Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

CHP’li Sarı: “2028 yılına sarkmış bir seçimi erken seçim olarak görmüyoruz”

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, erken seçime ilişkin, “Biz 2028 yılına sarkmış bir seçimi erken seçim olarak görmüyoruz. Son bir ay kala, son iki hafta kala, son iki ay kala yapılan seçim bizim nazarımızda bir erken seçim değildir ve bizim desteklediğimiz bir şey değildir” dedi.

Yayınlanma Tarihi: 28 Ekim 2026 - 17:30:57
Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2026 - 17:31:01
CHP’de il ve ilçe başkanlıklarına yeni atamalar
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, erken seçime ilişkin, “Biz 2028 yılına sarkmış bir seçimi erken seçim olarak görmüyoruz. Son bir ay kala, son iki hafta kala, son iki ay kala yapılan seçim bizim nazarımızda bir erken seçim değildir ve bizim desteklediğimiz bir şey değildir” dedi.

CHP SÖzcüsü Müslim Sarı, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Sarı, sözlerine, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak başladı. Ekonomi politikalarını eleştiren Sarı, şunları söyledi:

“Eylül ayı işsizlik rakamları geçtiğimiz günlerde açıklandı. İşsizliğin yapısal sorunlarını bir kere daha teyit eden rakamlar oldu bunlar. Rakama baktığımız zaman, manşet işsizliğe baktığımız zaman Ağustos ayına göre kısmi bir işsizlik artışı olduğunu görüyoruz. Eylül ayı işsizlik rakamı 8,4. İşsiz sayısı da 2 milyon 967 bin. Yaklaşık 200 bin işsiz, o işsizlik ordusuna 200 bin kişinin daha katıldığını Ağustos ayından Eylül ayına geçerken görmüş olduk. Ancak rakamların gerçekte böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Yani gündelik hayatımızın içinde de bunları teyit etme şansı, bunlarla karşılaşma şansımız var. Hepimiz bunları görüyoruz, değerlendiriyoruz.

Zaten işsizlik rakamlarının ne kadar doğru rakamlar olmadığına ilişkin TÜİK de zaman içinde kanaat getirdi ki özellikle muhalefetin ısrarlı değerlendirmelerinin, toplumsal baskıların sonucu olarak da geniş tabanlı işsizlik rakamlarını açıklamak zorunda kaldı. Geniş tabanlı işsizlik rakamlarında rakamın yüzde 31,2 olduğunu görüyoruz. Yani aslında çalışabilir çağda olan her 3 kişiden birinin işsiz olduğu bir işsizlik manzarasıyla karşı karşıyayız.

Türkiye’de 32 milyon 445 bin istihdam var. Oysa Türkiye’de çalışabilir çağda olan nüfusun bunun iki katı olduğunu biliyoruz. Yani 15 yaşla 64 yaş arasında çalışabilir çağda olan nüfusa göre bir değerlendirme yaptığımızda Türkiye ekonomisinin sadece bunun yarısına, hatta yarısından azına iş verebildiğini görüyoruz. Diyeceksiniz ki ne var bunda? Yani işsizlik oranı yüzde 8,4, üç milyon işsiz var.

“GERÇEK İSTİHDAM RAKAMLARININ, İŞSİZLİK RAKAMLARININ BUNUN ÇOK ÖTESİNDE OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

Gerçek istihdam rakamlarının, işsizlik rakamlarının bunun çok ötesinde olduğunu zaten biliyoruz. Geniş tabanlı işsizlik rakamlarında da bunun kısmen var olduğunu görüyoruz. Ama burada daha radikal, daha yapısal ve daha büyük bir sorun var. Şimdi genç ülkelerde, nispeten genç olan ülkelerdeki —Türkiye aslında Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırdığımız zaman nispeten genç sayılabilen bir ülkedir— genç ülkelerde en önemli varlığınız aslında insan kaynağınız. Ve siz insan kaynağınızı istihdamın dışında tutarak, değerlendirmeyerek, istihdam oranlarını düşük tutarak aslında demografik fırsat penceresinin size verdiği olanaklardan yararlanmamış oluyorsunuz.

Bakın bu çok önemli bir yapısal problem. Biz genellikle işsizlik oranlarını tartışıyoruz. Genellikle işsiz sayısını tartışıyoruz. Dar tabanlı ya da geniş tabanlı. Ancak istihdam oranları belki bundan çok daha önemli bir kriter. Çok daha önemli bir değerlendirme. Türkiye 2 bin 40’tan itibaren demografik fırsat penceresi kapanacak bir ülkedir. Yani bizim aslında şurada 15 yıllık bir zamanımız var. Ve bu 15 yıllık zaman içinde en değerli kaynağımız olan insan kaynağımızı sürecin içine, üretim sürecinin içine katamaz isek bir müddet sonra demografik fırsat penceresi kapanacak olan bir ülke için gelişmiş ve müreffeh ülkeleri yakalayabilecek olanaklardan uzak kalacağız.

Dolayısıyla bizim istihdam oranımızı bir an önce yukarıya çıkartmamız, nitelikli iş gücüne yeni alanlar açmamız büyük bir zorunluluktur. İş gücüne katılma oranı Türkiye’de sadece yüzde 52. Kadınlarda bu oranın çok daha düşük olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Yine manşet enflasyon açısından önemli bir kırılma, kadınlardaki işsizlik oranı bir önceki aya göre erkeklerdeki işsizlik oranından çok daha hızlı artmış. Yani işsizlik sadece 0,5 puan artarken kadınlarda bir nokta bir puan artmış. Dolayısıyla kadın işsizliği önemli bir işsizlik olarak karşımıza çıkıyor. İstihdam rakamlarının bize söylediği şey bu. İstihdam rakamlarının, işsizlik rakamlarının bize söylediği tek şey işsizlik oranı, manşet işsizlik oranı değil.

“BU SON 15 YILI ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMEK ZORUNDA TÜRKİYE”

İşsiz insan sayısı değil. Ülkenin insan kaynağını kullanamadığı, istihdam oranının ve iş gücüne katılım oranının çok düşük kaldığı, neredeyse OECD ülkeleri içindeki en geri sırada bir ülke olarak demografik fırsat penceresinin verdiği altın ten yılı değerlendiremeyecek bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Bu niye önemli? Bu şu açıdan önemli: Bakın Avrupa Birliği’nde kişi başına gelir ortalaması kabaca kırk beş bin dolar civarında. Türkiye’de önümüzdeki yıl ulusal paranın değer kazanması sebebiyle bunun yarısına kadar ulaşmış olacağız. Yani biz Avrupa Birliği ortalamasının yarısına ulaşabilmiş bir ülkeyiz. Ve önümüzdeki 10-15 yılda ne kadar hızlı büyürsek, kabaca yüzde 4-5 büyüdüğümüzde, Avrupa Birliği’nin yüzde bir iki büyüdüğünü varsaydığımızda bu aradaki farkı 10 yılda, 15 yılda ne kadar kapatabilirsek o kadar kapatacağız. Çünkü 10 yıl sonra Türkiye’nin büyüme ortalamaları 3 liraya düşecek. 20 yıl sonra 2 liraya düşecek. Sonra son 15 yıl. Bu son 15 yılı çok iyi değerlendirmek zorunda Türkiye. Ve bunun için de istihdam politikalarına dönüp yeniden bakma zorunluluğu içinde.”

Emeklilerin sorunlarına da değinen Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AKP, emeklilerin durumunu nihayet duymaya başladı. Son 4 yılda, 5 yılda emeklilerin içinde bulunduğu durum, açlık sınırının altında ücrete mahkûm edilmiş olan emeklilerin bütün haykırılışlarını dile getirmiş olmamıza rağmen buna kulak tıkayan AKP ne hikmetse Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın açıklamalarından anladığımız üzere 2027 yılından itibaren bu çığlığı duymaya başladı. Dolayısıyla buradan önce şunu sormak gerekir: Hayırdır? Seçim mi var? Bunun bir seçim çalışması olduğu son derece açıktır. Ben burada önümüzdeki yıl bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken 2027 bütçesinin aslında bir seçim bütçesi olduğunu, buna göre kurgulandığını, transfer harcamaları kaleminin enflasyonun 2 katı üzerinde arttırıldığını söylemiştim. Sayın Cevdet Yılmaz bunu teyit etmiş oldu. Dün ve evvelsi gün yapmış olduğu açıklamalarla.

“BU MAAŞLA AY SONUNU GETİRMEK İSTEYEN MİLYONLARCA EMEKLİ VAR”

Dolayısıyla emeklilere hedef enflasyonun üzerinde bir maaş zammı yapılacağına, yapılacağına ilişkin bütçe olanaklarının olduğunu ve bütçenin bu şekilde kurulduğunu söyledi. Biz emekliler açısından sevinçli buluyoruz bu haberi. Ancak bunun yine yetersiz kalacağına ilişkin değerlendirmelerimiz var. Bizim teklifimiz son derece açıktır. Bakın Cevdet Yılmaz bütçe olanaklarının, hedef enflasyonun üzerinde emekliye kaynak vermek, ücret vermek üzere kurgulandığını söylüyor. Ancak bu, emekliyi açlık sınırının altından üstüne çıkartamayacak. Bugün 37 bin 800 lira civarında olan açlık sınırına karşın 23 bin 552 lira emekli maaşı alan ve bu maaşla ay sonunu getirmek isteyen milyonlarca emekli var. Bu emeklinin bu aylığının açlık sınırının üzerine çıkartılması bizim teklifimizdir. Hazır emekliler masaya yatırılacakken, hazır ücret düzenlemeleri yapılacakken teklifimizin göz önünde bulundurulmasını istiyoruz.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞININ EYLÜL AYI İÇİN 37 BİN 800 LİRAYA ÇIKARILSIN”

Bizim teklifimiz şu: En düşük emekli aylığının Eylül ayı için —bu ay için, yani Eylül ayı rakamları açısından söylüyorum— 37 bin 800 liraya, bu düzenleme bir Ocak’tan itibaren yürürlüğe gireceği için ya da en azından öyle öngördüğümüz için bir Ocak tarihi geldiğinde açlık sınırı daha da birkaç ay daha yukarı çıkacağı için bu rakamın en az 40 bin lira seviyesinde olmasını Cumhuriyet Halk Partisi olarak öneriyoruz. Yani 23 bin 552 lira olan en düşük emekli maaşının bir Ocak’tan itibaren yüzde 70 oranında arttırılarak 40 bin liranın üzerine çıkartılması ve ülkede hiç kimsenin maaşının açlık sınırının altında kalmamasını biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak öneriyoruz. Bu politikamızın adı sıfır açlık politikasıdır.”

“BÜTÜN RİSKLERE İŞARET ETMİŞ OLMAMIZA RAĞMEN MEKKE ANLAŞMASI’NA EVET OYU VERDİK”

Müslim Sarı, dış politikadaki gelişmelere ilişkin de şunları kaydetti:

“Ülkede siyasal gelişmeler olur. Rejimler değişir. Dolayısıyla bu egemenlik hakkına aykırıdır. Şimdi biz bu risklerin hepsini söyledik. Hepsini söylüyoruz. Eleştirilerimizi yapıyoruz. Ancak bu Mekke Anlaşması’nın ve Mekke Anlaşması’nın içinde yer aldığı bir konseptin bu bölgede ortaya çıkacak jeopolitik boşluklar açısından, Türkiye’nin bu boşluğu doldurabilmesi açısından ulusal menfaatlerine aykırı bir anlaşma olduğu anlamına gelmiyor. O yüzden biz bütün bu eleştirilerimize rağmen, bütün bu risklerimize işaret etmiş olmamıza rağmen Mekke Anlaşması’na evet oyu vermiş bulunuyoruz. Genel kurul aşamasında da yine bu değerlendirmeyi yapacağız.”

