvenliği konularını değerlendirmek üzere eğitim sendikaları temsilcileri, akademisyenler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve avukatlarla TBMM Halkla İlişkiler Binası’nda bir araya geldi. Toplantıya, CHP’nin TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri de katıldı.
“ŞİDDET TÜRKİYE’NİN EN TEMEL SORUNLARINDAN BİRİSİ”
Toplantının açılışında konuşan Özçağdaş, Türkiye’de şiddetin toplumun her alanına yayıldığını belirterek, “Şiddet Türkiye’nin en temel sorunlarından bir tanesi. Sokakta şiddet var, trafikte şiddet var, evde şiddet var, hastanede şiddet var ve ne yazık ki okullarda da şiddet var” dedi. İktidar partisini yıllardır yasa teklifleri, araştırma önergeleri, soru önergeleri ve basın buluşmalarıyla uyardıklarını söyleyen Özçağdaş, “Bunu bir türlü kabul ettiremedik. Ancak hayat bazen kendisini çok acı şekilde dayatıyor” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda bir öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiğini, hala yoğun bakımda olan öğrencilerin bulunduğunu belirten Özçağdaş, olayın yalnızca Kahramanmaraş’ı değil tüm Türkiye’yi ilgilendiren yapısal bir sorun olduğunu söyledi. Özçağdaş, “Acı oraya düştü. Başka bir yere de düşebilirdi” dedi.
“BAKAN TEKİN DÖNEMİNDE 42 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin göreve geldiğinden bu yana Türkiye’de kendi tespitlerine göre 48 şiddet olayı yaşandığını ifade eden Özçağdaş, şöyle konuştu:
“Bu 48 şiddet olayında 42 kişi yaşamını kaybetti. Bunların 6’sı öğretmen, 13’ü öğrenci, 2’si okul çalışanı, biri de veli. Ve çok acı bir şey. Kahramanmaraş’taki bu acı olaydan sonra beş çocuğumuzu daha kaybettik. İki çocuğumuz MESEM’de hayatını kaybetti. Böylelikle toplamda MESEM’de ölen çocuk sayısı 20’yi buldu. Malatya’da 17 yaşındaki MESEM öğrencisi Engin Tuncay, çalıştığı şantiyeden yüksekten düşerek öldü. 1 Mayıs’ta, tatil gününde, MESEM yönetmeliğine bakarsanız çalışmaması gereken bir günde, 16 yaşındaki Mahir Buğra Karaoğlu çalıştığı hastanede öldü. İki öğrencimiz, 13 yaşındaki Serkan Yıldırım’la 14 yaşındaki Kasım Yıldırım, Diyarbakır’da okula paratoner konulmadığı için okulun yanındaki ağacın altında yıldırım düşmesi sonucu öldü. Bir öğrencimiz, 11 yaşındaki Alina Ağaoğlu, Maraş saldırısından sonra yoğun bakımda maalesef hayatını kaybetti. Türkiye’nin yaşadığı büyük acıdan sonra da 5 kişiyi daha kaybettik. Maalesef yapısal bir sorun olarak görmediğimiz sürece bu olaylar, güvenlik önlemlerinin az olması, şiddet olaylarının engellenememesi nedeniyle çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi, çalışanlarımızı kaybetmeye devam edeceğiz. Bugün öğretmenlerimiz burada, akademisyenlerimiz burada, psikologlarımız, psikolojik danışmanlarımız, sosyal hizmet uzmanlarımız, çocuk hakları savunucularımız, velilerimiz burada. Onların perspektifini dinleyeceğiz. CHP olarak okullarda yaşanan şiddet olaylarının aslında toplumun bir yansıması olduğunu düşünüyoruz.”
“ÇOCUK PEDAGOJİSİ EĞİTİMİ ALMIŞ, SİLAHSIZ, ÜNİFORMASIZ SİVİL GÜVENLİK…”
Okulların kamusal alan olduğuna dikkat çeken Özçağdaş, çocukların bulunduğu alanların güvenlik açısından korunması gerektiğini belirterek, “Külliyede olduğu gibi, Meclis’te olduğu gibi, bakanlıklarda olduğu gibi, hastanelerde olduğu gibi, AVM’lerde olduğu gibi bir kamusal alan olarak içinde çocukların bulunduğu bir alanın güvenlik açısından korunması gerekir” diye konuştu. CHP’nin önerisinin, çocuk pedagojisi eğitimi almış, silahsız ve üniformasız sivil güvenlik görevlilerinin okul içinde bulunması olduğunu ifade eden Özçağdaş, “Bir güvenlikçi perspektifle değil ama herkesin de okulun kapısından istediği gibi girebileceği, istediği gibi çıkabileceği bir şey olmaz” dedi.
“KAPSAYICI PSİKOSOSYAL DESTEK PROGRAMINA İHTİYAÇ VAR”
Türkiye’de 18 milyon öğrenci ve yaklaşık 1,4 milyon öğretmen bulunduğunu belirten Özçağdaş, okulların sosyal eşitsizliklerin ve yoksullukların da yansıdığı alanlar olduğunu söyledi. Bu nedenle okul sosyal hizmet programına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Özçağdaş, devletin çocukların yokluk ve yoksulluklarını giderecek kapsayıcı programlar geliştirmesi gerektiğini kaydetti. Okullardaki psikososyal destek kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Özçağdaş, her 250 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde kadro planlaması yapılması gerektiğini söyledi. Özçağdaş, psikologlar, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının da içinde yer aldığı kapsayıcı bir psikososyal destek programına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Okul aile birliklerinin yalnızca para toplama mekanizmasına dönüştürüldüğünü savunan Özçağdaş, bu yapıların okul, aile ve toplum arasında köprü işlevi görmesi gerektiğini söyledi. AK Parti iktidarının öğretmenleri ve okul yöneticilerini işlevsizleştirdiğini öne süren Özçağdaş, “Çocuklar bugün okullarında hiçbir konuda söz sahibi değillerdir. Üzülerek söyleyeyim, okul müdürleri okullarının ne renge boyanacağı konusunda bile söz hakkı sahibi değillerdir” dedi.
Öğretmenlerin ve idarecilerin CİMER mekanizması üzerinden baskı altında bırakıldığını savunan Özçağdaş, bunun sorunların temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Komisyona tüm uzmanların dinlenmesi yönünde teklif sunduklarını belirten Özçağdaş, “Biz sizlerle birlikte öncesinde bizim çalışmalarımızı da yönlendirmek, komisyona katkı yapmak üzere sizi de dinlemek istedik” dedi.
KAYNAK: ANKA

















