CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Bolu’nun Mengel ilçesinde açılması planlanan kuvarsit maden ocağıyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a “Maden Kanunu’nda değişiklik yapılarak ‘ÇED gerekli değildir’ kararı kaldırıldığı gün, yani 24 Temmuz 2025’te neden eski mevzuata göre karar verilmiştir? Bu acele niyedir” diye sordu.
CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Bolu Mengen’de açılması planlanan maden alanının belirli bir kısmı için “ÇED gerekli değildir” kararı verilmesini Meclis gündemine taşıdı. CHP’li Ateş, şunları kaydetti:
“Bu kararın, Maden Kanunu’nda değişiklik yapan kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı gün, eski mevzuata dayanılarak alelacele çıkarılması Mengenli hemşehrilerimizin kaygılarını artırmıştır. Bu, yalnızca bir maden izni meselesi değildir. Hukuku ve kamu vicdanını aşındıran, ‘yangından mal kaçırma’ anlayışının tipik bir örneğidir.
Kanun değişikliğinin Resmi Gazete’de yayımlandığı gün eski uygulamaya göre karar almak, hem yasal ruhu hem de halkın güvenini yok saymaktır. Oldubittiye getirilerek verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı kabul edilemez. Bu karar yeniden gözden geçirilmelidir.”
EŞSİZ DOĞAMIZI BİRTAKIM ÇEVRELERİN KAR HIRSLARI İÇİN KURBAN VEREMEYİZ
Bolu halkının tepkisini de aktaran Ateş, şöyle devam etti:
“Bolu’nun doğal güzelliklerini madenlere feda edemeyiz. Bu aceleci ve kapalı kapılar ardında alınan karar, doğaya ve halkın iradesine açık bir saygısızlıktır. Mengenliler bu oldubittiye sessiz kalmayacak, haklarını sonuna kadar savunacaktır. Bolu’nun asıl zenginliklerinin yeraltında değil, yerüstünde bulunduğunu vurgulamaya devam edeceğiz. Eşsiz doğamızı birtakım çevrelerin kar hırsları için kurban veremeyiz. Mevzuatı arkadan dolaşarak ruhsat alanının belirli bir bölümü için ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı alınması şüphelerimizi ciddi biçimde artırıyor. Bolu keyfi, halkın rızası olmayan kararlarla yönetilebilecek bir kent değildir.”
KARAR NEDEN RUHSAT ALANININ YALNIZCA ÇOK SINIRLI BİR BÖLGESİ İÇİN VERİLMİŞTİR?
Ateş, Bakan Kurum’a şu soruları yöneltti:
“Birincisi; bu maden ocağı için ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının dayanağı nedir, hangi gerekçelerle bu karara varılmıştır? İkincisi; ocağın çevreye etkileri nasıl, hangi bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiştir? Halkın sağlığı, su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki etkiler dikkate alınmış mıdır? Üçüncüsü; karar neden ruhsat alanının yalnızca çok sınırlı bir bölgesi için verilmiştir? Burada başka bir plan mı vardır? Dördüncüsü ve en önemlisi; Maden Kanunu’nda değişiklik yapılarak ‘ÇED gerekli değildir’ kararı kaldırıldığı gün, yani 24 Temmuz 2025’te neden eski mevzuata göre karar verilmiştir? Bu acele niyedir?”
KAYNAK: ANKA

















