Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel: Burundi’nin gıda enflasyonu Türkiye’den düşük!

Son dakika haberi... CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuşuyor. Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli'ye kürsüden yanıt verdi. Özel ayrıca gıda enflasyonuna ilişkin, "Bunun dışında dünyada adını bildiğin bilmediğin ülkelerde gıda enflasyonu bizden düşük. Mesela adını bilirsin Angola; bizden düşük. Burundi; bizden düşük" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 17 Şubat 2026 - 13:44:07
Güncelleme Tarihi: 17 Şubat 2026 - 17:24:17
Özel’den Çerçioğlu’na: “Bin pişman oldu. İnsan içine çıkamayacak haldedir”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “‘Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor’ demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır” açıklamalarına tepki göstererek, “Burada bühtan varsa Murat Kurum’dadır. Burada iftira varsa Murat Kurum’dadır. Hezeyan varsa da ittifak ortağım diye onlara inanan bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır. Ben Sayın Bahçeli’den büyüğümüzdür, özür beklemiyorum bu laflar için. Sayın Murat Kurum’dan Bahçeli’ye ‘Kusura bakmayın sizi bu hale getirdim’ diye özür telefonu bekliyorum. Sayın Bahçeli’yi Murat Kurum arasın. O boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya iktidar olup ben yırtacağım” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında kürsüye “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla çıktı. Özel şöyle konuştu:

“İstanbul Adalar’da 88’inci, Muğla Milas’ta 89’uncu eylemlerimizi tarhin en yüksek katılımlarıyla, büyük coşkuyla, büyük mücadele ruhuyla, geleceğe umutla yaptık. Yarın akşam Ataşehir’de, İstanbul’da 39 ilçenin 39’uncu gece mitinginde, eyleminde hep birlikte olacağız.

AKBELEN’DE KÖYLÜLER ELİNDE BASTONLU 90 YAŞINDA NİNELER, DEDELER BİRLİKTE DİRENİYORLAR

Yıllardır doğası için diren Akbelenlilerle kucaklaştık. Pazar günü Milas’taydık ve Akbelenlilerle birlikteydik. Ülkemizin cennet bir köşesini para hırsı için bir yandaşa verilen bir sözün tutulması için, o yandaş firmanın ifadesiyle, ‘Biz maden ruhsatının peşinde değiliz. Bize şu kadar milyar liralık yer sözü verdiler, tutmuyorlar. Paramızı versinler çekelim gidelim’ dedikleri bir yerde milyonlarca zeytin ağacının katledileceği şekilde maden ruhsatlarının verildiği Akbelen’deydik. Akbelen’de köylüler elinde bastonlu 90 yaşında nineler, dedeler gencecik torunlarıyla direniyorlar. Sebebi milyonlarca ağacın kesilecek olması. Akbelenliler direniyor. Biz de kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Anayasa Mahkemesi’nin önünde beklerken gözü yaşlı Akbelenli teyzelerim, ninelerim, amcalarım Anayasa Mahkemesi’nden haber bekliyor.

DAHA ÇOK TAYYİP BEY’İN ACELESİ

Akbelen ormanlarındaki 100’ün üzerindeki farklı bitki 200’ün üzerindeki hayvan ve kuş türü kulağını kabartmış Anayasa Mahkemesi’nin hukuka, akla, vicdana uygun karar vermesini bekliyor. Biz Anayasa Mahkemesi’nden bir an önce bu kanunu görüşmesini ve anayasaya apaçık aykırı kanunu durdurmasını bekliyoruz. Yapacak mı? Büyük ihtimalle yapılır. Çünkü vicdanı, insafı, okuryazarlığı olan hiç kimse böyle bir katliama sessiz kalmaz. Anayasa Mahkemesi üyelerinin de kalmayacağını ümit ediyoruz. Ama bir yanda acalesi olanlar var. Ne için? Ağaçları kesmek için. Sincapları, kuşları öldürmek için. O güzelim Akbelen’i kabak gibi kazıyıp altındaki madeni almak, kömürü çıkarmak için. Peki bu şirketin acelesi mi? Daha çok Tayyip Bey’in acelesi. Recep Tayyip Erdoğan, anayasal, kutsal, çok nadir, çok istisnai yetkiyi Anayasa Mahkemesi bozmadan evvel ‘Ver parayı çekilsinler kenara, yandaş şirket kesin ağaçları’ diye kullandı. Duymayan, bilmeyen kalmasın ki Erdoğan verilen bu yetkiyi bir şirket AYM kararı çıkmadan bütün zeytinleri kessin, eşek ölsün ortaklık bitsin diye kullandı. Bunun için buradan hem milletimize Recep Tayyip Erdoğan’ı şikayet ediyorum hem Anayasa Mahkemesi’ne geciktiğiniz her gün ölen hayvanlar, kesilen ağaçlar ortadan kalkan bitki örtüsü ve talan edililen dua demektir, lütfen elinizi çabuk tutun diyorum. Bir gözü dönmüşlükle karşı karşıyayız. Ordu’nun, Giresun’un yüzde 70-80’ini, Muğla’nın yüzde 65’ini maden ruhsatına açmış, en güzel yerleri maden ruhsatına açmış bir talan girişimiyle karşı karşıyayız.

İLİÇ’İN KANU MURAT KURUM’UN ELİNDEDİR

Grup toplantımızdan dört gün önce 13 Şubat 2024 tarihi Erzincan İliç Maden faciasının ikinci yıl dönümüydü. Dokuz işçimizi yitirmiştik, korkunç şekilde. Oradaki hukuk mücadelesi sürüyor. Bugün mahkeme var Erzincan’da. Genel Başkan Yardımcımız, PM üyelerimiz, milletvekillerimiz oradalar, o hukuk mücadelesine Erzincan Adliyesi’nde destek veriyorlar. AK Parti’nin kara düzeni yani Akbelen’de madenciyi sincaba tercih eden kara düzen İliç’te yaşananların baş sorumlusudur. Hatırlayın Murat Kurum o dönemin bakanı, sonra İstanbul’a gidip orada AK Parti’nin adayı olmuştu. Ve Ekrem İmamoğlu tarafından bir milyon 150 binin üzerinde farkla mağlup edilmiş, İstanbullu ‘İliç’e ne yaptığını gördüm. Ne işin var senin İstanbul’da? Çek elini İstanbul’dan’ deyip Kurum’u defetmişti. O Murat Kurum İliç faciasındaki sorumluluğunu hep inkar etti. Ve bakın şimdi Murat Kurum’un ‘Benim sorumluluğum yok. Kapasiteyi ben arttırmadım. Benimle ne alakası var?’ İkinci kapasite artışı faciayı getiren, ikinci kapasite artışı ve folatasyon tesisi projesiyle ilgili olarak hazırlanan ÇED raporu, ÇED yönetmeliği kapsamında kabul edilmiştir. Makamlarınızca uygun görülmesi halinde söz konusu projeye ait ÇED olumlu kararının verilmesi hususunu takdir ve prensiplerinize arz ederim. Altında imza ‘Olur’ Murat Kurum. Buyurun. İliç’in kanı Murat Kurum’un elindedir. AK Parti’nin kara düzeninin elinde İliç’in kanı vardır.

Bu Murat Kurum deprem bölgesinde, ilk üç gün orduyu dışarı çıkarmayanların üç gün çadır yok diye 1990’da eleştirdikleri hükümetten sonra 33’üncü gün daha çadır dağıtamayanların, millet çadır sırasındayken Kızılay’a çadır sattıranların, ‘Bir yılda konutları vereceğiz’ deyip de bu konutları bir yılda yüzde 2’sini bile vermeyenlerin, üç yılın sonunda yüzde 70 gelince de buradan bir başarı hikayesi anlatmaya çalışanların övmeye köpürtmeye çalıştığı Murat Kurum İliç’in de sorumlusudur, bütün beceriksizliklerin de sorumlusudur.

BURADA BÜHTAN VARSA MURAT KURUM’DADIR

Bugün Sayın Devlet Bahçeli deprem bölgesiyle ilgili ki ne iyi iş yapmışız, bütün grup hep beraber gittik, deprem bölgesinde büyük bir çalışma yaptık ve neyi ortaya çıkardık? Faizsiz verilmesi gereken deprem konutlarının bazılarından, deprem bölgesindeki dükkanlardan faiz almaya niyetlendiklerini, evlerle ilgili boş senetlere imza attırdıklarını…. Hatay milletvekillerimiz dedi ki ‘Koşun gelin. Millete boş senete imza attırıyorlar.’ Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep milletvekillerimiz dedi ki ‘Doğru. Senete imza atmayana anahtarını vermiyorlar.’ Biz altı günde 55 çalışma yaptık. Konteyner kentleri gezdik, evi alanı alamayanı dinledik, boş senedi gördük ve dedik ki ‘Boş senede imza attırmak tefeci işidir bunu yapmayın. Faizi çizene anahtar vermiyormuşsunuz, faiz almayacağınızı açıklayın ve boş senetleri yırtın atın.’ O kadar çok yalan attılar, o kadar çok kendi televizyon kanallarında lafı yuvarladılar ki üzülerek takip ettim. Sayın Bahçeli bugün ‘Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır.’ Sayın Bahçeli bununla ilgili siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var. Bir kelime demeyeceğim. Alın bunu, afet borçlandırma senedi, madde bir tanımlar, madde iki borç tutarı, bankaya toplam nokta nokta TL, yalnız bu kadar borçlandığımı, borçlunun beyanı, nokta nokta oranında akli faiz ödemeyi, bankaya olan borcu nokta nokta yıl vadeli olduğunu kabul ederim. İmzası atılmadan anahtar verilmiyor. Burada bühtan varsa Murat Kurum’dadır. Burada iftira varsa Murat Kurum’dadır. Hezeyan varsa da ittifak ortağım diye onlara inanan bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır.

O BOŞ SENETLERİN HEPSİNİ YA SİZE YIRTTIRACAĞIM YA İKTİDAR OLUP BEN YIRTACAĞIM

CHP bir siyaset yapıyorsa, bir eleştiri yapıyorsa, bir şey söylüyorsa CHP’nin bir ayağı kürsüdeyse bir ayağı Hatay’dadır. Bir ayağı Gaziantep’tedir, Adıyaman’dadır, Yaylakonak’tadır. CHP bir şey söylüyorsa, Murat Kurum gibi palavradan değil, yürekten, sahadan söylüyordur. Ben Sayın Bahçeli’den büyüğümüzdür, özür beklemiyorum bu laflar için. Sayın Murat Kurum’dan Bahçeli’ye ‘Kusura bakmayın sizi bu hale getirdim’ diye özür telefonu bekliyorum. Sayın Bahçeli’yi Murat Kurum arasın. Ne olacak onu söyleyeyim. Ne olacak biliyor musunuz? Biz böyle ayakta meydanda oldukça, sahada oldukça milleti dertlendiren onlar, derdi dinleyen çözmeyi vadeden çözülsün diye emek veren bizler oldukça bunlar böyle geri adımlar atacaklar. Faiz almadıklarını açıkladılar. Şimdi diyorlar ki ‘Küçük paralar olacak bilmem ne olacak.’ 71 milyar dolar para toplanmış, bu milletin vergilerinden, bağışlarından. 40 milyar lirası evlere gitmiş. Helali hoş olsun. O boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya iktidar olup ben yırtacağım.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

17 Şubat 2016 yılında terör örgütü PKK’nın Merasim Sokak’ta askeri personeli taşıyan servisi hedef alan bombalı saldırısında şehit olan asker ve sivil yurttaşları anan Özel, “29 canımızı kaybetmiştik. Tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ülkemiz için can veren şehitlerimizin aziz hatıraları bize aittir. Bize emanettir. Aileleri bu yüce millete ve devlete emanettir” diye konuştu.

ER VE ERBAŞ ŞEHİTLERİN AİLELERİ, GAZİLER İÇİN SÖZ VERİLEN EMSAL MAAŞ UYGULAMASI HALA HAYATA GEÇİRİLMEMİŞTİR

Geçtiğimiz hafta içerisinde şehit aileleri dernekleri ile görüştüğünü anlatan Özel, genel başkan yardımcıları, parti meclis üyeleri ve milletvekillerinin 205 şehit ailesi ve gazi derneğini Türkiye’nin farklı noktalarında ziyaret ettiğini söyledi. Özel, “Geçtiğimiz hafta da tüm şehit aileleri ve gazi derneklerini temsil eden 3 çatı örgüt bizi ziyaret etti. Biz kendileriyle yılda 3-4 kez bir araya geliyoruz. Hem tutumumuzdan hem onlara verdiğimiz sözü tutmamızdan, gündemde tutmamızdan, vaat ettiğimiz çizginin uygunluğundan keyifli bir sohbet yaptık” dedi. Şehit aileleri ve gazilerin taleplerini sıralayan Özel, 18 maddelik kanun teklifine dikkati çekti. Özel, şöyle konuştu:

“Bir yandan da şunu hatırlattılar: CHP ile 2024 yılı Haziran ayında iki günlük Şehit Aileleri ve Gaziler Çalıştayı yapmıştık. O çalıştaydan da derlenen 18 kanunda değişiklik yapan kanun hazırlamıştık biz. O teklifi Meclis’e sunduk. İlgili komisyonu göreve çağırdık. Komisyonun Başkanı Sayın Akar, dernekleri çağırdı. Zaman istedi. Ama bugüne kadar komisyonda ilerleme yok. Şehit ailelerimiz, ‘Komisyon başkanından, üyelerden bir şikayetimiz yok ama ilerleme yok. Çünkü sürekli ekonomik sıkıntıları, maliyeyi, maliye bakanını bahane ediyorlar. Biz kez daha bunları dile getirin’ dediler. Bu günler, TBMM’deki hassas gündemlerin eşliğinde bu memleket için hepimizin yerine can verenlerin aileleri ya da vücutlarının bir parçasını feda edenler için bekleyen 18 kanunun bu mübarek günlerde, ki Meclis’te sahura kadar çalışma geleneği var, zaman sorunu yok, para deseniz büyük bir para tutmadığı gibi buraya kaynak ayırmayacaksanız nereye ayıracaksınız. Gaziler arasındanki maaş eşitsizliği hepimiz için büyük bir utançtır, hepimiz için. Şehit aileleri arasındaki eşitsizlik büyük bir utançtır. Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan kahramanlarımızın mağduriyetleri, haklı talepleri hala karşılıksız kalmıştır. Er ve erbaş şehitlerin aileleri, gaziler için söz verilen emsal maaş uygulaması hala hayata geçirilmememiştir. Sağlıkta, ulaşımda, istihdamda, eğitimde tanınan hakların uygulanmasında ciddi aksaklıklar ve eşitsizlikler var. Ortez ve protez hizmetlerinin tek hastane ile sınırlandırılması, bürokratik engeller, hak kayıplarına sebebiyet vermektedir. Şehit ve gazilerle ilgili yetki ve sorumlulukların Aile Bakanlığı’nda olması yerine Milli Savunma Bakanlığı’nda olması talep edilmektedir. Biz 18 maddelik kanunun arkasındayız. Oy birliği ile Meclis’te bu düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz. Bunu CHP olarak TBMM’ye öneriyoruz ve emanet ediyoruz.

BU MİLLETİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI ANAYASA’SINA KARŞI, MECLİS’İNE KARŞI SİLAHA SARILANLARIN ALLAH BİN KERE BELASINI VERSİN

Bugün aramızda gerekirse evladını bu ülke için şehit olsun diye orduya teslim etmiş, gözünü kırpmadan ölümü göze almış gencecik askerlerin, erlerin, teğmenlerin anneleri var. 15 Temmuz darbesine karşı Özgür Özel’in, CHP Grubu’nun tutumunu bilmeyen yok. O darbeyi planlayanların, yapanların, o günlere gelene kadar bunları o kritik mevkilere yerleştirenlerin, bunlara para sağlayanların, bu milletin bölünmez bütünlüğüne karşı Anayasa’sına karşı, Meclis’ine karşı silaha sarılanların Allah bin kere belasını versin. Ancak emir komuta zinciri içinde kursiyer, teğmen, asker… ‘Kalk oğlum.’ kalkmış. ‘Yürü oğlum.’ yürümüş. ‘Çık köprüye, bin otobüse’ binmiş. Otobüsün içinde durmuş, inmemiş adamı çevirip Silivri’de müebbet hapse mahkum edenlere söylüyorum. Burada büyük bir kul hakkı vardır. Hem bu süreçte, hem KHK ile ihraç edilip, mahkemede haklı çıkan, bazen mahkemede yargılanmasına bile gerek görülmeyen yerlerde kul hakkı vardır. Darbe ile mücadele, darbeciyi cezalandırmak ayrı bir şeydir. Buradan başka bir mağduriyet çıkarmak, gözü yaşlı anneler yaratmak başka bir şeydir. Bu ayıbı mutlaka temizlemek gerekir”

VETERİNER HEKİMLERİN SORUNLARI

Grup toplantısında farklı illerden veteriner hekim odalarının başkanlarının bulunduğunu belirten Özel, veteriner hekimlerin yaşadığı sorunlara da dikkati çekti. Özel, şöyle konuştu:

“Veteriner hekimler kanunda sağlık çalışanı olarak geçiyorlar ama neredeyse özlük haklarında yarı yarıyadan da kötü durumdalar. Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda yasal düzenlemelerden kaçınıyor. Ayrıca pandemide, daha doğrusu bu çağda, belki de önümüzdeki dönemde de karşılaşılacak pandemilerde bir şey öğrenmiş olmak lazım. Bu hayvandan insana geçen virüsler veterinerlerin uzmanlık alanıdır. Bulaşıcı hastalıklar veterinerlerin uzmanlık alanıdır. Veterinerlerin konusu, alanı halk sağlığını, hepimizin sağlığını en doğrudan etkileyen; hem güvenli gıda açısından hem de hastalıklardan korunma açısından son derece önemlidir. Bunun için ‘Tek Sağlık’ prensibi dünyada gelişmiştir. Modern dünya bunu kabul etmiştir. Bunun için de biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yaklaşımı önemsiyoruz. Ayrıca bir utancı hep birlikte itiraf edelim; böyle bir ülkenin bu yüce Meclisi’nde seçilen 600 milletvekilinden hiçbiri veteriner değildi. Hiçbir siyasi partide veteriner milletvekili olmaması ayıbını paylaşıyoruz. Hepimiz adına da bu noktada özeleştiri yapıyoruz. Yaptığımız ilk Parti Meclisinde Türk Veteriner Birliği’nin Genel Başkanı Sayın Murat Aslan’ı parti meclisimize, mesela politika kurullarımıza kattık. Onların şahsında Türkiye’deki sayıları 50 bine varan veterinerleri, veteriner fakültesi öğrencilerini, hepsinin ailelerini saygıyla selamlıyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi grubunda ve iktidarımızda hem bu Mecliste hem de Bakanlar Kurulunda en kritik her yerde çok sayıda veterinerin görevlendirileceğini de şimdiden söylüyorum”

KADIN CİNAYETLERİNİN, KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNÜ ALINAMIYOR

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yıldönümünde 81 ilden kadın kolları il başkanları, belediye başkanları, belediye meclis üyelerinin salonda olduğuna işaret eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de kadın erkek eşitliğinin temeli 100 yıl önce kararlılıkla atıldı. Mirasta, boşanmada, velayette, çalışma yaşamında kadın erkek eşitliği güvence altına alındı. Ama maalesef bugün Türkiye’de kadınlar kendilerini hala güvende hissetmiyorlar. Eşitsizlik, adaletsizlik, kadına karşı şiddet, cins ayrımı devam ediyor ve maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı pek çok alanda olduğu gibi burada da artık ülkeye ve ülkenin kadınlarına felaketi yaşatıyor. Kadın cinayetlerinin önü alınamıyor, kadına karşı şiddetin önü alınamıyor ve öyle ki övünerek desteklediğimiz, yürekten desteklediğimiz İstanbul Sözleşmesi’nin kabul edildiği yıl yaşanan hızlı düşüş; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu konuda gevşemesiyle, sonra Meclis’in kabul ettiği bir uluslararası sözleşme, İstanbul’da yapılmıştı o sözleşme, ondan Sayın Erdoğan’ın kendi başına çıkmasıyla adeta devleti kadının arkasından çekildi ve o günden bugüne istatistikler, rakamlar çok daha kötüye gidiyor. Buradan daha önce de söylediğim bir şeyi söyleyeyim. 47 yıl sonra partimiz birinci parti oldu. Son girdiğimiz seçimden 5 ay önceki kurultayda şu sözü vermiştim; nasıl rahmetli Bülent Ecevit ve onun değişim kadrosu 70’ler ikisi genel, ikisi yerel dört seçimden de birinci parti çıktıysa partimizi birinci parti çıkaracağız, yoksa bu işi bırakacağız demiştim. Bu sözden 5 ay sonra Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez yenildi ve büyük bir zafer kazandık. Şubat ayında tüm yapılan anketlerde desteğini daha da artıran Türkiye’nin birinci partisinin Genel Başkanı olarak buradayım ve buradan söz olsun, tarihe geçsin ki bir kez daha ifade edeyim; 17 Şubat 2026 günü bir kez daha sözümüzü yeniliyoruz. Bu kürsülere, o zaman salon başka olacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidar partisinin genel başkanı olarak yine çıkacağım ve o gün göreceksiniz ki bu Meclis’e sevk ettiğimiz ilk anlaşma, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesinin anlaşması olacak. Bu coşkulu alkışları, yüzyıllık kadın hakları mücadelesini kararlılıkla sürdüren tüm kadın dernekleri, kadın hareketi ve kadın siyasetçi dostlarım adına kabul ediyorum. Bakın ne diyor Mustafa Kemal Atatürk: ‘Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?’ İşte biz cumhuriyeti kadınların ellerinde göklere yükseltmeye kararlıyız.”

“Ramazan geliyor, davulcular sokağa inecek. Davulcular mani söyler. Vallahi şunu söyleseler çok hayra girerler. Bütün davulculara sesleniyorum. Vursunlar davula ve desinler ki ‘Ey ahali duyduk duymadık demeyin, bu iktidar altın yumurtlayan tavuğu satıyor. Bu iktidar boğaz köprülerini, otoyolları satıyor. Bu konuda Avrupa’daki bütün dergiler, ekonomi kanalları yazıyor. İngiliz’in, Kanadalı’nın ağzı sulanıyor. Bizimkiler susuyor. Bu suskunluğa karşı İstanbul İl Başkanlığımız bugün Arnavutköy, Ortaköy arasında yürüyüş yapacak. Köprünün satılmasını protesto edecek. İstanbul Valiliği izin vermiyor. Allah İstanbul Valisinden razı olsun. İzin verse 100 kişi, bin kişi, 10 bin kişi duyardı. Allah’ın izniyle bu akşam 10 milyonlar duyacak. Saat 17.00’de iki köprü arasından yürüyeceğiz. 17.00’de iki boğaz köprüsü ve yedi otoyolun 3 buçuk milyar dolara satılacağını anlatacağız. Bunların yıllık getirisi 600 milyon dolar.

TAYYİP BEY BİZİM ADIMIZ TATAR RAMAZAN, BİZ BU OYUNU BOZARIZ

Köprüleri 3 buçuk milyara satıyorlar. Bu parayı hemen alacaklar. 25 yıllık gelirini yabancı şirkete verecekler. 25 yıllık geleceğimizi satıyorlar. Gideceğini anladı, para lazım seçim için. Parayı öne çekmek için, bir de para kalmasın geleceğin iktidarına, o parayla verdiğimiz sözleri tutmayalım, tutamayalım diye memlekete yaptığı kötülüğe bak. Vallahi Ramazan’ın ruhuna yönelik olarak söyleyeyim, Kadir İnanır’dan söyleyeyim: Tayyip Bey bizim adımız Tatar Ramazan, biz bu oyunu bozarız.

ÜNİVERSİTEYİ BOŞALTIP TAŞIMA KADROŞYA ALKIŞ YAPTIRIYORSUN

Bir başka rezalet geçen hafta Boğaziçi’nde yaşandı. Boğaziçi Üniversitesi’ne 2020’de kayyum atadılar Melih Bulu’yu. Daha sonra yerine Naci İnci atandı. Bin 259 gündür akademisyenler Boğaziçi’nde eylem yapıyorlar. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisiyle, öğretim görevlisiyle, mezunuyla ve milletin onlara verdiği destekle dimdik ayakta duruyor. Rektörlüğe ‘kayyumluk’ diyorlar ve sırtlarını dönüyorlar. Kız ve erkek öğrenci yurtları var, açılışı yapılacak. Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en iyi üniversitesine gidecek. Bunlar gelmeden önce çok ileri sıralardaydı, çok kötü yerlere geriledi. Boğaziçi Üniversitesi’ni akademik sırada yüzlerce sıra geriye düşürenler oraya gidecekler. Git, yap açılışı. Bir gece önceden bütün kampüsü boşalttılar. Sabahın altısında yurtları boşalttılar. Öğrenciye açılış yapacak, öğrenciyi boşaltıyor. Boğaziçi’nin bütün öğrencilerini, bütün öğretim görevlilerini, bütün çalışanlarını, üniversiteye, bırakın üniversitenin yüzlerce metre yakınına sokmadılar. Karşıdaki dükkanları kapattılar. Kapıları açtılar. İstanbul AK Parti ilçe teşkilatlarından doldurdukları kendi üyelerini Boğaziçi Üniversitesi’ne getirdiler, doldurdular. Onlara konuşarak açılış yaptılar. Sayın Erdoğan, zaten 2020’den beri Boğaziçi Üniversitesi işgal altındadır. Fiilen işgal altındadır, fikren işgal altındadır, akademik olarak işgal altındadır. Şimdi devletin polisini kullanarak AK Parti Kadın Kollarıyla, Gençlik Kollarıyla utanmadan, sıkılmadan üniversiteyi boşaltıp oraya taşıma kadro götürüp alkış yaptırıyorsun. Allah hiçbir siyasetçiyi senin durumuna düşürmesin.

ERDOĞAN GAZZE’YE OTEL, TATİL KÖYÜ, KUMARHANE YAPILACAK İŞGAL PLANINDA YER ALMAYI KABUL ETTİ

Filistin’de 71 bin kişi katledildi. Çoğu çocuk ve kadın. Katilleri Netanyahu. Netanyahu için Erdoğan, ‘Gazze kasabı. Terör devletinin başı. Günümüzün Hitler’i. O katille aynı binada olmam, el sıkışmam’ diyor. Trump, Netanyahu’ya ‘Savaş kahramanı. Sıkı adamım’ diyor. Bir eliyle Netanyahu’nun sırtını sıvazlıyor, bir eliyle Erdoğan’ın. İki cümle Netanyahu’yu övüyor, iki cümle Erdoğan’ı övüyor. Bu Trump tuttu, Gazze Barış Planı diye bir plan ortaya attı. ‘Gazze Barış Gücü’ dedi. Çağrı yaptı 62 ülkeye. Bu 62 ülkenin 41’i daveti kabul etmedi, 21’i daveti kabul etti. Duydum, inanamadım. Erdoğan kendisi de otel, tatil köyü, kumarhane yapılacak olan bu işgal planında yer almayı kabul ettiğini bildirdi. Hakan Fidan’ı alt komisyonlara yazdırdı. Sayın Bahçeli dedi ki ‘Gazze için bir yer kurulacaksa kurulsun. Başında Erdoğan olsun.’ Başında Erdoğan olsa, Müslüman ülkelerden kurulsa, Filistin için çalışsa kimse bir şey demez.’ Ama Trump başkanlığında, aklı başında hiçbir ülkenin katılmadığı ama Trump’a boyun eğenlerin dizildiği yere bizimki de dizildi. 11 Şubat günü Rubio ile Netanyahu anlaşma imzaladılar. Ve o kurulun içine Erdoğan’ın yan koltuğuna Netanyahu da oturdu.

Başında Trump’ın olduğu masaya oturduğu yere Netanyahu da oturdu. Erdoğan diyordu ki ‘Gazze kasabı.’ Bak Erdoğan, burada o kasap dükkan açıyor. Sen de oradan alışveriş yaparsın. Diyordun ki ‘Terör devletinin başı.’ Baş başa, kol kola yürürsünüz burada. Erdoğan diyordun ki ‘Günümüzün Hitler’i.’ Nasıl olacak şimdi? Orada Filistinlileri katleden Hitler’i birlikte mi alkışlayacaksınız? Yazıklar olsun size. Utanma, sıkılma kalmamış. Bahçeli diyor ki ‘Şunu kınıyorum, bunu kınıyorum.’ Bunu kınamayan bana hiç konuşmasın. ‘Orada Filistinli’ye yer yok, onları süpüreceğim, oraya bunu yapacağım’ diyor. Buranın yönetimine Erdoğan, Netanyahu ile birlikte giriyor. Bu Filistin işgal idaresi. Anadolu işgal edildiğinde işgal idaresi vardı. Yüksek Komiserler Kurulu vardı. İçinde işgalcilerin birer temsilcisi; Fransızı, İtalyanı, Yunanı… Buna karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk Heyet-i Temsiliye’yi kurdu. Şimdi bu işgal planına karşı Heyet-i Temsiliye’yi kurmak yerine, Yüksek Komiserler Kurulunun arasına katılan Erdoğan’a yazıklar olsun. Bunun yeni Adalet Bakanı, Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkarıyordu. Şimdi aynı masada oturacaklar. Söyle Hakan Fidan yakalasın, getirsin. Söyle, Netanyahu’yu Erdoğan yakalasın, getirsin. Birlikte Gazze’yi işgal planına imza atanlar, bir de tutmuşlar İsrail Parlamentosu Batı Şeria’daki toprakları, İsrail devlet mülkü kabul eden tasarıyı bir kez daha kabul etmiş, dönüp dolaşıp yapar bunlar. Bunlar da kınıyor. Ne kınıyorsun? Filistin dediğin iki parçadan oluşuyor. Bir parçasını Trump ile Netanyahu’ya peşkeş çekiyorsun, öbür tarafta Netanyahu böyle demiş, ‘Biz bunları kınıyoruz.’ Filistin’deki 71 bin kişinin kanı Netanyahu’nun elindedir. Onun elini sıkan o katliamının ortağıdır.

ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR EDİYORUM BU ATAMA İÇİN

19 Mart darbesinin üzerinden 335 gün geçti. Buradan Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyorum Adalet Bakanı ataması için. Çünkü bir kişi önce en tartışmalı davaların hakimi… Örneğin Sırrı Süreyya Önder, hani vefatında Sayın Bahçeli’nin resmini sevdiği, AK Partililerin güzel şeyler söylediği, hepimizin katıldığı, uğurladığımız, bu Meclis’in en esprili, en insancıl insanı. Allah rahmet eylesin. Sırrı Süreyya Önder geçen sefer Nevruz’da bir tane mektup okumuş. Mektubu MİT getirmiş, bunlara vermiş, sahnede okutmuş. Sırrı Süreyya Önder’in bu mektup okumasına, ‘terör örgütü propagandası’ dediler, Sırrı Süreyya’yı içeri atmaya çalıştılar. Sırrı Süreyya kendi bana anlattı rahmetli ama herkese de anlatmış. ‘Gittim kürsüye. Kürsüde Akın Gürlek var. Yanaştım kürsüye, dedim ki ‘Bana iki katı ceza ver, bu maddeden verme.’ ‘Niye’ demiş. ‘Bunu yaparsan bir daha Nevruz’da bu devlet mektup okutacak bir barış elçisi bulamaz.’ Bana böyle baktı, gözünü kaçırdı. O maddeden cezayı yapıştırdı’ diyor. O ceza, Anayasa Mahkemesi’ne gitti. Hepsi AK Parti döneminde atanmış AYM yargıçlarının, hakimlerinin 15’inin oyuyla hak ihlali kararı verildi. Yani dendi ki ‘Akın Gürlek hak yemiştir, haksızlık etmiştir.’ Bunun gibi dünya kadar hak ihlali maddesi bunun döneminde oldu. Birinci sınıf hakimliğe ayrılmakta baş şart, hak ihlali yaptığın AYM’ce tespit edilmeyecek, ülke AİHM’den ceza almayacak. Yani verdiğin karar bozulmayacak. Bunu önce bakan yardımcısı, sonra gitti İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı. Orada başta Ekrem Başkanımıza, bütün arkadaşlarımıza dünya kadar iftiralar. İddianame bir çıktı, altında kaldılar. İddianamenin arkasında duramıyorlar. ‘Canlı yayın olsun’ diyenler canlı yayından vazcaydılar.

AKIN GÜRLEK HİÇBİR ZAMAN BAŞSAVCI OLMADI, HEPSİ SİYASİYDİ, BUGÜN DE SİYASİDİR

Ben diyordum ki ‘Bu tarafsız değildir.’ Onlar diyordu ki ‘Tarafsızdır.’ Ben diyordum ki ‘Bu kararlar siyasidir.’ Onlar diyordu, ‘Hukukidir.’ 23.59 İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, altında Erdoğan’ın imzası, 00.00’da AK Parti’nin Adalet Bakanı. Ertesi gün AK Parti İl Başkanları toplantısında, ‘Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyorum…’ Ben çok söyledim, çok anlattım, toplumun yüzde 60’ını ikna edebildim. Kalan yüzde 40’ı sana inandı diye mahcup ettin. Bunu imzanla tescil ettin. Akın Gürlek hiçbir zaman başsavcı olmadı, hepsi siyasiydi, bugün de siyasidir.

AKIN GÜRLEK’İ 12 TAŞINMAZIN NASIL ALDIĞINI AÇIKLAMAYA DAVET EDİYORUM

Böyle görev değişiklikleri olduğunda hepimizin tabi olduğu bir görev var, mal varlığı bildirilecek. Akın Bey’in mal varlığını bildirmesini bekliyorum. Bende var. 16 taşınmazdan telaşla 12’ye düştüler. Teker teker burada. Akın Bey’i basının karşısında mal varlığını açıklamaya davet ediyorum. Eğer açıklamazsa ben ada ada, pafta pafta, site site, daire daire… Akın Bey’in taşınmaz 12 mal varlığını açıklamasını, hangi maaşıyla, eşinin hangi maaşıyla o taşınmazları, eşinin taşınmazlarını açıklamasını bekliyorum. Akın Bey bunları açıklarsa ve tane tane, ‘Ben şurada 118 milyona İstanbul’da satılan evi aldım ve şu maaşlarımı biriktirerek aldım’ diye izah edecek. Hakim Bey onları açıklamazsa ben hem onları açıklayacağım hem RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları hem Ankara’da, Çayyolu’ndaki bir avukat bürosunun taşınmazlarını, oradaki avukatların taşınmazlarını açıklayacağım. Türkiye siyaset tarihinin en izaha muhtaç konusunu, adaletin emanet edildiği Adalet Bakanı’ndan ve onu atayan Erdoğan’dan soruyorum. Hodri meydan, süreniz bir haftadır.

KENDİNİZİ BENİM YERİME KOYUN BAHÇELİ

Sayın Bahçeli şu hususu sormuş bana. Benim şahsıma söylese susacağım da içerideki arkadaşlarımız hakkında öyle şeyler yazmış, diyor ki ‘CHP’nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu? Özellikle yeni atanan Adalet Bakanı ile ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım’ deyip İstanbul’daki arkadaşlarımıza bir sürü Akın Gürlek iftirasının başuçlarını yazmış. Sayın Bahçeli, Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığın kaynağını şöyle izah edeyim: Birkaç yıl ileri gidelim. Allah nasip etti, hepimize sağlık verdi seçimlere kavuştuk ve CHP iktidarını kurduk. İstanbul’a bir cumhuriyet başsavcısı atanacak. Diyorsunuz ya ‘Rahatsızlığınızın kaynağı nedir?’ Bir an için düşünün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘na Ali Mahir Başarır’ı atıyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı anlı şanlı, adı sanı bilinen, Türkiye’de CHP denince grup başkanvekili olarak bilinen CHP’nin bir evladını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atadım. Göreve gitti. Gittiği gün o kadar televizyon dururken gitti, Halk TV’yi ziyaret etti, Sözcü TV’yi ziyaret etti, başka hiçbir televizyona, gazeteye gitmedi. Oturdu, göreve başladı. Göreve başladıktan sonra sabahın erken saatinde, Silivri Belediye Başkanı’nı 06.00’da aldı, götürdü. İki kolunda, iki jandarma, ona ‘Terörist’ dedi. Ondan sonra Ülkü Ocaklarına geldi, seçimini iptal etti. 5 bin polisle birlikte Ülkü Ocakları’na girdi, dağıttı. İstanbul İl Başkanlığınızı işgal etti. Sonra Ali Mahir Başarır İstanbul’da görevli olduğu halde Aliağa Belediye Başkanınızı evinden aldırdı, İstanbul’a getirdi. Tokat Belediyenize operasyon çekti. Döndü, bir önceki dönem Kütahya Belediye Başkanınızı getirdi. Osmaniye’de belediye başkanınızı aldı ayrıca Adana’daki üç dönem önceki belediye başkanınızı da kendinden öncekinin yaptığı işlerden aldı. Her gün partinizin bir evladını jandarma iki eline girmiş şekilde, sıraya dizerek ve kameralardan çekerek televizyonlardan alaycı yayınlar yaptırılıyor. Öyle şeyler söylüyorlar ki ‘Devlet Bey kongreyi kazanamayacaktı, MHP’nin delegeleri iradelerini tek tek sattı. Hepsinin kaydı var. Bin 200 tane cep telefonunu Devlet Bey’e rakip çıkmasın diye gençlik kolları dağıttı. Devlet Bey’in veya en sevdiklerinin evlerinin kasasından paralar fışkırdı, görüntüsü var.’ Dünya kadar iftira, hakaret. Dönüyorlar, partinizin siyasetçilerinin aile düzenini bozmak için çocuğuna saldırdı, çoluğuna saldırdı. Ali Mahir Başarır vurdukça vuruyor. Sonra da bu yaptıklarını ispatlayacak diye beklerken sen, bir iddianame çıkarıyor. Ne cep telefonu var ne para var ne kayıt var. Yalancı şahit var. Ülkü Ocakları’ndan korkutarak ‘Bunu söylemezsen çocuğunu 30 yıl göremezsin’ deyince imza atan, ama kanıt koyamayan, bir tek kanıtla desteklenmeyen iftiralar var. O Ali Mahir Başarır orada çırpıyor, yapıyor, ediyor. Sonra da biz onu alıp Adalet Bakanı diye getiriyoruz. Sayın Bahçeli o sırada siz kalkıp Ali Mahir Başarır yemin ederken ya da yeminden sonra gidip ‘Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Çok kutsal bir göreve geldiniz, çok önemli işler yaptınız’ mı diyeceksin? Diyorsun ya ‘Sizin tepkinizin sebebi nedir?’ Bir benim yerime koyun bakalım kendinizi Sayın Bahçeli. MHP’nin değerli seçmenleri, AK Partililer; andolsun ki iktidar olacağız ama aşk olsun ki Ali Mahir’e asla ne Adalet Bakanlığında ne de İstanbul Başsavcılığında zulmetsin diye görev vermeyeceğiz.

MİLLET SİZİ GÖNDERİYOR, BU GİDİŞİ HIZLANDIRACAĞIZ AMA SEN BU GELİŞİ DURDURAMAYACAKSIN ERDOĞAN

Bizim adalet anlayışımız o gözleri kapalı, elinde terazi, hak yemek yerine kör olmayı tercih edecek bir anlayıştır. Buradan bütün AK Partililere söylüyorum: Elinizi vicdanınıza koyun. Bütün MHP’lilere söylüyorum. Hep AK Partili olmuş bir bakan yardımcısını, İstanbul’a yollayıp bu kadar zulmü yapıp geri getirip bakan yapacaksınız, bu arada adam Türkiye’nin en büyük servetini yapacak. Kayıtlısının izahı yok, kayıtsızının ucu sınırı yok. Hepsini biliyoruz, çıkaracağız. Buradan söylüyorum Sayın Erdoğan: Diyorsun ya ‘Bu gidişi durduramayacaksın Özgür.’ Vallahi sizin gidişinizi ne durdurabilirim ne durdururum. Millet sizi gönderiyor, bu gidişi sürdüreceğiz ve hızlandıracağız. Ama buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Bu gelişi durduramayacaksın Erdoğan. Halkın partisi gelecek, milletin yüzü gülecek. Bu ahlaksızlar da bunların hesabını verecek.”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Yavuzyılmaz: “İliç faciasının bir numarası Murat Kurum’dur”

Sonraki İçerik

Adıyaman Belediyesi’nden sıfır atık projesi

İlgili İçerik

Özgür Özel: “Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla alıyor”
Siyaset

Özgür Özel: “Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla alıyor”

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Tele1’e konuk oluyor
Siyaset

Kemal Okuyan’dan Akbelen tepkisi

Hande Fırat kulis bilgisini paylaştı: İşte Erdoğan’ın erken seçimi duyuracağı tarih
Siyaset

Cumhurbaşkanlığı seçimi anketinde dikkat çeken sonuçlar…

Arıkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Dünya Kupası” çağrısı
Siyaset

Arıkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Dünya Kupası” çağrısı

Özgür Özel: “Bir sonraki seçim akşamı ‘CHP 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi’ anonsu yapacağım”
Siyaset

Özgür Özel: “Bir sonraki seçim akşamı ‘CHP 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi’ anonsu yapacağım”

CHP’li Emir: “Bu kötülüğü ve bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz”
Siyaset

CHP’li Emir: “Bu kötülüğü ve bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz”

Sonraki İçerik
Adıyaman Belediyesi’nden sıfır atık projesi

Adıyaman Belediyesi’nden sıfır atık projesi

Gündem

Özgür Özel: “Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla alıyor”

Özgür Özel: “Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla alıyor”

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Tele1’e konuk oluyor

Kemal Okuyan’dan Akbelen tepkisi

Hande Fırat kulis bilgisini paylaştı: İşte Erdoğan’ın erken seçimi duyuracağı tarih

Cumhurbaşkanlığı seçimi anketinde dikkat çeken sonuçlar…

Arıkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Dünya Kupası” çağrısı

Arıkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Dünya Kupası” çağrısı

Özgür Özel: “Bir sonraki seçim akşamı ‘CHP 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi’ anonsu yapacağım”

Özgür Özel: “Bir sonraki seçim akşamı ‘CHP 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi’ anonsu yapacağım”

CHP’li Emir: “Bu kötülüğü ve bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz”

CHP’li Emir: “Bu kötülüğü ve bu hukuksuzluğu eninde sonunda yeneceğiz”

İran’da ABD savaş uçağı düşürüldü

İran’da ABD savaş uçağı düşürüldü

Meteoroloji’den 5 bölge için ‘sağanak’ uyarısı

İçişleri Bakanlığı’ndan bazı iller için “sarı” kodlu meteorolojik uyarı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, AB temsilcisi ile Ortadoğu’daki gelişmeleri görüştü

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, AB temsilcisi ile Ortadoğu’daki gelişmeleri görüştü

Pezeşkiyan: “Tüm gücümüz ve kararlılığımızla yanıt vereceğiz”

Pezeşkiyan’dan ’’Taş devri’’ tepkisi: Bu bir savaş suçu

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist