CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, Seydişehir’de faaliyet gösteren Eti Alüminyum tesislerinin “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Bektaş, hem kapsamlı bir soru önergesi sundu hem de karara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
25 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11208 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Cengiz Holding bünyesindeki Konya’nın Seydişehir ilçesinde bulunan Eti Alüminyum tesislerine ait alanın “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edildiğini hatırlatan Bektaş, bu düzenlemenin ciddi hukuki, ekonomik ve çevresel tartışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti.
TBMM’YE RESMİ BAŞVURU
Bektaş, hazırladığı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sunarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. maddeleri kapsamında yazılı olarak yanıtlanmasını talep etti. Önerge 27 Nisan 2026 tarihini taşıyor.
Önergede, Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında oluşturulan “Özel Endüstri Bölgeleri”nin yatırım ortamını iyileştirme amacı taşıdığı belirtilirken, uygulamada belirli yatırımcılara geniş kapsamlı mali ve idari ayrıcalıklar sağlayan istisnai alanlara dönüştüğü vurgulandı. Bu kapsamda; vergi ve harç muafiyetleri, kamu arazilerinin avantajlı tahsisi, planlama ve ruhsat süreçlerinde hızlandırmalar gibi ayrıcalıkların sağlandığına dikkat çekildi. Ayrıca Cumhurbaşkanına tanınan yetki çerçevesinde teşviklerin herhangi bir üst sınır ya da nesnel kriter olmaksızın genişletilebildiği ifade edildi.
Bektaş, bu durumun başta Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi olmak üzere, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını öngören 73. madde ve piyasaların sağlıklı işlemesini düzenleyen 167. madde açısından ciddi hukuki tartışmalar doğurduğunu belirtti. Belirli bir şirket lehine bu ölçekte ayrıcalık tanınmasının, eşitlik ilkesinin ihlali ve rekabet koşullarının bozulması riskini barındırdığını ifade etti.
AÇIK BİR KAYIRMA DÜZENİ
CHP’li Bektaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ise çok daha sert ifadeler kullandı. Söz konusu kararın sıradan bir teşvik olmadığını vurgulayan Bektaş, şunları söyledi:
“25 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11208 sayılı karar ile, Cengiz Holding bünyesindeki Eti Alüminyum tesislerinin ‘Özel Endüstri Bölgesi’ ilan edilmesi, AKP iktidarının kurduğu düzenin en net örneklerinden biridir.
Bu bir teşvik değil; devlet gücünün kullanılarak belirli bir şirkete imtiyaz sağlanmasıdır. Vergi muafiyetleri, kamu arazilerinin avantajlı tahsisi ve hızlandırılmış süreçlerle oluşturulan bu ayrıcalıklı alan; serbest piyasa değil, açık bir kayırma düzenidir.”
KONYALI YATIRIMCI DIŞLANIYOR
Bektaş, Seydişehirli müteşebbisler ve Konyalı yatırımcıların bu imkanlardan yararlanamadığını belirterek, eşit rekabet ilkesinin ortadan kalktığını dile getirdi:
“Seydişehirli müteşebbisler, Konyalı yatırımcılar bu imkanlara erişemezken; tüm avantajların tek bir elde toplanması, ‘eşit rekabet’ iddiasını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Aynı şehirde yaşayan, aynı şartlarda üretmeye çalışan girişimciler dışlanırken, iktidara yakın bir şirkete sınırsız imkan sunulması kabul edilemez.”
Bektaş, söz konusu uygulamanın kamuya maliyetine de dikkat çekerek, “Alınmayan vergiler, kamuya kazandırılmayan gelirler ve ayrıcalıklı tahsis edilen varlıklar; milletin hakkının belirli çevrelere aktarılması anlamına gelmektedir” dedi.
KAMU MALİYESİ VE ŞEFFAFLIK ELEŞTİRİSİ
Önergede ayrıca, bu tür teşviklerin kamu maliyesi üzerindeki etkilerinin açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Vergi ve harç istisnaları ile kamuya ait taşınmazların avantajlı koşullarla tahsis edilmesinin kamu gelirlerinde azalmaya yol açabileceğine dikkat çekilerek, kararın etkinlik, verimlilik ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ancak karar öncesinde yapılmış herhangi bir maliyet-fayda analizi ya da bağımsız etki değerlendirmesinin kamuoyuna yansımadığı belirtildi.
REKABET VE ÇEVRESEL ETKİLER GÜNDEMDE
Bektaş, rekabet hukuku açısından da ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, aynı sektörde faaliyet gösteren diğer yatırımcıların benzer teşviklere erişimi olmadan belirli bir şirkete bu ölçüde avantaj sağlanmasının piyasa bozucu etkiler yaratabileceğini ve haksız rekabet riski doğurduğunu ifade etti. Kararın Rekabet Kurumu tarafından incelenip incelenmediğinin de belirsiz olduğunu dile getirdi.
Ayrıca çevresel etkiler ve yerel düzeyde doğabilecek sonuçların da şeffaf biçimde değerlendirilmediğini belirten Bektaş, bu ölçekte sanayi faaliyetlerini kapsayan bir alanın özel statüye kavuşturulmasının çevresel etkiler bakımından kapsamlı şekilde ele alınması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini kaydetti.
11 SORULUK ÖNERGE
Bektaş’ın TBMM’ye sunduğu soru önergesinde şu sorular yer aldı:
- Seydişehirli müteşebbisler başta olmak üzere, bölgede yatırımı bulunan Konyalı yatırımcılar bu istisnai imkanlardan faydalanabilecek midir?
- “Özel Endüstri Bölgesi” ilanı yalnızca Cengiz Holding’in faydasına yönelik mi hazırlanmıştır?
- Bu kararın somut kamu yararı gerekçesi nedir?
- Karar öncesinde herhangi bir maliyet-fayda analizi veya ekonomik etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
- Eti Alüminyum için sağlanan vergi, harç ve diğer teşviklerin toplam mali büyüklüğü nedir?
- Bu teşviklerin kamu bütçesine yıllık etkisi ne olacaktır?
- Aynı sektörde faaliyet gösteren diğer yatırımcılar için benzer teşvik mekanizmaları mevcut mudur?
- Cumhurbaşkanınca verilebilecek ilave teşviklerin hukuki sınırları ve denetim mekanizmaları nelerdir?
- Karar, Rekabet Kurumu tarafından incelenmiş midir?
- Karar sürecinde hangi kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınmıştır?
- Kararın bölgesel kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve istihdam üzerindeki öngörülen etkileri nelerdir?
Bektaş, tüm bu soruların yanıtlanmasının kamu yararı, şeffaflık ve demokratik denetim açısından zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Bu ayrıcalık düzenini ifşa etmek üzere, hazırladığımız soru önergesini bugün TBMM’ye sunuyorum” dedi.
KAYNAK: MERCEK.NET
















