Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel mücadeleyi ‘üç aşamada’ anlattı

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'ndan alınan Özgür Özel, olağanüstü kurultay için tedbir kararını gerekçe gösteren Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Delege imzalarını götürsün Çankaya İlçe Seçim Kuruluna, desin ki 'Yeterli imza geldi, yapabilir miyim?', alsın cevabı" çağrısında bulundu. Özel, yeni parti gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Yayınlanma Tarihi: 18 Haziran 2026 - 13:42:26
Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2026 - 13:42:26
Özgür Özel: “En iyi savunma hücumdur. CHP hücuma çıkıyor”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yargı kararıyla eski yönetimin göreve dönmesinin ardından başlayan siyasi gerilim, delegelerin olağanüstü kurultay talebiyle yeni bir boyuta taşındı.

NOW Haber ekranlarında yayınlanan Çalar Saat programına konuk olan Özgür Özel, teslim edilen delege imzalarına ve kurultay sürecine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ve mevcut Genel Merkez yönetimine “samimiyet” çağrısında bulunarak kurultayın toplanması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca yeni parti gündemine ilişkin de konuşan Özel, mücadeleyi “hukuki, siyasi ve fiziki” olarak üçe ayırdıklarını ifade etti.

“OLMASI GEREKEN ŞU…”

Özel, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı sürecine ilişkin şunları söyledi:

“Zor günlerden geçiyor hem partimiz hem ülkemiz. Büyük belirsizlikler var. Oysaki insanlar büyük krizlerin içinde hem ekonomik olarak hem sosyal olarak hem ciddi endişeler taşırken, bir yanda seçimlerin gelmesi, iktidarın değişme umuduyla hayata tutunuyorken; bir yanda ülkenin ana muhalefet partisine yapılan bu saldırı ve iktidar yürüyüşüne karşı yapılan bu hamleler herkesi fevkalade rahatsız etti. Büyük bir umutsuzluğa ve öfkeye sevk etti.

Öncelikle şunu söylemek isterim. Bir ay önce Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu butlan kararıyla birlikte bu darbe yapıldığında, hemen bayramın önünü tercih etmişlerdi. Ve demişlerdi ki, bayram süresince tepkiler soğur, bu iş yatışır, bayramdan sonra da yeni yönetim gelir ve yönetim devam eder bir şekilde. Öyle olmadığı görülüyor. Bir ay olmak üzere ve tepkiler ilk günkü kadar sıcak, hatta her geçen gün biraz daha öfke artıyor. Biz bu öfkeyi kontrol etmeye, bu öfkenin ve tepkinin enerjisini birlikte bir hak arama mücadelesine dönüştürmeye gayret ediyoruz ve o yönde çabalar içindeyiz.

Ne olacak dediniz. Olması gereken şu. Yani aslında tabii Siyasi Partiler Kanunu, yerleşik bütün uygulamalar o kadar açık ki… Bir siyasi partinin en üst karar mercii kurultayıdır. Öyle ki, kurultay toplanır ve tüzükte ve Siyasi Partiler Kanunu’nda yazan sayı kadar delege irade gösterirse, o partiyi kapatabilir bile. Kurulurken kurultayla kurulur, kapanırken kurultayla kapanır. Kurultay ne derse o olur. Ve kurultay kimi seçerse o yönetir.

Biz bu kurultayı 2023 yılına kadar yapılan kurultaylarda, partide genel başkan değişimi, ne bizim partimizde ne Türkiye siyasetinde hiçbir partide böyle bir değişim mümkün olmamıştı. Ve 2023 seçimleri o açıdan çok anlamlı seçimlerdi. Bizim, kaybettiğimiz bir seçimden sonra tartıştığımız, özeleştiriye muhtaç bir durumda olduğunu gördüğümüz… Sonra kurultayımızı topladığımız ve kurultayda delegenin bir karar verdiği seçimdi. Ve o seçimde ilk kez bir genel başkan değişimi yaşandı.

O seçim 2023 yılında yapıldı. O günden şu ana kadar da tabii partinin saldırı altında olduğu, 2,5 yıllık bir dönemi hep birlikte yaşadık, özellikle son 1 yılı çok yıkıcı şekilde saldırı altında geçti. Ve onun üstüne o kurultaydan sonra iki tane olağanüstü kurultay yaptık. Sonra günü geldi, kanunun emrettiği şekilde her mahallemize sandık kurarak, mahallelerden delegeler, oradan ilçe delegeleri, il delegeleri, kurultay delegeleri seçerek yeni bir kurultay yaptık. Verilen butlan kararıyla, bu kurultay, sonra o delegelerin… şimdi konuştuğumuz delegelerin oy birliğiyle beni seçtiği 6 Nisan kurultayı, sonra 12 Eylül günü bu sefer İstanbul delegeleri olmaksızın delegelerin oy birliğiyle beni seçtiği olağanüstü kurultay, üstüne bir olağan kurultay yaptık.”

Özel, şu anda kendisinde en son olağan kurultayın mazbatası olduğunu kaydetti. Özel ayrıca bütün kamuoyunun mutlak butlana karşı olduğunu ancak yalnızca Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kararı savunduğunu söyledi.

“ÇANKAYA İLÇE SEÇİM KURULUNA GİTSİN…”

Özel, delege imzaları hakkında, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na seslendi:

“İşte büyük bir haksızlık ve çarpıtma şundan dolayı: (Mutlak butlan) Karar kesinleşinceye kadar, yani kesinleştiğinde… mahkemeye… Yargıtay bozduğunda biz geri geleceğiz zaten. Kabul etse tedbir bitecek zaten. O güne kadar duracaklar diyor. Ama o güne kadar kurultay yapamazlar demiyor ki. Bir genel başkanın görevi delege imzaları geldiğinde kurultayı çağırmaktır. O kurultayı… kendisi zaten o hakkı var, ‘yapamıyorum arkadaşlar’ dedi. Bakın, şu kadar net söyleyeyim Fırat Bey, Türkiye’nin bu konuyu en iyi bilen 34 hocası ‘yapabilirsin’ diyor. Bir tane bu konuda uzman yok ki çıkıp ‘yapamazsın’ diyor. Sadece Kemal Bey ‘avukatıma sordum, yapamazmışım’ diyor. Yapmamak üzere niyetlenmiş.

Madem gerçekten samimiyse, hani bayramda evinde, Çankaya Belediyesi’nin bankının üzerinde verdiği mülakatta ‘ben yapabilecek olsam bugün yaparım’ dedi ya, bugün yapabilir Kemal Bey. Eğer gerçekten samimiyse, gözümüzün içine baka baka yalan söylemiyorsa, bizi kandırmıyor, bu kadar gencin umutlarını kırmıyor, bu kadar insanı boşu boşuna ağlatmıyorsa delege imzalarını götürsün Çankaya İlçe Seçim Kuruluna, desin ki ‘Yeterli imza geldi, yapabilir miyim?’, alsın cevabı. Niye kendi avukatına, bu işleri bu hale getirmek için planlanmış olan bu düzeni kuran avukata sorup da karar veriyor ki?”

YENİ PARTİ

Özgür Özel, basın mensuplarının kendisine yönelttiği “Yeni parti” gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Özel, süreci, “hukuki, siyasi ve fiziki” mücadele olarak üçe ayırdıklarını söyledi. Özel, “İlla böyle bir tarih olarak hani bir ‘son gün’ olarak söylemeyeyim ama bir 20 Temmuz tarihi var ki, o tarih adli tatilin başlangıcıdır. O zaman işte bir 40 gün sürecek herhalde, 40-42 gün…” dedi.

Özel’in konuşması şu şekilde:

“Şöyle söyleyeyim, yani bizim takvimimizin… üyemizin, delegemizin, il başkanlarımızın, bu partiyi seven herkesin bizim önümüze koyduğu takvim şu: ‘Parti içinde yapabileceğiniz bütün mücadeleyi verin’ diyorlar. Biz bu mücadeleyi üçe ayırdık: hukuki, siyasi, fiziki mücadele. Yani başka çaresi yok. Gerektiği yerde toplanıp miting de yapıyoruz, fiziki mücadele dediğim o. Gerektiği yerde direniyoruz. Gerektiği yerde millete gidiyoruz. Siyasi mücadele sürüyor, hukuki mücadele sürüyor. Bunları yapacağız.

İlla böyle bir tarih olarak hani bir ‘son gün’ olarak söylemeyeyim ama bir 20 Temmuz tarihi var ki, o tarih adli tatilin başlangıcıdır. O zaman işte bir 40 gün sürecek herhalde, 40-42 gün… (Adli yıl açılışı) 1 Eylül, 2 Eylül… 40 gün sürecek adli yıl açılışına kadar hiçbir şeyin yapılamadığı bir süreç olacak. Ve o gerçekten insanların ciddi şekilde umutlarını kıracak bir süreç olur. Yeni partiyle ilgili mesele; biz yeni parti kurmanın meraklısı değiliz. Hiç de istemiyoruz, çok net.

Ama insanlarda şöyle bir duygu oluşuyor ve onu görmek lazım. Ve hak vermek lazım. Birkaç şey var. Şimdi bu dediğim kurultay ‘Ya biz ışınlandık’ diyorlar, o kurultayı kazanmadılar. O kurultaydan önceki genel başkan sıfatıyla olduğu için. 2020 yılındaki pandemide yaptığımız maskeli kurultayı kazandı Kemal Bey en son. Ve altı yıldır kurultay yapılmıyor. Bu hesaba göre, bunlar yok dediğinizde. AK Parti yargısı diyor ki ‘Bunlar yok’ diyor. Kemal Bey de diyor ki ‘Bunlar bunlar yok, ben geldim.’ Şimdi o zaman siz 25 Temmuz 2020 günü seçilmiş oluyorsunuz. Hukuken bunlar yoksa 25 Temmuz 2026’da altı yıldır seçim yapmamış oluyorsunuz.

Siyasi partiler kanunu seçime girme yeterliliği maddesi hangi partiler girebilir, hangi partiler giremezde ‘İki kongre üst üste, kongrede normalde iki, uzatma ile üç olduğu için, iki kongre üst üste altı yıl seçim yapmadıysan giremezsin’ diyor. 2020’den altı yıl eklenince 25 Temmuz 2026’ya kadar bir kurultay yapılmazsa seçime giremeyebilir parti. Giremeyeceğini iddia edenler var, girer diye edenler var. Giremez diyenler şöyledir. ‘Bu kurultaylar yoksa altı yıldır kurultay yok, giremez.’ Bazı arkadaşlarımız diyor ki ‘Bu mücbir sebep sayılır, yani mahkeme iptal etmiş. Burada kötü niyet aranmaz ve seçime girebiliriz.’ Peki buna kim ne zaman karar verecek?

“BU RİSK ALINIR MI?”

Seçim kararı alındığı gün, Meclis seçim kararı aldı ya diyelim ki şimdi diyorlar 2028’in Nisan’ı diyorlar falan. Diyelim ki 2027’nin Ekiminde, karar verdi Meclis ve dedi ki seçime gidiyoruz. O gün YSK o karar Resmi Gazete’de yayınlanınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazıyor. ‘Seçime girebilecek partileri bildirebilir misiniz?’ O gün diyor ki arkadaşlar ‘Mücbir sebep kabul eder, iyi niyet gösterir bizi seçime sokar,’ Ya sokmazsa? Ne yapacağız şimdi o gün ya bizi seçime sokmazsa? Bu risk alınır mı? ‘Alırım’ diyenler genel merkezde oturuyor. ‘Alamayız’ diyoruz. Ben partimin seçime girememesini iddia etmiyorum. ‘Ama böyle bir ihtimale tedbir almak lazım’ diyorum.

Bunun tedbiri nedir? Derhal kurultay yapmaktır. Bizim verdiğimiz bu imzaları bugün Çankaya İlçe Seçim Kuruluna kurultay kararı bildirirse 25 Temmuz’dan önce seçim yapabiliyor. Bu risk alınır mı? Cumhuriyet Halk Partisi seçimsiz, bu kadar iktidarı değiştirme umudu olmuş, son anketlerde birinci parti olan, hele şimdi CHP’ye geri dönerse Cumhuriyet Halk Partisi, Özgür Özel işte son dün SONAR’ın anketi çıktı yani. Herkesin abone olduğu, takip ettiği. Sekiz puan farkla AKP’nin önündeyiz. Hakan Bayrakçı partimizin böyle destekçisi bilmem nesi değil. Tarafsız, anket yapan birisi. Dün akşam CNN Türk’teydi. Anketi birkaç televizyonda birden yayınlanıyor.