“ASIL TAKVİM ERTELENMEDİ”

Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, kurultay takviminin ertelenip ertelenmediğini sorulması üzerine, şunları söyledi:

“Bildiğiniz üzere biz bir kurultay takvimi ilan ettik. Bu kurultay takviminin başlangıç günü bugün. Yani üye listelerinin askıya çıktığı gün. Ancak şöyle de bir şey var, son günü de 14 Şubat. 14 Şubat tarihinde biz il ve ilçe kongrelerimizi tamamlayıp, Parti Meclisini toplayarak bir kurultay tarihi belirleyeceğiz. Böyle bir takvimimiz var bizim. Ancak bildiğiniz üzere bizim bu kurultay ve kongre süreçlerine ilişkin bir tedbir kararı var. Bu tedbir kararının geri çekilmesi süreci de yaşadık geçmişte. Bu geri çekilme süreci henüz netleşmediği için ve tamamlanmadığı için bir hukuki tartışmaya yer vermemek üzere sadece başlangıç tarihini 15 gün sarkıtmış olduk. Biz bu 15 gün içerisinde mahkemenin karar vereceğini değerlendiriyoruz. Bence bir hukuki tartışma yoktur, hukuki bir itilaf yoktur. Dolayısıyla bugün de bu yapılabilir ama bazı hukukçular mahkeme kararı kesinleşmeden üye listelerinin askıya çıkartılmasının gereksiz bir hukuki tartışmaya yol açabileceğini değerlendirdiler. Biz de buna girmemek üzere 15 gün ertelemiş olduk. Ancak il kongreleri ve ilçe kongreleri ile ilgili ilan ettiğimiz takvimde bir değişiklik yok. Sadece süreci daraltmış olduk. Biraz daha zamana yayılan süreci biraz daha daraltmış olduk. Başlangıç süresini 15 gün ertelemiş olduk. Yani asıl takvimde bir farklılık ve bir değişiklik söz konusu değil.”

ERKEN SEÇİM SORUSUNA YANIT

Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçim konusunda yaptığı açıklamaların tartışıldığı hatırlatılarak,”Cumhuriyet Halk Partisi’nin erken seçime yaklaşımı nedir? Mart-nisan ayında yapılacak bir seçimi erken seçim olarak görüyor musunuz” sorusuna şöyle yanıtladı:

“Evet, bu konuda defaatle açıklamalar yaptık ama bir kafa karışıklığı oluşmuşsa bunu gidermek açısından şunu bir kere daha söyleyeyim: Biz 2028 yılına sarkmış bir seçimi erken seçim olarak görmüyoruz. Son bir ay kala, son iki hafta kala, son iki ay kala yapılan seçim bizim nazarımızda bir erken seçim değildir ve bizim desteklediğimiz bir şey değildir. Ancak Sayın Genel Başkan’ın ifade ettiği şey şudur: Muhalefet partisi olarak ne zaman erken seçim yapılırsa yapılsın ondan kaçmayız. Yani onu kastediyor Sayın Genel Başkan. Bir ay kala da yapıldığı zaman biz kaçmayacağız. İki ay kala da yapıldığı zaman kaçmayacağız. Bir yıl kala yapıldığı zaman da kaçmayacağız. Orada vurgulamak istediği Sayın Genel Başkan’ın, o biraz yanlış anlaşılmaya neden oldu. Bizim 2028 yılı içinde yapılmış olan bir erken seçimi, erken seçimi kabul etmediğimiz için desteklememiz söz konusu değildir.”

Sarı, “Sayın Gürsel Tekin de geçtiğimiz günlerde basın mensuplarıyla toplantı yaptığında ‘Adayımız belli’ dedi. Bununla ilgili bazı söylemlerde, iddialarda var. Profesyonel bir siyasetçi olmadığı, halkın içinden bir profile sahip olduğu yönünde. Adayınız belli mi, neler söylersiniz? Bir diğeri mutlak butlanın onaylanması ile Özgür Özel’in fotoğrafının buradan tamamen kaldırılacağı da iddia ediliyor. Bu konudaki görüşleriniz de nelerdir” soruları üzerine şöyle konuştu:

“MAHKEME KARARI KESİNLEŞTİĞİNDE YOK HÜKMÜNDE SAYILIYOR ÖZGÜR ÖZEL VE O DÖNEMİN YÖNETİMİ”

“Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili bir değerlendirmemiz yok, Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetkili kurullarında aday profili, adayın kim olduğu, kimler olabileceğine ilişkin bir tartışma yapılıyor değil. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetkili organlarına ve kurullarına intikal etmiş herhangi bir tartışma yok. Dolayısıyla bu tartışmayı erken buluyoruz biz. Önümüzde daha süreç var. Bu süreçte zamanı geldiğinde çeşitli değerlendirmeler yapacağız.

Diğer sorunuza gelecek olursak, şimdi mahkeme kararı kesinleştiğinde tabii ki yok hükmünde sayılmış oluyor Özgür Özel ve o dönemin yönetimi. Dolayısıyla bu da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa karşılaştığımız bir durum. Bu durum karşısında bu aradaki dönemde yapılan bütün iş ve eylemler yok sayılacaktır. Yani internet sayfası, buradaki düzenlemeler, buradaki çalışmalar, partinin materyalleriyle ilgili düzenlemeler buraların hepsi yok sayılacaktır.”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu öncesi spor sektörü fuarda buluşuyor

Sonraki İçerik

CHP’li Kaya: “Emekli olmak yoksulluğa mahkûm olmak değildir”

İlgili İçerik

CHP’li Kaya: “Milli Eğitim Bakanı artık bir saniye bile o koltukta oturmamalıdır”
Siyaset

CHP’li Kaya: “Emekli olmak yoksulluğa mahkûm olmak değildir”

CHP’li Kılıç’tan, Kurtulmuş’a anayasa tepkisi
Siyaset

CHP’li Kılıç’tan Cemil Tugay hakkında suç duyurusu

Sarıgül’ün avukatları: “Görüntülerin Sarıgül’e ait olmadığı tespit edildi”
Siyaset

Mustafa Sarıgül’den YENİ Parti kararı!

CHP’de 5 belediye başkanı hakkında ihraç kararı
Siyaset

Müslim Sarı: “Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz”

CHP’li Kılıç: “Emekli sadaka değil, gasbedilen onurunu istiyor”
Siyaset

CHP’li Kılıç: “Vergiyi toplarken herkesi buluyorlar, refahı dağıtırken herkesi unutuyorlar”

CHP’li Yıldız: “Türkiye, yetiştirmek için yıllarca emek verdiği insan kaynağını kaybediyor”
Siyaset

CHP’li Yıldız: “Türkiye, yetiştirmek için yıllarca emek verdiği insan kaynağını kaybediyor”

Sonraki İçerik
CHP’li Kaya: “Milli Eğitim Bakanı artık bir saniye bile o koltukta oturmamalıdır”

CHP'li Kaya: "Emekli olmak yoksulluğa mahkûm olmak değildir"

Gündem

CHP’li Kaya: “Milli Eğitim Bakanı artık bir saniye bile o koltukta oturmamalıdır”

CHP’li Kaya: “Emekli olmak yoksulluğa mahkûm olmak değildir”

CHP’de il ve ilçe başkanlıklarına yeni atamalar

CHP’li Sarı: “2028 yılına sarkmış bir seçimi erken seçim olarak görmüyoruz”

Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu öncesi spor sektörü fuarda buluşuyor

Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu öncesi spor sektörü fuarda buluşuyor

AKOM’dan İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

AKOM: Yağışlı hava geri geliyor

CHP’li Kılıç’tan, Kurtulmuş’a anayasa tepkisi

CHP’li Kılıç’tan Cemil Tugay hakkında suç duyurusu

AKOM’dan İstanbul için sağanak uyarısı

Meteoroloji’den 29 Ekim için kuvvetli yağış uyarısı

Emeklilerden yeni düzenleme beklentisi

Emeklilerden yeni düzenleme beklentisi

İBB Kültür AŞ, Cumhuriyet Bayramı’nı renkli etkinlikler ve kampanyalarla kutluyor

İBB Kültür AŞ, Cumhuriyet Bayramı’nı renkli etkinlikler ve kampanyalarla kutluyor

RTÜK’ten Atatürk’e hakaretlere izin

RTÜK’ten Sözcü TV ve Koza TV’ye ceza

Beyoğlu’nun gençleri Ata’nın huzurunda…

Beyoğlu’nun gençleri Ata’nın huzurunda…

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist