Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

TKP’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

Türkiye Komünist Partisi (TKP), "102 yıl sonra Milli Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal’i ve onun arkasında duranları selamlamak emperyalizme ve sömürüye karşı çıkmaktır. Sözümüz olsun ki, Türkiye’yi emperyalizm ve sömürüden arındıracağız. İç güç, dış güç fark etmez. Bunlar ülkemizin ve halkımızın bağrındaki urdur. Cumhuriyet'i sosyalizmle yeniden ayağa kaldıracak, ona yapışmış her tür asalağı söküp atacağız. Bir asır önce olduğu gibi 'Geldikleri gibi giderler'. Geldiğiniz gibi gideceksiniz" açıklamasını yaptı.

Yayınlanma Tarihi: 29 Ekim 2025 - 10:19:07
Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2025 - 10:19:07
TKP’den eylem çağrısı: NATO Türkiye’den defol!
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Türkiye Komünist Partisi (TKP), “102 yıl sonra Milli Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal’i ve onun arkasında duranları selamlamak emperyalizme ve sömürüye karşı çıkmaktır. Sözümüz olsun ki, Türkiye’yi emperyalizm ve sömürüden arındıracağız. İç güç, dış güç fark etmez. Bunlar ülkemizin ve halkımızın bağrındaki urdur. Cumhuriyet’i sosyalizmle yeniden ayağa kaldıracak, ona yapışmış her tür asalağı söküp atacağız. Bir asır önce olduğu gibi ‘Geldikleri gibi giderler’. Geldiğiniz gibi gideceksiniz” açıklamasını yaptı.

TKP, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılı dolayısıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Cumhuriyet, emperyalist işgale ve çürümüş bir imparatorluğun işbirlikçi ve halk düşmanı kalıntılarına karşı mücadelenin ardından kuruldu. Emperyalizm dediğimiz, öyle ezbere söylenegeldiği gibi ‘dış güç’ demek değildir. Emperyalizm, çokuluslu tekellerin düzenidir. Temelinde sömürü ilişkileri yatar. O çok sevilen ‘serbest piyasa ekonomisi’nin doğal sonucu, uzantısı olarak ortaya çıkmıştır emperyalizm.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu’yu parçalayıp aralarında pay etmek isteyenler ile bugün Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyada yeni bir operasyon tezgahlayanlar aynı güçlerdir.

Fark şudur: Bizim ülkemizde de aynı yolun yolcusu bir kapitalist sınıf gelişmiş, halkımızı sömürmüş, ülkemizin bütün kaynaklarına el koyup talan etmiş, gücü oranında uluslararası alanda başka sömürücülerle rekabete girişmiş, devleti bu rekabette bir araç olarak kullanmış ama her durumda emperyalistlerle ekonomik, siyasi, askeri işbirliğini sürdürmüştür.

BUGÜN İŞBİRLİKÇİLİK BİR MARİFET GİBİ GÖRÜLMEKTE

Kurtuluş Savaşı sırasında İngilizlerle çıkar ortaklığı olanlara işbirlikçi diyoruz. Milli Mücadele işbirlikçiliği suç ilan etmiştir. Çok iyi yapmıştır. Oysa bugün işbirlikçilik bir marifet gibi görülmekte, ABD Başkanlarından iltifat görmek bir prestij olarak pazarlanmaktadır.

Bu arsızlığın kaynağında Türkiye’deki sınıf gerçeği vardır. Halkımızı yoksulluğa ve adaletsizliğe mahkum eden semirmiş ve yayılmacı bir patron sınıfı, kurtlar sofrasında kendinden güçlü olanlar karşısında diz çökmekte, diş geçirebileceklerine hırlamaktadır. Düzen siyaseti dediğimiz itiş kakışın sınırlarını işte bu acımasız sınıfın çıkarları belirlemektedir. İster ‘çağdaşlık’ ve ‘Batıcılık’ isterse ‘yerlilik’ ve ‘millilik’ adına kutsansın, bu çıkarlar ile ülke çıkarları bağdaşmaz.

HALKSIZ ÜLKE, HALKSIZ VATAN OLMAZ

Halksız ülke, halksız vatan olmaz. Bu ülkenin emeği ile geçinen büyük çoğunluğunu yoksulluk, işsizlik ve açlık ile baş başa bırakan bir toplumsal düzenin ne iç ne dış politikada milli olması mümkündür.

Bugün dünyada finans, sanayi, bilişim ve ticaret alanlarında öne çıkan şirketler sürekli yenilenen ortaklık yapılarıyla, borsa hareketleriyle, finans kaynaklarıyla, tedarik zincirleriyle, ticaret ve enerji yollarıyla birbirlerine bağlanmıştır. Ama onları birbirine bağlayan en belirgin ve değişmez özellik sömürerek zenginleştikleri emekçi sınıfları baskılamaktır.

Bütün sözünü ettiğimiz bağlara rağmen bu asalak sömürücüler arasında sonu gelmeyen ve işin içine devletlerin de girdiği sert bir rekabet vardır. Bu rekabet çatışma ve savaşların temel nedenidir. Savaşsız kapitalizm olmaz. Barışçı kapitalizm olmaz. Milli kapitalizm olmaz.

‘Bizden olsun hırsız olsun’, ‘sömürecekse yerlisi sömürsün’, ‘işgale karşı koyalım ama yeri geldiğinde işgalci olalım’ yaklaşımı Milli Mücadele’nin anısına saygısızlıktır.

KOMÜNİSTLER MİLLİ MÜCADELE’NİN PARÇASI OLDULAR ÇÜNKÜ HALKA GÜVENİYORLARDI

Komünistler Milli Mücadele’ye destek verdiler çünkü onlar her tür haksızlığa karşıydılar. Komünistler Milli Mücadele’ye destek vermekle kalmadılar, bizzat katıldılar çünkü onlar emperyalizme karşıydılar. Komünistler Milli Mücadele’nin parçası oldular çünkü halka güveniyor, ülkelerini seviyorlardı. Komünistler Milli Mücadele’ye, o mücadeleyi kendi bencil çıkarları için kullanmak isteyenlerin varlığına rağmen, toz kondurmadılar çünkü emperyalist savaşa olduğu gibi emperyalist dayatmaların ürünü olan emperyalist barışa ve onun halkımız tarafından paçavraya çevrilen Sevr Anlaşması’na karşıydılar. Şimdi de öyleyiz.

BİR YERDE SÖMÜRÜ VARSA NE YAPACAĞIMIZ BELLİDİR: SONUNA KADAR MÜCADELE

Bugün TKP Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile ilgili tartışmalara bir tür fanatizmle, milliyetçi duygularla falan yaklaşmıyor. Haksızlık her yerde haksızlıktır. Dünyada birbirleriyle derdi, sorunu, düşmanlığı olmayan milyarlarca insan bizim kardeşimizdir. Öyle ‘dış güç’ diyerek topu taca atmayız. Emperyalizm denen barbarlığın kaynağında çokuluslu tekellerin egemenliği var. O tekeller Türk, Kürt, Arap, Yunan, Alman, İngiliz, Fransız, Rus, Hint, Pakistanlı, önüne çıkan her halkı soyup soğana çeviriyor. Bu suçu işleyenler arasında bizim ‘yerli’ ve ‘milli’ sömürücülerimiz de var. Milli Mücadele’ye sahip çıkıp bu ‘yerli’ sömürücülerimizi aklayamayız. Aynı anda ikisi birden mümkün değil. Bir yerde haksızlık ve adaletsizlik varsa, bir yerde sömürü varsa ne yapacağımız bellidir: Sonuna kadar mücadele!

Ama bizim sömürücü sınıfımızın bir özelliği daha var. Bizim sömürücülerimiz ne kadar palazlanırlarsa palazlansınlar, ne kadar iddialı hale gelirlerse gelsinler Amerikancılıktan, NATO’culuktan vazgeçemezler. Milli Mücadele’de yoksul Anadolu köylüsünden okkalı bir şamar yiyen İngilizlerden hiç vazgeçemezler. Döner dolaşır bu güçlü emperyalist ülkelerin kanatları altında ‘bölge gücü’ olmaya çalışırlar. En pazarlıkçı geçinen AKP hükümetine yakından bakalım. Ekonomide İngiliz ekolü, dış politikada İngiliz ekolü. İstihbarat alanında İngiliz casus şebekesinin şefinin gelip İstanbul’da ‘bize hizmet edin’ diye basın toplantısı yapabileceği kadar yakın hissediyorlar kendilerini İngilizlere!

SERMAYENİN DÜNYASINDA GERÇEK DOSTLUK YOKTUR

Aslında bu kurtlar sofrasında oturanlar birbirlerini hiç sevmezler. Birkaç yalama olmuş tip dışında Türkiye’de Amerikancılar, İngilizciler, Almancılar, Fransızcılar ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’daki muhataplarından nefret ederler. Onların ne dolaplar çevirdiğini zaten en iyi işbirlikçilerimiz bilir. Amerikalılar da farkındadırlar müttefiklerinin kendilerinden hiç hoşlanmadığının. Ama bunun bir önemi bulunmuyor. Sermayenin dünyasında, paranın borusunun öttüğü bir ortamda gerçek dostluk yoktur. O dünyada çıkar çatışmaları ve çıkar ortaklıkları vardır. Bu durumda işbirlikçilik suçu misliyle artmaktadır.

Bugün Türkiye hızla ve bir kez daha ABD-İngiliz çizgisine yerleşmektedir. Bu çizginin kaynağında Türkiye’nin TÜSİAD’çısı, MÜSİAD’çısı, sarısı, yeşili, pembesi patron sınıfımızın yapısal özellikleri vardır. Bu çizgide Menderes vardır, Demirel vardır, Evren vardır, Özal vardır, Çiller vardır. Bu çizgide İhvancılık vardır, Milli Görüş vardır. Bu çizgide komünizmle mücadelede iyice palazlanan tarikatlar vardır. AKP bu çizginin sonucudur ve sonu olacaktır.

GELDİĞİNİZ GİBİ GİDECEKSİNİZ

Bundan 102 yıl önce Cumhuriyeti kurduk. Cumhuriyet eşitlik demek, halk yönetimi demek. 102 yıl sonra halkımız eşitsizlikler denizinde boğulmak üzere. 102 yıl sonra ülkemizde yine emperyalistler cirit atıyor. 102 yıl sonra Cumhuriyet’i selamlamak, bu rezalete meydan okumaktır. 102 yıl sonra Milli Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal’i ve onun arkasında duranları selamlamak emperyalizme ve sömürüye karşı çıkmaktır. Sözümüz olsun ki, Türkiye’yi emperyalizm ve sömürüden arındıracağız. İç güç, dış güç fark etmez. Bunlar ülkemizin ve halkımızın bağrındaki urdur. Cumhuriyet’i sosyalizmle yeniden ayağa kaldıracak, ona yapışmış her tür asalağı söküp atacağız. Bir asır önce olduğu gibi Geldikleri gibi giderler; geldiğiniz gibi gideceksiniz!”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Ahmet Akın: “Vatandaşlarımız evine gitmeden biz de evimize gitmeyiz”

Sonraki İçerik

CHP’den TELE1’e dayanışma ziyareti

İlgili İçerik

Kılıçdaroğlu saat verdi, partilileri Genel Merkez’e çağırdı
Siyaset

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, NATO Zirvesi öncesi gözaltılarına tepki

Kemal Okuyan: Önceliğimiz mevcut alternatiflere teslim olmamak
Siyaset

Okuyan: “NATO karşıtlığı suç değil, sorumluluktur”

Mahmut Arıkan: Bakara makara’ diyerek inancımızla alay edildiğinde hassasiyetiniz neredeydi?”
Siyaset

Mahmut Arıkan: Bakara makara’ diyerek inancımızla alay edildiğinde hassasiyetiniz neredeydi?”

“Kılıçdaroğlu’na yönelik kullandığınız sert ve kırıcı ifadeler siyaset ahlakına yakışmamıştır”
Siyaset

“Kılıçdaroğlu’na yönelik kullandığınız sert ve kırıcı ifadeler siyaset ahlakına yakışmamıştır”

Özgür Özel:  “Bu yürüyüş, yeni bir yürüyüştür, yeniyi kuran bir yürüyüştür”
Siyaset

Özgür Özel: “Bu yürüyüş, yeni bir yürüyüştür, yeniyi kuran bir yürüyüştür”

Yarın CHP Grup Toplantısı’nda Özgür Özel konuşacak…
Siyaset

CHP, asgari ücretin 45 bin 800 TL olması için kanun teklifi verdi

Sonraki İçerik
CHP’den TELE1’e dayanışma ziyareti

CHP'den TELE1'e dayanışma ziyareti

Gündem

Kılıçdaroğlu saat verdi, partilileri Genel Merkez’e çağırdı

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, NATO Zirvesi öncesi gözaltılarına tepki

NATO zirvesi öncesi kitlesel gözaltılar

NATO zirvesi öncesi kitlesel gözaltılar

TGC’ye İranlı gazetecilerden ziyaret

TGC’den gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki

RTÜK’ten Atatürk’e hakaretlere izin

RTÜK’ten yayıncı kuruluşlara ‘NATO zirvesi’ uyarısı

Çin Dışişleri Bakanı Wang, İsveçli mevkidaşı Stenergard ile görüştü

Çin Dışişleri Bakanı Wang, İsveçli mevkidaşı Stenergard ile görüştü

Özgür Özel: “En iyi savunma hücumdur. CHP hücuma çıkıyor”

Özgür Özel, Deniz Göktaş’ı cezaevinde ziyaret etti

NATO Zirvesi öncesi 7 ilde çok sayıda kişi gözaltına alındı

NATO Zirvesi öncesi 7 ilde çok sayıda kişi gözaltına alındı

NATO Zirvesi’nde liderlerin kullanacağı yollarda güvenlik kontrolleri yapılıyor

NATO Zirvesi’nde liderlerin kullanacağı yollarda güvenlik kontrolleri yapılıyor

Çeltik üreticisinden fiyat ve maliyet isyanı

Çeltik üreticisinden fiyat ve maliyet isyanı

Fas, Kanada’yı 3 golle geçerek çeyrek finale yükseldi

Fas, Kanada’yı 3 golle geçerek çeyrek finale yükseldi

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist