Mao söz konusu açıklamayı Perşembe günkü olağan basın toplantısında, ABD Yarı İletken Endüstrisi Birliği Başkanı ve CEO’su John Neuffer’in Bloomberg’e verdiği bir röportajda yer alan ifadelere cevaben yaptı.
Xinhua’da yer alan habere göre Neuffer demecinde “Çin bizim en büyük pazarımız” diyerek Amerikan yarı iletken firmalarının, ABD hükümetinin ulusal güvenlik kaygılarına rağmen Çin pazarına erişim sağlamak istediklerini söylemişti. Sözcü, ABD’nin hegemonya politikasını sürdürmek için bir süredir ulusal güvenlik kavramını diline doladığını, ihracat kontrol tedbirlerini istismar ettiğini ve Çin’e olan ihracatı sınırladığını belirtti. Mao, “ABD’nin kısıtlamaya ve devirmeye çalıştığı tek ülke Çin değil, çok sayıda gelişmekte olan ülke de var.
ABD o ülkelerin hak ederek kazandıkları bilimsel ve teknolojik ilerleme ve kalkınma haklarını elinden alıyor ve onları sanayi zincirinin en altında tutuyor” dedi. Bilim ve teknolojideki bu tür bencil ve zorbaca uygulamaların adil olmamakla beraber ekonomik ve ticari kurallara da aykırı olduğunu vurgulayan Mao, bu yaklaşımın küresel sanayi ve arz zincirlerinde istikrarı bozacağını, küresel ekonomik kalkınmayı engelleyeceğini ve sonunda ABD’ye geri tepeceğini söyledi. Çin’in üst düzey açılım konusunda kararlı olduğunu kaydeden Mao, Çin’in fırsatları paylaşarak diğer ülkelerle ortak kalkınma hedefini gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve aynı zamanda yasal hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunacağını ifade etti. Mao, “Kısıtlama ve baskı Çin’in kalkınmasını engelleyemez. Aksine, Çin’in kendine güvenme ve teknolojik inovasyon geliştirme yolundaki azmini ve yeteneğini güçlendirir” dedi.

