Diyor ki, ‘CHP’ye dönerlerse sekiz puan öndeler, başka parti kurarlarsa dört puan öndeler.’ Şimdi bu şartlar altında bu kurultayı yapmak yerine yapmayın partiyi seçime girme riskine sokmak nedir bir kere? Ben bu riski alamam. Öyle olunca da ben daha önce de söyledim. Felaket senaryosu. Yani bir felaketi yaşayacağımız için. Ama felaket senaryosu dediğimiz yerde nedir bu? Bizi partiden çıkardılar, attılar, yok ettiler. Ve partiyi barajın altına ittiler. Görünüyor. Ben gittim, ‘Yokum arkadaşlar’ dedim. ‘Tülay Hanım tanıştığımıza memnun oldum benim de Ankara’da işim kalmadı. Fıratcığım hakkını helal et, Engin Bey ben gidiyorum.’ Manisa’ya gittim eczanemin başına oturdum.

“BÜTÜN ANKETLERDE ÖYLE GÖZÜKÜYOR”

Bütün herkes gittik ve butlan yönetimi kaldı. Parti baraj altı. Öyle gözüküyor bütün anketlerde. Bin beter olur, bin beter olur. Sokağa çıkamayan, kimsenin yüzüne bakamayan, kendi ailelerinden gelen tepkileri göğüslemeyen butlan yönetimi kaldı orada, parti baraj altı olur. Ya da kurultayı yapmadılar ve parti seçime sokulmadı. Ne yapacağız biz? O zaman mutlaka bir parti lazım. Felaket senaryosu dediğimiz bu. Ama işi öyle bir tarafa eviriyorlar ki, ‘CHP’den basın gidin, biz size kurultay yapmayacağız, bilmem ne yapmayacağız.’ Bizi yeni yeni bir parti kurmaya bu yönüyle de zorluyorlar.

Toplumda da şöyle bir şey var. İki ses duyuyorum. Bir; ‘Partiyi bunlara bırakmayın’ sesi, iki; ‘Çıkın yola arkandayız sesi.’ (İkisi aynı anda nasıl olacak?) İşin tılsımı da orada. İlk gün yüzde 90 ‘Partiyi bunlara bırakmayın’ diyordu, yüzde 10 ‘Hadi’ diyordu. Şimdi yüzde 50-50. Hatta birazcık ‘Yürüyün arkanızdan gelelim’ diyenlerin sesi daha çok. Neden? Kötü niyeti görüyorlar. Ümit ediyorum bugün kötü niyet gibi görünen işi Kemal Bey ve arkadaşları boşa çıkarır. ‘Biz öyle kötü niyetli değiliz’ der. Kurultaya götürür. Ama kurultaysız bir yönetme talebine karşı Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninde oluşan öfkeyi, bunu yapanlara oluşan öfkeyi görüyor.

‘Bunlar bizi felakete sürüklüyorlar. Bir kez daha Erdoğan seçim kazanacak’ diyorlar. Bize ‘Hadi o zaman’ diyorlar. Ve o yüzden de biz tüm yönleriyle bir siyasi parti kurmak ve var olan bazı siyasi partilerle de konuşarak onların tüzüğünü, ismini, logosunu, yönetimini değiştirmek suretiyle hızlı aksiyon alabilmek için iki alternatifli, çünkü yeni bir parti kurarsanız seçime girme yeterliliği için 41 ilde örgütleneceksiniz ki bizim 81 ilde örgütlenmemiz lazım. Üçte bir ilçesinde örgütleneceksiniz. Bizim tamamında örgütlenmemiz lazım. Bir yandan o çalışma sürmeli.

“PLANLAR HAZIR”

Ama bir baskın seçim ihtimaline karşı da bir başka siyasi parti hazır olmalı ve baskın seçimde Cumhurbaşkanı adayını gösterebilecek, grubu olan partiler gösterebilir, 100 bin imzayla gösteririz, orada hiçbir sıkıntımız yok. Milletvekili listelerinin verileceği bir partinin hazır olması lazım. Bunlar CHP’den ümidi kesmek için değil ama Türkiye’yi yönetmeye talip bir parti, her olasılığa hazır olmalıyız. Herkes bilsin ki her olasılığa hazırız. A planımız burada kalmak, B de kalmak, C de kalmak olsun ama bir yerde zurnanın zırt dediği yere gelince Z planı lazım. O planlar da hazır.”

MEHMET UÇUM’UN AÇIKLAMALARI

Özel, konuşmasının devamını Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihi (16 Nisan 2028) açıklamaları ile sürdürdü:

“Bakın şunun söylemem lazım. Şimdi bu kurultay yapmayan, bu haldeyiz. En çok da ne duyuyoruz? Şimdi durduk yerde Mehmet Uçum tuttu bir seçim tarihi söyledi. Devlet Bey de dedi ki ‘Seçimler zamanında yapılacak’ dedi. ‘AK Parti böyle söylüyor’ falan dedi. Biz bunları nereden hatırlıyoruz? Bu durduk yerde ‘Seçimler zamanında yapılacak, erken seçim diyen vatan hainidir’ diyorlardı. Ya dönün bakın, 2018 baskın seçiminin ilan edilmesinden bir hafta, 10 gün önce sürekli ‘Erken seçim istemek vatan ihanettir’ diyorlardı.

Sonra çıkıp şak diye Devlet Bey ‘Ağustos ayının sonunda erken seçim yapılmalıdır’ dedi. Tayyip Bey Devlet Bey’i ziyaret edip çıktı, 23 müydü 24 müydü 24 Haziran 2018’deki seçim tarihini ilan ettiler. Şu anda öyle bir atmosfer ki, herkes ‘Erken seçim yok, seçim zamanında, yok Nisan’da tarih doğru’ falan. Tuttu Meclis’i hani şimdi 1 Temmuz’da kapanacaktı ya. NATO bahane her sene uzar falan. Yok süreç komisyonu falan. Temmuz ayının sonunda Ağustos ayının başında Ekim ayına erken seçimi koydular.

Ne yapacağız? Ne yapacağız? Bu şartlar altında nasıl olacak? O yüzden bizim ona da hazır olmamız lazım. O yüzden her türlü adımı atıp bir partiyi hazır tutmayıp milletin umutlarını kıramam ben. O yüzden bir partiyi hazır tutmak, bir partinin kuruluşu uzun vadeli hazırlığını zaten yapıyoruz. Öbür taraftan da hazır durmak lazım. Kimse şundan korkmasın yani. Şu kabustan insanlar uyanamıyor, teyzeler ‘Sabaha kadar ağladım’ diyor. Gençler ‘Ne yapacağız Özgür Ağabey?’ diyorlar.

Şöyle bir şey var. Bir baskın seçim gelir bunlar bir beş yıllığına daha kalırsa, parti bu halde olursa ben de bir seçenek üretmezsem, seçilecek Cumhurbaşkanı adayını gösteremezsem, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, gerçek seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi’nin listelerini veremezsek ne olacak? O yüzden kimse endişe etmesin her ihtimali, yani bu sene Ekim ayında baskı seçimi yapacaklarsa o ihtimale de hazır olmak durumundayız.

Teknik olarak yani gizemli bir şey de söylemiyorum. Teknik olarak hazırlanıyoruz. O partiye hep beraber geçeceğiz falan filan. Belki o hemen şimdi falan olmaz. Ama her ihtimale karşı hazırlığımızı yapacağız. Hukuki süreçleri tüketeceğiz, Yargıtay’ın kararını önemsiyoruz, Yargıtay’ı bekliyoruz. Bir yandan da ne yapılıyor biliyor musunuz? Bakın istinaf karar verdi, karardan bir gün önce davacı olanlar, davalıya dönüştüler. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’ne dava açanlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimine geldiler.

Sabah ilk iş avukatlarımızı azlettiler. Kendi avukatlarıyla Yargıtay‘a verdiğimiz dilekçeyi geri çektiler. Birini çekip birini tuttular ki iş uzasın. Şimdi ne yapıyorlar biliyor musunuz? Yargıtay aşaması başlamasın diye dilekçeler müdahillikler bilmem neler, bağırışlar çağırışlar süre oyunları bilmem ne. Bırakmıyorlar ki, yani zaten Yargıtay’a bir istinaf mahkemesi almaması gereken, alamayacağı bir kararla kendini birinci kademe mahkeme yerine koyup da tedbir vererek, Yargıtay’ı işlevsizleştirme ve Yargıtay’ın deyimiyle ‘Tedbir kararı sonuç doğurmamalıdır. Sonuç doğuracak bir tedbir kararı aldılar.’ Ve öbürleri de geldiler, kötü niyetle alınan bu kararın verdiği yetkiyi istismar ediyorlar, kurultay yapmıyorlar. Şimdi Yargıtay’ı bypass edip Yargıtay bu işi adlı yıla kadar görüşemesin diye çaba sarf ediyorlar. Böyle oyunlar var.”

“SİNAN BURHAN’IN DEDİĞİ OLUYOR”

Özel, iktidara yakın basın mensuplarının CHP içerisinde konumlanmasına da tepki gösterdi:

“Pazartesi günü, bu salı günü işte grup toplantıları yapılmadı falan. Partinin çok önemli bir ismi, Kemal Bey yönetiminden konuştu. Bu haftanın herhangi bir ihraç olmayacağını, herhangi bir görevden alma olmayacağını, Kemal Bey’in grup toplantısı da yapmayacağını… Bu hafta bir görevden alma ve ihraçlarla Ankara’daki tansiyonun şehirlere gitmeyeceğini söylediler.

Sayın Bülent Kuşoğlu söyledi bunu. Bakın pazartesi günü Sayın Kuşoğlu diyor ki “yok”. Dün sabah Sayın Kuşoğlu diyor ki, o hani aracılık eden iyi niyetli kişiye, “Kesinlikle ihraç yok, görevden alma yok” diyor. Ama Sinan Burhan çok emin, “görevden alınacak” diyor ve Sinan Burhan’ın dediği oluyor.

Bunu neye bağlıyorum? Akın Gürlek’ten başkası biliyor olabilir miydi Ekrem İmamoğlu’nun ne gün gözaltına alınıp, ne gün tutuklanacağını? Daha hiçbir şey yok görevi başında. “Kaynağımdan aldığım bilgi” diyerek söylüyorlar, kaynağı ya Akın Gürlek’in kendisi ya Akın Gürlek’ten sağlıklı bilgi alan bir başkası.

Onların bildiğinden Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Onların bildiğinden milletvekilleri ihraç oluyor. Onların bildiğinden CHP’nin il başkanları alınıyor. Sayın Kuşoğlu perşembe günü sabah “yok öyle bir şey” diyor, pazartesi günü “bu hafta görevden alma yok” diyor, ama Sinan Burhan biliyor.

“BUGÜN İLETİŞİMDEN SORUMLU OLAN KİŞİ TGRT’DE İFTİRA ATIYOR”

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Merkezi’nin iletişiminden sorumlu olan kişi, TGRT’de bir yıldır bu yalanları, bu iftiraları arkadaşlarımıza atan ve bizlere atan kişi. Benim… ki şimdi ortaya çıktı… Gidip de Cumhuriyet… daha doğrusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında önce itirafçı olan birine, onu itirafçı eden, sonradan onun ismini verdiği, itirafçı olmayan birine de “Bunları söyle, şu kadar para ver, savcıyı ayarladım, serbest kalacaksın” diyen; reddedildiğini de benim öğrendiğim, Bayrampaşa mitinginde ilan ettiğim; o gece telefonunu İstanbul’da bırakıp birinin arabasıyla Yunanistan’a kaçmak üzere giderken Antalya Serik’te yakalanan kişi… Partiye polisle girildikten saatler sonra partinin balkonuna gidip “Burada arınma başlamış” deyip poz veren, çay kahve içen kişidir.

Öyle böyle bir şeyle karşı karşıya değiliz. Yani İBB davasının, insanları iftiracı olmaya zorlayan hem de bunu iftira etmek ve para vermek karşılığı yapan “İBB borsasından” dolayı benim ifşa ettiğimde jandarma tarafından yakalanıp ev hapsine konulan avukat, şimdi bizim partide geziyor! O yüzden yani öyle böyle bir şeyle karşı karşıya değiliz.

Ferdi Zeyrek komadayken, “çarpıldı” diye bir çirkin, iğrenç karikatürü Akit gazetesine yazan, çizen kişi, “müjdeler olsun” diye partide çikolata dağıttı ilk gün. Yani öyle böyle bir kumpasla, öyle böyle bir saldırıyla, öyle böyle bir ihanetle karşı karşıya değiliz. Cumhuriyetin kurucu partisine yapılıyor bunlar. Ve bunları hani Erdoğan diyor ya, “Şikayet eden CHP’li, şikayet edilen CHP’li.” Bütün bu kumpası sarayın aparatları planladı! Sarayın aparatları planladı, onlar geziyor partide şu anda.

Mesele Erdoğan’la millet arasındadır. Özgür Özel’le Kılıçdaroğlu arasında bir mesele değildir. Erdoğan’la millet arasında. Millet iktidarı değiştirmeye karar vermiş, Erdoğan da ne yapıp yapıp kalmaya karar vermiş.”

“MENFAAT BİRLİKTELİĞİ OLUŞMUŞ GÖRÜNÜYOR”

Bunun üzerine, “Kemal Bey peki Sayın Erdoğan’ın kalmasına mı yardımcı oluyor bu durumda?” sorusuna yanıt veren Özel, şöyle devam etti:

“Görünen şu, görünen şu… Erdoğan’ın planı ve bunun üzerinden Akın Gürlek’e verdiği görevle bizi önce adaysızlaştırma, şimdi kurumsuzlaştırma, mümkünse lidersizleştirmeye çalışıyorlar. Burada bir menfaat birlikteliği oluşmuş görünüyor. Nedir?

31 Mart seçiminin yenilgisiyle ülkede iktidarı kaybedeceğini anlayıp, 31 Mart seçiminin yenilgisini hazmedemeyen, ona saldıranlarla; son kurultaydaki delegenin kararını hazmedemeyip “Acaba butlanla mutlanla partiye dönüp orada yeniden iktidar olur muyuz?” diyenler…

Bu “butlan” davasını bir fırsata çeviren AK Parti yargısı ve sonucuna rıza gösteren bugünkü yönetici arkadaşlar. Onlara yakışan “Biz bu oyunun parçası olmayız, partimizi paralize etmeyiz” demekken, “Geldik oturduk, biz yöneteceğiz” diyorlar.”

SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI

Özel, gelecek Salı günü CHP Grup Toplantısı için sorulan “Bu salı için grup toplantısı “Genel Merkez biz yapacağız” dedi ama, siz ne yapacaksınız salı günü?” sorusuna yanıt verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısı yapacaksa, grup yönetim kurulunun kararıyla olabilir ya da milletvekillerinin beşte birinin imzasıyla olabilir, üçte biri gelirse açılır. 111 milletvekilinin “kurultay” dediği yerde siz kurultay değil de grup toplantısı yapmaya çalışıyorsanız; ne sayınız var, ne yetkiniz var. Olacak iş değil.

Kısaca şu kadarını söyleyeyim. Memnuniyet duyduğum bir şey var. “Baba ocağı” benim yıllardır söylediğim bir şeydir. O terim bana aittir. Şimdi bakıyorum, “butlan” yönetimindeki arkadaşlar da “baba ocağı” falan demeye başlamışlar. O baba ocağından bizi polis söktü attı. O baba ocağına er ya da geç döneriz. Birinci meselemiz bu.

İkincisi, niçin baba ocağı? Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olsun diye. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu partiyi, Sivas Kongresi’ni birinci kongresi kabul ederek, Türkiye’de önce kongreleri gezip, kurtuluşu sonra kuruluşu örgütleyerek ve kaybetmek üzere değil, kazanmak üzere kurdu. Kongrelerini yaptı, Kurtuluş Savaşı’nı başlattı, Cumhuriyeti kurdu ve bugünlere geldik.

Yenilmeyi kabul eden, işgale teslim olanların partisi değildir Cumhuriyet Halk Partisi. İşgalcilerle iş birliği yapanların partisi de değildir Cumhuriyet Halk Partisi. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin işgali altındadır. O işgale teslim olmayacaklarını göstermek için delege imzalarını Çankaya Seçim Kuruluna vermek durumundalar. Yoksa parti AK Parti işgalinde kalır.

Bir siyasi partiyi, o partinin üyeleri, o üyelerin seçtiği delegeleri değil de, rakip partinin yargı kollarının verdiği bir kararla birileri yönetiyorsa o parti işgal altındadır. Bu işgalin kaldırılması lazım. Biz işgale direnenlerin partisiyiz.

O yüzden, bugün Cumhuriyet Halk Partisi 12 Eylül’de de kapatıldığında işgal altındaydı. Daha sonra Erol Çevikçe ve arkadaşları tarafından bir başka 9 Eylül günü, 92’de yeniden açıldı. Biz bir kurultay yapıp da, yeniden o partiye seçilmişler gelene kadar parti işgal altındadır. Biz de buna karşı vermemiz gereken tüm mücadeleyi vereceğiz.

Ben yarın Denizli’deyim, öbür gün Burdur’dayım. Geçen “butlan”dan sonra yedi il gezdim ben. Butlandan sonra Ankara dışına çıkabilen, Genel Merkez dışına çıkabilen kimseyi görmedim ben. Ben yarın sekizinci, dokuzuncu ildeyim. Türkiye ayakta, millet ayakta. Biz Türkiye’nin kurtuluş umuduyuz. Emeklisinin de, emekçisinin de, esnafının da, çiftçisinin de, balıkçısının da, arıcısının da kurtuluş umudu biziz. Bu iktidarın değişme umudu…

Dört gençten üç tanesi bavulları kafada toplamış gidecekken, 31 Mart akşamı bir seçim daha kalmaya karar verdiler. Biz o gençlerin umuduyuz. O yüzden yeni parti olursa, Özgür Özel’in yeni partisi olmaz. Yeni parti olursa, Cumhuriyet Halk Partisi AK Parti işgalinde olduğu için ve bu insanların umudu ortadan kaldırıldığı için; gençlerin yeni partisi olur. Emeklinin yeni partisi, emekçinin yeni partisi, esnafın yeni partisi, çiftçinin, balıkçının, arıcının yeni partisi olur. O partinin tek görevi bu iktidarı değiştirmektir. Biz bu iktidarı değiştirme motivasyonumuzu kaybetmediğimiz için saldırı altındayız. CHP, kaybı kabul etmeyen, kazanan CHP işgal altındadır, seçilmiş CHP işgal altındadır.”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Gökhan Günaydın’ın tedbiri kaldırıldı

Sonraki İçerik

Isı Direnci Koordinasyon Masası ilk toplantısını gerçekleştirdi

İlgili İçerik

CHP’li Günaydın’dan Aziz İhsan Aktaş tepkisi
Siyaset

Gökhan Günaydın’ın tedbiri kaldırıldı

CHP’li Kılıç: “Emekli sadaka değil, gasbedilen onurunu istiyor”
Siyaset

CHP’li Kılıç: “Sorun yönetim anlayışında”

Nimet Özdemir, İYİ Parti’den istifa etti
Siyaset

İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir CHP’den istifa etti

833 delege imzası CHP Genel Merkezi’ne teslim edildi…
Siyaset

833 delege imzası CHP Genel Merkezi’ne teslim edildi…

TBMM’de CHP bayramlaşma programı
Siyaset

CHP’de milletvekili sayısı 129’a düştü

Dervişoğlu: “Cumhurbaşkanlığı seçimleri boykot edilmeli”
Siyaset

Dervişoğlu’ndan “seçim” sorusuna yanıt

Sonraki İçerik
Isı Direnci Koordinasyon Masası ilk toplantısını gerçekleştirdi

Isı Direnci Koordinasyon Masası ilk toplantısını gerçekleştirdi

Gündem

Isı Direnci Koordinasyon Masası ilk toplantısını gerçekleştirdi

Isı Direnci Koordinasyon Masası ilk toplantısını gerçekleştirdi

Özgür Özel: “En iyi savunma hücumdur. CHP hücuma çıkıyor”

Özgür Özel mücadeleyi ‘üç aşamada’ anlattı

CHP’li Günaydın’dan Aziz İhsan Aktaş tepkisi

Gökhan Günaydın’ın tedbiri kaldırıldı

Çin anakarası: Taiwanlı yetkililerin anakaraya yönelik çip kısıtlamaları kendi yarı iletken sektörüne zarar verecek

Çin anakarası: Taiwanlı yetkililerin anakaraya yönelik çip kısıtlamaları kendi yarı iletken sektörüne zarar verecek

DMM’den yeşil pasaport iddialarına yalanlama

DMM’den yeşil pasaport iddialarına yalanlama

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri için geri sayım başladı

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri için geri sayım başladı

CHP’li Kılıç: “Emekli sadaka değil, gasbedilen onurunu istiyor”

CHP’li Kılıç: “Sorun yönetim anlayışında”

İran, Umman’daki görüşmelerin “şimdilik” sona erdiğini açıkladı

ABD-İran mutabakatının 14 maddelik metni paylaşıldı

Meteoroloji, AFAD ve AKOM’dan peş peşe uyarı!

Yurt genelinde kuvvetli yağış bekleniyor

Nimet Özdemir, İYİ Parti’den istifa etti

İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir CHP’den istifa etti

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist